Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

“Kıbrıs Türk Folklorunun Çınarı-Mahmut İslâmoğlu Armağanı” isimli kitabın tanıtımı yapıldı

Published

on

“Kıbrıs Türk Folklorunun Çınarı-Mahmut İslâmoğlu Armağanı” isimli kitap bugün düzenlenen etkinlikte tanıtıldı.

AKM’de düzenlenen etkinliğe, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kültür Dairesi Müdürü Şirin Zaferyıldızı, Kıbrıs Türk Yazarlar Birliği Derneği Başkanı Şevket Öznur, diğer bazı yazarlar ve sevenleri katıldı.

Editörlüğünü Doç. Dr. Mustafa Yeniasır, Doç. Dr. Burak Gökbulut ve Dr. Çağın Zort’un yaptığı kitabın tanıtım etkinliğinde ilk olarak, Dr. Mahmut İslamoğlu’nun özgeçmişi okundu.

-Öznur

Kıbrıs Türk Yazarlar Birliği Derneği Başkanı Şevket Öznur konuşmasında, Dr. Mahmut İslamoğlu’nun 90. Doğum günü dolayısıyla kendisine sürpriz yaparak “Kıbrıs Türk Folklorunun Çınarı – Mahmut İslâmoğlu Armağanı” isimli kitabı düzenleyerek, bastıklarını kaydetti.

Öznur, bugünün çok anlamlı bir gün olduğunu ve kendilerinin de çok heyecanlı olduğunu dile getirdi.

Kitabın Ankara’da basılmasını sağladıklarını söyleyen Öznur, bunun, İslamoğlu’nun oradaki dost ve arkadaşlarının da kitaba daha kolay ulaşmasını sağlamak amacı ile yapıldığını belirtti.

Mahmut İslamoğlu’nun bir “çınar” olduğunu kaydeden Öznur, bu haftanın Dünya Kütüphaneler Haftası olduğuna işaret ederek, çıkan kitabın Kıbrıs Türk folklorunun ilk eseri olmasının önemli olduğunu kaydetti.

Anılarını da anlatan Öznur, Türk Maarif Koleji kurucusu olan İslamoğlu’nun ayrıca önemli bir eğitimci olduğunu, İslamoğlu’nun Kıbrıs Türk eğitim ve kültürüne çok şeyler kazandırdığını ve halen kazandırmaya da devam ettiğini belirtti.

Mahmut İslamoğlu’nun saygın bir kişi olduğuna da dikkat çeken Öznur, İslamoğlu’nun en büyük özelliğinin ise sözünü hiç kimseden sakınmayan, sözünün eri, dürüst bir kişi olduğunu söyledi.

İslamoğlu’nun yazılarını daktilo ve bilgisayar kullanmadan el yazısı ile yazdığını dile getiren Öznur, İslamoğlu’nun hiciv şiirleriyle eserlerini yazmasının da Kıbrıs Türk şiir tarihindeki önemini belirtti.

“Bugünlere kolay gelinmedi” ifadelerini kullanan Öznur, 90 yaşına giren İslamoğlu’na uzun ömürler diledi.

Öznur’un konuşmasının ardından Dr. Mahmut İslamoğlu’nun hayatından kesitler içeren slayt gösterimi yapıldı.

-Ağca

Berikan Yayınevi Direktörü Ahmet Ağca da konuşmasında, Yayınevi olarak KKTC’de yaşanan mücadelenin farkında olduklarını dile getirdi.

Kıbrıs’ta okumuş bir Türk genci olduğunu da sözlerine ekleyen Ağca, Kıbrıs’a olan sevdasının çok farklı olduğunu kaydetti.

Yayıncılık hayatına nasıl atıldığını da anlatan Ağca, Yayınevi’nin “tüm Türk dünyasının yayın evi” olduğunu kaydetti ve Türk milli kültür ve edebiyatını yaymak için hizmet verdiklerini belirtti.

-Yeniasır

Editörler Kurulu adına konuşma yapan Doç. Dr. Mustafa Yeniasır da, İslamoğlu’nu tanıdığı yılları ve anılarını anlattı.

Kitabın fikir babasının Şevket Öznur olduğunu dile getiren Yeniasır, kendilerinin de ellerini taşın altına koyarak, 368 sayfadan oluşan kitabı hazırlandıklarını kaydetti.

Yeniasır, kitabın hazırlanmasına katkı koyan herkese teşekkür etti.

-Zaferyıldızı

Kültür Dairesi Müdürü Şirin Zaferyıldızı da konuşmasında, 90. yaşını kutladıkları Mahmut İslamoğlu’na “daha nice üretimler” dedi.

“Işık tutan… güzel insan” ifadelerini kullanan Zaferyıldızı, bir toplumda öğretmenlerin güçlü olması ve onlara gereken değerin verilmesi halinde toplumların ayakta durabileceğini kaydetti.

