Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

‘Hedef; Çocuklarımız, gençlerimiz, geleceğimizdir’

Published

on

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ile Cimnastik Federasyonu arasında İlköğretim Dairesi’ne bağlı okullarda, spor salonu yapılması, cimnastik spor branşının temel ilkelerinin öğretilmesi ve elit sporcu yetiştirilmesi amacıyla işbirliği protokolü imzalandı.

Protokole Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu ile Cimnastik Federasyonu Başkanı Hasan Sapsızoğlu imza koydu.
Bakanlıkta gerçekleştirilen imza töreninde konuşan Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Amcaoğlu, Hasan Sapsızoğlu başkanlığında tüm Cimnastik Federasyonu ekibini tebrik ederek büyük sıkıntılar içerisinde olan federasyonu yürüttükleri yoğun çabalarla yeniden ayağa kaldırdıklarını söyledi.
Ülkenin iki önemli kurumunun imza koyduğu işbirliği protokolü ile okullarda altyapı yatırımlarının destekleneceğini ve cimnastik sporunun daha da yaygınlaştırılıp çocuklarımızın hayatına dokunulacağını ifade eden Amcaoğlu, “Atılan bu adım, altyapı yatırımlarına önem verdiğimiz ve bir ivme içerisinde olduğumuz bu dönemde bizleri daha da yüreklendirmiş, cesaretlendirmiştir. Bugün hayata geçirdiğimiz ve geçireceğimiz okullar ile 8 bin öğrenciye hizmet verebilecek bir altyapıya kavuşabilmenin gereklerini yerine getirirken, sizlerin sportif anlamda böyle bir düşünce içerisine girmeniz ve çocuklarımızın gelişimi için çalışmanız çok önemli ve gurur vericidir.” dedi.

Konuşmasında “Hedef; çocuklarımız, gençlerimiz, geleceğimizdir.” vurgusu yapan Amcaoğlu, federasyonun verdiği desteğin önemine dikkat çekerek, protokolün imzalanması noktasında koydukları katkılardan dolayı Cimnastik Federasyonuna teşekkür etti.

SAPSIZOĞLU : PROTOKOL ÜLKE SPORUNA İVME KAZANDIRACAK VE ÇAĞ ATLATACAK

Cimnastik Federasyonu Başkanı Hasan Sapsızoğlu ise yaptığı konuşmada imza koyulan protokolün ülke sporuna ivme kazandıracak ve çağ atlatacak bir işbirliği anlaşması olduğuna dikkat çekti.

Göreve geldikleri andan itibaren Cimnastik Federasyonunu ayağa kaldıracak bir çok çalışma yürüttüklerini de sözlerine ekleyen Sapsızoğlu, “Bütün branşların temelini cimnastik oluşturuyor. Sporcularımızın elde ettiği başarıların tekrarlanabilmesi ve sürekli olabilmesi için bugün burada bunun temelini atıyoruz.” diye konuştu.

Bakan Amcaoğlu’na federasyona karşı göstermiş olduğu ilgi, alaka ve destekler için de teşekkürlerini ileten Sapsızoğlu, “İnanın, kazanılacak bütün başarılar sizlerin verdiği büyük destek ve ilgi sayesinde olacaktır. Okullarımızın içerisinde giren cimnastik sporu ile ülke sporumuz tabiri caizse takla atacaktır. Bu anlamda katkı koyan herkese teşekkür ederiz.” diyerek konuşmasına son verdi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin “Kıbrıs Cumhuriyeti” sıfatıyla Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığını üstlenmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Üstel, söz konusu gelişmenin Kıbrıs Türk halkının iradesinin ve Kıbrıs’ta yaşanan tarihsel gerçeklerin yok sayılmasının bir sonucu olduğunu vurgulayarak, bunun Kıbrıs meselesinde onlarca yıldır süregelen adaletsizlik ve çifte standardın en güncel örneği olduğunu ifade etti.

“EŞİT KURUCU ORTAKLIK HAKLARI GASP EDİLDİ”

Başbakan Üstel açıklamasında, 1963 yılında Rum liderliğinin Anayasa’yı tek taraflı değiştirme girişimleri ve bu süreçte EOKA geçmişi bulunan silahlı grupların Kıbrıs Türk halkına yönelik saldırıları sonucu, Kıbrıs Türklerinin devletin kurumsal yapılarından fiilen dışlandığını belirtti. Bu dönemin, Kıbrıs Türk halkının uzun yıllar sürecek ağır haksızlıklara maruz bırakılmasının başlangıcı olduğuna dikkat çekti.

