Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Kılıçdaroğlu: KKTC artık bağımsız ve hür bir devlet olarak tanınmalı

Published

on

Cumhurbaşkanı Tatar, temaslarda bulunmak üzere KKTC’de bulunan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu makamında ağırladı.

Tatar, burada yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinin devam ettiğini, Türkiye’den geliş ve gidişlerin zor şartlarda olduğunu ve bazı ziyaretlerin geciktiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu ve heyetini KKTC’de görmekten büyük mutluluk duyduğunu belirten Tatar, “Kıbrıs meselesi, Kıbrıs Türk halkının önemli bir davası, aynı zamanda Türkiye’yi de çok yakından ilgilendiren milli bir meseledir.” dedi.

Tatar, Doğu Akdeniz’deki konjonktürün değiştiğini, denizlerden hava sahasına kadar fevkalade önemli bir coğrafyada yaşadıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“1571’den beri atalarımızın sürdürdüğü mücadeleyi şu anda biz sürdürmekteyiz. Önemli olan adil bir şekilde Kıbrıs’ın yönetimini ve kaynaklarını paylaşabilmektir. 50 yıldan beri federasyon temelinde bir anlaşmadan netice alınamadığını herkes bilmektedir. Annan Planı’na bizlerin ‘evet’ demesine rağmen Rum tarafı yüzde 75’in üzerinde bir ‘hayır’ oyuyla reddetmiştir. Maalesef Avrupa Birliği (AB), ona rağmen Rumları ödüllendirmiştir ve onları AB’ye almıştır.”

Kıbrıs’ta egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan iki ayrı bağımsız devleti desteklediklerini vurgulayan Tatar, Türkiye’nin de bu politikayı desteklediğini ifade etti.

Tatar, “Kıbrıs’tan baktığımızda Türkiye’yi bir bütün olarak görmekteyiz. Türkiye’nin kendi içerisinde farklı düşünceler olabilir ama Kıbrıs meselesi, milli bir davadır. Milli davada gelinen aşamada artık iki devleti bir çözümün hepimizin müşterek menfaatidir diye düşünmekteyim.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Kıbrıs Türkü için ciddi bir mücadele veriyorsunuz”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da kabullerinden dolayı Tatar’a teşekkür etti ve Cumhurbaşkanı seçilmesi dolayısıyla kendisini tekrar kutladı.

Kılıçdaroğlu, “Kıbrıs Türkü için ciddi bir mücadele veriyorsunuz. Son olarak Cenevre’deki 5+1 gayriresmi Kıbrıs konferansında yaptığınız görüşmeler, Kıbrıs Türkü’nün 50 yıldır verdiği mücadelenin bir anlamda farklı bir dille seslendirilmesi oldu ama hep amaç aynıydı.” dedi.

Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesinin lideri Dr. Fazıl Küçük ve KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın anıt mezarlarını ziyaret ettiklerini aktaran Kılıçdaroğlu, Küçük’ün mezarında “Kıbrıs Türkü hür ve bağımsız yaşamak istiyor.” diye kararlılık içeren bir cümlesini gördüğünü ve Kıbrıs Türk halkının hür ve bağımsız olmasını arzu ettiklerini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“50 yıldır verilen mücadelenin sonunda KKTC’nin artık bir bağımsız devlet olarak ortaya çıkmasını, tanınmasını ve dünyanın saygın ülkelerinden biri konumuna gelmesini isteriz, en büyük arzumuz budur. Bu çerçevede vereceğiniz her mücadele, yapacağınız her çalışma ve görüşme son derece değerlidir. Bizim üstümüze düşen bir görev varsa biz o görevi yerine getirmeye hazırız.”

Türkiye’de Kıbrıs politikasının milli bir politika olduğuna işaret eden Kılıç, siyasi partiler arasında bu konuda görüş farklılıkları olmadığını ve KKTC’nin bağımsızlığını, ekonomik olarak gelişmesini desteklediklerini kaydetti.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na ziyaretinde CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, Genel Başkan Başdanışmanı Ünal Çeviköz ve Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş eşlik ediyor.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Güney Kıbrıs-İsrail-Yunanistan arasında elektrik kablo döşenmesi projesinde “Great Sea Interconnector” (GSI), kullanılacak kabloların teknik denemesinin başarılı olduğu bildirildi.

Alithia ve diğer gazeteler, GSI projesinde kullanılacak elektrik kablolarının üreticisi konumundaki Fransız “Nexans” şirketinden yapılan açıklamada, projede kullanılacak kablonun deniz altı döşenme testinden başarıyla geçtiğinin duyurulduğunu yazdı.

Habere göre şirketten yapılan açıklamada, Güney Kıbrıs ile Yunanistan arasında deniz altı kablo döşenmesi projesi çerçevesinde üretilen kabloların ilk denemesinin İtalya’nın Sicilya adası açıklarında başarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi.

Açıklamada, söz konusu proje için üretilen kablonun 3 bin metre derinlikte işlevsel olduğunun kanıtlanmasının GSI projesinin sürdürülebilirliği konusundaki endişeleri ortadan kaldırdığı belirtilirken, (HDVC) 525 kV’lik kablonun şirketin “Nexans Aurora” gemisiyle döşendiği vurgulandı.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Türkiye ile KKTC arasında imzalanan fiber optik altyapı işbirliği protokolünü Anayasa Mahkemesi’ne göndermesi siyasi tartışma yarattı. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, katıldığı bir televizyon programında kararın hukuki ve siyasi sonuçlarını değerlendirdi.

