Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Published

on

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, 19 Ekim Cuymhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında, ortaya çıkan sonucu değerlendirerek, “seçmenin kararına her zaman olduğu gibi koşulsuz saygı duyuyoruz” diyerek, seçim sonuçları ile halkın verdiği mesajı okumanın en öncelikli olarak hükümetin en asli görevi olduğunun altını çizdi.

Ataoğlu, “Halkımız her zaman olduğu gibi 19 Ekim’de de demokratik olgunluk içinde Cumhurbaşkanını seçmiştir. KKTC’nin yeni Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman’ı bir kez daha yürekten kutlarım. Oldukça güçlü bir sonuçla göreve gelmiştir. Başarılı olması için elbette bizler de üzerimize düşenleri sorumlulukla yerine getireceğiz.
Bu vesileyle ülkemize geçtiğimiz 5 yılda başarıyla hizmet veren 5’inci Cumhurbaşkanımız Sayın Ersin Tatar’a hizmetleri için teşekkür eder, bundan sonraki yaşamında huzur, mutluluk ve sağlık dilerim” dedi.

“PARTİMİZİN TÜM MENSUPLARINA, CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİM SÜRECİNDE GÖSTERDİKLERİ ÜSTÜN VE KOŞULSUZ GAYRET İÇİN MİNNETTARIM.”

“Partimizin tüm mensuplarına, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde gösterdikleri üstün ve koşulsuz gayret için minnettarım. Tüm kadrolarımız, partimizin aldığı karar doğrultusunda büyük bir sorumlulukla ve başka hiçbir hesap gütmeden samimi şekilde sahada mücadele etmiştir” diyen Ataoğlu, “Tümüne gönülden teşekkür ederim” dedi.

“HALKIMIZIN İÇ POLİTİKAYA YÖNELİK VERDİĞİ MESAJLARI ALMAK EN ÖNCELİKLE HÜKÜMETİ OLUŞTURAN PARTİLERE DÜŞMEKTEDİR”

DP Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu yaptığı açıklamasında, cumhurbaşkanlığı seçim sonuçların ile halkın sadece Cumhurbaşkanlığı makamı ile ilgili değil, iç politikaya yönelik de mesaj verdiğini belirterek, bu mesajların en öncelikli olarak hükümeti oluşturan partilerin alması ve iyi youmlaması gerektini belirtti. Ataoğlu “19 Ekim’de ortaya çıkan sandık iradesi hiç kuşkusuz tüm siyasal partiler için mesajlarla yüklüdür. Demokrat Parti olarak, seçmenin kararına her zaman olduğu gibi koşulsuz biçimde saygı duyuyoruz. Halkımız belli ki bu seçimde Cumhurbaşkanlığının asli görevleri yanında, iç politikaya ilişkin olarak da mesajlar vermeyi tercih etmiştir. Bu mesajları almak hiç kuşkusuz öncelikle hükümeti oluşturan partilere düşmektedir” dedi.

“HALKIN SESİNE KULAK VEREN, GÜÇLÜ VE DİNAMİK BİR DP’YE HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK İHTİYAÇ OLDUĞU TARTIŞILMAZ BİR GERÇEKTİR”

“Demokrat Parti, kısa bir süre önce gerçekleştirdiği coşkulu ve verimli kurultayı ile yeni döneme güçlü bir başlangıç yapmıştır. 19 Ekim sonrasında oluşan siyasi ortam, partimizin yeni dönem hazırlıklarının önemini daha da artırmıştır.

Halkın sesine kulak veren, güçlü ve dinamik bir DP’ye her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğu tartışılmaz bir gerçektir “diyen Ataoğlu “ Her zamankinden daha çok çalışmak zorunda olduğumuzun bilincindeyiz. Gelecek perspektifine sahip, vizyoner kadrolarla ama hiç değişmeyen DP ruhuyla, gecemizi gündüzümüze katarak çalışmaya devam edeceğiz. Sağduyunun, dengenin ve uzlaşının siyasal temsilcisi olan partimiz, geçmişte olduğu gibi gelecekte de hizmetleriyle fark yaratacaktır” dedi.

“DP” ADINI DUYDUĞUNDA KALBİ HÂLÂ HEYECANLA ÇARPAN MÜCADELE ARKADAŞLARIM BİLSİNLER Kİ BURASI ONLARIN YUVASI OLMAYA DEVAM EDİYOR”

Ataoğlu yaptığı açıklamasında ayrıca, DP’ye bir şekilde kırgın olan ama hala gönlü DP’de olan partililere seslenerek, DP’nin hala onlar için bir yuva olduğu ve yürünecek daha çok yolun olduğunu, bu nedenle yuvaya dönüş zamanının geldiğini vurguladı.

