Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

“Buse Savaşkan, Kıbrıs Türkü’nün adını dünyaya duyurdu”

Published

on

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar himayesinde 2024 Paris Olimpiyatları’nda Kadınlar Yüksek Atlama branşında Türkiye Milli Takımı adına yarışan Buse Savaşkan’ın final yarışını izleme etkinliği düzenlendi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın eşi Sibel Tatar himayesinde 2024 Paris Olimpiyatları’nda Kadınlar Yüksek Atlama branşında Türkiye Milli Takımı adına yarışan Buse Savaşkan’ın final yarışını izleme etkinliği düzenlendi.

Cumhurbaşkanlığı bahçesinde gerçekleşen etkinlikte konuşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Buse Savaşkan’ın spor ambargosuna maruz kalan Kıbrıs Türkü için bir umut olduğunu söyledi.

Buse Savaşkan’ın Türkiye Milli Takımı’nda yer alıp, Olimpiyatlarda Kıbrıs Türkü’nü temsil etmesinin büyük bir başarı olduğuna dikkat çeken
Cumhurbaşkanı Tatar, kendisine bu imkanı sağlayan Türkiye Milli Takımı’na teşekkür etti.

TRT’nin Buse Savaşkan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu sürekli anons ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, Buse Savaşkan’ın Dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Kıbrıs Türkleri’ni gururlandırdığına dikkat çekti, “Bir Kıbrıslı Türkün olimpiyatlarda finale kalması hayaldi ve bu hayal gerçekleştirildi” ifadelerini kullandı.

Elemelerdeki mücadelesini büyük bir gururla izlediği Buse Savaşkan’ı finale kalmasından dolayı tebrik eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Buse, hedef büyüttü. Türkiye Cumhuriyeti rekorunu bu akşam kırabilirdi. Edindiğim bilgiye göre sakatlığına rağmen finalde yarıştı ve elinden gelenin en iyisini yaptı” dedi

Şahsı ve halkı adına Buse Savaşkan’ı, antrenörünü, ailesini ve destekçilerini tebrik eden Cumhurbaşkanı Tatar, bir atletin uluslararası yarışmalarda yarışması için çok çalışması gerektiğini vurguladı.

“Buse Savaşkan’ın başarısı, her yaşta ve kategoride farklı spor federasyonları altında mücadele eden genç sporculara umut oldu” değerlendirmesini yapan Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü üzerinde bulunan spor ambargosunun ne kadar çağdışı olduğuna dikkat çekti.

Buse Savaşkan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gerçeğini dünyaya duyurduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Tatar konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Sporda uygulanan ambargolara rağmen mücadelemize devam ediyoruz. Buse, Kıbrıs Türkünü en iyi şekilde temsil etti. Türk halkı, tek vücut ve yürek olmuştur. Buse, umudu ifade etmiştir. Tüm gençliğe zorlu yoldan vazgeçilmemesi mesajını vermiştir. Buse yola çıktığında önünde engeller vardı ancak hedeflerini gerçekleştirdi. Sporcularımızın, atletizmimde ve farklı spor dallarında Buse’yi örnek alarak başarıya ulaşmalarını temenni ediyorum”.

Sibel Tatar da yaptığı konuşmada, Buse Savaşkan’ın final yarışını Cumhurbaşkanlığı bahçesinde büyük bir heyecan ve gururla izlediklerini belirterek, Buse Savaşkan’ın yapabileceğinin en iyisini yaptığını söyledi.

“Bu duyguyu bize yaşattığı için Buse’ye teşekkür ederim” diyen Sibel Tatar, 2028 Los Angeles Olimpiyatı’nda büyük bir başarının beklendiğini ifade etti.

Buse Savaşkan yanında Kıbrıslı Türk yeni sporcuların da olimpiyatlarda yer alacağını umut ettiğini belirten Sibel Tatar, Buse Savaşkan’ın çıtayı yükselttiğini, tüm spor dallarında gençleri motive ettiğini ve başarı elde edilebileceğini gösterdiğini vurguladı.

