Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Published

on

Hür-İş Federasyonu Başkanı Ahmet Serdaroğlu, İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun’un “Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerdeki asgari ücretleri referans göstererek ülkedeki asgari ücret seviyesini kabul edilemez bulduğu” yönünde açıklamaları olduğunu belirterek, bu söylemlerin “toplumsal adalete ve insan onuruna aykırı” olduğunu kaydetti.

Hür-İş’ten yapılan yapılan açıklamaya göre, Ahmet Serdaroğlu, İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun’un açıklamalarına tepki göstererek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’na “Siz de Metin Arhun gibi mi düşünüyorsunuz?” sorusunu yöneltti.

Arhun’un Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerdeki asgari ücretleri referans göstererek ülkedeki asgari ücret seviyesini kabul edilemez bulmasının ekonomik gerçeklerden kopuk ve insani değerlerden uzak bir tutum olduğunu kaydeden Serdaroğlu, “Sayın Arhun’un, ‘Hindistan’da asgari ücret 80 dolar, Pakistan’da 100 dolar; biz nasıl 1000 euro verebiliriz?’ mealindeki ifadeleri, aslında çalışma hayatına ne kadar sığ bir pencereden baktığını gözler önüne sermektedir.” dedi.

Arhun’u ürünlerini Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerde üreterek satmaya çağıran Serdaroğlu, “KKTC koşullarında kâr eden bir iş insanının, bu ülkenin yaşam maliyetini yok sayarak başka ülkelerin düşük ücretlerini örnek göstermesi, ekonomik mantıkla bağdaşmadığı gibi ahlaki açıdan da savunulamaz. Bizim mücadelemiz, Hindistan’daki, Pakistan’daki ya da dünyanın herhangi bir ülkesindeki emekçilerin düşük ücretleriyle rekabet etmek değildir. Bizim mücadelemiz, Kıbrıs’ta yaşayan herkesin insanca yaşayacağı bir ücrete sahip olabilmesidir.” ifadelerini kullandı.

– “Emekçiyi yok sayan bir yaklaşımın ne ekonomik sürdürülebilirliği vardır ne de toplumsal meşruiyeti”

Arhun’un “Hiçbir Kıbrıslı asgari ücrete çalışmaz” iddiasına da yanıt veren Serdaroğlu, bu sözün halkı tanımamak olduğunu savundu, ülkede binlerce insanın asgari ücretle çalıştığını söyledi.

Emekçinin onurunu zedeleyen, toplumda kutuplaşma yaratan, çalışma barışını tehdit eden açıklamaları kabul etmelerinin mümkün olmadığını vurgulayan Serdaroğlu, “Ülkenin işveren temsilcilerinden beklentimiz, çalışanı küçümsemek değil; onunla birlikte, karşılıklı saygı içinde üretimin ve refahın artırılmasına katkı koymaktır. Emekçiyi yok sayan bir yaklaşımın ne ekonomik sürdürülebilirliği vardır ne de toplumsal meşruiyeti.” dedi.

