Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

KTFD Başbakanı Osman Örek 25’inci ölüm yıl dönümünde devlet töreniyle anıldı

Published

on

Kıbrıs Türk Federe Devleti (KTFD) Başbakanı Osman Örek, 25’inci ölüm yıl dönümünde törenle anıldı.

Lefkoşa Devlet Mezarlığı’nda yapılan törene, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, bazı milletvekilleri, askeri erkân, Örek’in ailesi ve diğer yetkililer katıldı.

Protokol sırasına göre çelenklerin sunulmasıyla başlayan törende, saygı duruşu gerçekleştirildi ve ardından İstiklal Marşı ile bayraklar göndere çekildi.

Tören, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Osman Örek’in ailesi adına Yeşim Örek’in konuşmalarının ardından sona erdi.

Tatar: “Osman Örek ile sohbetlerimde milli davayla ilgili çok şey öğrendim”

Cumhurbaşkanı Tatar törende yaptığı konuşmada, İngiliz Sömürge Yönetimi döneminde, Kıbrıs Türk halkının Varoluş ve Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın yanlarına iyi bir hukukçu olan Osman Örek’i alarak, Londra-Zürih anlaşmaları öncesinde mücadele verdiklerini dile getirdi. Tatar, Küçük, Denktaş ve Örek’in Türkiye ziyaretleriyle, dönemin Türkiye Başkanı Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun Kıbrıs meselesinin içine çekildiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Küçük, Denktaş ve Örek’in, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın 1 Ağustos 1958’de kuruluşuna vesile olacak gayretleriyle, Kıbrıs’ta iki ayrı halk ve bir bağımsız cumhuriyet kurulacaksa, Kıbrıs Türk halkının Cumhuriyetin eşit kurucu ortağı olması gerektiğinin vurgulandığını kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının, İngiltere’nin çekilmesiyle adanın Yunanistan’a bağlanması ve Enosis’in gerçekleştirilmesi için Rumların ve Yunanlıların çok acımasız saldırıları ile karşı karşıya kaldığını dile getiren Tatar, zor yıllarda Anadolu ile kurulan bağlarla Kıbrıs meselesinin Türkiye Cumhuriyeti’nin gündemine getirilmesinde üç liderin ve onların dava arkadaşlarının çok büyük katkıları olduğunu söyledi.

1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğunda, Garanti ve İttifak Anlaşmaları çerçevesinde Türkiye’nin garantörlüğü ve tek taraflı müdahale hakkıyla anlaşmanın anlamlı bir noktaya geldiğini ifade eden Tatar, iyi bir hukukçu olan Osman Örek’in de sürece büyük katkıları olduğunu söyledi.

Ailesinin yakınlığı nedeniyle Osman Örek ile birlikte çok zaman geçirdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Hasan Örek ve Yeşim Örek’in çocukluk arkadaşları olduğunu dile getirdi. Tatar, Osman Örek ile sohbetlerinde milli davayla ilgili çok şey öğrendiğini belirtti.

Osman Örek vefat ettiğinde adaya henüz Türkiye’den su gelmediğini kaydeden Tatar, geçmişte Türk liderliğinin suyun gelmesi gerektiğini Makarios ile paylaştığında, Makarios’un Örek’e, “Biz Türk suyu içmeyiz” dediğini anlattı.

Osman Örek’in 1960 kuruluş anlaşmalarında aktif bir rol oynadığını belirten Tatar, Örek’in daha sonra Cumhuriyetin Savunma Bakanı olduğunu belirtti. Makarios’un Cumhuriyet kurulur, kurulmaz, amaçlarının Cumhuriyeti Enosis’e bir sıçrama tahtası olarak kullanmak olduğunu söylediğine işaret eden Tatar, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin dışına itildikten sonra Kıbrıs Türk halkının kendi devletinin temellerini Genel Komite ve Geçici Türk Yönetimi ile attığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü kavramları 1960 anlaşmasından elde ettiğimiz hakkımız ve hukukumuzun bir ifadesidir” diye konuştu.

