Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Bienal Lefkoşa’ya 22 ülkeden 150 başvuru yapıldı

Published

on

Lefkoşa’da düzenlenecek uluslararası çağdaş sanat etkinliği Bienal Lefkoşa’ya 22 farklı ülkeden toplam 150 sanatsal proje başvurusu yapıldı.

Lefkoşa Türk Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, bienale, Amerika, Almanya, Portekiz, Belçika, Brezilya, Rusya, Fransa, İngiltere, İspanya, Kanada, İtalya, Nijerya, Pakistan, Zimbabve, Özbekistan, Kazakistan, Kamerun, Türkiye, KKTC, İran, Mısır, Filistin ve Güney Kıbrıs’tan katılım olacak.

Arkhe tarafından organize edilen Bienal Lefkoşa, 7 Kasım – 6 Aralık 2025 tarihleri arasında yapılacak. Bienal, Lefkoşa Türk Belediyesi’nin himayesinde, Vedat Kaner Vakfı’nın ana sponsorluğu, Türk Hava Yolları’nın ulaşım sponsorluğu ve Pasha Group’un konaklama sponsorluğuyla hayata geçiyor. Design House Stockholm ve Poster for Tomorrow da Bienal Lefkoşa’ya destek veriyor.

Lefkoşa’nın kültürel, ekonomik ve sosyal yapısına kalıcı katkılar sunmayı hedefleyen bienal, genç sanatçılara yeni ifade alanları açarak onların görünürlüğünü artırmayı, aynı zamanda sanatın eğitici ve dönüştürücü gücünü öne çıkarmayı amaçlıyor. Bu yönüyle sadece sanat dünyasına değil, üniversitelerden sivil toplum örgütlerine, meslek odalarından esnafa kadar tüm kenti içine alan katılımcı bir model öneriyor.

Lefkoşa’nın tarihi ve mimari dokusu, kültürel çeşitliliği ve çok katmanlı mirası, bienalin tematik çerçevesini oluşturuyor. Yerel sanatlar, geleneksel üretim biçimleri ve kentin hafızasında yer etmiş mekânlar da bienalin önemli bileşenleri arasında yer alacak.

-Tarihi ve sembolik mekanlar ev sahipliği yapacak

Bienal Lefkoşa kapsamında kullanılacak mekânlar da şehrin kültürel ve tarihsel dokusunu yansıtan özel alanlardan seçildi. Atatürk Kültür Merkezi, Bedesten, İsmet Vehit Güney Sergi Salonu, Sultan II. Mahmut Kütüphanesi, Arabahmet Kültür Evi ve Bandabuliya, bienalin kesinleşen ana sergi ve etkinlik alanları arasında yer alıyor. Ayrıca kent genelinde farklı bölgelerde yer alan sahne ve kamusal alanların Bienal’e entegre edilmesi için çalışmalar sürüyor. Çoklu mekân kullanımı sayesinde Bienal, Lefkoşa’nın hem tarihi belleğine hem de güncel kent yaşamına dokunan dinamik bir sanat rotası oluşturmayı hedefliyor.

Etkinlik öncesi sürecin katılımcı ve kapsayıcı bir şekilde yürütülmesi için, iki ayrı açık oturumda Bienal Forumu düzenlendi. Devlet kurumları, sivil toplum kuruluşları, sanatçılar ve kültür profesyonellerinin katılımıyla gerçekleştirilen forumlarda, bienalin amacı, süreci ve vizyonu kamuoyuyla paylaşıldı. Katılımcılar görüş ve önerileriyle sürece aktif katkı sundu.

-Küratoryal ekip ve seçici kurul

Bienalin küratöryal ve seçici komitesinde, uluslararası alanda tanınan isimler yer alıyor. Fransa’dan küratör Hervé Matine, İtalya’dan tasarımcı Ginette Caron, Kıbrıs’tan tasarımcı ve akademisyen Senih Çavuşoğlu ve İspanya’dan sanatçı ve Arkhe Yürütme Kurulu Üyesi Aslı Bolayır bu isimler arasında yer aldı. Bu ekip, gelen 150 başvuruyu değerlendirerek Bienal’de yer alacak projeleri seçecek. Seçilen eserlerin uygulanması sürecinde de küratoryal kurul olarak görev almaya devam edecek. Bienalde yer alacak sanatçılar 1 Eylül 2025 Pazartesi günü kamuya ilan edilecek.

-Merhamet ve sanatın gücü

Bienalin arka planında, çağdaş dünyada merhamet kaybına dikkat çeken bir düşünsel çerçeve yer alıyor. Etkinliğin hazırlık sürecinde referans alındığı belirtilen Susan Sontag’ın “Başkalarının Acısına Bakmak” adlı eserinde dile getirdiği gibi, merhamet artık pasif bir duygu değil; eyleme dönüşmesi gereken bir sorumluluk olarak ele alınıyor. Bienal Lefkoşa da bu sorumluluğu sanat aracılığıyla üstleniyor.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Orta Doğu’daki savaşın etkilerine karşı ekonomik ve güvenlik tedbirlerinin önemine dikkat çekti.

