Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Öztürkler: Barışın önündeki en büyük engel Rum tarafıdır, bu defalarca ortaya kondu

Published

on

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler,  barışın önündeki en büyük engelin Kıbrıs Rum tarafı olduğunu belirterek, bu durumun tarih boyunca defalarca belgelerle ortaya konduğuna dikkat çekti.

Kıbrıs meselesinin yıllardır aynı zihniyet tarafından sabote edildiğini ifade eden Öztürkler, “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni işgal eden, darbe yapan, Annan Planı’na hayır diyen Crans Montana’da müzakere masasını deviren hep aynı anlayış” dedi.

Meclisten yapılan açıklamaya göre, Öztürkler Sönmezliler Ocağı’nı ziyaret etti. Öztürkler,  ziyareti sırasında Rum Meclisi ve DİSİ Başkanı Annita Dimitriu’nun KKTC ve Türkiye’yi hedef alan açıklamalarına yanıt verdi.

-“Gerçeklerin çarpıtılması”

Rum Meclis Başkanı Dimitriu’nun Rum tarafını “tutarlı ve çözüm yanlısı” şeklinde tanımlamasını “gerçeklerin çarpıtılması” olarak nitelendiren Öztürkler, “Kamera açıkken barış konuşan, kapandığında çözüm masasını deviren zihniyet ta kendileridir” dedi.

Öztürkler, Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünden asla vazgeçmeyeceklerini ve Türk askerinin adadan gitmeyeceğini de söyledi.

Rum tarafının diplomasiyi sadece görünürlük ve prestij aracı olarak değerlendirdiğini vurgulayan Öztürkler, Güney Kıbrıs’taki siyasi aktörlerin reyting ve oy kaygısıyla hareket ettiğini dile getirdi.

Rum tarafının uluslararası zirveleri çözüm üretmek yerine iç kamuoyuna siyasi vitrin sunmak amacıyla kullandığını belirten Öztürkler, “Güney Kıbrıs, her zirveyle yeni bir sezon açıyor ancak çözüm sahne dekorunun ötesine geçemiyor” dedi.

Diplomatik platformların şeffaflık ve samimiyetten uzak şekilde politik hesaplarla yönlendirildiğini de ifade eden Öztürkler,  Rum Yönetimi’nin yabancı güçlerle kurduğu ilişkileri eleştirdi. Öztürkler, “Ülkelerini yabancı çıkarların oyun alanına çevirenlerin, başkalarına uzlaşmazlık suçlaması yöneltmesi trajikomik bir durumdur” diyerek diplomatik samimiyeti sorguladı.

Öztürkler, “Eğer sahici bir çözüm istiyorlarsa önce aynaya baksınlar, sonra tarihe” ifadelerini kullandı. Zihniyet değişmeden müzakere masalarının kurulmasının anlam taşımayacağını belirten Öztürkler, Rum liderliğine Kıbrıs tarihine objektif bir pencereden bakmaları çağrısında bulundu. “Aynı kilit, farklı anahtarla açılmaz” diyen Öztürkler, sorunun çözümü için zihinsel dönüşümün şart olduğunu dile getirdi.

Sönmezliler Ocağı Başkanı Erden Esenyel de, Kıbrıs Türk halkının, TMT ruhuyla varını yoğunu ortaya koyan kahraman mücahitlerin cesareti, fedakârlığı sayesinde bugün bu adada yaşam hakkı elde ettiğinin altını çizdi.

Sönmezliler Ocağı Asbaşkanı Akay Cemal de Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’le ilgili olarak yazılan çirkin yazıları protesto ettiklerini söyledi.

Konuşmaların ardından  hediye teatisinde bulunuldu.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yabancı ülkelerle yaptığı askeri anlaşmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Üstel, yazılı açıklamasında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in değerlendirmelerine tepki göstererek, Rum tarafının adadaki siyasi ve hukuki gerçekleri görmezden gelmeye devam ettiğini belirtti.

Rum lider Hristodulidis’in “Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanıyım, anlaşmalar yapmaya devam edeceğiz” yönündeki ifadelerini eleştiren Üstel, bu yaklaşımın Kıbrıs Türk halkının kurucu ortaklık haklarını ve siyasi eşitliğini yok saydığını vurguladı.

Üstel’in açıklaması şöyle:

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in, Güney Kıbrıs’ın Fransa başta olmak üzere yabancı devletlerle yaptığı tek taraflı askeri anlaşmalara yönelik haklı eleştirilerimize verdiği yanıt, Rum tarafının adadaki siyasi ve hukuki gerçekleri kabullenmekten ne denli uzak olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

 

Hristodulidis’in, “Ben Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanıyım. Artık herkesin bunu anlamasının vakti geldi. Avrupa Birliği üyesi bir devletiz, Birleşmiş Milletler üyesi bir devletiz ve anlaşmalar imzalamaya devam edeceğiz” şeklindeki açıklaması; Kıbrıs Türk halkının kurucu ortaklık haklarını ve siyasi eşitliğini yok sayan zihniyetin devam ettiğinin açık bir ifadesidir.