Arıklı, Cumhurbaşkanının kararına saygı duyduğunu belirtirken, atılan adımın hem hukuki hem de siyasi açıdan önemli bir tercih anlamına geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanının bu kararla yeni bir siyasi rota çizdiğini savunan Arıklı, özellikle Türkiye ile ilişkiler bakımından bunun sonuçları olabileceğini ifade etti.

“Anayasanın 90. maddesi çok açık”

Arıklı, uluslararası anlaşmaların Anayasa’daki düzenlemesine dikkat çekerek Anayasanın 90. maddesinin çok açık olduğunu söyledi. Maddenin usulüne göre yürürlüğe konulan uluslararası anlaşmaların yasa hükmünde olduğunu belirttiğini ifade eden Arıklı, bu anlaşmalar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamayacağını savundu.

Cumhurbaşkanı Erhürman’ın bu kararla 2016 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın izlediği yolu tercih ettiğini öne süren Arıklı, o dönemde Gençlik ve Spor Koordinasyon Ofisi ile ilgili yaşanan tartışmaları hatırlattı.

Arıklı ayrıca o kararın ardından Türkiye’nin kurmak istediği koordinasyon ofisinin kurulamadığını, buna karşın Avrupa Birliği’nin koordinasyon ofisinin faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getirdi.

“Türkiye’yi rencide edecek şekilde bir adım attı”

Arıklı, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın protokolü Anayasa Mahkemesi’ne göndermesini siyasi açıdan da değerlendirdi. Erhürman’ın seçim sonrasında Türkiye ile daha uyumlu bir ilişki yürütmesinin beklendiğini ifade eden Arıklı, buna karşın bu kararla farklı bir tercih yapıldığını söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan ve resmi gazetede yayımlanan bir protokolün söz konusu olduğunu hatırlatan Arıklı, kısa süre önce Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısının KKTC’ye gelerek protokolde eksiklik veya sorun varsa ek protokollerle düzeltilebileceğini ifade ettiğini belirtti.

Buna rağmen protokolün Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesinin Ankara’da rahatsızlık yaratabileceğini dile getiren Arıklı, bunun Türkiye’yi rencide eden bir adım olduğunu savundu.

Arıklı ayrıca geçmişte benzer bir sürecin Mustafa Akıncı döneminde yaşandığını söyledi. Akıncı’nın seçilmesinin ardından Türkiye ile üç önemli konuda gerilim yaşandığını belirten Arıklı, “anavatan-yavru vatan” tartışması ile koordinasyon ofisi meselesinin ilişkileri ciddi şekilde etkilediğini öne sürdü.

Arıklı, o dönemden sonra Türkiye ile ilişkilerin uzun süre düzelmediğini ifade ederek Cumhurbaşkanı Erhürman’ın da benzer bir yolu tercih ettiğini söyledi. Kararın Cumhurbaşkanına ait olduğunu vurgulayan Arıklı, “Karar kendisinin, takdir kendisinin” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

KKTC Merkez Bankası, vatandaşların, yabancı para banknotuna erişimine ilişkin herhangi bir sınırlama bulunmadığını duyurdu.

Merkez Bankası, bazı basın organlarında yer alan “bankalara ve döviz bürolarına yabancı para banknot (efektif) akışının durdurulduğu” yönündeki haberler üzerine açıklama yaptı.

Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, bankanın piyasaya likidite sağlama sorumluluğu çerçevesindeki muhatabının döviz büroları değil bankalar olduğu belirtilerek, bankalara ödenen ve bankalardan tahsil edilen efektif tutarlarına ilişkin veriler paylaşıldı.

Buna göre, 1 Ocak-9 Mart döneminde bankalara 32 milyon 998 bin 490 euro, 28 milyon 817 bin 308 dolar ve 43 milyon 693 bin 765 sterlin ödendiği ve bankalardan 10 milyon 386 bin 770 euro, 4 milyon 11 bin 737 dolar ve 21 milyon 459 bin 475 sterlin tahsil edildiği kaydedildi.

Açıklamada, ekonomik faaliyetler kapsamında bankalar aracılığıyla piyasaya sunulan efektiflerin yine bankacılık sistemi üzerinden büyük oranda Merkez Bankası’na geri dönmesi gerektiği, ancak son dönemde piyasaya sağlanan efektiflerin önemli bir kısmının sistem dışına çıktığı belirtildi.

– “Ülkeden çıkışlarda yolcular yanlarında en fazla 10 bin euro veya muadili nakit bulundurabilir”

Para ve Kambiyo Yasası kapsamında, ülkeden çıkışlarda yolcuların yanlarında en fazla 10 bin euro veya muadili dövizi nakit olarak bulundurabildiği, bu tutarın üzerindeki miktarların KKTC’de faaliyette bulunan bankalar aracılığıyla ülke dışına çıkarılmasının suç olduğu hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu çerçevede, ekonomide kayıt dışılığın önlenmesi ve ülke kaynaklarının yurt dışına yasal olmadığı değerlendirilen yollarla çıkarılmasının engellenmesi amacıyla, 2025 yılının ortasından itibaren, casino ve kripto varlık ile ilişkili olduğu düşünülen efektif talepleri sınırlı ölçüde karşılanmaktadır. Bu işlemlerin bankalar aracılığıyla hesaben gerçekleştirilmesi ve kayıt dışılığın önüne geçilmesi hedeflenmektedir.”

Açıklamada, vatandaşların günlük işlemleriyle ilgili herhangi bir sınırlama bulunmadığı, ancak işlemlerin hesaben yapılmasının hem nakit taşıma risklerini hem de bankaların operasyonel yükünü azaltacağı vurgulandı.

 

Devamını Oku

Trending

Reklam