Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın KKTC ziyaretinde Ercan Havalimanı’nda yaptığı açıklamada, Türkiye ile KKTC ilişkilerinin “ortak kadere, sınırsız güvene ve güçlü gelecek vizyonuna dayanan yaşamsal bir kardeşlik ilişkisi” olduğunu vurguladı.

Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin attığı yanlış ve sorumsuz adımların, adayı hiç istemedikleri bir savaş ortamının içine soktuğuna işaret ederek, “Anavatan Türkiye’nin desteği, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin ve geleceğinin en güçlü teminatıdır” dedi.

Üstel, “Egemenlik devletler için vazgeçilmezdir. Bu nedenle Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği de tartışmaya açık değildir. Biz egemen eşitlikten asla taviz vermiyoruz ve vermeyeceğiz” açıklamasında bulundu.

Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile birlikte Ercan Havalimanı’nda ortak basın toplantısı düzenledi.

Üstel, Cevdet Yılmaz’ın KKTC ziyareti kapsamında süregelen projeleri de ele alma fırsatı bulacaklarını ifade ederek, “Bu yıl özellikle yol, hastane, okul, enerji ve dijital altyapı alanlarında başlatılan önemli projelerin tamamlanmasını hedefliyoruz.” diye konuştu.

Üstel, Yılmaz’ı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve heyetine teşekkür etti.

Üstel, böylesi hassas bir dönemde Yılmaz’ın KKTC’ye gerçekleştirdiği bu ziyaretin, iki ülke arasındaki güçlü bağların ve ortak geleceğe yönelik kararlılığın açık bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Başbakan Üstel, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin, sıradan devletler arası ilişkilerin çok çok ötesinde olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

“Bizim ilişkilerimiz; tarihi bir derinliğe, ortak bir kadere, sınırsız bir güvene ve güçlü bir gelecek vizyonuna dayanan yaşamsal bir kardeşlik ilişkisidir.

Kıbrıs Türk halkı ile Anavatan Türkiye arasındaki bağ, hayati ve vazgeçilmez bir bağdır.”

“Bizim güvencemiz de, garantörümüz de, kardeşimiz de Türkiye’dir”

Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs’ın çevresinin adeta bir ateş çemberine dönmüş durumda olduğuna da işaret ederek, şunları kaydetti:

“Adamızın üzerinde füzeler dolaşmakta, fırlatılan dronlar Kıbrıs’ın güneyinde patlamaktadır.

Ne yazık ki son dönemlerde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin attığı yanlış ve sorumsuz adımlar, adamızı hiç istemediğimiz bir savaş ortamının içine sokmuştur.

Fransa ve İsrail ile imzalanan askeri anlaşmalar, adanın güneyinde başlatılan yabancı güçlere üs verme yarışı ve hali hazırda bulunan İngiliz üslerinin savaşın bir parçası haline getirilmesi; Güney Kıbrıs’ı fiilen çatışmanın tarafı haline getirmiştir.

Bugün Güney Kıbrıs’ta yaşayan Rum halkı korku içindedir ve ciddi bir huzursuzluk yaşamaktadır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak yaşanabilecek her türlü olasılığa karşı gerekli tüm hazırlıkları yapıyor olsak da, KKTC’de böyle bir endişeye rastlayamazsınız.

Çünkü insanımız Türkiye’ye güvenmektedir. Çünkü bizim güvencemiz de, garantörümüz de, kardeşimiz de Türkiye’dir.

Bu noktada Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs Türk halkının güvenliği için taşıdığı rolün önemi bir kez daha açık şekilde ortaya çıkmaktadır.

Türkiye’nin garantörlüğü ve Ada’daki varlığı, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve Doğu Akdeniz’deki dengelerin korunması açısından hayati öneme sahiptir.

Bu vesileyle Anavatan Türkiye’ye ve Türk milletine, Kıbrıs Türk halkına verdikleri güçlü destek için bir kez daha teşekkür ediyorum.

Bu adanın üç garantör ülkesi vardır. Yunanistan, 1963’ten 1974’e ve en nihayetinde 15 Temmuz 1974’te gerçekleştirdiği son darbe ile bu adaya savaşlar getirmiştir.