İşverenler Sendikası Başkanı’nı “aklıselime ve çalışma hayatını zehirleyen söylemlerden vazgeçmeye” davet eden Serdaroğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’na “Siz de Metin Arhun gibi mi düşünüyorsunuz?” sorusunu sordu.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, Damla Dabis’in Kanal T’de hazırlayıp sunduğu programa katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Meclis dışında geçen süreçte yaşanan yolsuzluk, rüşvet ve sahte diploma skandallarına dikkat çeken Ekinci, toplumda ciddi bir güvensizlik oluştuğunu söyledi.
Saha çalışmalarında TDP’ye yönelik güçlü bir beklenti ve özlem gözlemlediklerini belirten Ekinci, siyasetin yeniden güven ve liyakat temeli üzerine kurulması gerektiğini vurguladı.
“Temel sorun: yönetim ve vizyon”
Ülkedeki ekonomik ve yapısal sorunların temelinde yönetim zafiyeti olduğunu ifade eden Ekinci, mevcut anlayışın toplumsal refah yerine dar çıkar ilişkileri üzerinden şekillendiğini söyledi.
Ekinci, ülkenin en basit krizlere dahi hazırlıksız yakalandığını belirterek, bunun temelinde vizyon eksikliğinin yattığını ifade etti.
“İlk adım: nüfus sayımı ve yolsuzlukla mücadele”
Çözüm için atılması gereken adımları da sıralayan Ekinci, veri odaklı siyaset için nüfus sayımının zorunlu olduğunu belirtti.
Yolsuzlukla mücadele edilmeden hiçbir reformun başarıya ulaşamayacağını ifade eden Ekinci, “Bu topluma yaşatılanların hesabı sorulacak” dedi.
“Sorun emekçiler değil, yönetimdir”
Hayat pahalılığı tartışmalarına da değinen Ekinci, kamu ve özel sektör çalışanlarının karşı karşıya getirilmesini eleştirdi.
“Bu bir emekçi sorunu değil, yönetim sorunudur” diyen Ekinci, mevcut hükümetin meşruiyetini kaybettiğini savundu.
“Basın muhatap bulamadı”
Göreve gelişinin ilk haftasında yaşanan gelişmelere de değinen Ekinci, sürecin yalnızca ifade özgürlüğü ekseninde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Süreçte en büyük sorunlardan birinin kurumsal muhatap eksikliği olduğunu vurgulayan Ekinci, basın emekçilerinin kiminle iletişime geçeceğini bilmediğini söyledi.
Devletin üst kademelerinde dahi koordinasyon eksikliği yaşandığını ifade etti.
“Bu bir demokrasi suikastıdır”
Yaşananları daha geniş bir çerçevede değerlendiren Ekinci, sürecin organize bir müdahale olduğunu savundu.
“Bunu yapanlar bu ülkenin dinamiklerini çok iyi biliyor. Bu bir demokrasi suikastıdır” diyen Ekinci, olayın bilinçli şekilde kurgulandığını ifade etti.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Antalya Diplomasi Forumu’nu değerlendirdi.
Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette” ifadelerini kullandı.
Erhürman’ın paylaşımı şu şekilde:
“Antalya Diplomasi Forumu sonrasında yurttaşlarımızdan tebrikler, öneriler, eleştiriler geldi. Forum kapsamında yapılan görüşmeler ile ilgili daha ayrıntılı bir değerlendirme yapacağım elbette. Şimdilik, yalnızca bir girizgah…
Cumhurbaşkanı olarak yurttaşlarımızın, herhangi bir baskı ve endişe hissetmeksizin Cumhurbaşkanlığı makamına yalnızca tebriklerini değil, eleştirilerini de özgürce iletmeleri benim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı.
Üslup? Her yurttaş kendi üslubunu dilediği gibi belirler. Üslubun değerlendirilmesi benim işim değil. O, hedef kirlenin yapacağı bir iş. Benim görevim, üslup ne olursa olsun içeriği değerlendirmeye, beklentiyi, onun toplumsal tabanını, sosyolojik ve sosyo-kültürel arka planını anlamaya çalışmak.
Seçimden önce ne söylediysek, aynı çizgide devam ediyoruz. Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette.
Yine seçimden önce hep söylediğim gibi, sabır, soğukkanlılık, ciddiyet ve kararlılık… Bu ilkelerin bizi altı ay kadar önce başladığımız noktadan çok daha ileri bir noktaya taşıdığını görüyor ve biliyorum.
Daha da hızlanarak devam ediyoruz. Hep birlikte…”


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Hür-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu yaptığı açıklamada, hükümetin, emekçilerin sırtına yük bindirecek düzenlemeyi hayata geçirmeye çalıştığını ancak gelen tepkiler üzerine adımı atamayacağını anladığını savunarak, “Yanlışın düzeltilmesi, o yanlışı yapanların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz” dedi.

Serdaroğlu, o süreçte yaşananları işaret ederek, “Emekçiyi güvenlik güçleriyle karşı karşıya getiren anlayışı unutmadık.” dedi.

Hükümetin görevinin hayat pahalılığını doğuran politikaları ortadan kaldırmak olduğunu belirterek, emekçinin cebine girecek “üç kuruşu kısmaya çalışmak değil, o cebin her gün daha fazla boşalmasına neden olan düzeni değiştirmek” olduğunu söyledi.

Serdaroğlu, yasa tasarısının asgari ücret artışını sınırlamak niyetiyle yapıldığını ve kapalı kapılar ardında, birkaç sermaye temsilcisiyle karar alındığını savunarak, “Alınan kararları kabul etmiyoruz. Bu ülkenin gerçek sahipleri olan çalışanlar alınacak her ekonomik ve sosyal kararın doğrudan tarafıdır. Biz olmadan alınan hiçbir karar meşru değildir.” dedi.

Hükümete, emekçiyi yok sayan politikalardan vazgeçilmesi ve ekonomik kararların şeffaf ve katılımcı bir şekilde alınması çağrısında bulunan Serdaroğlu, hayat pahalılığını kalıcı biçimde düşürecek adımların atılmasının önemine vurgu yaptı.

Serdaroğlu, seçime gidilerek, sandığın halkın önüne konulması ve ülkenin geleceğine halkın karar vermesi çağrısında bulundu.


Devamını Oku

Trending

Reklam