Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Hasipoğlu: “İsrail-İran çatışmasına ABD’nin müdahil olmasıyla gelişmeleri endişeyle takip ediyoruz”

Published

on

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, İsrail-İran çatışmasına Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) müdahil olmasıyla gelişmeleri “endişeyle takip ettiklerini” söyledi

Hasipoğlu, bölgesel gelişmeler ve güncel konularla ilgili yazılı açıklama yaptı.

İran’ın Birleşmiş Milletlerden ABD’nin İran’a saldırısının incelenmesi ve kınanması talebiyle BM Güvenlik Konseyinden (BMGK) “acil oturum” talep ettiğini belirten Hasipoğlu, “Savaştaki füzelerin hedefinin nükleer tesis boyutuna gelmesi, içinde bulunduğumuz coğrafya için daha da endişe verici bir boyuta dönüştürmüştür” dedi.

-BM Güvenlik Konseyi “barış gücü değil izleme konseyi”

BM’nin barış gücü olmaktan artık çıkarak bir izleme konseyine dönüştüğünü söyleyen Hasipoğlu, “ ABD, Rusya gibi büyük devletlerin daimi üye olup veto haklarının olmasından dolayı Güvenlik Konseyinden mazlum halkları koruyacak, yaptırım içeren, önleyici kararlar çıkamamaktadır. Güçlünün haklı olduğu, hiçbir Batılı ya da Müslüman ülkenin kınamanın ötesine geçmediği BM ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi toplantılarına şahitlik ediyoruz. Bunu daha önce Bosna’da, en son en acı şekilde Gazze’de Filistinlilerin yaşadıklarıyla ve bu yapıların karar alamadığını görüyoruz” dedi

BM’nin bugün ABD – İsrail müttefikliğinin yaptığı saldırıları izlemekle yetindiğini ve asli görevini yapamadığını ifade eden Hasipoğu , İsrail ile İran arasındaki çatışmaların da 10’uncu gününe girdiği şu günlerde izleyici koltuğunda oturmaya devam ettiğini belirtti.

– “Aynı tecrübeyi Kıbrıslı Türkler olarak bizler de hem sahada hem masada yaşadık”

Hasipoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Aynı tecrübeyi Kıbrıslı Türkler olarak bizler de hem sahada hem masada yaşadık . 1974 öncesi Rum saldırıları karşısında BM’nin izleyici rolü ve alınan güvenlik konseyi kararları ortadadır. Keza, 1979 yılından itibaren başlayan federasyon müzakerelerinde, Rum tarafının uzlaşmaz tutumuna ek olarak , BM’in yapısal bozukluğundan dolayı çözüm de sağlanamamıştır . 1974 öncesinde Rum mezalimliğine tanıklık eden BM, sonraki federasyon görüşme süreçlerinde ise çözüm anlamında masaya getirdiği tüm plan ve önerilerine ‘Evet’ diyen Kıbrıs Türk halkına hak ettiği değeri ve statüyü vermek yerine , ‘Hayır’ diyen tarafın ödüllendirmeye devam etmiştir. Diğer bir ifadeyle BM müzakere süreci ile ilgili bir nihai tespit yapmaktan kaçınmış, hep Rum tarafının istediği şekilde bir çözüm arayışı içerisinde olmaya çalışıp, Rum tarafının içerisinde bulunduğu konfor alnının muhafaza etmesine çanak tutmuştur. Halbuki görüşme süreçlerini hamisi konumunda olan BM, Rum tarafının retçi tavırları sonrasında gerekli kararları alıp, Rum tarafını rahatsız edebilseydi, belki de bizlerin arzu ettiği çözüm modeli bugün hayat bulmuş olacaktı”

