Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Cumhurbaşkanı Tatar:Kıbrıs Türkü’nün en büyük zenginliği barış ve huzurdur. Bunun değerini bilmek lazım

Published

on

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, dünyanın kabul edilemeyecek acımasızlıklarla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Kıbrıs Türkü’nün en büyük zenginliği barıştır, huzurdur, bunun değerini bilmek lazım” dedi.

Tatar, bağımsızlığın, özgürlüğün ve güvenli yaşamın her şeyden önemli olduğunu da kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği Başkanı Halide Tunceri, Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği Lefkoşa Başkanı Tomris Mahirel ve birliğin yönetim kurulu üyelerini kabul etti.

Kabulde ilk sözü alan Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği Başkanı Halide Tunceri, yeni Cumhurbaşkanlığı binasının ve burada alınacak kararların Kıbrıs Türk halkına hayırlı olmasını temenni ederek, nezaket ziyaretinde bulunup Ersin Tatar’a bu duygu ve düşünceleri iletmek istediklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde Tatar’a başarı da dileyen Tunceri, binanın yapımına katkılarından ötürü Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür etti.

Konuşmasında, Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği’nin Kıbrıs Türk halkının ve Türk kadının ayakta durması için verdiği mücadeleye de işaret eden Halide Tunceri, birliğin arşivinin dijital ortama aktarılmasıyla ilgili hedeflere dikkat çekti.

Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği’nin kadınlar ve mücahitler için yaptıklarının, Türkiye ile yazışmalarının yer aldığı arşiv dosyalarını her açtıklarında heyecanlandıklarını söyleyen Tunceri, bunların gençlerin de kolayca ulaşabileceği dijital platforma aktarılmasını istediklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği’nin çalışmalarını yakından takip ettiğini belirterek, birliğin çalışmalarını gençlere örnek olma anlamında da çok değerli bulduğunu vurguladı.

Teknoloji çağında hızlı değişimler yaşandığına işaret eden Tatar, geleneklerine bağlı, Kıbrıs Türk halkının mücadelesine önemli katkıları olan Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği’nin geçmişte yaşananları yeni kuşaklara aktarmak için de önemli çalışmalar yaptığını belirtti.

Tatar, Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği’nin merhum başkanlarından Süheyla Küçük’ü rahmetle anarak, Onursal Başkan Gülten Feridun’a da sevgi ve selamlarını iletti.

-“Kıbrıs Türkü’nün en büyük zenginliği barıştır, huzurdur”

Konuşmasında son dönemde yaşanan gelişmelere de işaret eden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, dünyanın insanoğlunun kabul edemeyeceği acımasızlıklarla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Kıbrıs Türkü’nün en büyük zenginliği barıştır, huzurdur, bunun değerini bilmek lazım. Bağımsızlığımız, özgürlüğümüz, hürriyetimiz ve güvenli yaşamımız her şeyden önemli” dedi.

Ülkedeki sivil toplum örgütlerinin üyelerine, üyeleri üzerinden de vatandaşlara, Kıbrıs Türk halkının barış, huzur ve istikrarının önemli olduğu mesajını vermesinin önemli olduğunu da kaydeden Tatar, bu günlere kolay gelinmediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı, Cumhuriyet Meclisi ve Yüksek Mahkeme binasının da yer aldığı yerleşke hakkında da konuşan Tatar, Milli Kütüphane’nin de bulunduğu 400 dönümlük parkın 20 Temmuz’da açılmasının hedeflendiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde faaliyetlere yönelik imkanlar, konferans salonları olduğunu da anımsatan Ersin Tatar, halka açık olan bu mekanlarda sivil toplum örgütlerinin de toplantılar yapabileceğini dile getirdi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yabancı ülkelerle yaptığı askeri anlaşmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Üstel, yazılı açıklamasında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in değerlendirmelerine tepki göstererek, Rum tarafının adadaki siyasi ve hukuki gerçekleri görmezden gelmeye devam ettiğini belirtti.

Rum lider Hristodulidis’in “Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanıyım, anlaşmalar yapmaya devam edeceğiz” yönündeki ifadelerini eleştiren Üstel, bu yaklaşımın Kıbrıs Türk halkının kurucu ortaklık haklarını ve siyasi eşitliğini yok saydığını vurguladı.

Üstel’in açıklaması şöyle:

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in, Güney Kıbrıs’ın Fransa başta olmak üzere yabancı devletlerle yaptığı tek taraflı askeri anlaşmalara yönelik haklı eleştirilerimize verdiği yanıt, Rum tarafının adadaki siyasi ve hukuki gerçekleri kabullenmekten ne denli uzak olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

 

Hristodulidis’in, “Ben Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanıyım. Artık herkesin bunu anlamasının vakti geldi. Avrupa Birliği üyesi bir devletiz, Birleşmiş Milletler üyesi bir devletiz ve anlaşmalar imzalamaya devam edeceğiz” şeklindeki açıklaması; Kıbrıs Türk halkının kurucu ortaklık haklarını ve siyasi eşitliğini yok sayan zihniyetin devam ettiğinin açık bir ifadesidir.