Yeni siyasete göre, Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa iki devletin iş birliğiyle olması gerektiğini ve Kıbrıs’ta bağımsız bir Türk devletinin olduğunu vurgulayan Tatar, anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte Doğu Akdeniz’de bağımsız Türk devletinin yaşatılması gerektiğini söylediklerini belirtti.

“Milli birlik ve beraberliğin, Kıbrıs Türk halkını bu noktaya getirmesinde onların etkin rolünün ne kadar anlamlı ve tarihi perspektiften ne kadar değerli olduğunu” ifade eden Tatar, eşi Neriman Örek’in de, Osman Örek’e verdiği destekle Kıbrıs Türk halkına katkılarını yakından bildiğini dile getirdi.

Tatar, Osman Örek ve Neriman Örek’i rahmetle andı.

-Yeşim Örek: “Biz Osman Örek’i, hep mücadele adamı olarak bildik, tanıdık ve yaşadık”

Osman Örek’in ailesi adına Yeşim Örek ise konuşmasına, “Osman Örek’i biz, Meclis Başkanı, Başbakan olarak değil hep mücadele adamı olarak bildik, tanıdık ve yaşadık” diyerek, başladı.

Abisi Hasan Örek’e küçükken okulda öğretmeni “Baban ne iş yapar?” diye sorduğunda, abisinin, “Dairecidir” diye yanıt verdiğini anlatan Yeşim Örek, “Çünkü bizim babamız hep dairedeydi. Orada bizim, Kıbrıslı Türklerin davasıyla uğraşıyordu. Büyüyünce öğrendik ki meğerse daire dediğimiz yer Dışişleri ve Savunma Bakanlığıymış” diye konuştu.

Dünyada yaşanan savaşlara işaret eden Örek, “Bizler bugün burada rahatça nefes alabiliyorsak yıllarca verilen mücadele sonucundadır” dedi. Mücadelenin 1974’te değil, Osmanlı adayı 1878’de adayı İngilizlere kiralandığı günden itibaren başladığını kaydeden Örek, “Milli hafıza genç kuşaklara doğru anlatıldığı ve aktarıldığı sürece var olunabilir” vurgusu yaptı.

“Küçük balıkçı tekneleri ile gecenin karanlığında Türkiye’den adaya silah taşıma cesaretini gösteren bereketçilerimizin vatan sevgisini içselleştirebildiğimiz takdirde hayatta kalabiliriz” diyen Yeşim Örek, Türkiye Cumhuriyeti’nin destekleriyle 15 Kasım 2023’te hizmete giren “Kıbrıs Türk Tarih, Kültür ve Milli Mücadele Müzesi”nin büyük önem taşıdığını, verilen mücadelenin genç nesillere ancak böyle anlatılabileceğini söyledi.

Müzeyi ziyaret edenlerin orada sergilenenlerin önemini ve heykeli dikilen 51 kişiyi merak edip, daha çok araştırmasını dileyen Yeşim Örek, Osman Örek’in müzede, elinde evrak çantası ile canlandırıldığına işaret ederek, bunun bir aksesuar olmadığını, o çantanın içinden milli mücadelede kullanılan evrakların hiç eksik olmadığını ifade etti. Yeşim Örek, evrakların orijinallerinin, Milli Arşivde, sanallarının ise Türk Tarih Kurumunda bulunabildiğini belirtti.

