Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Published

on

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis Rum tarafının Kıbrıs müzakerelerinden korkmadığını ve müzakerelere hazır olduğunu söyledi.

Haravgi ve diğer gazetelerde yer alan habere göre 28 Ekim “Ohi” günü dolayısıyla dün öğrenciler tarafından gerçekleştirilen resmi geçit töreninin ardından Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın açıklamalarını yorumlaması istenen Hristodulidis, herkesin müzakere masasında değerlendirileceğini ve Rum kesiminin müzakerelerden korkmadığını belirtti.

Bir soru üzerine düne kadar Erhürman’la iletişim kurmasının mümkün olmadığını da dile getiren Hristodulidis, bir gazetecinin Cumhurbaşkanı Erhürman’ın yaptığı açıklamalarda iki kesimli iki toplumu federasyona atıfta bulunmadığı konusundaki sorusuna da yanıt verdi.

Açıklamasında Kıbrıs Türk liderinin açıklamalarını her gün okuduğunu ifade eden Hristodulidis, çok uzun yıllardır Kıbrıs sorunuyla meşgul olduğunu ve çok şey duyup okuduğunu söyledi.

Bu soruya yanıtında herkesin müzakere masasında değerlendirileceğini kaydeden Hristodulidis, vatanın yeniden birleşmesini herkesten daha fazla istediklerini kaydetti.

Müzakerelerden korkmadıklarını çünkü nereye gitmek istediklerini ve hedeflerini nasıl başaracaklarını bildiklerini ifade eden Hristodulidis, BM çerçevesi ile AB ilke ve değerleri kapsamında müzakere etmeye hazır olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’la iletişim kurup kurmadığıyla ilgili bir soruyu yanıtlarken ise Hristodulidis,  Erhürman’ın cumhurbaşkanı seçildiği akşamdan bu yana iletişim kurmak için Rum kesiminin çabaladığını ancak bunun henüz mümkün olmadığını kaydetti.

Hristodulidis geçen hafta Brüksel’de bulunduğu sırada Avrupa Konseyi toplantısı esnasında bir telefon aldığını ve yeniden iletişim kurmaya çalıştığında ise buna yanıt alamadığını ifade etti.

Yunanistan’ın ikinci dünya savaşında İtalyan notasına ve savaşa girmesine “hayır” (ohi) dediği gün olarak kutlanan 28 Ekim yıldönümünün verdiği mesaj konusunda ise Hristodulidis, kendi durumlarında bu mesajın nihai haklılığa, kurtuluşa, ileri sürülen işgalin sona ermesine ve vatanın yeniden birleşmesine kadar verdikleri vazgeçilmez mücadeleden başka bir şey olmadığını söyledi.

Hristodulidis bu yönde ülkenin içteki ve dıştaki tüm güç unsurlarını kullanarak, vatanın kurtuluşu ve yeniden birleşmesinin gerçekleşeceği o kutlu güne kadar bu büyük çabayı sürdüreceklerini de savundu.

28 Ekim’in yıldönümüyle ilgili olarak ise Hristodulidis Yunanistan’ın ve Yunan halkının, Nazizm ve faşizme karşı evrensel değerler için verdiği  mücadeleyi andıklarını ifade etti.

Bu mücadelede binlerce Kıbrıslı Rum’un Yunanistan’ı ve insanlığı savunmak için kardeşlerinin yanında olduğunu da dile getiren Hristodulidis, defalarca söylediği gibi düzenlemeye devam edecekleri resmi geçitler ve etkinliklerin ötesinde, bunca yılın akabinde daha fazla öneme sahip olan şeyin bu tarz mücadelelerden gerekli derslerin çıkarılması olduğunu sözlerine ekledi.

Öte yandan Tufan Erhürman’ın KKTC Cumhurbaşkanlığına seçilmesinin ardından Kıbrıs sorunuyla ilgili temasların artmaya başladığını da yazan gazete, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve Barış Gücü Misyon Şefi Khassim Diagne’nin bugün Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’le ilk görüşmesini yapacağını anımsattı.

Haberinde Holguin’in Kıbrıs’a gelmesinin beklendiğini de yazan gazete, Holguin’in bir sonraki adımların belirlenmesi için iki liderle temaslarda bulunacağını yazdı.

