Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Hasipoğlu: Kıbrıslı Rumların başvuracağı tek makam TMK’dır

Published

on

Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararını kararı BRT ekranlarında değerlendirdi.

Hasipoğlu, AİHM’in bu kararla bir kez daha Taşınmaz Mal Komisyonu’nun etkin bir iç hukuk yolu olduğunu teyit ettiğini söyledi.

Kararın, Güney Kıbrıs’ın TMK’yı etkisizleştirme çabalarına güçlü bir yanıt niteliğinde olduğunu belirten Hasipoğlu, TMK’nın varlığını sürdürebilmesi için yapılan ödemelerin ve hükümetin bu konudaki kararlılığının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu, Avrupa İnsan hakları Mahkemesi’nin Rum Mediterranean Tours şirketiyle ilgili Türkiye hakkında verdiği kararı değerlendirdi. Hasipoğlu, AİHM’in bir kez daha Taşınmaz Mal Komisyonu’nun (TMK) etkin bir iç hukuk yolu olduğunu tescillediğini belirtti.

BRT ekranlarında konuşan Hasipoğlu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi 67/ 2005 sayılı yasa ile kurulan Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK)’nun etkinliğini ortadan kaldırmak için elinden geleni yaptığını söyledi.

Güney Kıbrıs’ın daha öncede benzer bir davayı da AİHM’e götürdüğünü anımsatan Hasipoğlu “ AİHM, bir kez daha etkin iç hukuk yolu olarak TMK’yı gösterdi. Bu önemli bir karardır.” Dedi.

Davaya konu olan mülkün Kapalı Maraş bölgesinde bulunduğunu belirten Hasipoğlu, Rum tarafının bu meseleyi hızla AİHM’e taşıyarak, TMK’nın etkinliğini zayıflatmak ve aleyhte bir karar çıkması durumunda “haksız tutuklamaların” önünü açmayı hedeflediğini belirtti. Hasipoğlu, “Bu karar, AİHM’in Güney Kıbrıs’a tutuklamalar konusunda verdiği sert bir cevaptır. Kıbrıslı Rumların başvuracağı tek makam, yargı yolu TMK’dır. Bunun dışında alternatif yoktur.” Dedi.

Kararda, Vakıflar İdaresi’nin davada taraf olmasının adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmediğinin de tespit edildiğini söyleyen Hasipoğlu, AİHM’in “mülkiyet hakkı ihlalinin giderilmesinde tek çözüm iade değildir, tazminatla da çözülebilir” vurgusunu önemli bulduklarını belirtti.

TMK’nın etkinliğinin büyük ölçüde yapılan ödemelere bağlı olduğunu vurgulayan Hasipoğlu, Ünal Üstel hükümeti döneminde bu konuda ciddi adımlar atıldığını ifade etti.
Hasipoğlu,” Biz bugün TMK’da bu ödemeleri yapmasaydık bizim lehimize olacak bir karar çıkmayacaktı. Bu zamana kadar Rum vatandaşlarına 350 milyon 850 bin sterlin ödeme yapılmıştır. Sadece 2024-2025 yılında Üstel hükümetinin yaratmış olduğu fonla 106 milyon 374 bin sterlinlik ödeme yapılmış ve 230 dava sonuçlandırılmıştır.” İfadelerini kullandı.

Geçtiğimiz hafta KKTC Meclis heyetiyle birlikte Strasbourg’da olduklarını belirten Hasipoğlu, Avrupa Konseyi’nde TMK’nın etkinliğiyle ilgili yapılması beklenen bir oylamanın, AİHM kararının açıklanması nedeniyle Aralık ayına ertelendiğini de bildirdi.

Hasipoğlu, Rum tarafının Kıbrıslı Türklerin mallarına vasilik sistemi kurduğunu belirterek “Bütün Kıbrıslı Türklerin mallarını adeta dondurmuş kamulaştırmış, bir kısmını ise hiç kamulaştırmadan GKRY vatandaşlarının tahsisine bırakmış, Kıbrıslı Türklerin mallarının üzerine evler, apartmanlar inşa etmiştir. Her şeyi çözümden sonraya endekslemiş. Biz ise çözümü beklemeden onlara bu ödemeleri yapıyoruz.” dedi.

