Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

KKTC için ihracat eylem planı hazırlanacak

Arıklı, Türkiye ile KKTC arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla temaslarda bulunmak ve TC-KKTC İşbirliği Protokolü’nü imzalamak amacıyla bugün KKTC’ye gelen Muş’u kabul etti.

Published

on

Başbakan Yardımcısı Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı, Türkiye ile KKTC arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla temaslarda bulunmak ve TC-KKTC İşbirliği Protokolü’nü imzalamak amacıyla bugün KKTC’ye gelen Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Mehmet Muş’u kabul etti.

ARIKLI: “BU PROTOKOL BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”

Kabulde konuşan Arıklı, bir süredir Türkiye ile KKTC arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla heyetlerin üzerinde çalıştığı iş birliği protokolünün bugün imzalanacağını hatırlatarak, bu adımın KKTC için önemine değindi.

Arıklı, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak, önümüzdeki süreçte iki devletli bir çözümü hayata geçireceksek üreten bir toplum olmak, ürettiğimizi satmak, kendi ayaklarımızın üzerinde durmak zorundayız. Bunları yaparken de Anavatan Türkiye’nin ve siz değerli Bakanımızın katkılarına, yardımlarına ihtiyaç duyacağız” dedi.

TC Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un göreve geldiği andan itibaren kendilerine her türlü desteği verdiğini kaydeden Arıklı, bu desteğin devam edeceğine inanç belirtti.

MUŞ: “KKTC İÇİN İHRACAT EYLEM PLANI HAZIRLANMASINA DESTEK OLACAĞIZ”

TC Ticaret Bakanı Mehmet Muş da KKTC’nin gönlündeki yerinin ayrı olduğunu belirterek, KKTC’de beş yıl yaşadığını ve Kıbrıs’ı yakından tanıdığını ifade etti.

TC – KKTC heyetleri arasında yapılan çalışmaların bir noktaya geldiğini anlatan Muş, bu çerçevede ticari ilişkilerin düzenlenmesine dair uygulama anlaşmasının KKTC’nin talepleri doğrultusunda güncelleneceğini aktardı.

KKTC ürünlerinin üçüncü ülkelere taşınmasında Mersin’in yanı sıra İstanbul Ticaret Odası’nın da menşei konusunda yetkilendirileceğini belirten Muş şunları kaydetti:

“Türkiye’deki uluslararası fuarlara katılacak firmaların fuarlara katılım masraflarını da destekleyeceğiz.

KKTC’de üretilen ürünlerin pazarlanması için Türkiye’deki ticaret platformlarından yararlanmalarını sağlayacak, KKTC için ihracat eylem planı hazırlanmasına destek olacağız.

Ülkemizin tüm yurtdışı ticaret müşavirlikleri KKTC’deki işadamlarına da hizmet verecek.

Ürün güvenliği, gümrüklerde otomasyon, risk analizi ve akaryakıt kaçakçılığı ile mücadele alanlarında da KKTC’ye ihtiyaç duyduğu desteği de vereceğiz.”

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Güney Kıbrıs-İsrail-Yunanistan arasında elektrik kablo döşenmesi projesinde “Great Sea Interconnector” (GSI), kullanılacak kabloların teknik denemesinin başarılı olduğu bildirildi.

Alithia ve diğer gazeteler, GSI projesinde kullanılacak elektrik kablolarının üreticisi konumundaki Fransız “Nexans” şirketinden yapılan açıklamada, projede kullanılacak kablonun deniz altı döşenme testinden başarıyla geçtiğinin duyurulduğunu yazdı.

Habere göre şirketten yapılan açıklamada, Güney Kıbrıs ile Yunanistan arasında deniz altı kablo döşenmesi projesi çerçevesinde üretilen kabloların ilk denemesinin İtalya’nın Sicilya adası açıklarında başarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi.

Açıklamada, söz konusu proje için üretilen kablonun 3 bin metre derinlikte işlevsel olduğunun kanıtlanmasının GSI projesinin sürdürülebilirliği konusundaki endişeleri ortadan kaldırdığı belirtilirken, (HDVC) 525 kV’lik kablonun şirketin “Nexans Aurora” gemisiyle döşendiği vurgulandı.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Türkiye ile KKTC arasında imzalanan fiber optik altyapı işbirliği protokolünü Anayasa Mahkemesi’ne göndermesi siyasi tartışma yarattı. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, katıldığı bir televizyon programında kararın hukuki ve siyasi sonuçlarını değerlendirdi.

Arıklı, Cumhurbaşkanının kararına saygı duyduğunu belirtirken, atılan adımın hem hukuki hem de siyasi açıdan önemli bir tercih anlamına geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanının bu kararla yeni bir siyasi rota çizdiğini savunan Arıklı, özellikle Türkiye ile ilişkiler bakımından bunun sonuçları olabileceğini ifade etti.

“Anayasanın 90. maddesi çok açık”

Arıklı, uluslararası anlaşmaların Anayasa’daki düzenlemesine dikkat çekerek Anayasanın 90. maddesinin çok açık olduğunu söyledi. Maddenin usulüne göre yürürlüğe konulan uluslararası anlaşmaların yasa hükmünde olduğunu belirttiğini ifade eden Arıklı, bu anlaşmalar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamayacağını savundu.