Ataoğlu, “Bu aşamada, geçmişte partimize değerli hizmetleri geçen ama her biri farklı gerekçelerle ve kırgınlıklarla partimizden ayrılma kararı alan kardeşlerime seslenmeyi, yeni dönem vizyonumuzun bir gereği olarak önemsiyorum: Bir şekilde kırgınlık yaşayarak partimizden ayrılan ama “DP” adını duyduğunda kalbi hâlâ heyecanla çarpan mücadele arkadaşlarım bilsinler ki burası onların yuvası olmaya devam ediyor. Birbirimizi anlamak için daha çok çaba harcayacağımız ve birbirimize daha çok kulak vereceğimiz bu yeni dönemde onları aramızda görmek gücümüze güç katacaktır.
DP sevgisi baki olan, ülkesine aşkla bağlı kardeşlerimle daha yürüyecek çok yolumuz vardır. Partiden ayrılma kararı aldığı halde her koşulda ve her ortamda DP’li bilinciyle hareket etmeyi sürdüren dostlarımın yuvaya dönüş zamanı gelmiştir.
Partimiz ve ülkemiz için azim ve kararlılıkla çalışacağız. İlkelerimizden sapmadan ve halkımızın rehberliğinden şaşmadan hizmete devam edeceğiz. Hiç kimse kuşku duymasın: Birbirimize kenetlenerek ve güçlerimizi birleştirerek çok daha güzel günlere ulaşacağız” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda CTP Gazimağusa Milletvekili Şifa Çolakoğlu, “Turizm Sezonu Açılırken Müze ve Ören Yerlerinin Durumu” başlıklı güncel konuşma yaptı.

Çolakoğlu, konuşmasında turizm sektörünün yaşadığı zorlukların yanı sıra ülkeye turist çekme ve turizm gelirlerini artırma yollarının da ele alınması gerektiğini belirtti. Çolakoğlu, bu dönemde sektörün geliştirilmesine yönelik daha kapsamlı politikalar üretilmesinin önemine dikkat çekti.

Eski Eserler Dairesi’nin mevcut durumuna da değinen Çolakoğlu, kurumun yıllar öncesine dayanan bir yapı ile hizmet vermeye çalıştığını kaydederek, yapısal eksikliklerin giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Çolakoğlu, müze ve ören yerlerinin mevcut durumuna dikkat çekerek, birçok tarihi alanın kapalı olması nedeniyle vatandaşların özellikle hafta sonları bu alanları ziyaret edemediğini söyledi. Çolakoğlu, söz konusu yerlerin çevre temizliği konusunda da ciddi şikâyetler aldıklarını ifade etti.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, CTP Gazimağusa Milletvekili Şifa Çolakoğlu’nun “Turizm Sezonu Açılırken Müze ve Ören Yerlerinin Durumu” konulu güncel konuşmasına yanıt verdi.

Müzeler için ciddi sayıda istihdama ihtiyaç duyulduğunu belirterek, mevcut yapının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ataoğlu, müzelerin özelleştirilmesi ve çağdaş müzecilik anlayışının hayata geçirilmesine yönelik bir formül üzerinde çalışıldığını söyledi.

Görev süreleri boyunca yeni müzelerin açıldığını ve bazı mevcut müzelerde restorasyon çalışmalarının tamamlandığını aktaran Ataoğlu, İskele Arkeoloji Müzesi’nin kendi dönemlerinde hizmete açıldığını hatırlattı.

Girne’de kamu-özel iş birliğiyle hayata geçirilen Güzel Sanatlar Müzesi’nin (Girne) önemli bir proje olduğunu belirten Ataoğlu, ayrıca Güzelyurt Tren İstasyonu’nun da yeniden düzenlenerek turizme kazandırıldığını söyledi. Ataoğlu, tren istasyonunun karşısındaki alanla ilgili de çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Ören yerlerindeki çevre kirliliği eleştirilerine de yanıt veren Ataoğlu, bu alanlar için Maliye Bakanlığı tarafından yeterli bütçe ayrılamadığını, bu nedenle belediyelerle iş birliği içinde sorunları çözmeye çalıştıklarını kaydetti.

2016–2019 yılları arasında yürütülen hibe programlarına da değinen Ataoğlu, yıkılma tehlikesi bulunan bazı alanların turizme kazandırıldığını belirtti. Son dönemde açılanlar dahil toplam 23 müze için ilk etap çalışmalarının tamamlandığını ifade eden Ataoğlu, özelleştirme komitesinin toplandığını, şartnamelerin hazırlandığını ve sürecin Merkezi İhale Komisyonu aşamasına gelmek üzere olduğunu açıkladı.

