Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, görevindeki 5 yılını düzenlediği basın toplantısı ile değerlendirdi…
Lefkoşa Grand Pasha Otel’de düzenlenen toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Tatar, 4 yıl 8 ay önce Kıbrıs Türk halkı tarafından 5. Cumhurbaşkanı olarak seçildiğini anımsattı, görev süresi boyunca hiç kimseyi ayırmadan, sorunların çözümü için elinden gelen bütün gayreti gösterdiğini belirtti.
Tatar “Cumhurbaşkanlığı görevime başlarken temel hedeflerim şunlardı; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devletini güçlendirmek, Halkımızın refah ve güven içinde yaşamasını sağlayabilmek, Türkiye ile ilişkilerimizi her alanda geliştirmek ve adamızda kalıcı bir barış için egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü irademize kararlılıkla sahip çıkmaktı. Memnuniyetle belirtmek isterim ki, aradan geçen 4 yıl 8 ayda, bu hedeflerimizin tamamında çok önemli ilerlemeler kaydettik.” Dedi
Anavatan Türkiye’nin de tam desteğini alan iki devletli çözüm vizyonunu ortaya koyduklarını anımsatan Tatar, bugün Kıbrıs’ta karşılaşılan en büyük gerçeğin, Kıbrıs Türk Halkı’nın 62 yıldır maruz bırakıldığı abluka ve izolasyonun devam etmesi olduğunu vurguladı.
“Bu sessiz insanlık suçu, yıllardır açık bir biçimde uluslararası hukuk ve evrensel insan hakları ihlaline rağmen sürmektedir.” Diyen Tatar, Kıbrıs Türk halkının engellenen haklarının yeniden tesis edilmesinin öncelikli gündemleri olduğunu belirtti.
1968'den bu yana iki taraf arasında yürütülen resmi ve gayrı resmi müzakerelerin sonuçlarının ortada olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı, “Karşımızda, halkımızın haklarını gasp etmiş ve her fırsatta müzakere masasını deviren, hırsı kibrini aşmış bir muhatap var” dedi.
Bu kadar çabaya rağmen neden hala bir uzlaşıya varılamadığını soran Tatar, “Artık üzerine titrememiz gereken şey, geleceğe güvenle bakabilen, onurlu bir halkı temsil eden kendi devletimizdir” dedi.
Tek taleplerinin egemen eşitlik, eşit uluslararası statü olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, Rum tarafının Kıbrıs Türk halkını göz ardı ederek tasarladığı düzende, eşitliğe yer olmadığını söyledi.
“Bugün, uluslararası hukukla uyumlu mülkiyet rejimimiz kapsamındaki taşınmaz mallara sahip çıkan, tasarrufta bulunan insanlarımızın peşlerine düşüyor, sınır kapılarında pusu kuruyorlar” diyen Tatar, Kıbrıs Türk halkına verilen hangi sözün tutulduğunu, hangi vaadin gerçekleştirildiğini sordu.
Kıbrıs Türk halkının güvenlik garantisinin de ortadan kaldırmak istendiğini belirten Cumhurbaşkanı sözlerini söyle sürdürdü;
“Kıbrıs Adası’nın çevresinde ve bölgemizde yaşanan son gelişmeler, güvenliğin ne kadar hayati ve vazgeçilmez olduğunu açıkça göstermektedir. Rum tarafının “sıfır asker, sıfır garanti” ısrarı, masum bir talep değil, bizi savunmasız bırakmayı ve bu yolla tüm adayı kendi kontrolüne almayı hedefleyen stratejik bir adımdır.”
Rum liderliğinin, yabancı güçleri adaya davet ederek yalnızca sorumsuz bir tavır sergilemediğini, aynı zamanda Kıbrıs’ı ciddi bir güvenlik riskiyle de karşı karşıya bıraktığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk’ü için Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi, müdahale hakkı ve adadaki askeri mevcudiyetinin vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Tatar “milli davanın” anlamını yitirmiş içi boş müzakere sloganları değil, Kıbrıs Türkünün ve devletin özgür, bağımsız ve refah içinde gelişimini sağlamak, geleceğe ve vatana sahip çıkmak olduğunu kaydetti.
Göreve geldikleri günden itibaren kararlı bir duruş sergilediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı 2021’de BM Genel Sekreteri Guterres’le gerçekleştirdikleri zirvede, Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlarının şahitliğinde Rum lidere vizyonlarını en net şekilde ifade ettiklerini söyledi.
“Ortak zemin bulunmadan, geçmişi tekrar ederek, çökmüş, tüketilmiş zeminde müzakereye oturmanın hiçbir anlam ifade etmeyeceğini açıkça belirttik” diyen Tatar BM Genel Sekreteri’nin toplantının ardından ortak bir zemin olmadığını uluslararası topluma teyit etmesinin kendileri için dönüm noktası olduğunu kaydetti.