Cumhurbaşkanı Erhürman’ın bu kararla 2016 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın izlediği yolu tercih ettiğini öne süren Arıklı, o dönemde Gençlik ve Spor Koordinasyon Ofisi ile ilgili yaşanan tartışmaları hatırlattı.

Arıklı ayrıca o kararın ardından Türkiye’nin kurmak istediği koordinasyon ofisinin kurulamadığını, buna karşın Avrupa Birliği’nin koordinasyon ofisinin faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getirdi.

“Türkiye’yi rencide edecek şekilde bir adım attı”

Arıklı, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın protokolü Anayasa Mahkemesi’ne göndermesini siyasi açıdan da değerlendirdi. Erhürman’ın seçim sonrasında Türkiye ile daha uyumlu bir ilişki yürütmesinin beklendiğini ifade eden Arıklı, buna karşın bu kararla farklı bir tercih yapıldığını söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan ve resmi gazetede yayımlanan bir protokolün söz konusu olduğunu hatırlatan Arıklı, kısa süre önce Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısının KKTC’ye gelerek protokolde eksiklik veya sorun varsa ek protokollerle düzeltilebileceğini ifade ettiğini belirtti.

Buna rağmen protokolün Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesinin Ankara’da rahatsızlık yaratabileceğini dile getiren Arıklı, bunun Türkiye’yi rencide eden bir adım olduğunu savundu.

Arıklı ayrıca geçmişte benzer bir sürecin Mustafa Akıncı döneminde yaşandığını söyledi. Akıncı’nın seçilmesinin ardından Türkiye ile üç önemli konuda gerilim yaşandığını belirten Arıklı, “anavatan-yavru vatan” tartışması ile koordinasyon ofisi meselesinin ilişkileri ciddi şekilde etkilediğini öne sürdü.

Arıklı, o dönemden sonra Türkiye ile ilişkilerin uzun süre düzelmediğini ifade ederek Cumhurbaşkanı Erhürman’ın da benzer bir yolu tercih ettiğini söyledi. Kararın Cumhurbaşkanına ait olduğunu vurgulayan Arıklı, “Karar kendisinin, takdir kendisinin” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

KKTC Merkez Bankası, vatandaşların, yabancı para banknotuna erişimine ilişkin herhangi bir sınırlama bulunmadığını duyurdu.

Merkez Bankası, bazı basın organlarında yer alan “bankalara ve döviz bürolarına yabancı para banknot (efektif) akışının durdurulduğu” yönündeki haberler üzerine açıklama yaptı.

Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, bankanın piyasaya likidite sağlama sorumluluğu çerçevesindeki muhatabının döviz büroları değil bankalar olduğu belirtilerek, bankalara ödenen ve bankalardan tahsil edilen efektif tutarlarına ilişkin veriler paylaşıldı.

Buna göre, 1 Ocak-9 Mart döneminde bankalara 32 milyon 998 bin 490 euro, 28 milyon 817 bin 308 dolar ve 43 milyon 693 bin 765 sterlin ödendiği ve bankalardan 10 milyon 386 bin 770 euro, 4 milyon 11 bin 737 dolar ve 21 milyon 459 bin 475 sterlin tahsil edildiği kaydedildi.

Açıklamada, ekonomik faaliyetler kapsamında bankalar aracılığıyla piyasaya sunulan efektiflerin yine bankacılık sistemi üzerinden büyük oranda Merkez Bankası’na geri dönmesi gerektiği, ancak son dönemde piyasaya sağlanan efektiflerin önemli bir kısmının sistem dışına çıktığı belirtildi.

– “Ülkeden çıkışlarda yolcular yanlarında en fazla 10 bin euro veya muadili nakit bulundurabilir”

Para ve Kambiyo Yasası kapsamında, ülkeden çıkışlarda yolcuların yanlarında en fazla 10 bin euro veya muadili dövizi nakit olarak bulundurabildiği, bu tutarın üzerindeki miktarların KKTC’de faaliyette bulunan bankalar aracılığıyla ülke dışına çıkarılmasının suç olduğu hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu çerçevede, ekonomide kayıt dışılığın önlenmesi ve ülke kaynaklarının yurt dışına yasal olmadığı değerlendirilen yollarla çıkarılmasının engellenmesi amacıyla, 2025 yılının ortasından itibaren, casino ve kripto varlık ile ilişkili olduğu düşünülen efektif talepleri sınırlı ölçüde karşılanmaktadır. Bu işlemlerin bankalar aracılığıyla hesaben gerçekleştirilmesi ve kayıt dışılığın önüne geçilmesi hedeflenmektedir.”

Açıklamada, vatandaşların günlük işlemleriyle ilgili herhangi bir sınırlama bulunmadığı, ancak işlemlerin hesaben yapılmasının hem nakit taşıma risklerini hem de bankaların operasyonel yükünü azaltacağı vurgulandı.

 

Devamını Oku

Trending

Reklam