Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Aranın ardından Meclis yeniden toplandı

Published

on

Yaşanan nisap sorunu nedeniyle oturuma ara verilen Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu yeniden toplandı.

Oturumda Polis Örgütü (Değişiklik) Yasa Tasarısının komitede ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkere oy çokluğuyla kabul edildi.

CTP Başkanı Tufan Erhürman, bahse konu Tasarı’nın gerekçesiyle ilişkili olmadığını söyleyerek, izahat istedi.

Başbakan Ünal Üstel, terfilerle ilgili böyle bir yasa tasarısına ihtiyaç duyulduğunu, yasayı yeniden düzenlemek için çalışma yaptıklarını ve yeni dönemde bunu gündeme getireceklerini söyledi.

Yeniden söz alan Erhürman, gelinen noktada genel müdür ve yardımcılığı için kriter getirmenin mümkün olduğunu, gündeme gelen Tasarının kafalarda soru işareti yaratacağını söyledi.

Polis teşkilatını sıkıntıya sokmanın istenilecek son şey olduğunu kaydeden Erhürman, Komite aşamasında yer alacaklarını belirtti.

Ardından Konut Edinme (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın komitede ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkere üzerine CTP Milletvekili Erkut Şahali söz aldı.

Şahali, kaymakamlıkların kiraladığı arazilerin Konut Edindirme Birimi’ne verildiğini belirterek, bunun için değişikliğe ihtiyaç olmadığını söyledi ve bununla ilgili izahat istedi.

Bunun üzerine söz alan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, konuyla ilgili şikayet ve talepler olduğunu söyledi ve geçici olan düzenlemenin gerekçesini anlattı. Ardından tezkere oy çokluğuyla kabul edildi.

Sonrasında Askerlik (Değişiklik) Yasa önerisinin komitede ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkere üzerine Komite Başkanı, UBP Milletvekili Resmiye Canaltay söz aldı.

Yasadaki eksiklerin tamamlandığını belirten Canaltay, Yasa’nın kapsamına ve yapılan değişikliğe ilişkin bilgileri paylaştı.

Ardından söz alan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, CTP olarak kendilerinin de öneri verdiğini belirterek, ikisinin birleştirilmesini umduğunu söyledi.

Bedelli askerliğin eskiden 4 bin sterline denk olduğunu söyleyen Erhürman, şimdi Meclis’in irade göstererek ücretin asgari ücrete göre düzenlediğini kaydetti. Erhürman verdikleri yasa önerisinde ücretin yine 4 bin sterline denk geldiğini belirtti.

Meclis’in makul çizgide süreci belirlemesi gerektiğini söyleyen Erhürman, makul çizginin o zamanın 4 bin sterlin olduğunu kaydetti. Ardından tezkere oy birliği ile kabul edildi.

Sonrasında Kamu görevinde görev yapan geçici personelin hak ve menfaatlerine bağlı yükümlülüklerinin düzenlenmesini öngören tezkere gündeme geldi.

Konuyla ilgili CTP Milletvekili Erkut Şahali söz aldı.

Kamudaki geçici personelin gelecek kaygısı duymadan hayatına devam etmesinin önemli olduğunu belirten Şahali, dördüncü kısım ile ilgili uyarılarda bulundu, asıl ve sürekli kamu görevlilerinin hak ve ayrıcalıklarına halel getireceğini söyledi.

Dördüncü kısım hariç oylarının olumlu olacağını belirten Şahali, ivediliğe de olumlu oy vereceklerini belirtti. Ardından tezkere oy birliği ile kabul edildi.

Sonrasında Gümrük ve İstihsal (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın Genel Kurul’da 3. görüşülmesine ilişkin tezkere oy çokluğuyla kabul edildi.

Yedinci sırada İskan, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın Genel Kurul’da 3. görüşmesine ilişkin tezkeresi okundu. Tezkere oy çokluğuyla kabul edildi.

Ardından Konut Edindirme (Değişiklik) Yasa Önerisi’nin Genel Kurul’da 3. görüşmesine ilişkin tezkere oy çokluğuyla kabul edildi.