Gazete Kasım-Aralık ayları içerisinde gerçekleştirilmesi beklenen Kıbrıs sorunuyla ilgili yeni gayri resmi genişletilmiş uluslararası toplantıyla ilgili fikir alışverişinde bulunacağını da ekledi.

Fileleftheros ise “Müzakereler İçin Hazır” başlıklı haberinde BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve Barış Gücü Misyon Şefi Khassim Diagne’nin bugün 11.30’da Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’le bir araya geleceğini anımsattı.

Önümüzdeki hafta ise BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in Kıbrıs’a geleceğini kaydeden gazete, Holguin’in 2 Kasım’da adaya gelmesinin ve yaklaşık 10 gün boyunca adada kalmasının beklendiğini belirtti.

Gazete Holguin’in Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Tufan Erhürman’la ilk görüşmesini yapacağını da ekledi.

Alithia gazetesi ise habere “Hepimiz Müzakere Masasında Değerlendirileceğiz- Başkan, Erhürman’la İletişim Kurmayı Başaramadı” başlıklarıyla yer verdi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda CTP Gazimağusa Milletvekili Şifa Çolakoğlu, “Turizm Sezonu Açılırken Müze ve Ören Yerlerinin Durumu” başlıklı güncel konuşma yaptı.

Çolakoğlu, konuşmasında turizm sektörünün yaşadığı zorlukların yanı sıra ülkeye turist çekme ve turizm gelirlerini artırma yollarının da ele alınması gerektiğini belirtti. Çolakoğlu, bu dönemde sektörün geliştirilmesine yönelik daha kapsamlı politikalar üretilmesinin önemine dikkat çekti.

Eski Eserler Dairesi’nin mevcut durumuna da değinen Çolakoğlu, kurumun yıllar öncesine dayanan bir yapı ile hizmet vermeye çalıştığını kaydederek, yapısal eksikliklerin giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Çolakoğlu, müze ve ören yerlerinin mevcut durumuna dikkat çekerek, birçok tarihi alanın kapalı olması nedeniyle vatandaşların özellikle hafta sonları bu alanları ziyaret edemediğini söyledi. Çolakoğlu, söz konusu yerlerin çevre temizliği konusunda da ciddi şikâyetler aldıklarını ifade etti.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, CTP Gazimağusa Milletvekili Şifa Çolakoğlu’nun “Turizm Sezonu Açılırken Müze ve Ören Yerlerinin Durumu” konulu güncel konuşmasına yanıt verdi.

Müzeler için ciddi sayıda istihdama ihtiyaç duyulduğunu belirterek, mevcut yapının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ataoğlu, müzelerin özelleştirilmesi ve çağdaş müzecilik anlayışının hayata geçirilmesine yönelik bir formül üzerinde çalışıldığını söyledi.

Görev süreleri boyunca yeni müzelerin açıldığını ve bazı mevcut müzelerde restorasyon çalışmalarının tamamlandığını aktaran Ataoğlu, İskele Arkeoloji Müzesi’nin kendi dönemlerinde hizmete açıldığını hatırlattı.

Girne’de kamu-özel iş birliğiyle hayata geçirilen Güzel Sanatlar Müzesi’nin (Girne) önemli bir proje olduğunu belirten Ataoğlu, ayrıca Güzelyurt Tren İstasyonu’nun da yeniden düzenlenerek turizme kazandırıldığını söyledi. Ataoğlu, tren istasyonunun karşısındaki alanla ilgili de çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Ören yerlerindeki çevre kirliliği eleştirilerine de yanıt veren Ataoğlu, bu alanlar için Maliye Bakanlığı tarafından yeterli bütçe ayrılamadığını, bu nedenle belediyelerle iş birliği içinde sorunları çözmeye çalıştıklarını kaydetti.

2016–2019 yılları arasında yürütülen hibe programlarına da değinen Ataoğlu, yıkılma tehlikesi bulunan bazı alanların turizme kazandırıldığını belirtti. Son dönemde açılanlar dahil toplam 23 müze için ilk etap çalışmalarının tamamlandığını ifade eden Ataoğlu, özelleştirme komitesinin toplandığını, şartnamelerin hazırlandığını ve sürecin Merkezi İhale Komisyonu aşamasına gelmek üzere olduğunu açıkladı.

