Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Öztürkler : KKTC Türk dünyasının kopmaz bir parçası

Published

on

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Türkiye Büyük Millet Meclisi Parlamentolar Arası KKTC Dostluk Grubu üyeleri, Türkiye’den milletvekilleri, siyasetçi, bürokrat, sanatçı ve gazetecilerden oluşan bir heyetle Gazimağusa’da bir araya geldi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, etkinliğe Cumhuriyet Meclisi Parlamentolar Arası KKTC – Türkiye Dostluk Grubu Başkanı UBP Gazimağusa Milletvekili Resmiye Eroğlu Canaltay, Başkan Yardımcısı CTP Gazimağusa Milletvekili Erkut Şahali , Dostluk Grubu Üyesi YDP Lefkoşa Milletvekili Talip Atalay, UBP Gazimağusa Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu ve Meclis Genel Sekreteri Seral Fırat da katıldı.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, etkinlikte yaptığı konuşmada, Kıbrıs meselesinin hem KKTC hem de Türkiye Cumhuriyeti açısından milli bir dava olduğunu söyleyerek, “Farklı siyasi görüşler olsa da ortak payda Kıbrıs Türk halkının haklarının korunması ve daha ileriye taşınmasıdır’” dedi.

Kıbrıs Türk halkının tarih boyunca ana vatan Türkiye ile birlikte tüm milli mücadelelerde yer aldığını ve bayrağına, dinine, manevi değerlerine her zaman sahip çıktığını belirten Öztürkler, bu sahiplenmenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.

Yaklaşık on gün önce Kazakistan’da gerçekleştirilen Türk Devletleri toplantılarına katıldığını hatırlatan Öztürkler: “Orada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk dünyasının kopmaz bir parçası olduğunu bir kez daha ifade ettim. Bu konuda özellikle Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çok büyük katkıları vardır. Her platformda KKTC’nin tanınması, ekonomik iş birliklerinin kurulması ve Türk dünyasına entegrasyonu için önemli adımlar atılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Toplantılarda, dostluk gruplarının kurulmasının önemine de değinen Öztürkler, “Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan gibi kardeş ülkelerle Cumhuriyet Meclisimiz arasında dostluk gruplarının kurulmasını önerdim. Bu tür gruplar, ilişkilerin daha sağlam ve doğru bir zemine oturmasını sağlayacak, halkımızın haklı davasının doğru anlatılmasına da ciddi katkılar sunacaktır” dedi.

-Canaltay

UBP Gazimağusa Milletvekili ve Cumhuriyet Meclisi Parlamentolar Arası KKTC – Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Resmiye Canaltay da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkinin sadece diplomatik ya da siyasi bir dostlukla sınırlı olmadığını, tarihten gelen güçlü bir kader birliği olduğunu söyledi.

Yaşanan gelişme ve çatışmaların, dostlukların, dayanışmanın ve ortak değerlerin önemini bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten Canaltay, özellikle savaşların ve krizlerin insanlığı derinden etkilediği bir çağda, Kuzey Kıbrıs ile Türkiye arasındaki birlikteliğin daha da kıymetli hale geldiğini ifade etti.

-Şahali

CTP Gazimağusa Milletvekili ve Cumhuriyet Meclisi Parlamentolar Arası KKTC – Türkiye Dostluk Grubu Başkan Yardımcısı Erkut Şahali ise Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerde karşılıklı saygının esas alındığı güçlü bağların sadece kurumsal düzeyde değil, kişiler arası düzeyde de pekiştirildiğine dikkat çekti.

Türkiye Dostluk Grubu’nun her iki ülkede de toplumların birbirini daha doğru anlayabilmesi adına yoğun bir çaba gösterdiğini ifade eden Şahali, bu çabanın Meclisler arası ilişkilerin derinleşmesine de katkı sağladığını belirtti.

-Erdem

TBMM Parlamentolar Arası Türkiye -KKTC Dostluk Grubu Başkanı Konya Milletvekili Orhan Erdem de, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partiler arasında farklı görüşler ve eleştirilerin olabileceğini ancak konu Kuzey Kıbrıs olduğunda bu ayrılıkların bir kenara bırakıldığını ifade etti.

“Arkadaşlarımızın önergeleri olur, eleştirileri olur ama bunlar hep daha iyisini yapmak adınadır. Kuzey Kıbrıs’a dönük bir konuda Türkiye’de muhalefet bir olmaz” diyen Erdem, KKTC Dostluk Grubu Başkanı olarak bu yapının bir parçası olmaktan onur duyduğunu söyledi.