İngiltere üslerini savaşın bir parçası haline getirerek adayı bir kez daha çatışma riskinin içine sürüklemiştir.

Bu adaya tek barışı getiren ve bu barışın 50 yılı aşkın süredir kalıcı olmasını sağlayan garantör ülke Türkiye’dir

Kıbrıs Türk halkı bu gerçeği en iyi bilen halklardan biridir. Çünkü bizler, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile özgürlüğümüzü, güvenliğimizi ve onurlu geleceğimizi koruma imkanına kavuşmuş bir milletiz.

O gün Anavatan Türkiye’nin kararlı iradesi sayesinde Kıbrıs Türk halkı yok olmaktan kurtulmuş, bugün sahip olduğu güvenliğe ve devlete ulaşmıştır.

Bugün de aynı gerçek geçerlidir: Anavatan Türkiye’nin desteği, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin ve geleceğinin en güçlü teminatıdır.”

“Egemenlik devletler için vazgeçilmezdir”

Başbakan Ünal Üstel, egemenlik meselesinin önemine de dikkat çekerek, şöyle devam etti:

“1960 Anayasası’nı yok sayarak, ortadan kaldırarak, Kıbrıs Cumhuriyetini işgal ederek, kendini Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek egemen gücü olarak gören Rum yönetiminin Kıbrıs Türk toplumunu yok sayarak imzaladığı askeri iş birliği antlaşmalarına da biz müdahale edemiyoruz.

Bu durum bize çok açık bir gerçeği göstermektedir: Egemenlik devletler için vazgeçilmezdir. Bu nedenle Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği de tartışmaya açık değildir. Biz egemen eşitlikten asla taviz vermiyoruz ve vermeyeceğiz.”

“Bu yıl başlatılan önemli projelerin tamamlanmasını hedefliyoruz”

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın ziyareti kapsamında ele alınacak konulara da değinen Üstel,  süregelen projeleri değerlendirme fırsatı bulacaklarını ifade ederek, “Bu yıl özellikle yol, hastane, okul, enerji ve dijital altyapı alanlarında başlatılan önemli projelerin tamamlanmasını hedefliyoruz.” dedi.

Bu yatırımların, ülkenin geleceğini güçlendirecek ve halkın yaşam kalitesini yükseltecek son derece önemli adımlar olduğuna işaret eden Başbakan Üstel, Ramazan ayının ve gerçekleştirecekleri temasların hem ülke hem de bölge adına hayırlara vesile olmasını diledi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

8 Mart 2026 tarihli çekiliş kazananı ikramiyesini teslim aldı.

6 Milyon TL’lik büyük ikramiyeyi; Girne sakinlerinden isminin açıklanmasını istemeyen vatandaşımız teslim aldı. Şanslı bilet, Lefkoşa bayisi Hasan Sağol tarafından satılan “07677” numaralı bilete isabet etmişti.

Sıradaki çekiliş 28 Mart’ta; 3 Milyon TL

İkramiye teslimi sırasında konuşan Piyangolar Birimi Sorumlusu Turgut Sunalp, kazanana güzel günlerde kullanması dileklerinde bulunurken sıradaki çekilişin 28 Mart’ta yapılacağını ve biletlerin de satışta olduğunu hatırlattı.

Resmi sitemizden biletlerinizi kontrol etmeden atmayınız
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Spor Dairesi Piyangolar Birimi’nin resmi web sitesi olan piyangolar.gov.ct.tr adresinden tüm çekiliş sonuçlarına ve güncel haberlere ulaşabilirsiniz. Resmi adresimizden biletlerinizi kontrol etmeden atmayınız.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) yarın bazı köylere iki saat elektrik verilemeyeceğini duyurdu.

Proje çalışması nedeniyle yarın 10.00-12.00 saatleri arasında; Sütlüce , Pınarlı, Ulukışla ve askeri tesisler, Nergisli ağıllar, Aslanköy köy, Onalt tesisleri, Aslanköy Askeri Tesisleri, Gönendere, Tirmen, Tirmen İçme Suyu Pompası ve Ergenekon köyüne elektrik verilemeyecek.