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, Damla Dabis’in Kanal T’de hazırlayıp sunduğu programa katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Meclis dışında geçen süreçte yaşanan yolsuzluk, rüşvet ve sahte diploma skandallarına dikkat çeken Ekinci, toplumda ciddi bir güvensizlik oluştuğunu söyledi.
Saha çalışmalarında TDP’ye yönelik güçlü bir beklenti ve özlem gözlemlediklerini belirten Ekinci, siyasetin yeniden güven ve liyakat temeli üzerine kurulması gerektiğini vurguladı.
“Temel sorun: yönetim ve vizyon”
Ülkedeki ekonomik ve yapısal sorunların temelinde yönetim zafiyeti olduğunu ifade eden Ekinci, mevcut anlayışın toplumsal refah yerine dar çıkar ilişkileri üzerinden şekillendiğini söyledi.
Ekinci, ülkenin en basit krizlere dahi hazırlıksız yakalandığını belirterek, bunun temelinde vizyon eksikliğinin yattığını ifade etti.
“İlk adım: nüfus sayımı ve yolsuzlukla mücadele”
Çözüm için atılması gereken adımları da sıralayan Ekinci, veri odaklı siyaset için nüfus sayımının zorunlu olduğunu belirtti.
Yolsuzlukla mücadele edilmeden hiçbir reformun başarıya ulaşamayacağını ifade eden Ekinci, “Bu topluma yaşatılanların hesabı sorulacak” dedi.
“Sorun emekçiler değil, yönetimdir”
Hayat pahalılığı tartışmalarına da değinen Ekinci, kamu ve özel sektör çalışanlarının karşı karşıya getirilmesini eleştirdi.
“Bu bir emekçi sorunu değil, yönetim sorunudur” diyen Ekinci, mevcut hükümetin meşruiyetini kaybettiğini savundu.
“Basın muhatap bulamadı”
Göreve gelişinin ilk haftasında yaşanan gelişmelere de değinen Ekinci, sürecin yalnızca ifade özgürlüğü ekseninde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Süreçte en büyük sorunlardan birinin kurumsal muhatap eksikliği olduğunu vurgulayan Ekinci, basın emekçilerinin kiminle iletişime geçeceğini bilmediğini söyledi.
Devletin üst kademelerinde dahi koordinasyon eksikliği yaşandığını ifade etti.
“Bu bir demokrasi suikastıdır”
Yaşananları daha geniş bir çerçevede değerlendiren Ekinci, sürecin organize bir müdahale olduğunu savundu.
“Bunu yapanlar bu ülkenin dinamiklerini çok iyi biliyor. Bu bir demokrasi suikastıdır” diyen Ekinci, olayın bilinçli şekilde kurgulandığını ifade etti.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Antalya Diplomasi Forumu’nu değerlendirdi.
Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette” ifadelerini kullandı.
Erhürman’ın paylaşımı şu şekilde:
“Antalya Diplomasi Forumu sonrasında yurttaşlarımızdan tebrikler, öneriler, eleştiriler geldi. Forum kapsamında yapılan görüşmeler ile ilgili daha ayrıntılı bir değerlendirme yapacağım elbette. Şimdilik, yalnızca bir girizgah…
Cumhurbaşkanı olarak yurttaşlarımızın, herhangi bir baskı ve endişe hissetmeksizin Cumhurbaşkanlığı makamına yalnızca tebriklerini değil, eleştirilerini de özgürce iletmeleri benim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı.
Üslup? Her yurttaş kendi üslubunu dilediği gibi belirler. Üslubun değerlendirilmesi benim işim değil. O, hedef kirlenin yapacağı bir iş. Benim görevim, üslup ne olursa olsun içeriği değerlendirmeye, beklentiyi, onun toplumsal tabanını, sosyolojik ve sosyo-kültürel arka planını anlamaya çalışmak.
Seçimden önce ne söylediysek, aynı çizgide devam ediyoruz. Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette.
Yine seçimden önce hep söylediğim gibi, sabır, soğukkanlılık, ciddiyet ve kararlılık… Bu ilkelerin bizi altı ay kadar önce başladığımız noktadan çok daha ileri bir noktaya taşıdığını görüyor ve biliyorum.
Daha da hızlanarak devam ediyoruz. Hep birlikte…”


Devamını Oku

Trending

Reklam