Tanınma konusuna da değinen Erdem, uluslararası sistemin çifte standartlarla dolu olduğuna işaret ederek, Filistin örneğini verdi. Erdem, “Tanınmak elbette önemli ancak bugün 155 ülke tarafından tanınan Filistin’in halini hep birlikte görüyoruz. Kadınların ve çocukların da aralarında olduğu 54 binden fazla insan hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler kararlarının, hukukun üstünlüğünün ve insan haklarının nasıl hiçe sayıldığını izliyoruz” ifadelerini kullandı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ise Türkiye’nin desteği sayesinde güvende olduğunu belirten Erdem, “Kuzey Kıbrıs’a kimse dokunamaz. Sadece Türkiye tarafından tanınsa bile bu ona bir dokunulmazlık sağlar. 1974’te nasıl birlikte mücadele ettiysek, her zaman birlikte olmaya devam edeceğiz” diyerek konuşmasını tamamladı.

-Erbaş

TBMM Parlamentolar Arası Türkiye -KKTC Dostluk Grubu Üyesi MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş ise, KKTC ile Türkiye arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

KKTC’ye yıllık yaklaşık 5 milyon kişinin giriş çıkış yaptığını belirten Erbaş, bu rakamın yaklaşık 2 milyonunu Türk vatandaşlarının oluşturduğunu söyledi.

Buna rağmen iki taraf arasında yeterli düzeyde bir iletişim sağlanamadığına dikkat çeken Erbaş, “Maalesef iki tarafın arasında bir iletişim kopukluğu ya da birbirini anlayamama veya bilmeme noktasında eksikliğimiz var” ifadelerini kullandı.

Bu eksikliğin yalnızca siyasetçilerin değil, iş insanlarından sanatçılara kadar toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu belirten Erbaş, “Aklınıza kim gelirse; hepimizin bu konuda sorumluluğu var. Daha sıkı bağlar kurmamız lazım. Bu tip organizasyonların da buna vesile olacağına inanıyorum” dedi.

-Dinçer

CHP Ankara Milletvekili TBMM Parlamentolar Arası Türkiye -KKTC Dostluk Grubu Üyesi Semra Dinçer iki ülke arasındaki bağların yalnızca diplomatik düzeyde değil, duygusal ve kültürel açıdan da güçlü bir kardeşlik temeline dayandığını vurguladı.

Dinçer, “Grubumuzda da her zaman dile getiriyorum; bu bir dostluk grubu değil, bu bir kardeşlik grubudur.” ifadelerini kullandı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için bir kırmızı çizgi olduğunu dile getiren Dinçer, “KKTC her zaman her Türk vatandaşının kırmızı çizgisidir. Biz bu kırmızı çizgi noktasında yapabileceğimiz ne varsa her şekilde hazırız.” şeklinde konuştu.

-Paçacı

TBMM Parlamentolar Arası Türkiye -KKTC Dostluk Grubu Üyesi İyi Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Cihan Paçacı ise Kıbrıs meselesinin Türkiye’nin dış politikasındaki değişmez önceliklerinden biri olduğunu vurguladı.

Hangi hükümet iktidara gelirse gelsin Kıbrıs’ın Türkiye için bir “kırmızı çizgi” olduğunu belirten Paçacı, “Kıbrıs Türk halkının varlığı, güvenliği ve eşit siyasi haklara sahip olması konuları Türk dış politikasının temel taşlarındandır” dedi.

Paçacı, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın üzerinden geçen yaklaşık yarım yüzyıla rağmen istenilen siyasi çözüme henüz ulaşılamadığını ancak Türkiye’nin diplomatik çabalarının kararlılıkla sürdüğünü dile getirdi. Paçacı, Kıbrıs konusunun milli bir dava olarak ele alınması gerektiğinin altını çizdi.

-Aksakal

Demokratik Sol Parti Genel Başkanı Mehmet Önder Aksakal da küresel emperyalizmin bölgede yürüttüğü yeni sınır ve devletçilik düzenlemeleri karşısında KKTC’nin önemli olduğunu belirtti.

Aksakal “Kendisini Türk hisseden, bu topraklara ait hisseden herkesin tartışmasız olarak KKTC’nin egemenliğine sahip çıkması gerekmektedir. Bu yalnızca bir sorumluluk değil, bir vatan borcudur,” dedi.

DSP’nin Kıbrıs konusundaki tutumunun net olduğunu belirten Aksakal, bu duruşun köklerinin Kıbrıs Türk halkının önderlerinden Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, “Kıbrıs Fatihi” olarak anılan merhum Başbakan Bülent Ecevit ve dönemin Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın tarihi mücadelesine dayandığını ifade etti.