Rum tarafının, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının bağlam ve ruhunu çarpıtarak uluslararası alanda adanın tek meşru temsilcisi gibi kabul edildiğini kaydeden Üstel, Kıbrıs Türk halkının ise siyasi, ekonomik ve sosyal izolasyonlara maruz bırakıldığını vurguladı.

“ANNAN PLANI’NDA ‘EVET’ DİYEN KIBRIS TÜRKÜ CEZALANDIRILDI”

2004 yılında Annan Planı’na Kıbrıs Türk halkının açık şekilde “evet” demesine rağmen Rum tarafının “hayır” oyunun ödüllendirildiğini belirten Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Avrupa Birliği’ne üye yapılırken Kıbrıs Türk halkının ambargo ve izolasyonlarla cezalandırıldığını söyledi. Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk halkına verdiği sözleri yerine getirmediğini ifade etti.

“SİLAHLANMA VE TEHDİT DİLİ ENDİŞE VERİCİ”

Üstel, son dönemde Rum tarafının bazı bölgesel ve uluslararası odakların desteğiyle silahlanma faaliyetlerini artırdığını, askeri anlaşmalar ve ittifaklarla güç biriktirdiğinin açıkça görüldüğünü dile getirdi. Gazimağusa ve Girne’ye yönelik saldırgan söylemlerin hedefin doğrudan Kıbrıs Türk halkı olduğunu gösterdiğini kaydeden Üstel, güneyde yükselen ırkçı ve Türk düşmanı çevrelerin adada barış ve istikrarı tehdit ettiğini söyledi.

“AB’NİN TUTUMU HUKUK VE ADALETLE ÇELİŞİYOR”

Avrupa Birliği’nin bu gelişmeler karşısında sessiz kalmasını eleştiren Üstel, Rum tarafının siyasi olarak ödüllendirilmeye devam edilmesinin, Birliğin savunduğunu iddia ettiği hukuk ve adalet ilkeleriyle açık bir çelişki oluşturduğunu belirtti. GKRY’nin AB Konseyi Dönem Başkanlığını üstlenmesinin, Kıbrıs Türk halkına yönelik tarihi bir haksızlığın sürdürülmesi anlamına geldiğini ifade etti.

“KKTC, TÜRKİYE İLE TAM DAYANIŞMA İÇİNDEDİR”

Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği, eşit uluslararası statüsü ve güvenliğinin tartışma konusu yapılamayacağını vurgulayan Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin anavatan Türkiye ile tam bir dayanışma içinde kararlılıkla yoluna devam edeceğini kaydetti.

Uluslararası toplumu ve özellikle Avrupa Birliği kurumlarını Kıbrıs meselesinde tarihi sorumluluklarıyla yüzleşmeye davet eden Üstel, adada adil ve kalıcı bir düzenin ancak iki tarafın egemen eşitliği ve güvenliğinin güvence altına alınmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

Başbakan Üstel, Kıbrıs Türk halkının kendi geleceğini belirleme hakkından asla vazgeçmeyeceğini belirterek, “Bu irade açıktır, nettir ve geri dönüşü yoktur” dedi.

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

“Sahte diploma” soruşturması kapsamında yargılanan UBP Girne Kadın Kolları eski Başkanı Fatoş Ünal Juju bugün yeniden Güzelyurt Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.

Güzelyurt Kaza Mahkemesi Yargıcı Nuray Necdet huzurunda görüşülen duruşmada, Savcı Damla Güçlü ve sanık avukatı Doğa Zeki hazır bulundu.

Savcı Güçlü, mahkemeye Serdal Gündüz davasının ithamname ve kararını mahkemeye emare olarak sundu, avukat itiraz etmedi.

Fatoş Ünal Juju’nun avukatı Doğa Zeki, mahkemeye yaptığı hitabında Anayasa’nın 17. maddesine işaret ederek herkesin, kedisinin veya yakınlarının seçtiği bir avukat tutma hakkına sahip olduğunu belirterek “Fatoş Hanım da beni seçti. Sanki ben Serdal Gündüz’ün avukatıyım da o sebeple beni seçti diye bir durum yok” ifadelerini kullandı. Avukatlar tüzüğünün de 11. ve 18. maddesine de dikkat çeken Zeki, “Fatoş Hanımın avukatlığını yapmam için herhangi bir engel yok, bizim davada menfaat çatışması yok” dedi.