 

Öncelikle bilinmelidir ki; 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkı ile Kıbrıs Rum halkının eşit ortaklığı temelinde tesis edilmiştir. Bu ortaklık; Garanti Anlaşması, İttifak Anlaşması ve anayasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır. Ancak Rum tarafı, 1963 yılında Kıbrıs Türk halkını devlet kurumlarından silah zoruyla dışlayarak bu ortaklık düzenini, gasp ve işgal ederek, fiilen ortadan kaldırmış; ardından da tek meşru otoriteymiş gibi davranmaya başlamıştır.

 

Dolayısıyla Hristodulidis’in temsil ettiğini iddia ettiği yapı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortaklık niteliğini yitirmiş bir yapıdır.

 

Yani Hristodulidis’in “istediğim ülkeyle istediğim anlaşmayı yaparım” anlayışıyla hareket etmesi, hukuki dayanaklardan da yoksundur.

 

Son dönemde özellikle Fransa ile yapılan savunma anlaşmaları, yabancı askeri varlığın artırılmasına yönelik girişimler ve İsrail başta olmak üzere farklı aktörlerle geliştirilen askeri iş birlikleri; Güney Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz’de bir askeri üs ve silahlanma merkezine dönüştürme riskini beraberinde getirmektedir.

 

Bu yaklaşım yalnızca Güney Kıbrıs’ın değil, Ada’nın genelinin ve tüm bölgenin güvenliğini tehdit etmektedir.

 

Orta Doğu’daki çatışmaların derinleştiği bir dönemde, Güney Kıbrıs’ın bu yönde adımlar atarak kendisini ve adayı büyük güç rekabetinin parçası haline getirmesi son derece sorumsuz bir yaklaşımdır.

 

Bu politikalar, yalnızca Kıbrıs Rum halkını değil, Türk halkını da ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya bırakmaktadır.

 

İşte tam da bu nedenle adada iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğunu vurguluyoruz. Zira Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu yok sayan bir anlayışın, tüm adayı temsil ettiğini iddia etmesi kabul edilemezdir.

 

Rum liderliğine çağrımız açıktır:

Adayı yabancı askeri güçlerin çıkar alanına dönüştürmekten vazgeçin. Adayı çatışmaların merkezine taşımayın.

 

Kıbrıs Türk halkı, Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü altında, 50 yılı aşkın süredir barış ve huzur içerisinde yaşamaktadır.

 

Bu gerçek ortadadır.

 

Ve bu gerçeği değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.”

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde (KSTÜ) başlatılan “sahte diploma” soruşturması kapsamında tutuksuz yargılanan sanık Fatma Ünal, bugün yeniden Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Ünal’ın davası itham için, 10 Haziran Çarşamba gününe ertelendi.

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi heyeti huzurunda görüşülen duruşmada, iddia makamı Başsavcılık adına Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz ve sanık avukatı Doğa Zeki hazır bulundu.

Sanık avukatı Doğa Zeki, mahkemede söz alarak, davayla ilgili alınması gereken ve mahkemeye sunulan emareler, dava ithamnamesi ve tanık ifadelerine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Zeki, ayrıca müvekkiliyle ilgili yeni bir dava ikame edilmesinin beklendiğini öğrendiğini belirtti.

Savcı da, istenilen evrakların kendilerine verileceğini ifade etti.

Sanık Fatma Ünal’ın Güzelyurt Kaza Mahkemesi’ndeki ilk tahkikat duruşmasında, 41 emare sunulmuş ve toplam beş tanık dinlenmişti.

Sanık, “Sahte Resmi Belge Düzenleme”, “Sahte Resmi Belgeyi Tedavüle Sürme”, “Sahte Resmi Belge Düzenlenmesini Tahrik Etme” ve “Yetkisiz Belge Düzenleme” suçlaması olmak üzere toplam 16 ayrı davadan itham edilmişti.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, partisinin Maraş buluşmasında yaptığı açıklamadan bir paylaşım yaptı.

Bakan Erhan Arıklı, “Biz sahaya çıktık. Isınma hareketleri yapıyor, Ekim ayındaki maç için rakiplerimizi bekliyoruz. Sahte anketlerle, algı operasyonları ile maç kazanılmaz. Maç sahada kazanılır. Maçın sonucunu belirleyecek olan da halktır…” ifadelerini kullandı.

Arıklı, “Sahada herkes yaptıklarının ve yapamadıklarının hesabını verecek. Geçmişte hükumeti bırakıp kaçanlar, bu sefer halka reçetelerini de sunmak zorundalar” dedi.


Devamını Oku

Trending

Reklam