 

Öncelikle bilinmelidir ki; 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkı ile Kıbrıs Rum halkının eşit ortaklığı temelinde tesis edilmiştir. Bu ortaklık; Garanti Anlaşması, İttifak Anlaşması ve anayasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır. Ancak Rum tarafı, 1963 yılında Kıbrıs Türk halkını devlet kurumlarından silah zoruyla dışlayarak bu ortaklık düzenini, gasp ve işgal ederek, fiilen ortadan kaldırmış; ardından da tek meşru otoriteymiş gibi davranmaya başlamıştır.

 

Dolayısıyla Hristodulidis’in temsil ettiğini iddia ettiği yapı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortaklık niteliğini yitirmiş bir yapıdır.

 

Yani Hristodulidis’in “istediğim ülkeyle istediğim anlaşmayı yaparım” anlayışıyla hareket etmesi, hukuki dayanaklardan da yoksundur.

 

Son dönemde özellikle Fransa ile yapılan savunma anlaşmaları, yabancı askeri varlığın artırılmasına yönelik girişimler ve İsrail başta olmak üzere farklı aktörlerle geliştirilen askeri iş birlikleri; Güney Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz’de bir askeri üs ve silahlanma merkezine dönüştürme riskini beraberinde getirmektedir.

 

Bu yaklaşım yalnızca Güney Kıbrıs’ın değil, Ada’nın genelinin ve tüm bölgenin güvenliğini tehdit etmektedir.

 

Orta Doğu’daki çatışmaların derinleştiği bir dönemde, Güney Kıbrıs’ın bu yönde adımlar atarak kendisini ve adayı büyük güç rekabetinin parçası haline getirmesi son derece sorumsuz bir yaklaşımdır.

 

Bu politikalar, yalnızca Kıbrıs Rum halkını değil, Türk halkını da ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya bırakmaktadır.

 

İşte tam da bu nedenle adada iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğunu vurguluyoruz. Zira Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu yok sayan bir anlayışın, tüm adayı temsil ettiğini iddia etmesi kabul edilemezdir.

 

Rum liderliğine çağrımız açıktır:

Adayı yabancı askeri güçlerin çıkar alanına dönüştürmekten vazgeçin. Adayı çatışmaların merkezine taşımayın.

 

Kıbrıs Türk halkı, Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü altında, 50 yılı aşkın süredir barış ve huzur içerisinde yaşamaktadır.

 

Bu gerçek ortadadır.

 

Ve bu gerçeği değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.”

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde (KSTÜ) başlatılan “sahte diploma” soruşturması kapsamında tutuksuz yargılanan sanık Fatma Ünal, bugün yeniden Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Ünal’ın davası itham için, 10 Haziran Çarşamba gününe ertelendi.

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi heyeti huzurunda görüşülen duruşmada, iddia makamı Başsavcılık adına Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz ve sanık avukatı Doğa Zeki hazır bulundu.

Sanık avukatı Doğa Zeki, mahkemede söz alarak, davayla ilgili alınması gereken ve mahkemeye sunulan emareler, dava ithamnamesi ve tanık ifadelerine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Zeki, ayrıca müvekkiliyle ilgili yeni bir dava ikame edilmesinin beklendiğini öğrendiğini belirtti.

Savcı da, istenilen evrakların kendilerine verileceğini ifade etti.

Sanık Fatma Ünal’ın Güzelyurt Kaza Mahkemesi’ndeki ilk tahkikat duruşmasında, 41 emare sunulmuş ve toplam beş tanık dinlenmişti.

Sanık, “Sahte Resmi Belge Düzenleme”, “Sahte Resmi Belgeyi Tedavüle Sürme”, “Sahte Resmi Belge Düzenlenmesini Tahrik Etme” ve “Yetkisiz Belge Düzenleme” suçlaması olmak üzere toplam 16 ayrı davadan itham edilmişti.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, partisinin Maraş buluşmasında yaptığı açıklamadan bir paylaşım yaptı.

Bakan Erhan Arıklı, “Biz sahaya çıktık. Isınma hareketleri yapıyor, Ekim ayındaki maç için rakiplerimizi bekliyoruz. Sahte anketlerle, algı operasyonları ile maç kazanılmaz. Maç sahada kazanılır. Maçın sonucunu belirleyecek olan da halktır…” ifadelerini kullandı.

Arıklı, “Sahada herkes yaptıklarının ve yapamadıklarının hesabını verecek. Geçmişte hükumeti bırakıp kaçanlar, bu sefer halka reçetelerini de sunmak zorundalar” dedi.


Devamını Oku

Trending

Reklam