Şehitlere Allahtan rahmet dileyen Yeşim Örek, Dr. Fazıl Küçük, Rauf Raif Denktaş ve Osman Örek’i minnet, saygı ve özlemle andı.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakan Yardımcılığı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na bağlı Gençlik Dairesi Gençlik Şöleni 17 Mayıs 2026 da 16.30’da Girne Antik Liman’da gerçekleşecek.
19 Mayıs Atatürk’ü anma Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında gerçekleşecek olan şölende birbirinden güzel gösteriler seyirci ile buluşacak.
Gençlik Dairesi Müdürü Hüseyin Ozanoğlu bu özel günde birbirinden güzel gösterilerin sahneleneceğini belirterek halkımızı etkinliğe davet etti.
Ozanoğlu etkinliğin 17 Mayıs da saat 16.30’da eski Girne Belediyesi önünden kortej yürüyüşü ile başlayarak limana gidileceğini 17.00’da limanda başlayacak etkinlikler ile gösterilerin devam edeceğini belitti.
Yurt içi ve yurtdışından katılan birbirinden güzel ekibin gösteri sunacağını belirten Ozanoğlu, Ahmet Akınsel Live Drum Cover dinletisinin de limanda gerçekleşeceğini vurguladı.
Gençlik Dairesi personeline de çalışmaları için teşekkür eden Ozanoğlu, etkinliğe davetini yineleyerek etkinlikte yer alacak grupları şu şekilde sıraladı;
Gençlik Dairesi Dipkarpaz Gençlik Merkezi Halk Dansları Topluluğu, Gençlik Dairesi Vadili Gençlik Merkezi Halk Dansları Topluluğu, Ahmet Akınsel Live Drum Cover, Stage School Dans Gösterisi, Varyant Kültür Sanat Derneği Zeybek Gösterisi, Dance Ensemble “Atsata” Dans Gösterileri (Rusya), Lefkoşa Folkder – Bardak Oyunu, Starlet Dans Gösterisi, Engelliler Spor Federasyonu Kalp Atışı Dans Grubu Gösterisi, Şükrü Karaman MJ Gösterisi, Seyyah Dans Gösterisi, Varyant Kültür Sanat Derneği Dans Gösterisi, Gençlik Dairesi Dance Per Minute Ekibi – Hip Hop Gösterisi, Cyprus Dans of Fire Gösterisi.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Turizm Bakanlığı Müsteşarı Serhan Aktunç, son günlerde kamuoyunda tartışma yaratan “müzelerin özelleştirilmesi” iddialarına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Sosyal medya üzerinden değerlendirmelerde bulunan Aktunç, kültürel mirasın özel sektöre devredileceği yönündeki eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını savundu.

Aktunç, mevcut müzecilik anlayışının sürdürülebilir olmadığını belirterek, KKTC’de çağdaş müzecilik modeline geçilmesinin hedeflendiğini söyledi. “Bu böyle gitmez” ifadelerini kullanan Aktunç, gece müzeciliği, hafta sonu ve mesai sonrası açık müze uygulamalarıyla daha dinamik bir yapının oluşturulacağını kaydetti.

Açıklamasında özellikle “devir” eleştirilerine yanıt veren Aktunç, Eski Eserler Dairesi’nin tüm müze ve ören yerlerinin tek sahibi olmaya devam edeceğini vurguladı. Planlanan modelde yalnızca müze girişlerinin ve müze içerisindeki mağazaların özel sektör tarafından işletileceğini belirten Aktunç, kültürel mirasın yönetim ve mülkiyetinin kamuda kalacağını ifade etti.

Müsteşar Aktunç, yeni sistemden elde edilecek gelirlerin de başka alanlarda kullanılmayacağını söyledi. Buna göre müzelerden sağlanacak gelirler yalnızca eski eserlerin bakım, onarım ve restorasyon çalışmalarına aktarılacak.

Turizm sektöründeki paydaşlarla da görüşmeler yapıldığını açıklayan Altunç, KITOB, KITSAB ve ilgili birliklerle bilgilendirme temelinde çalışma yürüttüklerini kaydetti. Konuyla ilgili önümüzdeki hafta detaylı bir basın toplantısı düzenlemeyi planladıklarını belirten Aktunç, burada rakamların ve planlanan modelin tüm ayrıntılarıyla kamuoyuna anlatılacağını ifade etti.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Salahi Şahiner’in Meclis’te yaptığı açıklamalara ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Uzun, Şahiner’in “gelmeyen bir akaryakıtın KIB-TEK’e faturalandırıldığı” yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Şahiner’in talep etmesi halinde, konuya ilişkin tüm bilgilerin ve belgelerin kendisiyle paylaşılacağını ifade eden Uzun, milletvekilinin eksik veya yanlış bilgilendirilmiş olabileceği kanaatinde olduklarını kaydetti.

Gürsel Uzun, açıklamasında Şahiner’in istemesi halinde kurumun tüm birimlerinin kendisine açık olduğunu da vurguladı.

 


Devamını Oku

Trending

Reklam