“Sakin olunması, sabırlı olunması ama tabii aynı zamanda da hep beraber birlik içerisinde bu süreci takip etmemiz ve alınacak olan tedbirler olsun, tasarruflar olsun bu konuda hep birlikte hareket etmemiz gerekir. Aynı gemi içerisindeyiz. Evet görüşlerimiz bazı noktalarda farklı olabilir ama öyle durumlar vardır ki birlik içerisinde yolumuza devam etmemiz gerekir” diyen Hasipoğlu, milletvekillerine çağrıda bulundu.

ÖNCE TASARRUF KALEMLERİ, SONRA EKONOMİK TEDBİRLER

Hasipoğlu, Başbakan Ünal Üstel’in açıkladığı tasarruf kalemlerinin birinci tedbirler olduğunu vurguladı. İlerleyen süreçte ekonomik tedbirlerin ikinci paketi ile gündeme geleceğini belirten Bakan, “Bakanlar Kurulu bu olağanüstü durumlardan dolayı çok sık zaten toplanmaya başladı” ifadelerini kullandı.

BRENT PETROL 60 DOLARDAN 105 DOLARA ÇIKTI, SÜT İHRACINDA KRİZ VAR

Ekonomik göstergelere dikkat çeken Hasipoğlu, “Daha önce konuşmacılar da ifade etti. Brent petrolün dolar bazında altmış dolardan yüz beş dolara çıktı. Bir süt krizi var, bildiğiniz üzere o sütün ihracında bir kriz var” dedi.

Bakan, ekonomik tedbirlerin yanı sıra güvenlik tedbirlerinin önemine vurgu yaparak, “Bu tür durumlarda ekonomik tedbirler alınacağı gibi aynı zamanda güvenlik tedbirleri de tabii ki çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

YENİ DÜNYA DÜZENİ, CANAVARLAR ZAMANI

Orta Doğu’daki çatışmalar ve küresel riskler hakkında değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, “Artık yeni bir dünya düzenine doğru bir gidişat var. Liderler bir anda koltuklarından oluyor, rejimler değişiyor, insanlar katlediliyor, BM seyirci kalıyor! Eski dünya düzeni ölüyor, yenisi doğmak için mücadele veriyor. Bu geçiş sürecinde de tabi canavarlar ortaya çıkıyor. Bunun en hazin örneği 168 İranlı kız çocuğunun 28 Şubat sabahı İsrail’den atılan füzeyle katledilmesidir” dedi.

“GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİNİN FIRSATÇILIĞINI İZLİYORUZ”

Hasipoğlu, Rum yönetiminin bölgedeki hareketliliğini eleştirerek, “Güney Kıbrıs Rum yönetimi aman beni koruyun, ülkem elden gidiyor, bir anda Fransa’yı, İtalya’yı, Amerika’yı, İsrail’i ülkesine çağırıyor” ifadelerini kullandı.

Bakan, “Adayı daha da hedef haline getiriyor ve silahlanıyor. Kime karşı silahlanıyor? Tabii ki bize ve ana vatan Türkiye’ye karşı silahlanıyor” dedi.

“ALTI F-16 UÇAĞI KIBRIS TÜRK HALKININ GÜVENLİĞİ İÇİN GELDİ”

Türkiye’nin adadaki güvenlik önlemlerine dikkat çeken Hasipoğlu, “Bugün Türkiye’den kalkacak uçakların buraya geliş süresi beş dakika. Nitekim altı tane F-16 uçağı bugün adamıza geldi. KKTC halkının güvenliği için geldi” dedi.

TÜRK ORDUSU ADADAKİ BARIŞIN TEMİNATI

Adadaki Türk askerinin işgalci olmadığını vurgulayan Bakan, “Yunan Savunma Bakanı’nın ifade ettiği gibi adadaki Türk askerinin işgalci değil, bilakis adadaki Türk askeri 1974 Mutlu Barış Harekatı’ndan itibaren bu adaya barışı ve huzuru getirdi. F-16 uçaklarının adaya gelmesi de barış ve huzur içindir” dedi.

ABD, İSRAİL VE RUM YÖNETİMİYLE BÖLGESEL İŞBİRLİKLERİ

Bakan, bölgedeki uluslararası işbirliklerine dikkat çekerek, “İsrail diyor ki Kıbrıs adası İsrail’in bir güvenlik meselesidir. Bu cümle bile Rum yönetiminin hangi amaca hizmet ettiğinin en bariz göstergesidir” ifadelerini kullandı.

BİRLİK VE BERABERLİK ÇAĞRISI

Konuşmasını birlik ve beraberlik mesajıyla tamamlayan Hasipoğlu, “Bu günleri birlik ve beraberliğimizi bozmadan geçirip, savaşı en az zararla atlatmak için hep birlikte mücadele etmeliyiz. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte bu süreci en güvenli şekilde atlatacağımızdan şüphem yoktur” dedi.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Meteoroloji Dairesi, bugün ve Çarşamba günü sabah saatlerinde yer yer don olayı beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin, 10–16 Mart tarihlerini kapsayan haftalık hava tahmin raporuna göre, iç kesimlerde ve sahillerde en yüksek hava sıcaklığı18-21 derece dolaylarında seyredecek.

