Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Çocuklar, Meclis kürsüsünden “Gazze’deki çocuklar ölmesin” çağrısı yaptı

Published

on

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurul salonunda “Gazze’deki Çocuklar Ölmesin” konulu temsili bir toplantı yapan bir grup çocuk, “Savaşlar olmasın, çocuklar ölmesin” çağrısında bulundu.

Meclis Genel Kurulu’nda savaştan ve açlıktan çocukların ölmemesi için seslerini duyurmak istediklerini ifade eden çocuklar, Barış Gücü ve diğer ülkeleri buna seyirci kalmayıp, üstlerine düşen görevi yerine getirmelerini istedi.

Dört İşlem Eğitim Merkezi’nden 60 çocuk, 4 İşlem Eğitim Merkezi Direktörü Serhat Bayar ve öğretmenleri eşliğinde “yasama, yürütme ve yargı organları öğrenme etkinlikleri” kapsamında Cumhuriyet Meclisi’ni ziyaret etti. Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre’nin de çocuklara hitap ettiği ziyarette, genel kurul sıralarına oturan öğrencilere Meclis Yasalar, Kararlar ve Tutanaklar Müdürü Pembe İnanç Unan tarafından meclis işleyişi hakkında bilgiler verildi.

Öğrencilerden Deniz Erdal bir konuşma yaptı, Esma Hüsnü Acer ve Sahil Serman da şiir okudu.

– “Töre: “Meclis’in en anlamlı genel kurulu sayenizde oldu”

Zorlu Töre, öğrencilerin, Filistinli çocuklarla dayanışma maksadıyla Meclis’e gelerek, seslerine duyurma çabalarının çok anlamlı olduğunu kaydederek, Gazze’de çocukların yaşadıklarına dikkat çekti.

Filistin’de bir canavarlığın, vahşetin ve alçaklığın sürdürüldüğünü ve Avrupa, Amerika ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bu saldırıları durdurmadığını belirten Töre, şunları söyledi:

“146 ülke Filistin devletini tanıyor ama Filistinli çocuklar, insanlar katlediliyor. Bizi sadece Türkiye tanıyor. Ama bizim kılımıza kimse dokunamıyor. Çünkü Türkiye çok güçlüdür, Türk ordusu çok güçlüdür. Ve biz Türkiye’nin de sayesinde buradaki mücahitlerin sayesinde özgürlük içinde yaşıyoruz.”

Meclis Başkanı Töre, Kıbrıs’ta da 1974 Mutlu Barış Harekatı öncesi Kıbrıs Türk halkının zulme uğradığını hatırlatarak, öğrencilerin ellerinde salladığı ay yıldızlı 2 bayrağın özgürlüğün ve bağımsızlığın simgesi olduğunu kaydetti.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün özgürlükten, bağımsızlıktan ve vatandan asla vazgeçmediğine de işaret eden Töre,  “Onun için bizler de KKTC’ye sıkı sıkıya sarılacağız. Asla devletten, bağımsızlıktan ve bu dalgalandırdığınız ay yıldızlı bayraklardan vazgeçmeyeceğiz.” dedi.

– Deniz Erdal: “Gazze’de açlıktan ölen çocukların sayısını bu kürsüden açıklamaya utanıyorum”

Eğitim merkezi öğrencilerin Deniz Erdal, burada yaptığı konuşmada, bir ülkenin geleceğinin o ülkenin çocuklarının iyi bir eğitim almasından ve yetişmesinden geçtiğini vurguladı.  Erdal, çocukların gelecekte elde edeceği başarıların sadece ülkelerinin değil, tüm insanlığın geleceğinin aydınlatılmasında rol alacağını kaydederek, Anavatan Türkiye’nin KKTC’nin ayakları üzerinde durması için desteği devam ederken, kendilerinin de çağdaş ülkelerin uygulamalarının KKTC’de de olması için çok çalışacaklarını belirtti.

