Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

DAÜ SAGAM, yaz döneminde deniz kaplumbağalarının yavru salımını gerçekleştirdi

Published

on

Doğu Akdeniz Üniversitesi Sualtı Araştırma ve Görüntüleme Merkezi (SAGAM), 2024 yılı yaz döneminde yaklaşık 2 bin kişi ile birlikte deniz kaplumbağalarının yavru salımını gerçekleştirdiklerini belirtti.

SAGAM Başkan Yardımcısı Burak Ali Çiçek, Çevre Koruma Dairesi’nden alınan izinle, 2008 yılından beri Gazimağusa, Yeniboğaziçi ve İskele sahillerindeki deniz kaplumbağalarının izlenmesi ve korunması projesini sürdürdüklerini kaydetti. Çiçek, bu proje kapsamında yaptıklarını DAÜ Fen ve Edebiyat Fakültesi, Biyolojik Bilimler Bölümü öğretim üyeleri, öğrencileri ve farklı ülkelerden gelen gönüllülerle birlikte gerçekleştirdiklerini belirtti.

Proje kapsamında, deniz kaplumbağalarının yuva davranışı ile ilgili bilimsel bilgi topladıklarını ve kumsalda geçirdikleri inkübasyon süresince korunmalarına öncelik verdiklerini dile getiren Çiçek, korumayı öncelikle insan faaliyetlerinin oluşturduğu yan etkilere karşı yapmaya çalıştıklarını kaydetti.

Deniz kaplumbağalarının hayatlarını denizde geçirdiklerini, sadece üreme döneminde suda gerçekleşen çiftleşmeden sonra dişilerin kumsala yumurtalarını bırakması neticesinde inkübasyon sürecinde karada bulunduklarını kaydeden Çiçek, “yumurtadan çıkan yavrular, gece veya sabahın ilk saatlerinde hızla denize dönerler ve derinlere doğru yüzerler. Derine dalma yeteneği kazanıncaya kadar deniz yüzeyindeki besinlerle beslenir, belirli bir olgunluğa yetiştikten sonra dipten beslenmeye başlarlar. Kumsalda bulundukları sürede korumasızdırlar.” ifadelerini kullandı.

KKTC sahillerinin bazılarının doğrudan koruma alanı olup, saat 20.00’den sonra insan girişine kapatıldığını dile getiren Çiçek, “Gazimağusa, Yeniboğaziçi ve İskele sahillerinde koruma altında olan alanlarda kumsallara araç ile girişin, kum almanın, atık bırakmanın (organik – inorganik), kumsal yapısına ve kumsalda bulunan canlılara (flora ve fauna) zarar verecek çadır, şemsiye gibi geçici veya her türlü kalıcı yapının yasak olmasını kapsayan genel koruma kuralları geçerlidir. Ancak, maalesef Çevre Koruma Dairesi, ilgili Kaymakamlık, Polis Genel Müdürlüğü ve ilgili Belediyelerin de desteği ile yürüttüğümüz korumaya yönelik bilgilendirme çalışmalarımızda toplumumuzun bazı bireylerinin bu kurallara uymak istemediğini de gözlemliyoruz.” dedi.

Çevrenin korunmasının toplumdaki her bireyin sorumluluk alması ile mümkün olabileceğine dikkat çeken Çiçek, bu amaçla, özellikle çocuklar olmak üzere toplumdaki bireylere yönelik “ağaç yaşken eğilir” atasözünü dikkate alarak farkındalık artırıcı etkinlikler yaptıklarını belirtti.

“İlköğretim, ortaöğretim ve üniversite gibi eğitim kurumları ve ayırım yapmadan her ortamda etkin olmakla birlikte, yuva döneminde yavru salımı yaparak sahillerde de bilgilendirme çalışmaları yapıyoruz.” ifadelerini kullanan Çiçek, farkındalık artırma etkinliğini ilgi çekici kılmak için, değişik nedenlerle yuva içerisinde sıkışmış ve müdahale edilmezse ölecek olan yavru deniz kaplumbağalarını denize uğurladıklarını kaydetti.

Doğal döngüsüne müdahale etmedikleri için bu tip etkinliklerde yavru sayısının değişkenlik gösterebildiğini ancak 2024 yılı yaz döneminde yaklaşık 2 bin kişi ile birlikte yavru salımı gerçekleştirdiklerini dile getiren Çiçek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Önceliği çocuklarımıza verecek şekilde herkesin bu kaplumbağaları gözlemlemesini ve çocuklarımızın yavruların denize ulaşma anını seyretmesini sağladık. Proje kapsamında yapılan faaliyetler DAÜ olanaklarının yanı sıra sponsorlar sayesinde gerçekleştirilmektedir. Başta ana sponsor olan İş Bankası ile Mağusa Ravelin, Desdemona, Mağusa Salamis, Mağusa Kale, The Othello Citadel of Virtual, Young Professionals Cyprus Virtual Lions Kulüpleri, Lefkoşa Başkent, Lefkoşa Kuzey Kıbrıs ve Lefkoşa Arasta Lions Kulüpleri, Girne Ada, Girne Özgür Ada, Girne Beşparmak ve Güzelyurt Yeşilada Lions Kulüpleri, District 135 Kuzey Kıbrıs Yönetim Çevresi ile Solmaz Seyahat, Merit, Semra Limited ve BEM’e, bizlere destek veren herkese çok çok teşekkür ediyoruz.”

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Haspolat – Güngör ana yolunun batı kısmındaki ormanlık alanda yangın çıktığı, soğutma çalışmalarının sürdüğü açıklandı.