Bölge, periyodun ilk yarısında yüksek basınç sistemi, ikinci yarısında ise alçak basınç sistemiyle soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Buna göre hava; genellikle az bulutlu, Perşembe gününden itibaren parçalı ve çok bulutlu olacak.

Rüzgâr, genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli; Perşembe günü ise yer yer fırtınamsı rüzgâr şeklinde esecek.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, trafik kameraları, biriken cezalar ve radar sistemiyle ilgili tartışmalara açıklık getirdi.

Arıklı konuşmasında, teknik sorunlar nedeniyle biriken cezaların vatandaş üzerinde yarattığı mağduriyeti kabul ederken, puan cezalarının silinmesi ve para cezalarıyla ilgili yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını söyledi.  Arıklı, ayrıca kameraların sorunsuz bir şekilde çalıştığını ve ciddi bir şekilde ceza yazdığını söyledi.

“Polisin elinde yaklaşık 100 bin civarında ceza var”

Arıklı, trafik cezalarının dağıtımı konusunda geçmişte yapılan ihale uygulamasının ciddi sorunlar yarattığını anlattı. Normalde cezaların polis tarafından dağıtılması gerektiğini ancak bir dönem bunun özel sektöre ihale edildiğini belirten Arıklı, sürecin beklenildiği gibi işlemediğini ifade etti.

İhalenin ardından yaşanan bütçe ve uygulama sorunları nedeniyle cezaların biriktiğini söyleyen Arıklı, şu anda polis teşkilatının elinde yaklaşık 100 bin civarında trafik cezası bulunduğunu dile getirdi.

Kameraların sayısının artması ve daha önce çalışmayan bazı sistemlerin devreye girmesiyle birlikte yeni cezaların da eklenmeye devam ettiğini kaydeden Arıklı, bu durumun polisi de ciddi şekilde zorladığını söyledi.

“Bir anda adamın eline 8-10 tane ceza veriyorsunuz, ehliyetini kaptırıyor”

Bakan Arıklı, biriken cezaların vatandaş açısından ciddi bir mağduriyet yarattığını vurguladı. Özellikle puan sistemi nedeniyle aynı anda çok sayıda ceza tebligatı alan sürücülerin bir anda ehliyetlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Vatandaşların cezaları zamanında bilmesi halinde daha dikkatli araç kullanabileceğini söyleyen Arıklı, gecikmenin devlet kaynaklı olduğunu ve bunun bedelinin vatandaşa yüklenmemesi gerektiğini ifade etti.

Bu nedenle hükümet içinde konunun tartışıldığını belirten Arıklı, puan cezalarının belirli bir dönem için silinmesi seçeneğinin gündeme geldiğini açıkladı. Mali açıdan bunun bir sorun oluşturmadığını ancak para cezaları konusunda farklı bir formül bulunması gerektiğini söyledi.

“Para cezalarını güvenlik kuvvetlerinin ihtiyaçları için kullanabiliriz”

Arıklı, çözüm arayışı kapsamında Maliye Bakanı ile görüşme yaptıklarını ve geçmişte uygulanan bir modelin yeniden değerlendirildiğini aktardı.

Bu modele göre trafik cezalarının yeniden polis tarafından dağıtılması ve elde edilen gelirlerin güvenlik kuvvetleri ile polis teşkilatının ihtiyaçları için kullanılmasının gündeme geldiğini belirtti.

Bir buçuk iki yıl önce benzer bir öneriyi Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na ilettiklerini de hatırlatan Arıklı, polis sayısının yetersizliği gibi sorunların da bu tartışmanın parçası olduğunu ifade etti.

Bakan Arıklı, teknik sorunlar nedeniyle yaşanan gecikmeler için de özür diledi.

“Bu kameralar basit kameralar değil”

Mecliste radar ve kamera sistemlerinin çalışıp çalışmadığına ilişkin eleştiriler de gündeme geldi. Arıklı, trafik radarlarının kurulduğu andan itibaren çalıştığını ancak bazı kameraların teknik ömürlerini tamamladığını söyledi.

Kamera sistemlerinin bakım ve yedek parça maliyetlerinin ciddi sorun yarattığını belirten Arıklı, örnek olarak 35 bin avroya alınan bir kameranın tamiri için 25 bin avroluk fatura çıkarıldığını anlattı.

Bu nedenle Türkiye ile yapılan görüşmeler sonucunda mevcut sistemlerin yerli yazılımlarla çalışan yeni kameralarla değiştirilmesine karar verildiğini ifade eden Arıklı, güvenlik risklerine de dikkat çekti.

Yabancı firmaların kontrolündeki sistemlerin güvenlik açısından sakıncalı olabileceğini söyleyen Arıklı, yeni kurulan yerli sistemlerin şu anda aktif şekilde çalıştığını belirtti.

Bakan Arıklı, buna rağmen polis teşkilatının elinde biriken cezaların eritilmesi gerektiğini ve mevcut haliyle birçok sürücünün bir anda ehliyetini kaybetme riski bulunduğunu sözlerine ekledi.

Devamını Oku

Trending

Reklam