Rum tarafına yönlendirilen işbirliği önerileri hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Tatar, adadaki tüm halkların yararına yönelik tüm önerilerin Rumlar tarafından reddedildiğini anlattı.
Mart ayında, Cenevre’de gerçekleşen görüşmelerde yine ortak bir müzakere zemini bulunamadığını anımsatan Cumhurbaşkanı bunun üzerine her iki tarafın da yararına olacak biçimde, temel konularda birlikte çalışabilecek “Kıbrıs İş Birliği Konseyi” kurulmasını ve on iki başlık içeren bir iş birliği önerisinde daha bulunduklarını söyledi.
Kıbrıs İş Birliği Konseyi önerimizin reddedilmesine rağmen, iki taraf arasında dört yeni geçiş kapısının açılması, mayınların temizlenmesi, gençlik teknik komitesi kurulması, mezarlıkların restorasyonu ile iklim değişikliğinin olası etkileri ve ara bölgede güneş enerji santralinin kurulmasına ilişkin altı başlık üzerinde anlaşmaya varıldı. Ancak her iki halkın da öncelikli beklentisi ve ihtiyacı olan yeni geçiş kapıları konusunda hala istediğimiz ilerleme maalesef sağlanamamıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin meşru bir iç hukuk yolu olarak teyit ettiği Taşınmaz Mal Komisyonuna rağmen Rum tarafının iş insanlarına yönelik başlattığı saldırgan tutumun da uzlaşma ve çözüm arzusunu baltalayan başka bir sorun olarak ortaya çıktığını belirten Tatar çözümden, barıştan ve müzakereden kaçan tarafın belli olduğunu söyledi.
Tatar Rum tarafının zihniyet değişmedikçe, iki taraf arasında adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir barışın gerçekleşmesinin mümkün olmayacağını vurguladı.
Anavatan Türkiye ile sevgi, saygı, kardeşlik bağları içinde ortak tarihi ve milli değerlere dayalı ilişkileri güçlendirmenin en önemli görevlerimden biri olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı “Türkiye’siz bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nefes alamaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmadan, Türkiye Mavi Vatan’da ve Doğu Akdeniz’de eksik kalır.” Dedi. ??? 29. dakika
Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye’nin her alanda KKTC’ye olan desteklerini anımsattı.
Uluslararası diplomasi yolunda yeni bir atılım dönemi başlattıklarını da kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, “Bu dönemin en önemli kazanımı, hiç kuşku yok ki KKTC’nin Türk Devletler Teşkilatı’na Gözlemci Üye olarak kabul edilmesidir” dedi.
Tatar “Özbekistan’ın tarihi Semerkant şehrinde, 11 Kasım 2022 tarihinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı, Devlet Başkanları Zirvesinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin resmi adıyla gözlemci üye kabul edilmesi, Kıbrıs konusunda belirlediğimiz yeni siyasetimiz için de bir dönüm noktası olmuştur…/… Bugün KKTC’nin bütün kamu kurumları, STK’ları, bu kardeş ülkelerle her anlamda düne göre daha çok görüşmekte ve daha çok bir araya gelmektedir.” Dedi.
Yeni iki devlet vizyonuyla başlayan uluslararası diplomasi ve ilişki kurma girişimlerinin yaygınlaşarak devam ettiğini kaydeden Tatar, Gambiya’dan Avusturalya’ya kadar çeşitli ülkelere gerçekleştirdiği ziyaretleri ve görüşmeleri hakkında bilgi verdi.
Tatar konuşmasında Cumhurbaşkanlığına bağlı olan Kayıp Şahıslar Komitesi, Milli Arşivler ve Araştırma Dairesi ile Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasına da yer vererek, kendi döneminde bu kurumların yürüttüğü çalışmalar hakkında da bilgi verdi.
Eşi Sibel Tatar’ın koordinasyonunda ve Cumhurbaşkanlığı himayesinde hayata geçirilen projelere de değinen Cumhurbaşkanı Tatar, “Büyük bir memnuniyetle ifade etmeliyim ki Cumhurbaşkanlığımızın toplumsal faydaya dönük sosyal proje ve çalışmalarında bu dönemde büyük bir çeşitlilik ve gelişme yaşanmıştır.” Dedi.
Konuşmasının sonunda Kıbrıs’ta iki ayrı ve egemen devletin varlığının, tarihsel bir gerçeklik ve bir olgu olarak uluslararası toplumun gözleri önünde olduğunu yineleyen Cumhurbaşkanı Tatar konuşmasını şöyle tamamladı;
“Şu bir gerçektir ki iki devletli çözüm zemini, Kıbrıs’ın iki yakasına da barış, huzur, refah ve güvenlik getirecek tek zemindir. İnanıyorum ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğini, gerçekçilikten kopmuş sözde hayallerle değil, yaşadığımız dünyanın somut gerçekliklerini dikkate alarak halkımızın iradesiyle ve halkımızın sağduyusuyla hep birlikte kuracağız. Halkımızın, onurlu geleceği yolunda koyduğu iradenin sorumluluğu bize cesaret vermektedir. Bu yoldan ne pahasına olursa olsun ayrılmayacağız”.