Buse Savaşkan’ın Kıbrıs Türkü’nün adını dünyaya duyurduğunu işaret eden Sibel Tatar, “Ona çok teşekkür ediyorum, daha büyük başarılar Buse’yi ve bizi bekliyor” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, KIBRIS TV ekranlarında yaptığı açıklamalarda parti kurultayı, siyasi geleceği ve erken seçim tartışmalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

“KURULTAY OLURSA ADAY OLMAYACAĞIM”

YDP tüzüğüne göre kurultayın iki yılda bir yapıldığını hatırlatan Arıklı, bu nedenle kurultay yapılması halinde yeniden aday olmayacağını söyledi. Kurultayın en son 2024 yılında gerçekleştirildiğini anımsatan Arıklı, Parti Meclisi kararıyla bu sürenin 3 yıla çıkarılabileceğini belirtti. Arıklı, “Kurultay yapılırsa ben tüzük gereği yeniden aday olmayacağım. Büyük ihtimalle bir yıl ertelenecek,” dedi.

“KURULTAY 2027 MART’A KALABİLİR”

Partide kurultay hazırlıklarının sürdüğünü ifade eden Arıklı,“Büyük ihtimalle kurultay 2027’nin Mart ayına kalır,” şeklinde konuştu.

“65 YAŞINDA SİYASETİ BIRAKACAĞIM”

Siyasi geleceğine de değinen Arıklı, daha önce kamuoyuna açıkladığı kararını yineleyerek, “65 yaşında siyaseti bırakacağımı herkese ilan etmiştim, o süreç de yaklaşıyor,” ifadelerini kullandı.

ERKEN SEÇİM TARTIŞMASI: “MAYIS BAŞI EN UYGUN TARİH”

2026 yılının bir seçimler yılı olacağını savunan Arıklı, erken seçim için Mayıs ayının başlarının en uygun tarih olduğunu dile getirdi.

Arıklı, YDP’nin seçime her an hazır olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Yarın seçim olsa YDP hazır. Haziran’dan sonraki 6 ay seçim yasaklarıyla geçecek ve hiçbir icraat yapılamayacak. Seçimin 2026’nın sonlarına kalması bizim faydamıza olabilir ama ben bundan kazançlı çıkacağım diye devletim, halkım zarar etsin istemem.”

“HÜKÜMETTE KALMAKTAN MEMNUNUZ”

Seçim sürecinin uzamasının devleti kilitleyeceğini savunan Arıklı, “6 ay bu devleti tıkamanın, icraat yapmamanın bir anlamı yok. Yoksa biz hükümette kalmaktan oldukça memnunuz,” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

UBP Milletvekili Hasan Taçoy, 2026 yılının sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için değil, yaşanan son küresel gelişmeler sonucunda tüm dünya için kritik bir yıl olacağını  kaydetti.

Taçoy yayımladığı yeni yıl mesajında, “Bizler öncelikle kendi içimizdeki meseleleri halletmek adına çalışacağız.” diyerek, Kıbrıs konusunda da kritik gelişmelerin yaşanacağı bir yıla girildiğini vurguladı.

Taçoy mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Müzakerelerin yeniden başlaması elbette önemlidir. Ama bunun iki tarafın da kabul edeceği bir zeminde olması hayati derecede önemlidir.

Kıbrıs Türk halkı, sonuçsuz kaldığında ne olacağı belirsiz olan ucu açık müzakere masalarına mahkum edilemez.

Bir yandan Kıbrıs konusunda anlaşmaya varılması için çalışırken, diğer yandan da ülkemiz insanının hak ettiği refah seviyesine kavuşması için gereken adımları atmalıyız.