Zaferyıldızı ayrıca, Milli Kütüphanenin dijitalleşmesin gerektiğini söyledi ve bugün dijitalleşme konusunda bir adım atılacağını belirtti.

Tatar

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da konuşmasında, İslamoğlu’nun kendisinin çok değer verdiği ve 50 yıldan fazla süredir de tanıdığı Türkçe öğretmeni olduğunu söyleyerek, İslamoğlu’nun Kıbrıs Türk folklorunun çınarı olduğunu kaydetti.

İslamoğlu’nun iyi bir öğretmen ve halk insanı olduğuna dikkat çeken Tatar, İslamoğlu’nun örnek teşkil ederek, Kıbrıs Türk halkına büyük hizmetler verdiğini belirtti.

Eserin Türk kültür ve edebiyatını gelecek kuşaklara taşıyacak olmasının önemine de dikkat çeken Tatar, kültüre, sanata ve edebiyata değer veren, bunları yazıya dökerek yayınlayacak insanlara her zaman ihtiyaç olduğunu kaydetti.

İslamoğlu’nun 90. Yaşını kutlayan Tatar, Mahmut İslamoğlu isminin sanat tarihine altın harflerle yazıldığını belirterek, İslamoğlu’nun ayrıca Türk Maarif Koleji kurucuları arasında olmasının da önemine dikkat çekti.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Dr. Mahmut İslamoğlu’na “Kıbrıs Türk Folklorunun Çınarı-Mahmut İslâmoğlu Armağanı” isimli kitabı takdim etti.

Dr. Mahmut İslamoğlu da etkinlikten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “şu anda duygularım doruktadır… tüm dost ve bilim adamlarına teşekkür ederim” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Türkiye ile KKTC arasında imzalanan fiber optik altyapı işbirliği protokolünü Anayasa Mahkemesi’ne göndermesi siyasi tartışma yarattı. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, katıldığı bir televizyon programında kararın hukuki ve siyasi sonuçlarını değerlendirdi.

Arıklı, Cumhurbaşkanının kararına saygı duyduğunu belirtirken, atılan adımın hem hukuki hem de siyasi açıdan önemli bir tercih anlamına geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanının bu kararla yeni bir siyasi rota çizdiğini savunan Arıklı, özellikle Türkiye ile ilişkiler bakımından bunun sonuçları olabileceğini ifade etti.

“Anayasanın 90. maddesi çok açık”

Arıklı, uluslararası anlaşmaların Anayasa’daki düzenlemesine dikkat çekerek Anayasanın 90. maddesinin çok açık olduğunu söyledi. Maddenin usulüne göre yürürlüğe konulan uluslararası anlaşmaların yasa hükmünde olduğunu belirttiğini ifade eden Arıklı, bu anlaşmalar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamayacağını savundu.

Cumhurbaşkanı Erhürman’ın bu kararla 2016 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın izlediği yolu tercih ettiğini öne süren Arıklı, o dönemde Gençlik ve Spor Koordinasyon Ofisi ile ilgili yaşanan tartışmaları hatırlattı.

Arıklı ayrıca o kararın ardından Türkiye’nin kurmak istediği koordinasyon ofisinin kurulamadığını, buna karşın Avrupa Birliği’nin koordinasyon ofisinin faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getirdi.

“Türkiye’yi rencide edecek şekilde bir adım attı”

Arıklı, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın protokolü Anayasa Mahkemesi’ne göndermesini siyasi açıdan da değerlendirdi. Erhürman’ın seçim sonrasında Türkiye ile daha uyumlu bir ilişki yürütmesinin beklendiğini ifade eden Arıklı, buna karşın bu kararla farklı bir tercih yapıldığını söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan ve resmi gazetede yayımlanan bir protokolün söz konusu olduğunu hatırlatan Arıklı, kısa süre önce Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısının KKTC’ye gelerek protokolde eksiklik veya sorun varsa ek protokollerle düzeltilebileceğini ifade ettiğini belirtti.

Buna rağmen protokolün Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesinin Ankara’da rahatsızlık yaratabileceğini dile getiren Arıklı, bunun Türkiye’yi rencide eden bir adım olduğunu savundu.

Arıklı ayrıca geçmişte benzer bir sürecin Mustafa Akıncı döneminde yaşandığını söyledi. Akıncı’nın seçilmesinin ardından Türkiye ile üç önemli konuda gerilim yaşandığını belirten Arıklı, “anavatan-yavru vatan” tartışması ile koordinasyon ofisi meselesinin ilişkileri ciddi şekilde etkilediğini öne sürdü.

Arıklı, o dönemden sonra Türkiye ile ilişkilerin uzun süre düzelmediğini ifade ederek Cumhurbaşkanı Erhürman’ın da benzer bir yolu tercih ettiğini söyledi. Kararın Cumhurbaşkanına ait olduğunu vurgulayan Arıklı, “Karar kendisinin, takdir kendisinin” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

KKTC Merkez Bankası, vatandaşların, yabancı para banknotuna erişimine ilişkin herhangi bir sınırlama bulunmadığını duyurdu.