Aksakal, “Bugün bizler, o büyük liderlerin bıraktığı yoldan yürümeye devam ediyoruz. Onların izinde olmak bizler için hem bir onur hem de bir görevdir” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Son günlerde bazı basın kuruluşları ve basın mensuplarının sosyal medya hesaplarına yönelik gerçekleştirilen saldırılara ilişkin Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu (BTHK) girişim başlattı.

BRT’ye konuşan BTHK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tayfun Aydınlı, bu saldırıların teknik anlamda bir siber saldırı olmadığını belirterek, işlemlerin platformların kendi işleyişi içinde gerçekleştiğini vurguladı.

Kurum olarak platformlara müdahale etmenin mümkün olmadığını kaydeden Aydınlı, bu konuda Kurum Başkanı Kadri Bürüncük’ün Türkiye’de temaslarda bulunduğunu söyledi.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın kendisine oy kaybettirdiği gerekçesi ile Yenidüzen aleyhine 2022 yılında açtığı dava sonuçlandı. Mahkeme Tatar’ı haksız buldu.
Davalı tarafın Avukatı Aslı Murat mahkemenin sonuçlanmasından sonra yaptığı açıklamada ülkedeki basın ve ifade özgürlüğü adına önemli bir karar alındığını belirtti.
Aslı Murat, mahkemenin, özellikle bir gazetecinin kamuoyunu ilgilendiren, tartışma yaratan, demokratik değerler çerçevesinde yazdıklarının bir hakaret teşkil etmediğine vurgu yaptığını belirtti.
Mahkemenin aynı zamanda, davacının iddialarını kanıtlayamadığına atıfta bulunduğunu söyleyen Aslı Murat, bundan dolayı davacının haksız bulunduğunu vurguladı.
Avukat Aslı Murat, mahkemenin uluslararası hukukta yer alan değerlere de işaret ettiğini ve “Mahkeme bu ülkede veya herhangi bir ülkede siyasetçilerin, kamuya mal olmuş kişilerin özel hayatlarını ilgilendirmeyen konularda basının ifade özgürlüğünün geniş perspektifte yorumlanması gerektiğine vurgu yaptı. Mahkeme basın mensuplarının kamuoyunun bekçi köpeği olduğuna vurgu yapan mahkeme, bu konu Avrupa İnsan Hakları Mahkemelerinde çok net bir şekilde vurgu yapılan bir değerdir. Çünkü mahkeme basın susarsa ve kamuyu ilgilendiren konularda tartışma yaratılmazsa insanların bilgi edinme haklarının ortadan kalkacağına işaret etti” diye konuştu.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri Serhat Akpınar, Güney Kıbrıs’ta yaşanan bayrak yakma olaylarına tepki göstererek, bunun Kıbrıs Türk halkının onuruna, kimliğine ve varlığına yönelik açık bir saygısızlık olduğunu vurguladı.

Yazılı açıklama yapan Akpınar, son dönemde Güney Kıbrıs’taki söylem ve tutumların tehlikeli bir noktaya ulaştığını ifade etti.

Özellikle siyasi liderlik ve dini otoritelerin kullandığı dilin gerilimi artırdığını belirten Akpınar, bu yaklaşımın geçmişte yaşanan acıları yeniden hatırlattığını ve toplumlar arasındaki güveni zedelediğini kaydetti.

Büyük acılara neden olan anlayışın yeniden meşrulaştırılmaya çalışılmasının kabul edilemez olduğunu ve bu zihniyetin barış ile çözüm arayışlarına zarar verdiğini ifade eden Akpınar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni hedef alan açıklamaların da son derece sorumsuz ve tehlikeli olduğunu söyledi.

Güney Kıbrıs’taki mevcut yaklaşımın yeni bir “kayıp nesil” riski doğurduğunu ve nefret söyleminin özellikle gençler üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğini vurgulayan Akpınar, bu sürecin derinleşmesinde mevcut liderlik ve kilise söylemlerinin önemli rol oynadığını belirtti .

Akpınar, “Kıbrıs’ın geleceği için ihtiyaç duyulan, gerilim değil dostluk ve birlikte yaşam kültürüdür. Genç nesillerin düşmanlıkla değil ortak değerler etrafında yetiştirilmesi gerekiyor.” diyerek, Kıbrıs Türk halkının bu adada eşit ve onurlu bir şekilde varlığını sürdüreceğini kaydetti.

Türkiye ile dayanışma içerisinde Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceklerini ifade eden Akpınar, tüm tarafları sağduyuya davet etti.

 


Devamını Oku

Trending

Reklam