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye, bugün saat 10.45’te Haspolat-Güngör ana yolunun batı kısmındaki ormanlık alanda henüz tespit edilemeyen sebepten dolayı çıkan yangına itfaiye, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı ve Orman Dairesi ekipleri müdahale etti. Yangın söndürme çalışmalarına sivil bir şahsa ait kepçeyle ve askeri personelle destek verildi.

Yangında yaklaşık 20 dönümlük alandaki maki bitki örtüsü, kuru otlar, çöp ve molozlar tamamen, yaklaşık 10 çam ağacı kısmen yandı.

Polisin olayla ilgili soruşturması sürüyor.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın (KTSO), KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki fiyat farklılarını ortaya koymak amacıyla hazırladığı “Kuzey Kıbrıs – Güney Kıbrıs Fiyat Araştırması Raporu | Mayıs 2026” kamuoyuyla paylaşıldı. Bağımsız danışmanlık kuruluşu Prologue Consulting Ltd tarafından hazırlanan araştırmada, 74 temel tüketim ürününden oluşan sepet üzerinden karşılaştırma yapıldı.

Araştırma sonuçlarına göre, ürün sepetindeki ürünlerin yüzde 79,5’i Kuzey Kıbrıs’ta Güney Kıbrıs’a kıyasla daha ucuz bulunurken, ürünlerin yüzde 20,5’inde ise Güney’in daha ucuz olduğu tespit edildi.

Raporda, özellikle yerli üretimin bulunduğu ürün gruplarında fiyat avantajının çok daha belirgin olduğu vurgulandı. Buna göre, Kuzey’de yerli üretimi bulunan ürünlerin yüzde 90’ı Güney’e göre daha uygun fiyatla tüketiciye sunulurken, yerli üretimi olmayan ürünlerde bu oran yüzde 57’de kaldı.

Araştırmanın yapıldığı dönemde Euro/TL kurunun 51,60 TL seviyesine ulaştığına dikkat çekilen raporda, yerli üretimin yüksek döviz baskısına rağmen fiyatları dengeleyen stratejik bir unsur olduğu ifade edildi. Raporda ayrıca, “Yerli üretim kapasitesinin korunması ve geliştirilmesi, ithalata bağımlılığın fiyatlar üzerindeki baskısını azaltarak hayat pahalılığı karşısında ekonomide dengeleyici bir çıpa görevi üstlenmektedir” değerlendirmesine yer verildi.

KTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kamacıoğlu, raporun önsözünde yaptığı değerlendirmede, yerli üretimin ekonomik bir güvence olduğuna işaret ederek, “Yerli üretimi yapılan ürün grubunda ucuzluk oranının yüzde 90’a yükselmesi; hellimden süte, yumurtadan temizlik ürünlerine kadar sanayicimizin halkımızın alım gücünü korumak adına ne denli stratejik bir sorumluluk üstlendiğini teyit etmektedir” ifadelerini kullandı.

Raporda ayrıca, kamuoyunda zaman zaman dile getirilen “Fiyat İstikrar Fonu (FİF) pahalılık yaratıyor” yönündeki görüşlerin verilerle örtüşmediği savunuldu. Araştırmada, FİF uygulanan yerli ürünlerin yüzde 90’ının Kuzey’de daha ucuz olduğunun görüldüğü belirtilerek, fiyatları belirleyen temel unsurun fonlar değil; yerli üretim kapasitesi, rekabet ve ölçek ekonomisi olduğu kaydedildi.

Çalışmada, süt ve süt ürünleri grubunun yerli üretimin fiyat istikrarındaki etkisini en net gösteren alanlardan biri olduğu vurgulandı. Uzun ömürlü süt, yoğurt, beyaz peynir, taze kaşar ve hellimin tamamının hem yerli üretimli hem de Kuzey’de daha ucuz olduğu ifade edildi. Temizlik ürünlerinde de benzer bir tablo ortaya çıktığı; çamaşır deterjanı, çamaşır suyu, bulaşık deterjanı, şampuan, kâğıt havlu ve tuvalet kağıdı gibi ürünlerin büyük bölümünde Kuzey’in daha avantajlı olduğu belirtildi.

Raporda, Kuzey’de yerli üretimin bulunmadığı sektörlerde ise ithalata bağımlılığın fiyatları artırdığına dikkat çekildi. Navlun, sigorta ve liman giderleri gibi döviz bazlı maliyetlerin ithal ürünlerde ciddi baskı yarattığı kaydedildi.

KTSO, raporun sonuç bölümünde yerli üretimin desteklenmesinin artık bir tercih değil ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Açıklamada, üretimin güçlendirilmesinin hem tüketici refahını hem de istihdamı artıracağı belirtilerek, yerli üretimin devlet politikası haline getirilmesi çağrısında bulunuldu.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, BRT’de katıldığı “Gündem 12” programında yaptığı açıklamada, yaptıkları anketlerin tümünün tek başına iktidarı öngördüğünü söyledi. “26 mı, 29 mu, 30 mu? Bunu süreç, politikalar ve kadrolar belirleyecek” diyen Kişi, 25 sınırını uzun süredir geçtiklerini ifade etti.

Meclis’e kaç siyasi partinin gireceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Kişi, şu ifadeleri kullandı:

“Birinci ve ikinci belli. Oyu daha düşük partilerin her biri baraj sınırının üstünde altında oynamakta. Biraz politikalara belirlenecek. 3-4. 5 siyasi partinin çıkacağını düşünmüyorum. Küçük partilerin tablosu daha sonra netleşir.”

 


Devamını Oku

Trending

Reklam