Devlet Laboratuvarı (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın da Genel Kurul’da 3. görüşmesine ilişkin tezkere oy birliği ile kabul edildi.

Sakinlerin Kaydı (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın da Genel Kurul’da 3. görüşmesine ilişkin tezkere oy birliği ile kabul edildi.

Genel Kurul çalışmaları devam ederken Hukuk, Siyasi İşler ve Dış İlişkiler ve Savunma Komitesinin çalışabilmesine olanak sağlanmasına ilişkin tezkere de oy birliği ile kabul edildi.

– Gümrük ve İstihsal (Değişiklik) Yasa Tasarısı

Genel Kurul’da Gümrük ve İstihsal (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na geçildi ve Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesinin Tasarıya İlişkin Raporu okundu.

CTP Milletvekili Devrim Barçın, Gümrük ve İstihsal (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na ilişkin söz aldı.

Hükümetin ülke yönetiminde Anayasa ve yasaları çiğnediğini savunan Barçın, gümrük mevzuatına göre yasanın öngördüğü 10 katı kuralının aşılamayacağını, CTP’nin bu konuyu yargıya taşıdığını belirtti.

Tüzüğün, Anayasa ve yasaya aykırı bir tüzük olduğunu savunan Barçın, tüzüğün yürürlükte tutulmasına eleştirilerde bulundu. Barçın, Yasaya aykırı tahsilat yapıldığını da savundu.

Yüzlerce insanın Maliye Bakanlığı’na başvurup ödediği paraları geri alma hakkına sahip olduğunu belirten Barçın, “Tüzük hala yürürlükte” dedi.

“Yasadışılığı devam ettirme hakkını kendinizde nasıl buluyorsunuz?” diye soran Barçın, ısrarla yasadışılığın sonlandırılmadığını ileri sürerek buna tepki gösterdi.

CTP Milletvekili Erkut Şahali de söz alarak, yasanın Meclis’ten geçmesinin Anayasa’ya aykırı bir durum olacağını söyledi.

Polisin en fazla sorgulandığı günlerde olduğunu belirten Şahali, polis teşkilatında kriterler dışındakilerin atanabileceği bir düzenleme yapılmak istendiğini belirtti ve bunu eleştirdi.

Gümrük ve İstihsal (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın iktidar oylarıyla geçeceğini ancak tüzüğün

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yabancı ülkelerle yaptığı askeri anlaşmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Üstel, yazılı açıklamasında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in değerlendirmelerine tepki göstererek, Rum tarafının adadaki siyasi ve hukuki gerçekleri görmezden gelmeye devam ettiğini belirtti.

Rum lider Hristodulidis’in “Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanıyım, anlaşmalar yapmaya devam edeceğiz” yönündeki ifadelerini eleştiren Üstel, bu yaklaşımın Kıbrıs Türk halkının kurucu ortaklık haklarını ve siyasi eşitliğini yok saydığını vurguladı.

Üstel’in açıklaması şöyle:

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in, Güney Kıbrıs’ın Fransa başta olmak üzere yabancı devletlerle yaptığı tek taraflı askeri anlaşmalara yönelik haklı eleştirilerimize verdiği yanıt, Rum tarafının adadaki siyasi ve hukuki gerçekleri kabullenmekten ne denli uzak olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

 

Hristodulidis’in, “Ben Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanıyım. Artık herkesin bunu anlamasının vakti geldi. Avrupa Birliği üyesi bir devletiz, Birleşmiş Milletler üyesi bir devletiz ve anlaşmalar imzalamaya devam edeceğiz” şeklindeki açıklaması; Kıbrıs Türk halkının kurucu ortaklık haklarını ve siyasi eşitliğini yok sayan zihniyetin devam ettiğinin açık bir ifadesidir.

 

Öncelikle bilinmelidir ki; 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkı ile Kıbrıs Rum halkının eşit ortaklığı temelinde tesis edilmiştir. Bu ortaklık; Garanti Anlaşması, İttifak Anlaşması ve anayasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır. Ancak Rum tarafı, 1963 yılında Kıbrıs Türk halkını devlet kurumlarından silah zoruyla dışlayarak bu ortaklık düzenini, gasp ve işgal ederek, fiilen ortadan kaldırmış; ardından da tek meşru otoriteymiş gibi davranmaya başlamıştır.

