Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Gazimağusa Belediyesi Halk Plajı’nda yarın dere, kumul ve ormanların restorasyonu hakkında etkinlik düzenleniyor

Published

on

Bir grup sivil toplum kuruluşu yarın sabah Gazimağusa’da dere, kumul ve orman ekosistemlerinin restorasyonu konulu halka açık etkinlik düzenliyor.

5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle Her Daim Doğa Dostları, Kıbrıs Sulak Alan Topluluğu, Toplumsal Varoluş Derneği, Karpaz Dostları Derneği ve Peyzaj Mimarları Odası iş birliğinde Gazimağusa Belediyesi Halk Plajı’nda yapılacak etkinlik 7.00’de başlayacak.

Sivil toplum kuruluşları adına açıklama yapan Yusuf Şentuğ, etkinlikte, ekosistem restorasyonu, KKTC’de dere, kumul ve orman ekosistemlerinin restorasyon ihtiyacı tartışılacak. Etkinlikte ayrıca Çevre Eğitimi ve Yönetimi Uzm. Dr. Asuman Korukoğlu konu hakkında konuşma yapacak ve restorasyon ihtiyacı olan yerlerden biri ziyaret edilecek.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

KTOEÖS, KTÖS, KTAMS, Kamu-İş ve Kamu-Sen, 5 Aralık’ta Maliye Bakanlığı önünde yapılan eylem gerekçesiyle aralarından beş kişi hakkında şikâyetçi olunduğunu açıkladı; sendikalara bugün Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde dava okundu.

Kamuda örgütlü beş sendika, 5 Aralık 2025’te Maliye Bakanlığı önünde gerçekleştirilen eylem gerekçesiyle bakanlık bazı sendika temsilcileri hakkında şikâyetçi oldu.

Kamuda örgütlü Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), Kamu-İş ve Kamu-Sen temsilcileri Polis Genel Müdürlüğü önünde açıklarda bulundu. Sendika Temsilcileri, hükümetin ekonomik ve sosyal hak taleplerini görmezden gelmesi, hayat pahalılığı ve vergi adaletsizliği nedeniyle söz konusu tarihte ateş yakma eylemi gerçekleştirildiği hatırlatıldı.

Açıklamada, eylem sırasında bakanlık kapısına zarar verildiği iddiasıyla Maliye Bakanlığı’nın sendikalardan beş kişiyi seçerek şikâyetçi olduğu belirtildi.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakan Ünal Üstel, Rum Dışişleri Bakanı’nın Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef alan ifadelerine tepki gösterdi.

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle:

Rum Dışişleri Bakanı’nın Avrupa Komisyonu üyeleri önünde sarf ettiği, Türkiye Cumhuriyeti’ni “işgalci” olarak nitelendiren ifadeler; tarihi gerçekleri çarpıtan, uluslararası hukuku yok sayan ve siyasi provokasyondan ibaret söylemlerdir.

Rum tarafının yıllardır sürdürdüğü bu tek yanlı ve mesnetsiz dil, Kıbrıs meselesinin çözümüne hiçbir katkı sağlamadığı gibi, adadaki fiili ve hukuki gerçekleri inkâr etmeye yönelik başarısız bir algı operasyonunun devamıdır.

Açık ve nettir: Türkiye Cumhuriyeti, 1960 Garanti Antlaşmaları’ndan doğan hak ve yükümlülükleri çerçevesinde Kıbrıs Türk halkının güvenliği için adadadır. Bu varlık bir “işgal” değil; Kıbrıs Türk halkının varlığını, can güvenliğini ve siyasi eşitliğini teminat altına alan meşru ve hukuki bir garantörlük görevidir.

Değerli  halkım  müsterih olun!

Devletimizin hak ve çıkarları, Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir uyum ve kararlılık içinde korunmakta; halkımızın güvenliği ve egemenliği hiçbir koşulda pazarlık konusu yapılmamaktadır.

Rum Dışişleri Bakanı Konstandinos Kombos dile getirdiği iddialar; 1963–1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkına yönelik saldırıları, zorla dışlanmayı ve yaşanan insanlık dramlarını bilinçli biçimde yok saymaktadır. Tarihi çarpıtarak siyaset üretme çabası, ne uluslararası kamuoyunda karşılık bulur ne de Kıbrıs Türk halkının iradesini gölgeleyebilir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak bir kez daha vurguluyorum:

İki devletli çözüm, adadaki mevcut gerçeklere dayanan tek gerçekçi ve sürdürülebilir çözüm modelidir. Rum tarafının hala çökmüş federasyon tezlerine sarılarak Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef alan dili, çözüm değil çözümsüzlük üretmektedir.

Bu noktada, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konan kararlı duruş, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve devlet iradesini savunan güçlü bir iradenin ifadesidir.

Çağrımız nettir!