-Hakan Fidan’ın son açıklaması

Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan’ın İslam İşbirliği Teşkilatı (IIT) mesajını değerlendiren Hasipoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Dünya, özellikle de bölgemiz, iyice ateş çemberine dönerken, Kıbrıs Türk halkının yegane güvencesinin ve en büyük destekçisinin Anavatan Türkiye olduğuna, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın son açıklamalarıyla bir kez daha tanıklık ettik. Hakan Fidan’ın KKTC’nin gözlemci üye olarak yer aldığı İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi 51. Oturumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkına yer vermesi son derece önemli ve anlamlıdır. Kıbrıs Türk halkının yaşamakta olduğu izolasyon çemberinin aşılması gerektiğine vurgu yapan Hakan Fidan, doğrudan temas çağrısıyla da Anavatan Türkiye’nin milli dava Kıbrıs konusundaki politikasını da dünya kamuoyuna hatırlatmıştır.

Bu vesileyle, haklı davamızın her platformda yankı bulması için sözünü sakınmaktan çekinmeyen Anavatan Türkiye’mize ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a yürekten teşekkür ediyor, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın, KKTC ve Kıbrıs Türk halkı ile ekonomik, siyasi, kültürel ilişkilerini daha da artıracağına inanıyoruz”

-“Rum tarafı tüm adanın güvenliğini riske sokuyor “

Hasipoğlu, Kıbrıs Rum liderliği ve Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Hristodulidis’in son dönemde bazı ülkelerle yaptığı askeri anlaşmalar, silahlanma faaliyetleri ve tek taraflı eylemlerinin, Kıbrıs adasının tamamını ciddi bir tehlike altına soktuğunu söyledi.

Hasipoğlu, “Şimdilerde ise Amerika – İsrail yuvalanmasına sahasını açarak tüm adayı riske sokmaktadır. Kıbrıs Türk halkı olarak, Rum tarafının bizleri ortak düşman olarak gören İsrail’den farklı bir zihniyette olmadığını çok iyi biliyoruz. Bundan sonra sıra size gelecek zihniyetinin bir tezahürü olarak, bizi bu adada azınlık olarak gören, eşit kabul etmeyen ve ilk fırsatta, tıpkı Gazze’deki Filistinliler gibi, kendi ana yurdumuzda yok etmeye çalışan acımasız bir zihniyetle karşı karşıyayız” dedi

Hasipoğlu , GKRY’nin limanlarını başta ABD, İsrail ve Fransa olmak üzere birçok ülkeye açtığına dikkati çekerek, “Kıbrıs adası, tam bir barut fıçısı ama bizim halkımızın güvencesi güçlü Türkiye Cumhuriyeti’dir.” diye konuştu.

Gazimağusa’dan görülen füzelere şahitlik eden biri olarak, savaşı yakın hissetmenin kaygı verici olduğunu söyleyen Hasipoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle Crans Montana başta olmak üzere geçmiş federasyon görüşme süreçlerinde Rum tarafının Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin ve askerinin olmayacağı bir sistemde ısrar ederek masayı devirmesinin sebebini o dönemlerde idrak edemeyenler, şimdi garanti sisteminin önemini daha da iyi anlamalıdırlar. Rum – İsrail zihniyeti, bizleri azınlık gören, bundan sonra da sıra size gelecek zihniyetidir . Bu yüzden geçmişte olduğu gibi bu süreçleri tekrar başlatmak isteyenler, son yıllarda yaşanan savaşları ve soykırımları iyi analiz edip içselleştirmeleri gerekmektedir . Son yıllarda yaşanan gelişmeleri de dikkate alarak Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devamlılığı UBP’nin kırmızı çizgisi olduğunu bir kez daha belirtir, söz sahibi olduğumuz müddetçe, halkımızın varlığı ve güvenliği için savunmaya devam edeceğimizi vurgularız”

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Meteoroloji Dairesi, cumartesi günü öğle saatlerinden itibaren beklenen yağışlı havanın pazartesi gününe kadar devam edeceğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi, 30 Nisan – 06 Mayıs tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, bölge periyodun ilk günleri ılık ve nemli, diğer günlerde ise soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

En yüksek hava sıcaklığının periyodun ilk günleri iç kesimlerde 26 – 29, diğer günlerde ise 22 – 25 ve sahillerde periyot boyunca 22 – 25 derece dolaylarında olması bekleniyor.