Anavatanımız Türkiye ile her konuda devam etmekte olan iş birliğimizi 2026 yılı içerisinde daha da güçlendirmek ve çeşitlendirmek zorundayız.

Her yeni yıl gibi 2026 yılı da umutla dolu bir yıl olacaktır.

Bu vesileyle başta halkımız olmak üzere Anavatan Türkiye’deki tüm kardeşlerimin yeni yılı kutlar, sağlık, barış ve huzur dolu bir yıl dilerim…”

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

DAÜ-Sen, 29 Aralık 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Bakanlar Kurulu’nun, Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Vakıf Yöneticiler Kurulu’nun (VYK) atanmasına ilişkin daha önce almış olduğu üç kararı iptal ederek yeni bir karar aldığını belirtti. Açıklamada, önceki kararlar gibi yeni kararın da açık şekilde DAÜ Yasası’na aykırı düzenlendiği savunuldu.

Açıklamada, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın konuya ilişkin açıklamalarının da bu durumu teyit ettiği ifade edildi. Bu süreçle birlikte Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun yürüttüğü VYK’yı görevden alma sürecinin tarihe geçtiği belirtilerek, Bakanlar Kurulu’nun dört kez yanlış karar aldığı öne sürüldü.

DAÜ-Sen, yaşananların devlet ciddiyetini zedelediğini belirterek, Eğitim Bakanı’nın önergesini yasaya uygun şekilde düzenleyemediğini, Başbakanlığın önerinin yasaya uygunluğunu denetleyemediğini ve aralarında hukukçu bulunan bakanların yapılan hataları fark etmeden yanlış kararları dört kez imzaladığını kaydetti.

Günlerce kamuoyunda tartışılan ve Cumhurbaşkanı’nın da görüş bildirdiği bir konuda aynı hatanın dört kez tekrarlanmasının tesadüf olmadığı savunulan açıklamada, bu durumun çok ciddi bir soruna işaret ettiği ifade edildi. Eğitim Bakanı Çavuşoğlu’nun intikam duygularıyla yürüttüğü ileri sürülen sürecin, Bakanlar Kurulu’nu kamuoyu nezdinde gülünç duruma düşürdüğü iddia edildi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın pek çok kez istişare önerisinde bulunduğu hatırlatılan açıklamada, DAÜ Yasası’nın yürütücüsü olan Eğitim Bakanı’nın bu önerilere rağmen bildiğini yapmayı sürdürdüğü öne sürüldü. Dört kez tekrarlanan hatanın, Bakanın bildiklerinin yanlış ve sınırlı olduğunu gösterdiği savunuldu.

Bir öğretmenin sınıf içindeki otoritesinin sertlik ya da kabalıkla sağlanamayacağı belirtilen açıklamada, öğrencilerin en çok bilgili öğretmenlere saygı duyduğu ifade edildi. Bu durumun siyasetçiler için de geçerli olduğu kaydedilerek, bir Bakanlar Kurulu kararını dahi teknik açıdan doğru hazırlayamayanların otoritesinin olmayacağı görüşü dile getirildi.

Açıklamada, Eğitim Bakanı Çavuşoğlu’nun kişisel sosyal medya hesapları üzerinden hakaret ve tehdit savurarak otorite sağlayamayacağının açık olduğu belirtildi. Ortaya çıkan tablonun fars ile trajedi arasında bir duruma işaret ettiği savunulan açıklamada, Bakanlar Kurulu ile Eğitim Bakanı’nın fikren, zihnen ve fiilen iflas ettiği iddia edildi.

DAÜ-Sen, bu durumun kabul edilmesi ve gereğinin yapılmasının en doğru seçenek olacağını kaydederek, Bakanlar Kurulu ve Eğitim Bakanı’nın yetersizliği başka yerde aramasına gerek olmadığını ifade etti. Açıklamada, bu tespitin subjektif olmadığı ve dört kez ispatlandığı ileri sürüldü.

 

Devamını Oku

Trending

Reklam