Gerçeklerden kaçmak yerine, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul eden, saygılı ve samimi bir dili benimseyin.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti, Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir uyum içinde, halkımızın haklarını ve devletimizin egemenliğini kararlılıkla savunmaya devam edecektir.”

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakan Ünal Üstel, Akıllı Ulaşım Sistemleri Lansman Töreni’nde yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Anavatan Türkiye iş birliğinde hayata geçirilen yapay zekâ destekli trafik güvenliği sistemlerinin temel amacının ceza kesmek değil, vatandaşların can güvenliğini sağlamak olduğunu vurguladı.

Törende konuşan Üstel, hükümet olarak göreve geldikleri ilk günden bu yana halkın ihtiyaçlarını esas alan yatırımlara öncelik verdiklerini belirterek, “Vatandaşlarımızın can güvenliğini ve huzurunu koruyan tüm yatırımları öncelikli alanlarımız arasında tuttuk. Trafik güvenliği de bu anlayışın en önemli başlıklarından biridir” dedi.

“Asıl sorun sürücü davranışları”

Üstel, son yıllarda altyapı ve teknik imkânların önemli ölçüde iyileştirildiğini ancak trafik kazalarının hâlâ can yakmaya devam ettiğini ifade ederek, polis raporlarına göre kazaların büyük bölümünün dikkatsiz sürüş ve aşırı hızdan kaynaklandığını söyledi.

“Trafikte temel sorun sürücü davranışlarıdır. Bu sorunu ortadan kaldırmak devletin sorumluluğudur” diyen Üstel, bu anlayışla hız kaynaklı can kayıplarını azaltmak amacıyla yeni nesil teknolojik sistemlerin devreye alındığını kaydetti.

“Bu kameralar ceza makinesi değil”

Yapay zekâ destekli sabit hız kameralarının yalnızca ceza yazan sistemler olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğunu belirten Üstel, “Bu sistemlerin amacı ceza kesmek değil, can kurtarmaktır. Trafikte kaybedilen her can, bir annenin evladını, bir ailenin geleceğini kaybetmesi demektir. Bu kayıplar aynı zamanda ülkenin geleceğinden kopan parçalardır” ifadelerini kullandı.

Trafik kazalarının ekonomik boyutuna da değinen Üstel, kazaların önlenmesiyle birlikte kaynakların eğitim, sağlık ve altyapı gibi alanlara daha fazla aktarılabileceğini dile getirdi.

“Yerli ve milli teknoloji ulusal güvenlik meselesidir”

Üstel, akıllı ulaşım sistemlerinin yalnızca trafik güvenliği açısından değil, iç güvenlik bakımından da stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, “Bugün kullanılan teknolojilerin yerli ve milli olması bir tercih değil, ulusal güvenlik zorunluluğudur. Dışa bağımlı sistemlerle gerçek güvenlik sağlanamaz” dedi.

Sistemlerin, aranan ve şüpheli araçları tespit edebildiğini, güzergâh analizleri yapabildiğini ve emniyet birimlerine anlık, güvenli veri sunduğunu belirten Üstel, bu altyapının iç güvenliğe de önemli katkı sağladığını söyledi.

“Lisans ücreti yok, kontrol tamamen bizde”

Türkiye Cumhuriyeti’nin yerli ve milli savunma sanayi vizyonuna işaret eden Üstel, Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu bu vizyon sayesinde Türkiye’nin dünyayla yarışan bir teknoloji seviyesine ulaştığını ifade etti.

“Kurulan bu sistemlerle artık yazılımlar bize ait, veriler bizim kontrolümüzde. Lisans ücreti ödemiyoruz ve en önemlisi dışa bağımlılık sona eriyor” diyen Üstel, bu adımın egemenlik ve iç güvenlik açısından da son derece önemli olduğunu vurguladı.

130 sabit, 20 mobil kamera devrede

Teknik detayları da paylaşan Üstel, 2006 yılında kurulan eski sabit hız tespit kameralarının tamamen devreden çıkarıldığını, yerlerine yapay zekâ destekli akıllı hız tespit sistemlerinin kurulduğunu açıkladı.

Mevcut noktalara ek olarak 30 yeni noktaya kamera yerleştirildiğini belirten Üstel, “Toplamda 130 sabit kamera ile Polis Genel Müdürlüğü’ne teslim edilen 20 mobil kamera aktif durumdadır. Bu sistemlerin tamamı, yazılımı ve altyapısıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti tarafından KKTC’ye hibe edilmiştir” dedi.

Son dört aydır test sürecinde olan sistemlerle ilgili kamuoyunda dile getirilen “arızalı”, “güneşe dayanamadı” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Üstel, bu süreçte herhangi bir cezai işlem uygulanmadığını ve toplu ceza kesilmesinin söz konusu olmayacağını da özellikle ifade etti.

Devamını Oku

Trending

Reklam