 

Dolayısıyla Hristodulidis’in temsil ettiğini iddia ettiği yapı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortaklık niteliğini yitirmiş bir yapıdır.

 

Yani Hristodulidis’in “istediğim ülkeyle istediğim anlaşmayı yaparım” anlayışıyla hareket etmesi, hukuki dayanaklardan da yoksundur.

 

Son dönemde özellikle Fransa ile yapılan savunma anlaşmaları, yabancı askeri varlığın artırılmasına yönelik girişimler ve İsrail başta olmak üzere farklı aktörlerle geliştirilen askeri iş birlikleri; Güney Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz’de bir askeri üs ve silahlanma merkezine dönüştürme riskini beraberinde getirmektedir.

 

Bu yaklaşım yalnızca Güney Kıbrıs’ın değil, Ada’nın genelinin ve tüm bölgenin güvenliğini tehdit etmektedir.

 

Orta Doğu’daki çatışmaların derinleştiği bir dönemde, Güney Kıbrıs’ın bu yönde adımlar atarak kendisini ve adayı büyük güç rekabetinin parçası haline getirmesi son derece sorumsuz bir yaklaşımdır.

 

Bu politikalar, yalnızca Kıbrıs Rum halkını değil, Türk halkını da ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya bırakmaktadır.

 

İşte tam da bu nedenle adada iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğunu vurguluyoruz. Zira Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu yok sayan bir anlayışın, tüm adayı temsil ettiğini iddia etmesi kabul edilemezdir.

 

Rum liderliğine çağrımız açıktır:

Adayı yabancı askeri güçlerin çıkar alanına dönüştürmekten vazgeçin. Adayı çatışmaların merkezine taşımayın.

 

Kıbrıs Türk halkı, Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü altında, 50 yılı aşkın süredir barış ve huzur içerisinde yaşamaktadır.

 

Bu gerçek ortadadır.

 

Ve bu gerçeği değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.”

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde (KSTÜ) başlatılan “sahte diploma” soruşturması kapsamında tutuksuz yargılanan sanık Fatma Ünal, bugün yeniden Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Ünal’ın davası itham için, 10 Haziran Çarşamba gününe ertelendi.

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi heyeti huzurunda görüşülen duruşmada, iddia makamı Başsavcılık adına Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz ve sanık avukatı Doğa Zeki hazır bulundu.

Sanık avukatı Doğa Zeki, mahkemede söz alarak, davayla ilgili alınması gereken ve mahkemeye sunulan emareler, dava ithamnamesi ve tanık ifadelerine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Zeki, ayrıca müvekkiliyle ilgili yeni bir dava ikame edilmesinin beklendiğini öğrendiğini belirtti.

Savcı da, istenilen evrakların kendilerine verileceğini ifade etti.

Sanık Fatma Ünal’ın Güzelyurt Kaza Mahkemesi’ndeki ilk tahkikat duruşmasında, 41 emare sunulmuş ve toplam beş tanık dinlenmişti.

Sanık, “Sahte Resmi Belge Düzenleme”, “Sahte Resmi Belgeyi Tedavüle Sürme”, “Sahte Resmi Belge Düzenlenmesini Tahrik Etme” ve “Yetkisiz Belge Düzenleme” suçlaması olmak üzere toplam 16 ayrı davadan itham edilmişti.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, partisinin Maraş buluşmasında yaptığı açıklamadan bir paylaşım yaptı.

Bakan Erhan Arıklı, “Biz sahaya çıktık. Isınma hareketleri yapıyor, Ekim ayındaki maç için rakiplerimizi bekliyoruz. Sahte anketlerle, algı operasyonları ile maç kazanılmaz. Maç sahada kazanılır. Maçın sonucunu belirleyecek olan da halktır…” ifadelerini kullandı.

Arıklı, “Sahada herkes yaptıklarının ve yapamadıklarının hesabını verecek. Geçmişte hükumeti bırakıp kaçanlar, bu sefer halka reçetelerini de sunmak zorundalar” dedi.


Devamını Oku

Trending

Reklam