Bugün dünyanın birçok yerinde devam eden savaşlardan en çok etkilenenin masum çocuklar olduğunu söyleyen Deniz Erdal,  “7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in Gazze’ye açmış olduğu savaşta 15 bin 350 çocuk yaşamını yitirmiştir. Yaşamını yitiren çocukların oranı yüzde 44 olurken, açlıktan ölen çocukları bu kürsüden açıklamaya bile utanıyorum.” dedi.

Meclis Genel Kurulu’nda bugün savaştan ve açlıktan çocukların ölmemesi için seslerini duyurmak istediklerini ifade eden Erdal, tüm yaşananlara seyirci kalan ülke ve kurumları göreve çağırdı. Deniz Erdal, “Savaşlar olmasın… Gazze’deki çocuklar ölmesin.” diyerek konuşmasını sonlandırdı, diğer öğrenciler de aynı sloganı taşıyan pankartlar kaldırdı.

Temsili Genel Kurul, hediye takdimi ve fotoğraf çekimiyle tamamlandı.

TAK/BRT

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunduğu gerekçesiyle yargılanan altı kamu görevlisinin yargılandığı davada karar çıktı. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dördüncü duruşması tamamlandı.

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasına ilişkin davada, kusuru bulunduğu iddia edilen altı kamu görevlisinin yargılandığı dördüncü duruşma tamamlandı. Mahkeme, yargılanan sanıklardan üçünün beraatine, üçünün ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Davada; İsias Otel’e yapı ruhsatı verildiği dönemde Adıyaman Belediyesi Yapı Kontrol Birimi’nde görev yapan ve Yapı Ruhsatında Proje Kontrollerinden Sorumlu dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, Ruhsat Büro Şefi Bilal Balcı, Plan Proje/İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış ve daimi işçi Abdurrahman Karaaslan, 1993 ruhsatında İmar Müdürü Yusuf Gül ile daimi işçi Ruhsat Büro Teknisyeni Fazlı Karakuş yargılandı.

Kararın ardından Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Karakaya sert tepki gösterdi. Karakaya, Adıyaman’da bir dakika bile durmak istemediğini ifade ederken, adliye önünde aileler karara feryat ederek tepki gösterdi.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

KTMMOB Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Beste Oymen, gıda güvenliği ile ilgili uyarılarda bulunarak yetkilileri halk sağlığı adına göreve çağırdı.

Gıda mühendisi istihdamının kamusal denetim mekanizmalarında ve özel sektörde ivedilikle artırılması gerektiğini belirten Oymen, denetimlerin etkin ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülmesi, halk sağlığını açıkça tehdit eden işletmelerin derhâl faaliyeti durdurulması gerektiğini kaydetti.

Oymen, yazılı açıklamasında, ülkede son dönemde yaşanan gıda güvenliği skandallarının “görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaştığını” belirtti.

“Ekmekten cam çıkması, dönerde sigara izmariti bulunması, şekerlemenin içinden vida çıkması, denetimsiz kaçak etler, tarihi geçmiş ve tarihiyle oynanmış ürünler, yaş pastaların arasında dolaşan farelerin görüntülenmesi ve bununla sınırlı olmayan çok sayıda gıda güvenliği ihlali” yaşandığını belirten Oymen, halk sağlığının ciddi bir risk altında olduğunu kaydetti.

“Daha vahimi ise, farelerin gıdaların arasında dolaştığı açıkça belgelenmiş olmasına rağmen, söz konusu işletmenin hâlen faaliyetine devam ediyor olmasıdır” ifadelerini kullanan Oymen, şu ifadeleri kullandı:

