Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Ankara temasları kapsamında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi’nde CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından iki lider ortak basın açıklaması yaptı.

Basın toplantısında konuşan İncirli, CTP ile CHP’yi bir araya getiren temel unsurun barış, adalet, hukukun üstünlüğü ve sosyal adalet mücadelesi olduğunu ifade etti. Bölge açısından istikrar ve barışın bir tercih değil, zorunluluk olduğuna inandıklarını vurgulayan İncirli, bu çerçevede iki parti arasındaki ilişkilerin sadece nezaket ziyaretleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

İncirli, “Birbirimizle dayanışma içinde olmaya, fikir alışverişi yapmaya ve istişare etmeye devam edeceğiz. Bu temasların, ortak çalışma alanlarına evrilmesi bizim için son derece önemli ve özel bir arzu” dedi.

2026 yılına işaret eden İncirli, Kuzey Kıbrıs’ta erken genel seçim beklentisinin toplumda güçlü biçimde hissedildiğini belirtti. Mevcut yönetime yönelik ciddi bir güven sorunu yaşandığını ifade eden İncirli, CTP’nin bu süreçte iktidar sorumluluğunu üstlenmeye hazır olduğunu kaydetti.

İncirli, “Cumhuriyetçi Türk Partisi olarak bu sorumluluğu, uzlaşı kültürü içinde, diyaloğa açık bir anlayışla ve sosyal adaleti yeniden inşa edecek bir perspektifle üstlenmeye hazırız” diye konuştu.

CTP’nin, eşitlik, kardeşlik, karşılıklı saygı ve kurumsal iş birliği temelinde hem Türkiye ile ilişkilerin hem de siyasal partiler arasındaki ilişkilerin sürdürülmesi için azami çaba göstereceğini vurgulayan İncirli, CHP’nin demokratik sol ilkeler doğrultusundaki çalışmalarında birlikte olmaktan büyük mutluluk duyacaklarını da dile getirdi.

İncirli, açıklamasının sonunda CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve heyetine misafirperverlikleri için teşekkür ederek, CHP Genel Merkezi’ni ziyaret etmekten onur ve gurur duyduklarını ifade etti.

 

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, KKTC’nin güvenli olmadığı yönündeki söylemleri kabul etmediğini belirterek, KKTC’nin güvenli bir ülke olduğunu kaydetti.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre Öztürkler, Kıbrıs TV’de “Kıbrıs’ta Sabah” programına katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Öztürkler, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ile Toplum Lideri Dr. Fazıl Küçük’ü saygıyla andığını belirterek, verilen mücadelenin doğru anlaşılması ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı.

KKTC’nin özgür ve bağımsız bir devlet olarak kıymetinin iyi bilinmesi gerektiğini ifade eden Öztürkler, “Anavatan Türkiye ile birlikte can verdik, kan verdik, bu toprakları vatan yaptık.” dedi.

KKTC’nin güvenli olmadığı yönündeki söylemleri kabul etmediğini belirten Öztürkler, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve polis teşkilatının aldığı tedbirlerin ülkenin güvenli olduğunu gösterdiğini söyledi.

Suç çeşitliliğinin dünya genelindeki gelişmelere paralel olarak arttığını ifade eden Öztürkler, kamuya düşen görevin denetimlerin artırılması, polis sayısının güçlendirilmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması olduğunu kaydetti.

-“Türk askerinin varlığının tartışma konusu değildir”

Rum tarafının yıllardır Kıbrıs Türk liderliğini “uzlaşmaz” olarak göstermeye çalıştığını belirten Öztürkler, bunun bir algı operasyonu olduğunu söyledi.  Türkiye’nin adada işgalci değil garantör ülke olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Kıbrıs Türk halkı azınlık değil, bu adanın ev sahibidir. Türk askeri de burada kalacaktır.” ifadelerini kullandı.

Öztürkler, Annan Planı döneminde Kıbrıs Türk halkının iyi niyetinin karşılık bulmadığını, Güney Kıbrıs’ın ise “hayır” demesine rağmen ödüllendirildiğini söyledi.  AB’nin Güney Kıbrıs’ı üye yaparak büyük bir hata işlediğini belirten Öztürkler, “AB ve BM tüm imkânları Güney’e verdi. Bu şartlarda neden bizimle anlaşsınlar?” diye sordu. Güney Kıbrıs, İsrail ve Yunanistan arasındaki silahlanma iş birliklerine dikkat çeken Öztürkler, adanın jeopolitik konumu gereği kritik bir bölgede bulunduğunu söyledi.

Türkiye’nin varlığının bölgede istikrar sağladığını belirten Öztürkler, uluslararası hukukun sıkça ihlal edildiği bir dönemde Türkiye’nin garantörlüğünün öneminin daha net görüldüğünü ifade etti.  Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür eden Öztürkler, Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını devraldığı süreçte Türkiye’nin AB Komisyonu üyelerini ağırladığını ve TBMM’nin güçlü desteğiyle KKTC’nin yanında olduğunu vurguladığını söyledi.