Avukat Doğa Zeki, sahte diplomadan hüküm giyen Serdal Gündüz’ ün sahte diploma verdiğini kabul etmediğini öne sürdü. Serdal Gündüz’ün davasının bittiğini ve istinaf olmadığını söyledi. Savcı, itiraz ederek istinafın olacağını açıkladı.

Savcı: Serdal Gündüz gelecek ve ‘Fatma Ünal’a sahte diploma verdim’ diyecek

Avukatın ardından İddia Makamı hitaba cevaben beyanda bulundu.

“Spekülasyon ve kurgusal şeyler söylediğim iddia ediliyor. Bu şekilde beyan yapmakta kendisini men ederim” dedi.

Serdal Gündüz’ün bu davada tanığı olduğunu açıklayan Savcı “Fatma Üna’a sahte diploma verdiğini kabul eden birinden bahsediyoruz. Serdal Gündüz bu davada benim tanığımdır, buraya gelecek ve ‘Evet ben bu kişiye sahte diploma verdim’ diyecek. açıklamalarında bulundu. Savcı, davanın duruşmasına geçilmeden önce Doğa Zeki’nin Fatma Ünal’ın avukatlığını yapmamasını mahkemeden talep etti. Ardından mahkemeye 15 dakika ara verildi.

Aranından ardından yapılan beyanları değerlendiren mahkeme, Fatma Ünal’a Serdal Gündüz’ün davada şahit olacağını bile bile Doğa Zeki’nin avukatı olarak devam etme isteyip istemediğini sordu, “Evet” yanıtının ardından PI duruşmasına geçildi.

“Fatoş Ünal’a ders ve not girişi işlemleri aynı anda yapılmıştı”

İlgili üniversitenin kurucu şirket sekreteri ve aynı zamanda direktör vekili Mehmet Altuntaş, mahkemeye tanık olarak geldi. Altuntaş, mahkemede verdiği ifadede, 2023 yılı ortalarından itibaren üniversiteyle ilgili mali ve akademik usulsüzlüklere dair duyumlar aldıklarını söyledi.

Altuntaş, bu duyumlar üzerine üniversitenin kurucusu Ece Uysal’ın talimatıyla bir heyet oluşturularak üniversitede denetim yapıldığını belirterek, “Yaptığımız denetimler ve bu süreçte gelen ihbarlarla mali ve akademik usulsüzlüklerin olduğunu tespit ettik” dedi. Bu usulsüzlüklerin bir bölümünün usulsüz öğrenci işlemleri olduğunu ifade eden Altuntaş, bu kapsamda Fatma Ünal ile ilgili tespitlerin de yer aldığını kaydetti.

Altuntaş, sanıkla ilgili tespitlerini mahkemede şu sözlerle anlattı:

“Öğrenci kaydı yapıldıktan sonra, öğrencinin daha önceki dönemlerde üniversiteye kayıt olmuş gibi işlem tesis edildiğini ve farklı dönemlerde toplu şekilde uygunsuz not girişleri yapıldığını tespit ettik. Öğrenciye verilecek derslerde aynı anda not girişlerinin yapıldığını belirledik.”

Tespitlerin ardından Mali Şube’ye şikâyette bulunduklarını söyleyen Altuntaş, “İşlemleri yapanlar ve yapılanlarla ilgili yargı talep ettik. Usulsüzlükler sadece bu kişiyle sınırlı değil, başka kişiler de var. Usulsüz işlem yapılan tüm öğrenci listesini Mali Şube’ye teslim ettik” ifadelerini kullandı.

Sanık aleyhinde; “Yetkisiz Belge Düzenleme, Sahte Resmi Belge Düzenleme ve Sahte Resmi Belgeyi Tedavüle Sürme” suçlamaları bulunuyor.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Bakanlar Kurulu, devletin mali yükümlülüklerini yerine getirebilmesi amacıyla Maliye Bakanlığına 6 milyar Türk Lirasıtutarında net borçlanma yetkisi verilmesine karar verdi.

2026 Mali Yılı Bütçe Yasası limitleri çerçevesinde alınan kararla, Maliye Bakanlığı 6.000.000.000 TL’ye kadar borçlanma yapabilecek. Söz konusu karar, Ü(K-I)3-2026 karar sayısı ile 7 Ocak 2026 tarihinde alındı.

Borçlanma yetkisi, Bakanlar Kurulu’nun onayıyla Maliye Bakanlığına devredilirken, borcun hangi alanlarda ve ne şekilde kullanılacağına ilişkin ayrıntılar kararda yer almadı.

Devamını Oku

Trending

Reklam