“Buradan açıkça soruyoruz: Daha ağır sonuçlar yaşanmadan önlem alınacak mı? Gıda güvenliği şansa bırakılamaz. Bu yaşananlar münferit olaylar değil, kamusal denetim sorumluluğunun gereği gibi yerine getirilmemesinin ve bilimsel yaklaşımdan uzak uygulamaların sonucudur. Gıda kaynaklı zehirlenmelerin, salgınların ve geri dönüşü olmayan sağlık sonuçlarının yaşanma riski her geçen gün artmaktadır. Gıda güvenliği bilgi, denetim ve teknik uzmanlık gerektiren bir alandır. Bu nedenle etkin, sürekli ve caydırıcı bir denetim sistemi ancak gıda mühendislerinin yetki ve sorumlulukla görev aldığı bir yapıyla mümkündür. Yaşanan tablo, gıda güvenliğinin bilimsel temelde ele alınmadığını ve gıda mühendisi istihdamının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, halk sağlığının korunması ve benzer ihlallerin önlenebilmesi için gıda mühendisi istihdamı kamusal denetim mekanizmalarında ve özel sektörde ivedilikle artırılmalıdır.

Denetimler etkin ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülmeli; halk sağlığını açıkça tehdit eden işletmelerin derhâl faaliyeti durdurulmalıdır. Kamuoyundan gizlenen her olay, riskin büyümesine neden olmaktadır bu nedenle şeffaflık derhâl sağlanmalıdır.

Gıda Mühendisleri Odası olarak bir kez daha vurguluyoruz: Gıda güvenliği lüks değil, temel bir halk sağlığı meselesidir. Bugün gerekli adımlar atılmadığı takdirde, öngörülebilir ve önlenebilir gıda güvenliği risklerinin kontrol altına alınması giderek zorlaşacak ve halk sağlığının korunmasına yönelik kamu sorumluluğu zedelenecektir.”


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, son günlerde sahte diploma iddiaları ve asgari ücret tartışmaları üzerinden yürütülen kamuoyu gündemine ilişkin görüşlerini paylaştı.

Uzun’un açıklaması şöyle:
Günaydın… SIKTI ARTIK… Bir jujunun diploması, bir asgari ücret, Cak Cak bağıran bir sendika Başkanı ve ülkede bütün sorun buymuş gibi, Ülke sorumluluğu taşımayan, sürekli bunu manşet yapan ucuz sosyal bir iki medyacı… Sahte diplomayı Juju icat etmiş patentini de Malum Üniversiteye o satmış gibi sanki… Bu diploma konusu artık hukukta ve adaleti bu yayınlarla kimse baskı altına almaya da çalışmasın… Bu diplomaların hediye olarak dağıtıldığı da herkes unutmuş gibi… Hedef Juju değildir, Bu bir top sektirmedir ve sektire sektire hedefe ulaşmaya çalışmaktır… Her konuda olduğu gibi jujunun üstünden Başbakana vurmak onu yıpratmaktır… Başbakanın Basın açıklaması yapacağı otelin kapısına gelip fena fena bağırıp boş tencere gösteren Başkanlar gibi… Orda da hedef zaten asgari ücret değildi, dertleri geçim de değildir, seçimdir… Amma Bu Başkanların bütün yediği içtiği ve harcadıkları sendikanın bütçesinden olmasına rağmen, aylık maaşlarının asgari ücretin 7 katını bulmasını konuşanımız da yok… Üstelik hiç işlemeden, işe gitmeden… Hele hele asgari ücret açıklaması esnasında bütün basının önünde bir erkeğin başka bir erkek tarafından öpülmesine ne demeli… İnsan ilgi çekmek için birilerini öpmek ya da öpülmek isterse özel bir sayfa açar orda öper ya da öpülür, izlemek isteyen de izler… Bu resmi bir açıklama esnasında yapılamaz, bu temsil ettiğin üyelere de asgari ücretle ilgili haber almaya çalışan halka karşı da bir ayıp… Ve bütün bunları her gün, günde iki üç kez manşetten veren, haber yaptığını sanan sözüm ona ayda 20 TL’lik kontörle çalışan, ucuz medyacılara ne demeli… Bu ne federasyon kavgasıdır, ne özgürlük kavgasıdır… Bu Girne’deki bir arazinin Kan davasıyla, ayda 20 TL’lik yayıları yapanların, bu 20 Türk lirasını hak etme kavgasıdır… Bu süreç zannedersem hak edildiğini de gösterdi…


Devamını Oku

Trending

Reklam