Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Published

on

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleştirilen BRT canlı yayınına katılarak gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Erhürman, seçim öncesi verilen sözlerin tamamının takip edildiğini, Kıbrıs müzakereleri konusunda önerilen dört maddelik metodolojinin masada olduğunu ve Kıbrıs Türk halkının iradesinin yok sayılmasına izin verilmeyeceğini vurguladı.

“SEÇİMDEN ÖNCE NE DEDİYSEK, SEÇİMDEN SONRA DA ONU YAPACAĞIZ”

Erhürman, göreve gelmesinin ardından geçen kısa süre içinde seçim döneminde vaat edilen tüm adımların hayata geçirilmesi için çalışıldığını söyledi. Erhürman, Cumhuriyet Güvenlik Kurulu, Siyasi Partiler Konseyi ve iki toplumlu komitelerin toplandığını, iç meselelerde de Cumhurbaşkanlığı’nın “noter makamı değil, aktif bir makam” olduğunu hatırlattı.

10 MADDELİK LİSTE VE 4 MADDELİK METODOLOJİ

Cumhurbaşkanı Erhürman, müzakere sürecine ilişkin dört maddelik metodoloji önerisini seçimden önce duyurduklarını anımsatarak, bu dört maddeyi ilk toplantıda tüm taraflarla paylaştıklarını, görüşme masası ve müzakere masası ayrımını netleştirdiklerini, 10 maddelik ilk öncelikli listeyi de bu çerçevede hazırladıklarını ifade etti.

Erhürman, listede yalnızca Kıbrıs Türk tarafının lehine değil, her iki topluma fayda sağlayacak önerilerin bulunduğunu belirtti, Metehan Geçiş Kapısı örneğini verdi.

“KIBRIS TÜRK HALKI SADECE YARARLANAN DEĞİL, İRADESİ TANINMASI GEREKEN BİR HALKTIR”

Güney Kıbrıs’ın Lübnan ile imzaladığı anlaşmaya işaret eden Erhürman, “Bazı öneriler Rum tarafının da lehinedir, Erhürman memnun olmalı” yorumlarından rahatsızlık duyduğunu belirtti.

Erhürman, “Biz yararlanıcı bir halk değiliz; iradesi tanınması gereken bir halkız.” dedi.

RUM TARAFININ AÇIKLAMALARI: “YOK HÜKMÜNDE DEDİM; ÇÜNKÜ DUYARSAM MASA YÜRÜMEYECEK”

Erhürman, Rum lider Hristodulidis’e atfedilen bazı açıklamaların kendisine masada söylenmediğini belirterek bunları “yok hükmünde” değerlendirdiğini söyledi, “Duymamış olayım dedim. Çünkü duyarsam, garantiler konusunda seçim döneminde söylediklerim devreye girer ve masa daha ilk günden dağılır.” dedi.

Erhürman, dönüşümlü başkanlık konusunun yaşamsal önem taşıdığını hatırlatarak, Crans Montana gecesini hatırlattı, “Son günün son gecesi ‘rotating presidency’ kategorik olarak reddedildi. Bu kez daha ilk günde bunun netleşmesini isterim” açıklamasını yaptı.

“KIBRIS SORUNU ARTIK İKİ TOPLUMLU BİR SORUN DEĞİL, ULUSLARARASI BİR DENKLEM”

Cumhurbaşkanı Erhürman, Kıbrıs sorununun bugün çok daha geniş bir uluslararası resmin parçası olduğuna dikkat çekti. ABD–İsrail–Güney Kıbrıs–Yunanistan eksenindeki askeri ve siyasi yakınlaşmanın bölgedeki dengeleri değiştirdiğini söyledi.

“Bizimki tango değil; çok daha kalabalık bir halay. Birçok aktörün ayak uydurması gereken bir süreç.” diyen Erhürman, Kıbrıs Türk halkının uluslararası satranç tahtasında bir piyon gibi görülmesine karşı olduklarını, kendi “satranç tahtalarında” etkin şekilde var olmaları gerektiğini vurguladı.

İÇ SİYASET VE DEVLET İŞLEYİŞİ: “CİDDİYET VE İSTİŞARE ŞART”

Cumhurbaşkanı, devletin uzun yıllardır bozulmuş çalışma düzenini yeniden kurmaya çalıştıklarını, yürütme–yasama–Cumhurbaşkanlığı arasındaki anayasal ilişkilerin doğru zemine oturtulması gerektiğini söyledi.