Bafra bölgesinde bazı tesislere ve yerleşim bölgelerine yarın 09:00 ile 15:00 arası elektrik verilemeyecek.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’ndan yapılan duyuruda, yarın Bafra’da yapılacak bakım çalışması sebebiyle 09:00 ile 15:00 arasında Limak, Artemis, Mehmetçik Plajı, Nuhun Gemisi Hotel, Concorde Hotel, atık su arıtma tesisi, tuzlu su arıtma tesisi, Bafra ve Thalassa Sitesi’ne elektrik verilemeyeceği belirtildi.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (TIP-İŞ) Başkanı Özlem Gürkut, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’nde başhekimlik kadrosunun uzun süredir boş olduğunu belirterek, bu kadronun ivedilikle doldurulması ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin bilimsel planlama ilkeleri doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiğini belirtti.

TIP-İŞ Başkanı Özlem Gürkut, yaptığı yazılı açıklamada, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’nin ülkenin sağlık sisteminin en kritik birimlerinden biri olduğunu ve kuruluş yasasında görev ve sorumlulukların açık şekilde tanımlandığını kaydetti.

Gürkut, dairenin görevinin “Gelecek kuşakların sağlıklı yetişmelerini sağlamak için gerekli tüm koruyucu ve temel sağlık hizmetleri ile ilk basamak tedavi edici hizmetleri içeren planları hazırlamak, yürütmek ve denetlemek.” olduğunu belirtti.

Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’nin teşkilat yapısında yer alan Başhekimlik kadrosunun uzun süredir boş bırakıldığını söyleyen Gürkut, bunu “ciddi bir kurumsal eksiklik” olarak değerlendirdi.

Bugün Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi bünyesinde hizmet veren yaklaşık 70 hekimin çok büyük bölümünün sözleşmeli statüde veya mecburi hizmet yükümlüsü olarak çalıştırıldığını belirten Gürkut, bu güvencesiz istihdam modelinin hekimlerin mesleki bağımsızlığını zedelediğini ve hak arama süreçlerinde sürekli bir baskı ve tehdit mekanizması olarak kullanıldığını savundu.

“Sağlık sistemi geçici görevlendirmelerle değil, planlama ile yönetilir”

Gürkut, “Öte yandan Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’ne bağlı sağlık merkezlerinde kadrolu olarak uzun yıllardır görev yapan hekimler, sağlık merkezlerinin idari ve tıbbi sorumluluğunu taşımaları gerekirken siyasi kararlarla kadrolu oldukları merkezlerden alınarak farklı yerlere geçici görevlendirmelerle gönderilmektedir. Bu uygulamalar birinci basamak sağlık hizmetlerinin kurumsal yapısını zayıflatmakta, hizmet sürekliliğini bozmakta ve sağlık hizmetlerinin planlı yürütülmesini engellemektedir.” dedi.

Temel sağlık hizmetlerinin temel amacının koruyucu hekimlik olduğunu vurgulayan Gürkut, “Buna rağmen son dönemde, normalde daire teşkilat kadrolarında yer almayan dahiliye uzmanları geçici statülerle sağlık ocaklarında görevlendirilmekte; aynı hekimler hastanelerdeki uzman eksikliği gerekçesiyle nöbet tutmak üzere hastanelere gönderilmektedir. Bu durum sağlık hizmetlerinin planlı ve rasyonel şekilde yürütülmediğini açıkça göstermektedir. Sağlık sistemi geçici görevlendirmelerle değil, planlama ile yönetilir.” ifadelerini kullandı.

Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi gibi toplum sağlığının geleceğini doğrudan ilgilendiren bir kurumda başhekimlik makamının boş bırakılmasının sağlık hizmetlerinin bilimsel ve tıbbi temellerden uzaklaştırılması anlamına geldiğini kaydeden Gürkut, başhekimlik kadrosunun derhal doldurulmasını ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin bilimsel planlama ilkeleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmasını istedi.

 

Devamını Oku

Trending

Reklam