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, Damla Dabis’in Kanal T’de hazırlayıp sunduğu programa katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Meclis dışında geçen süreçte yaşanan yolsuzluk, rüşvet ve sahte diploma skandallarına dikkat çeken Ekinci, toplumda ciddi bir güvensizlik oluştuğunu söyledi.
Saha çalışmalarında TDP’ye yönelik güçlü bir beklenti ve özlem gözlemlediklerini belirten Ekinci, siyasetin yeniden güven ve liyakat temeli üzerine kurulması gerektiğini vurguladı.
“Temel sorun: yönetim ve vizyon”
Ülkedeki ekonomik ve yapısal sorunların temelinde yönetim zafiyeti olduğunu ifade eden Ekinci, mevcut anlayışın toplumsal refah yerine dar çıkar ilişkileri üzerinden şekillendiğini söyledi.
Ekinci, ülkenin en basit krizlere dahi hazırlıksız yakalandığını belirterek, bunun temelinde vizyon eksikliğinin yattığını ifade etti.
“İlk adım: nüfus sayımı ve yolsuzlukla mücadele”
Çözüm için atılması gereken adımları da sıralayan Ekinci, veri odaklı siyaset için nüfus sayımının zorunlu olduğunu belirtti.
Yolsuzlukla mücadele edilmeden hiçbir reformun başarıya ulaşamayacağını ifade eden Ekinci, “Bu topluma yaşatılanların hesabı sorulacak” dedi.
“Sorun emekçiler değil, yönetimdir”
Hayat pahalılığı tartışmalarına da değinen Ekinci, kamu ve özel sektör çalışanlarının karşı karşıya getirilmesini eleştirdi.
“Bu bir emekçi sorunu değil, yönetim sorunudur” diyen Ekinci, mevcut hükümetin meşruiyetini kaybettiğini savundu.
“Basın muhatap bulamadı”
Göreve gelişinin ilk haftasında yaşanan gelişmelere de değinen Ekinci, sürecin yalnızca ifade özgürlüğü ekseninde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Süreçte en büyük sorunlardan birinin kurumsal muhatap eksikliği olduğunu vurgulayan Ekinci, basın emekçilerinin kiminle iletişime geçeceğini bilmediğini söyledi.
Devletin üst kademelerinde dahi koordinasyon eksikliği yaşandığını ifade etti.
“Bu bir demokrasi suikastıdır”
Yaşananları daha geniş bir çerçevede değerlendiren Ekinci, sürecin organize bir müdahale olduğunu savundu.
“Bunu yapanlar bu ülkenin dinamiklerini çok iyi biliyor. Bu bir demokrasi suikastıdır” diyen Ekinci, olayın bilinçli şekilde kurgulandığını ifade etti.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Antalya Diplomasi Forumu’nu değerlendirdi.
Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette” ifadelerini kullandı.
Erhürman’ın paylaşımı şu şekilde:
“Antalya Diplomasi Forumu sonrasında yurttaşlarımızdan tebrikler, öneriler, eleştiriler geldi. Forum kapsamında yapılan görüşmeler ile ilgili daha ayrıntılı bir değerlendirme yapacağım elbette. Şimdilik, yalnızca bir girizgah…
Cumhurbaşkanı olarak yurttaşlarımızın, herhangi bir baskı ve endişe hissetmeksizin Cumhurbaşkanlığı makamına yalnızca tebriklerini değil, eleştirilerini de özgürce iletmeleri benim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı.
Üslup? Her yurttaş kendi üslubunu dilediği gibi belirler. Üslubun değerlendirilmesi benim işim değil. O, hedef kirlenin yapacağı bir iş. Benim görevim, üslup ne olursa olsun içeriği değerlendirmeye, beklentiyi, onun toplumsal tabanını, sosyolojik ve sosyo-kültürel arka planını anlamaya çalışmak.
Seçimden önce ne söylediysek, aynı çizgide devam ediyoruz. Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette.
Yine seçimden önce hep söylediğim gibi, sabır, soğukkanlılık, ciddiyet ve kararlılık… Bu ilkelerin bizi altı ay kadar önce başladığımız noktadan çok daha ileri bir noktaya taşıdığını görüyor ve biliyorum.
Daha da hızlanarak devam ediyoruz. Hep birlikte…”


Devamını Oku

Trending

Reklam