İlahiyat Koleji protokolünün iki yıl gecikmeyle Cumhurbaşkanlığı’na gelmesini örnek göstererek Erhürman, “Uluslararası anlaşmalar devletin itibar işidir. En başından istişare edilmelidir.” dedi ve protokolü Anayasa Mahkemesi’ne gönderme gerekçelerini açıkladı.

“KIBRIS’TA DA BÖLGEDE DE KALICI BİR BARIŞA İHTİYAÇ VAR”

Ortadoğu’daki sıcak çatışmaların adaya sıçrama ihtimalinin Kıbrıs Türk halkını kaygılandırdığını söyleyen Erhürman, “Bölgede gerginlik artıyor. Bizim görevimiz, Kıbrıs’ta kalıcı çözüm ve kalıcı barışı tesis etmektir.”

Kaynak: Kıbrıs Postası

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda CTP Gazimağusa Milletvekili Şifa Çolakoğlu, “Turizm Sezonu Açılırken Müze ve Ören Yerlerinin Durumu” başlıklı güncel konuşma yaptı.

Çolakoğlu, konuşmasında turizm sektörünün yaşadığı zorlukların yanı sıra ülkeye turist çekme ve turizm gelirlerini artırma yollarının da ele alınması gerektiğini belirtti. Çolakoğlu, bu dönemde sektörün geliştirilmesine yönelik daha kapsamlı politikalar üretilmesinin önemine dikkat çekti.

Eski Eserler Dairesi’nin mevcut durumuna da değinen Çolakoğlu, kurumun yıllar öncesine dayanan bir yapı ile hizmet vermeye çalıştığını kaydederek, yapısal eksikliklerin giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Çolakoğlu, müze ve ören yerlerinin mevcut durumuna dikkat çekerek, birçok tarihi alanın kapalı olması nedeniyle vatandaşların özellikle hafta sonları bu alanları ziyaret edemediğini söyledi. Çolakoğlu, söz konusu yerlerin çevre temizliği konusunda da ciddi şikâyetler aldıklarını ifade etti.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, CTP Gazimağusa Milletvekili Şifa Çolakoğlu’nun “Turizm Sezonu Açılırken Müze ve Ören Yerlerinin Durumu” konulu güncel konuşmasına yanıt verdi.

Müzeler için ciddi sayıda istihdama ihtiyaç duyulduğunu belirterek, mevcut yapının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ataoğlu, müzelerin özelleştirilmesi ve çağdaş müzecilik anlayışının hayata geçirilmesine yönelik bir formül üzerinde çalışıldığını söyledi.

Görev süreleri boyunca yeni müzelerin açıldığını ve bazı mevcut müzelerde restorasyon çalışmalarının tamamlandığını aktaran Ataoğlu, İskele Arkeoloji Müzesi’nin kendi dönemlerinde hizmete açıldığını hatırlattı.

Girne’de kamu-özel iş birliğiyle hayata geçirilen Güzel Sanatlar Müzesi’nin (Girne) önemli bir proje olduğunu belirten Ataoğlu, ayrıca Güzelyurt Tren İstasyonu’nun da yeniden düzenlenerek turizme kazandırıldığını söyledi. Ataoğlu, tren istasyonunun karşısındaki alanla ilgili de çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Ören yerlerindeki çevre kirliliği eleştirilerine de yanıt veren Ataoğlu, bu alanlar için Maliye Bakanlığı tarafından yeterli bütçe ayrılamadığını, bu nedenle belediyelerle iş birliği içinde sorunları çözmeye çalıştıklarını kaydetti.

2016–2019 yılları arasında yürütülen hibe programlarına da değinen Ataoğlu, yıkılma tehlikesi bulunan bazı alanların turizme kazandırıldığını belirtti. Son dönemde açılanlar dahil toplam 23 müze için ilk etap çalışmalarının tamamlandığını ifade eden Ataoğlu, özelleştirme komitesinin toplandığını, şartnamelerin hazırlandığını ve sürecin Merkezi İhale Komisyonu aşamasına gelmek üzere olduğunu açıkladı.