İskele Esnaf ve Zanaatkârlar Birliği Başkanı Serkan Kırmızı, yapımı devam eden ATATÜRK Mesleki Eğitim Merkezi’nde çalışmaların önemli bir aşamaya ulaştığını belirterek, projeye destek çağrısında bulundu.
Kırmızı, merkezin ikinci katında tuğla örme çalışmalarının sürdüğünü ve eğitim merkezinin her geçen gün tamamlanmaya biraz daha yaklaştığını ifade etti. Bugüne kadar projeye katkı koyan gönüllülere, hayırseverlere ve destek veren kişi ile kuruluşlara teşekkür eden Kırmızı, inşaatın kesintisiz devam edebilmesi için yeni desteklere ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Özellikle tuğla başta olmak üzere çeşitli inşaat malzemelerinin temin edilmesinin önem taşıdığını vurgulayan Kırmızı, projenin tamamen gönüllü katkılar ve ülkenin geleceğine yatırım yapma anlayışıyla bugünlere geldiğini kaydetti.
“Bu Proje Gençlerin Geleceğine Yapılan Yatırımdır”
ATATÜRK Mesleki Eğitim Merkezi’nin yalnızca bir bina olmadığını belirten Serkan Kırmızı, merkezin gelecekte gençlerin meslek öğrenebileceği, üretime katılabileceği ve kendi ayakları üzerinde durabileceği önemli bir eğitim yuvası olacağını söyledi.
Kırmızı açıklamasında, “Bu proje, ülkemizin ihtiyaç duyduğu kalifiye iş gücünü yetiştirecek ve gençlerimize yeni fırsatlar sunacaktır. Bugüne kadar yüzlerce kişinin desteğiyle önemli bir mesafe kat ettik. İkinci katın tuğla örme aşamasına geldik. Ancak eksilen tuğla ve diğer yapı malzemelerinin temin edilmesi gerekiyor. Bu noktadan sonra projenin durması kabul edilemez. Artık sona yaklaşıyoruz ve hep birlikte başladığımız bu eseri tamamlamak zorundayız” ifadelerini kullandı.
Toplumun Tüm Kesimlerine Destek Çağrısı
Toplumun her kesimine çağrıda bulunan Kırmızı, yapılacak küçük veya büyük her katkının büyük önem taşıdığını belirterek, “Bu proje siyaset üstüdür, gelecek nesillere yapılan bir yatırımdır. Yapılacak her bağış, verilecek her destek ve uzatılacak her yardım eli, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğine atılmış bir imza olacaktır. Tüm duyarlı vatandaşlarımızı, iş insanlarımızı, sivil toplum örgütlerimizi ve gönüllülerimizi ATATÜRK Mesleki Eğitim Merkezi projesine destek olmaya davet ediyoruz” dedi.
Birçok Meslek Dalında Eğitim Verilecek
Tamamlanmasının ardından ATATÜRK Mesleki Eğitim Merkezi’nde terzilik, ayakkabıcılık, kaynakçılık, tesisatçılık, robotik kodlama, oto elektrik, oto kaporta, kuaförlük ve berberlik gibi birçok alanda mesleki eğitim verilmesi planlanıyor. Merkezin, KKTC’nin mesleki eğitim altyapısına önemli katkılar sağlaması ve gençlerin istihdam olanaklarını artırması hedefleniyor.
İtalya’da düzenlenen CONIFA Avrupa Futbol Şampiyonası’nda tarihi bir başarıya imza atarak şampiyonluğa ulaşan KKTC A Milli Futbol Takımı, kazandığı kupayla birlikte yurda döndü.
Turnuva boyunca ortaya koyduğu başarılı performansla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne büyük bir gurur ve sevinç yaşatan milli takım kafilesi, gece saat 01.35’te Ercan Havalimanı’na iniş yaptı.
Şampiyon ekip için Ercan Havalimanı VIP Salonu önünde coşkulu bir karşılama düzenlendi. Futbolseverlerin ve sporcuların ailelerinin yoğun katılım gösterdiği bu tarihi anlar, canlı yayınla ekranlara taşınarak tüm ülke genelinde paylaşıldı.
Meteoroloji Dairesi Müdürlüğü’nün yayımladığı haftalık hava tahmin raporuna göre, bölgenin genellikle alçak basınç sistemi ile serin ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalması bekleniyor.
8 Haziran 2026 Pazartesi günü havanın az bulutlu, öğle saatlerinde ise parçalı bulutlu geçeceği belirtildi.
Raporda, en yüksek hava sıcaklığının iç kesimlerde 32-35 derece, sahillerde ise 28-31 derece dolaylarında seyretmesinin beklendiği kaydedildi.
Rüzgârın ise genellikle batılı yönlerden orta kuvvette esmesi öngörülüyor.