Hava yarın ve cuma günü az bulutlu sabah saatleri yer yer sisli, cumartesi günü parçalı ve çok bulutlu öğle saatlerinden itibaren yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak, pazar günü parçalı ve çok bulutlu yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak, pazartesi günü parçalı bulutlu yer yer sağanak, salı günü parçalı bulutlu ve çarşamba günü az bulutlu zamanla parçalı bulutlu olacak.

Rüzgar ise, genellikle güney ve batı yönlerden orta kuvvette yağış anında yer yer kuvvetli, pazar ve pazartesi günleri ise fırtınamsı rüzgar şeklinde esecek.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Fransa arasında haziran ayında imzalanacağı duyurulan “Kuvvetlerin Statüsüne İlişkin Anlaşma”nın (SOFA) yok hükmünde olduğunu vurguladı.

Dışişleri Bakanlığı’ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada, bu ve benzeri girişimlerin Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu gözler önüne serdiği ve kapsamlı çözüme yönelik söylemlerinin samimi olmadığını ortaya koyduğu vurgulanarak, “Söz konusu anlaşma, KKTC ve Kıbrıs Türk halkı açısından yok hükmündedir” denildi.

Açıklamada, GKRY ile Fransa arasında haziran ayında imzalanacağı duyurulan ve Fransız askeri unsurlarının Kıbrıs adasında konuşlandırılması; GKRY ile Fransa’nın askeri sanayi iş birliğinin geliştirilmesi; askeri alanda teknoloji paylaşımı; ortak askeri tatbikatların icrası; üst düzeyde askeri diyaloğun artırılması; askeri alanda eğitim faaliyetleri ve askeri tesislere teçhizat-malzeme desteği sağlanması gibi unsurları içerdiği açıklanan SOFA anlaşmasına ilişkin gelişmelerin büyük bir endişeyle takip edildiği vurgulandı.

Dışişleri Bakanlığı açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“İnsani amaçlar çerçevesinde sunulmaya çalışılan söz konusu anlaşma, esasen adadaki ve bölgedeki güç ve güvenlik dengelerini değiştirme yönünde atılan bu türden adımların bir yenisini teşkil etmekte, bölgede istikrarın tesisine yönelik iş birliği ve diyalog çabalarını olumsuz etkilemektedir.

Bu tür askeri anlaşmalar, insani amaçlar kisvesi altında, Rum tarafının askeri kapasitesini artırmayı hedeflemekte, Kıbrıs Türk halkının ada üzerindeki egemen eşit haklarını yok saymakta, iki taraf arasında olduğu kadar bölgesel düzeyde de gerginliğe zemin hazırlamaktadır. Bu tür bir anlaşmayı akdetme ehliyet ve yetkisine sahip olmayan GKRY’nin Kıbrıs Türk halkını veya adanın tamamını temsil etme yetkisi de bulunmamaktadır”

Açıklamada, Kıbrıs Türklerinin özden gelen hakları yok sayılarak yürütülen politikaların Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantisinin önemini ve Kıbr Türklerinin güvenliği açısından vazgeçilmezliğini bir kez daha ortaya koyduğu vurgulanarak, “Yeni gelişmeler çerçevesinde, güvenliğimizin mutlak temini için Türkiye ile birlikte savunma iş birliğini derinleştirme yönündeki kararlılığımızın haklılığını teyit etmektedir” denildi.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Dikmen’de bazı bölgelere üç saat elektrik verilemeyecek.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’ndan verilen bilgiye göre, alçak gerilim hattında yapılacak proje çalışması kapsamında; 09.00 – 12.00 saatleri arasında,  Dikmen cami ve  civarında enerji kesintisi yapılacak.

Devamını Oku

Trending

Reklam