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, Damla Dabis’in Kanal T’de hazırlayıp sunduğu programa katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Meclis dışında geçen süreçte yaşanan yolsuzluk, rüşvet ve sahte diploma skandallarına dikkat çeken Ekinci, toplumda ciddi bir güvensizlik oluştuğunu söyledi.
Saha çalışmalarında TDP’ye yönelik güçlü bir beklenti ve özlem gözlemlediklerini belirten Ekinci, siyasetin yeniden güven ve liyakat temeli üzerine kurulması gerektiğini vurguladı.
“Temel sorun: yönetim ve vizyon”
Ülkedeki ekonomik ve yapısal sorunların temelinde yönetim zafiyeti olduğunu ifade eden Ekinci, mevcut anlayışın toplumsal refah yerine dar çıkar ilişkileri üzerinden şekillendiğini söyledi.
Ekinci, ülkenin en basit krizlere dahi hazırlıksız yakalandığını belirterek, bunun temelinde vizyon eksikliğinin yattığını ifade etti.
“İlk adım: nüfus sayımı ve yolsuzlukla mücadele”
Çözüm için atılması gereken adımları da sıralayan Ekinci, veri odaklı siyaset için nüfus sayımının zorunlu olduğunu belirtti.
Yolsuzlukla mücadele edilmeden hiçbir reformun başarıya ulaşamayacağını ifade eden Ekinci, “Bu topluma yaşatılanların hesabı sorulacak” dedi.
“Sorun emekçiler değil, yönetimdir”
Hayat pahalılığı tartışmalarına da değinen Ekinci, kamu ve özel sektör çalışanlarının karşı karşıya getirilmesini eleştirdi.
“Bu bir emekçi sorunu değil, yönetim sorunudur” diyen Ekinci, mevcut hükümetin meşruiyetini kaybettiğini savundu.
“Basın muhatap bulamadı”
Göreve gelişinin ilk haftasında yaşanan gelişmelere de değinen Ekinci, sürecin yalnızca ifade özgürlüğü ekseninde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Süreçte en büyük sorunlardan birinin kurumsal muhatap eksikliği olduğunu vurgulayan Ekinci, basın emekçilerinin kiminle iletişime geçeceğini bilmediğini söyledi.
Devletin üst kademelerinde dahi koordinasyon eksikliği yaşandığını ifade etti.
“Bu bir demokrasi suikastıdır”
Yaşananları daha geniş bir çerçevede değerlendiren Ekinci, sürecin organize bir müdahale olduğunu savundu.
“Bunu yapanlar bu ülkenin dinamiklerini çok iyi biliyor. Bu bir demokrasi suikastıdır” diyen Ekinci, olayın bilinçli şekilde kurgulandığını ifade etti.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Antalya Diplomasi Forumu’nu değerlendirdi.
Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette” ifadelerini kullandı.
Erhürman’ın paylaşımı şu şekilde:
“Antalya Diplomasi Forumu sonrasında yurttaşlarımızdan tebrikler, öneriler, eleştiriler geldi. Forum kapsamında yapılan görüşmeler ile ilgili daha ayrıntılı bir değerlendirme yapacağım elbette. Şimdilik, yalnızca bir girizgah…
Cumhurbaşkanı olarak yurttaşlarımızın, herhangi bir baskı ve endişe hissetmeksizin Cumhurbaşkanlığı makamına yalnızca tebriklerini değil, eleştirilerini de özgürce iletmeleri benim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı.
Üslup? Her yurttaş kendi üslubunu dilediği gibi belirler. Üslubun değerlendirilmesi benim işim değil. O, hedef kirlenin yapacağı bir iş. Benim görevim, üslup ne olursa olsun içeriği değerlendirmeye, beklentiyi, onun toplumsal tabanını, sosyolojik ve sosyo-kültürel arka planını anlamaya çalışmak.
Seçimden önce ne söylediysek, aynı çizgide devam ediyoruz. Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette.
Yine seçimden önce hep söylediğim gibi, sabır, soğukkanlılık, ciddiyet ve kararlılık… Bu ilkelerin bizi altı ay kadar önce başladığımız noktadan çok daha ileri bir noktaya taşıdığını görüyor ve biliyorum.
Daha da hızlanarak devam ediyoruz. Hep birlikte…”


Devamını Oku

Trending

Reklam