Merkez Bankası, bazı basın organlarında yer alan “bankalara ve döviz bürolarına yabancı para banknot (efektif) akışının durdurulduğu” yönündeki haberler üzerine açıklama yaptı.

Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, bankanın piyasaya likidite sağlama sorumluluğu çerçevesindeki muhatabının döviz büroları değil bankalar olduğu belirtilerek, bankalara ödenen ve bankalardan tahsil edilen efektif tutarlarına ilişkin veriler paylaşıldı.

Buna göre, 1 Ocak-9 Mart döneminde bankalara 32 milyon 998 bin 490 euro, 28 milyon 817 bin 308 dolar ve 43 milyon 693 bin 765 sterlin ödendiği ve bankalardan 10 milyon 386 bin 770 euro, 4 milyon 11 bin 737 dolar ve 21 milyon 459 bin 475 sterlin tahsil edildiği kaydedildi.

Açıklamada, ekonomik faaliyetler kapsamında bankalar aracılığıyla piyasaya sunulan efektiflerin yine bankacılık sistemi üzerinden büyük oranda Merkez Bankası’na geri dönmesi gerektiği, ancak son dönemde piyasaya sağlanan efektiflerin önemli bir kısmının sistem dışına çıktığı belirtildi.

– “Ülkeden çıkışlarda yolcular yanlarında en fazla 10 bin euro veya muadili nakit bulundurabilir”

Para ve Kambiyo Yasası kapsamında, ülkeden çıkışlarda yolcuların yanlarında en fazla 10 bin euro veya muadili dövizi nakit olarak bulundurabildiği, bu tutarın üzerindeki miktarların KKTC’de faaliyette bulunan bankalar aracılığıyla ülke dışına çıkarılmasının suç olduğu hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu çerçevede, ekonomide kayıt dışılığın önlenmesi ve ülke kaynaklarının yurt dışına yasal olmadığı değerlendirilen yollarla çıkarılmasının engellenmesi amacıyla, 2025 yılının ortasından itibaren, casino ve kripto varlık ile ilişkili olduğu düşünülen efektif talepleri sınırlı ölçüde karşılanmaktadır. Bu işlemlerin bankalar aracılığıyla hesaben gerçekleştirilmesi ve kayıt dışılığın önüne geçilmesi hedeflenmektedir.”

Açıklamada, vatandaşların günlük işlemleriyle ilgili herhangi bir sınırlama bulunmadığı, ancak işlemlerin hesaben yapılmasının hem nakit taşıma risklerini hem de bankaların operasyonel yükünü azaltacağı vurgulandı.

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

ABD/İsrail-İran gerilimiyle ısınan Doğu Akdeniz’de Türkiye, KKTC’nin güvenliği için garantörlük haklarını kullanarak dev bir adım attı. Ada’ya yerli hava savunma sistemi ve F-16 savaş uçakları konuşlandırıldı. Türkiye’nin Ada’ya hangi savunma sistemini gönderdiği de ortaya çıktı.

İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik başlattığı savaştan bu yana yeni bir silahlanma alanına dönüşen Kıbrıs’ta her şey Türkiye’nin kontrolü altında ilerliyor.

Dün olduğu gibi bugün de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) yanında ve destekçisi olan Türkiye, Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı garantörlüğün verdiği yetkileri kullanıyor.

Sabah Gazetesi’nden Betül Usta’nın haberine göre AKINCI TİHA ve Bayraktar TB2 SİHA’ların ardından F-16 savaş uçakları ve hava savunma sistemleri de Kıbrıs Türkü’nün güvenliğine katkı sunmak üzere KKTC’ye konuşlandırıldı.

F-16 VE HİSAR DEVRİ

İhtiyaç duyulması halinde ilave tedbirler alınmaya devam edilecek. Açık kaynaklara göre 40 binden fazla Türk askerinin bulunduğu adada, güvenliğinin artırılmasına yönelik adımlar atılıyor. Son olarak Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 6 F-16 savaş uçağının ve hava savunma sistemlerinin, KKTC’ye konuşlandırıldığını açıkladı. Bu hava savunma sisteminin yerli üretim HİSAR sistemi olduğu ifade ediliyor.

ANKARA UYARDI

Ankara, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) İsrail yanlısı tutum sergileyerek adanın tamamını tehlikeye atacak adımlardan kaçınması gerekliliğinin altını defalarca çizdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, adayı silahlandırma ve Gazze bağlamındaki provokatif eylemleri konusunda aylar önce GKRY’ye uyarıda bulundu. Çatışmalar başladığında GKRY, ülkesinin güvenliğini sağlamak üzere AB ülkelerine başvurmuştu.


Devamını Oku

Trending

Reklam