Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Akıllı Ulaşım Sistemleri, Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi Lansman Töreni’nde yaptığı konuşmada, projenin yalnızca trafik güvenliğine değil, aynı zamanda iç güvenliğe, dijital egemenliğe ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağladığını vurguladı.
Yılmaz, törende yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Kıbrıs Türk halkının kalkınma sürecinin en büyük destekçisi olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sizlere en kalbi selamlarını ve muhabbetlerini iletiyorum” dedi.
“Savunma sanayisindeki birikim sivil hayata taşınıyor”
Akıllı ulaşım sistemlerinin, çağın imkânlarının yenilikçi kamu politikalarıyla buluştuğu somut bir örnek olduğunu belirten Yılmaz, savunma sanayisinde geliştirilen teknoloji, disiplin ve mühendislik kültürünün sivil alanda günlük hayata yansıdığını söyledi.
Bu projenin, KKTC’de trafik güvenliğini güçlendiren ve vatandaşların günlük yaşamında doğrudan karşılık bulan önemli bir uygulama olduğunu ifade eden Yılmaz, Türkiye’nin savunma sanayisinde son 20 yılda büyük bir dönüşüm yaşadığını vurguladı.
“Yüzde 80 dışa bağımlılıktan yüzde 80 yerli üretime”
Yılmaz, 2002 yılında savunma sanayisinde yüzde 80 oranında dışa bağımlı olan Türkiye’nin, bugün yüzde 80’in üzerinde yerli ve milli üretim kapasitesine ulaştığını belirterek, “Bu sadece güvenliğimize ve bağımsız dış politikamıza değil, refahımıza da katkı sağlıyor. Savunma sanayi ihracatımız 10 milyar doları aşmış durumda” dedi.
Eskiden parasını ödedikleri halde kendilerine satılmayan ürünleri bugün dünyanın dört bir yanına ihraç eden bir ülke konumuna geldiklerini belirten Yılmaz, savunma sanayisinde elde edilen kazanımların diğer sektörlere yayılarak topyekûn kalkınmaya hizmet ettiğini ifade etti.
“KKTC ile iş birliği net takvim ve net kaynakla ilerliyor”
Türkiye’nin, KKTC’nin ekonomik yapısını güçlendirmeyi net takvim ve net kaynak esasına dayanan bir devlet politikası olarak ele aldığını vurgulayan Yılmaz, bu yaklaşımın temelini 1 Mart 2025’te imzalanan İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşmaları’nın oluşturduğunu söyledi.
2025 yılı anlaşmasının yaklaşık 21 milyar TL büyüklüğünde olduğunu belirten Yılmaz, bu kapsamda sağlık, eğitim, tarım, ulaştırma ve dijitalleşme başta olmak üzere birçok alanda vatandaşların hayatına doğrudan dokunan projelerin hayata geçirildiğini kaydetti.
“Sağlık ve eğitim yatırımları öncelikli”
Lefkoşa Devlet Hastanesi projesine özel önem verdiklerini vurgulayan Yılmaz, Girne ve Güzelyurt’taki sağlık yatırımları ile Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin modernizasyonunun tamamlanmasıyla KKTC’nin sağlık alanında farklı bir seviyeye ulaşacağını söyledi.
Eğitim alanında da okul yatırımlarına öncelik verdiklerini belirten Yılmaz, tarımsal üretimin desteklenmesi ve e-Devlet uygulamalarının yaygınlaştırılmasının kalkınma politikalarının temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti.
“Türkiye e-Devlet’te dünyada öncü ülkeler arasında”
Türkiye’nin e-Devlet alanında dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını belirten Yılmaz, Avrupa Birliği endekslerinde Türkiye’nin 30 gelişmiş ülke arasında ilk 10’da bulunduğunu kaydetti.
“Bizden önde olan ülkelerin toplam nüfusu Türkiye’nin yarısına bile ulaşmıyor” diyen Yılmaz, Türkiye’nin e-Devlet sistemlerinin artık ihraç edilebilir bir seviyeye ulaştığını ve bu alanda önceliğin kardeş ülkelere verilmesi gerektiğini vurguladı.
“822 kilometrelik yol ağı tamamlandı”
Ulaştırma alanındaki yatırımlara da değinen Yılmaz, bugüne kadar İktisadi ve Mali İş Birliği Programları kapsamında 213 kilometresi bölünmüş yol, 433 kilometresi tek yol ve 176 kilometresi üçüncü sınıf yol olmak üzere toplam 822 kilometrelik yol ağının tamamlanarak trafiğe açıldığını söyledi.
Lefkoşa Çevre Yolu, Girne Köprülü Kavşağı ve Dağ Yolu Projesi gibi kritik projelerin KKTC halkının günlük yaşamına doğrudan katkı sağladığını belirten Yılmaz, köy yollarının iyileştirilmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydetti.
“150 yeni nesil yapay zekâ destekli sistem kuruldu”
Yılmaz, yol yatırımlarının yanında trafik güvenliğinin sağlanmasının da hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, Türkiye Cumhuriyeti kaynaklarından yaklaşık 5 milyon dolar ayrılarak KKTC genelinde 130 sabit ve 20 mobil olmak üzere toplam 150 yeni nesil hız tespit sisteminin kurulduğunu açıkladı.
Bu sistemlerin sonradan yapay zekâya entegre edilen değil, tasarım aşamasından itibaren yapay zekâ temelli olarak geliştirilen teknolojiler olduğunu vurgulayan Yılmaz, ada genelinde bütüncül ve merkezi bir denetim altyapısı oluşturulduğunu ifade etti.
“Yerli ve milli teknoloji siber güvenlik açısından hayati”
Sistemin tamamen yerli donanım ve yazılım bileşenleriyle kurulduğunu belirten Yılmaz, siber güvenliğin günümüzde en az fiziki güvenlik kadar önemli olduğunu söyledi.
Türkiye’de kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı’na da değinen Yılmaz, “Yerli ve milli çözümleriniz yoksa finansal sistemlerinizden enerji altyapılarınıza kadar birçok alanda ciddi risklerle karşı karşıya kalırsınız” dedi.
“Toplumu gözetleyen değil, veriyi analiz eden bir sistem”
Akıllı ulaşım sistemlerinin bireyleri gözetleyen bir yapı olmadığına özellikle dikkat çeken Yılmaz, sistemin riskli sürüş davranışlarını, trafik yoğunluğunu ve tehlikeleri analiz ederek denetimi planlı ve öngörülebilir hale getirdiğini söyledi.
Bu yaklaşımın emniyet birimlerinin sahadaki etkinliğini artırırken operasyonel yükü de azalttığını ifade eden Yılmaz, elektronik denetim altyapısının akıllı kavşak uygulamalarıyla entegre şekilde çalışacağını kaydetti.
Radarsan vurgusu
Projenin, Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki olan Radarsan tarafından hayata geçirildiğini belirten Yılmaz, algılama, görüntü işleme, sensör entegrasyonu ve ileri veri analizi kabiliyetlerinin trafik güvenliği için sahaya uyarlandığını sözlerine ekledi.