Türkiye ile ilişkilerin ekonomik ve siyasi bağların çok ötesinde, kardeşlik temelli olduğunu belirten Öztürkler, Türk askerinin varlığının tartışma konusu olmadığını söyledi.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, hakkında sahte diploma suçlamasıyla savcılık dosyası bulunan ancak dokunulmazlığının kaldırılması talebi reddedildiği için yargı önüne çıkarılamayan UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak ile ilgili Meclis’te alınan son kararı eleştirdi.

Çeler, söz konusu kararın “en hafif tabiriyle skandal” olduğunu vurgulayarak, yurttaş nezdinde şaibeli durumda olan ve masumiyetini henüz kanıtlamamış bir milletvekilinin önemli bir yurt dışı temas için görevlendirilmesinin, kamuoyunda ciddi rahatsızlık yaratacağının öngörülebilir olduğunu belirtti.

Bu kararın aynı zamanda, yurt dışı temasların ve oluşturulan heyetlerin temsili ağırlığının ve ciddiyetinin kavranamadığını açıkça gösterdiğini ifade eden Çeler, meselenin yalnızca bir görevlendirmeden ibaret olmadığını kaydetti.

“Asıl sorun yurt dışı görevlendirme değil”

Zeki Çeler açıklamasında, asıl sorunun yalnızca yurt dışına gönderilme meselesi olmadığının altını çizerek şu değerlendirmede bulundu:

“Masumiyetini kanıtlamak yerine dokunulmazlık zırhının arkasına saklanmayı tercih eden bir milletvekilinin sorun olarak algılanması için yurt dışına görevlendirilmesini beklemeye gerek yoktur. Söz konusu kişinin ülkede geçen her yasaya dahli vardır.”

Çeler, hassas bir aritmetiğe dayalı mevcut hükümet yapısı içinde bu milletvekilinin kilit bir pozisyonda bulunduğuna dikkat çekerek, Avrupa Parlamentosu’nda bir gün dahi konuk olarak bulunmasının sorun olduğunu, ancak 365 gün boyunca KKTC Meclisi’nde bulunmasının çok daha büyük bir sorun olduğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Demokrasi her gün biraz daha yıpratılıyor”

Açıklamasında, halkın şaibelerden arınmış bir Meclis talebinin görmezden gelindiğini ifade eden Çeler, yargı sürecini açıkça engelleyen bu tutumun demokrasiyi her geçen gün daha fazla aşındırdığını söyledi.

Çeler, suçsuzluğunu yargı önünde kanıtlamamış bir milletvekilinin ne yurt içinde ne de yurt dışında meşru bir temsil kapasitesine sahip olamayacağını kaydederek, asıl tehlikenin Meclis’in bu durumu olağanlaştırması olduğunu belirtti.

“Meclis’in yenilenmesi ertelenemez”

Zeki Çeler açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

“Sorunun büyüğü, Meclis’in bir bütün olarak bu durumu hem içeride hem dışarıda sorun etmeyecek hale gelmesi ve olup biteni normalleştirmesidir. Meclis’in şaibelerden uzak ve mutlak biçimde halk iradesini yansıtacak şekilde yenilenmesi, daha fazla ertelenemez bir ihtiyaçtır.” 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakan Ünal Üstel, “Halka Hizmet Yolunda Dört Yıl” başlıklı basın toplantısında Taşınmaz Mal Komisyonu’nun (TMK) hükümet açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti.

TMK’nın uluslararası alanda tanınmış, son derece özel ve stratejik bir iç hukuk yolu olduğunu vurgulayan Üstel, göreve geldikleri anda bu durumu net biçimde tespit ettiklerini ve gerekli girişimleri başlattıklarını söyledi, bu çerçevede yasal düzenlemelerin hayata geçirildiğini ifade etti. Yabancılara satılan mülklere yönelik özel vergiler getirildiğini belirten Üstel, bu sayede Taşınmaz Mal Komisyonu için sürdürülebilir bir finansman kaynağı oluşturulduğunu ve komisyonun yeniden işler hale getirildiğini kaydetti.

Üstel, bu süreçte milyonlarca sterlinlik kaynağın TMK’ye aktarıldığını ve gerekli ödemelerin yapıldığını dile getirdi. Üstel, TMK’nın kurulduğu günden bu yana yaptığı tüm ödemelerin yaklaşık üçte birinin kendi dönemlerinde gerçekleştirildiğini belirtti. Geçtiğimiz günlerde uluslararası bir mahkemenin, TMK’nın uluslararası tanınırlığa sahip geçerli bir iç hukuk yolu olduğunu bir kez daha teyit ettiğini hatırlatan Üstel, bu gelişmenin son derece önemli olduğunu vurguladı.

Bu kararın, Rum tarafının KKTC ekonomisini hedef alarak hukuku siyasallaştırmak suretiyle açtığı davaların önüne geçeceğini söyleyen Üstel, TMK’nın ayakta tutulmaması halinde davaların kar topu gibi büyüyeceğini ve inşaat sektörünün çok daha ağır risklerle karşı karşıya kalacağını ifade etti.


Devamını Oku

Trending

Reklam