Avrupa’nın tanımadığı bir devlet olarak Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu’nun içinde kaldıklarını ancak sözde tanınan bir devlet olan GKRY ise TMK’yı yok saymaya devam ettiğini kaydeden Hasipoğlu, Rum tarafının tek taraflı ve hukuka aykırı uygulamaları karşısında karşılıklılık ilkesi gereği ne gerekiyorsa yapılacağını vurguladı.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Son günlerde bazı basın kuruluşları ve basın mensuplarının sosyal medya hesaplarına yönelik gerçekleştirilen saldırılara ilişkin Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu (BTHK) girişim başlattı.

BRT’ye konuşan BTHK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tayfun Aydınlı, bu saldırıların teknik anlamda bir siber saldırı olmadığını belirterek, işlemlerin platformların kendi işleyişi içinde gerçekleştiğini vurguladı.

Kurum olarak platformlara müdahale etmenin mümkün olmadığını kaydeden Aydınlı, bu konuda Kurum Başkanı Kadri Bürüncük’ün Türkiye’de temaslarda bulunduğunu söyledi.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın kendisine oy kaybettirdiği gerekçesi ile Yenidüzen aleyhine 2022 yılında açtığı dava sonuçlandı. Mahkeme Tatar’ı haksız buldu.
Davalı tarafın Avukatı Aslı Murat mahkemenin sonuçlanmasından sonra yaptığı açıklamada ülkedeki basın ve ifade özgürlüğü adına önemli bir karar alındığını belirtti.
Aslı Murat, mahkemenin, özellikle bir gazetecinin kamuoyunu ilgilendiren, tartışma yaratan, demokratik değerler çerçevesinde yazdıklarının bir hakaret teşkil etmediğine vurgu yaptığını belirtti.
Mahkemenin aynı zamanda, davacının iddialarını kanıtlayamadığına atıfta bulunduğunu söyleyen Aslı Murat, bundan dolayı davacının haksız bulunduğunu vurguladı.
Avukat Aslı Murat, mahkemenin uluslararası hukukta yer alan değerlere de işaret ettiğini ve “Mahkeme bu ülkede veya herhangi bir ülkede siyasetçilerin, kamuya mal olmuş kişilerin özel hayatlarını ilgilendirmeyen konularda basının ifade özgürlüğünün geniş perspektifte yorumlanması gerektiğine vurgu yaptı. Mahkeme basın mensuplarının kamuoyunun bekçi köpeği olduğuna vurgu yapan mahkeme, bu konu Avrupa İnsan Hakları Mahkemelerinde çok net bir şekilde vurgu yapılan bir değerdir. Çünkü mahkeme basın susarsa ve kamuyu ilgilendiren konularda tartışma yaratılmazsa insanların bilgi edinme haklarının ortadan kalkacağına işaret etti” diye konuştu.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri Serhat Akpınar, Güney Kıbrıs’ta yaşanan bayrak yakma olaylarına tepki göstererek, bunun Kıbrıs Türk halkının onuruna, kimliğine ve varlığına yönelik açık bir saygısızlık olduğunu vurguladı.

Yazılı açıklama yapan Akpınar, son dönemde Güney Kıbrıs’taki söylem ve tutumların tehlikeli bir noktaya ulaştığını ifade etti.

Özellikle siyasi liderlik ve dini otoritelerin kullandığı dilin gerilimi artırdığını belirten Akpınar, bu yaklaşımın geçmişte yaşanan acıları yeniden hatırlattığını ve toplumlar arasındaki güveni zedelediğini kaydetti.

Büyük acılara neden olan anlayışın yeniden meşrulaştırılmaya çalışılmasının kabul edilemez olduğunu ve bu zihniyetin barış ile çözüm arayışlarına zarar verdiğini ifade eden Akpınar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni hedef alan açıklamaların da son derece sorumsuz ve tehlikeli olduğunu söyledi.

Güney Kıbrıs’taki mevcut yaklaşımın yeni bir “kayıp nesil” riski doğurduğunu ve nefret söyleminin özellikle gençler üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğini vurgulayan Akpınar, bu sürecin derinleşmesinde mevcut liderlik ve kilise söylemlerinin önemli rol oynadığını belirtti .

Akpınar, “Kıbrıs’ın geleceği için ihtiyaç duyulan, gerilim değil dostluk ve birlikte yaşam kültürüdür. Genç nesillerin düşmanlıkla değil ortak değerler etrafında yetiştirilmesi gerekiyor.” diyerek, Kıbrıs Türk halkının bu adada eşit ve onurlu bir şekilde varlığını sürdüreceğini kaydetti.

Türkiye ile dayanışma içerisinde Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceklerini ifade eden Akpınar, tüm tarafları sağduyuya davet etti.

 


Devamını Oku

Trending

Reklam