Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

KTOEÖS eğitimdeki sorunların geçen yıla göre daha da derinleştiğini savundu

Published

on

 Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Selma Eylem, eğitimdeki sorunların geçen yıla göre daha da derinleştiğini savunarak “Okullar yine açılacak durumda değil, gerekirse açılmayacak” dedi.

KTOEÖS  2025-2026 öğretim yılı öncesi, eğitimde yaşanacağını düşündüğü sorunlara dikkat çekmek amacıyla basın toplantısı düzenledi.

KTOEÖS Başkanı Selma Eylem KTOEÖS’de yer alan basın toplantısında yaptığı konuşmada, okulların büyük çoğunluğunun yeni eğitim yılına hazır olmadığını savundu. Depreme dayanıklılık testlerinin hala tamamlanmadığını, bazı okullarda güçlendirme ve inşaat işlerinin yarım kaldığını öne süren Eylem, birçok öğrencinin bu yıl da konteyner sınıflarda eğitim göreceğini iddia etti.

Eylem, tam gün uygulaması, kalabalık sınıflar, özel eğitime ihtiyaç duyan ve Türkçe bilmeyen öğrencilerle ilgili  sorunların sürdüğünü; gazinoların okullara yakınlaştırılmasıyla uyuşturucu ve taciz risklerinin arttığını, ancak bakanlığın herhangi bir adım atmadığını, sorumluluğu öğretmen ve okul idarelerine bırakıldığını ileri sürdü.

Öğretmenlerin yükünün ağırlatıldığını ve öğretmen haklarının geriletildiğini ileri süren eylem, baskı, tehdit ve cezalarla öğretmenlerin susturulmaya, sendikalarının ise zayıflatılmaya çalışıldığını iddia etti.

Kadroların eksik olduğunu ve öğretmen atamalarının geç yapılacağını öngördüklerini belirten Eylem, geçen yıl  kadro eksikliği nedeniyle yaşanan olumsuz olayların bu yıl da tekrar etme riskinin yüksek olduğunu söyledi.

Eylem, Türkiye’den yapıldığını savunduğu görevlendirmeler ve geçici istihdamların, atanmayı bekleyen genç öğretmenlerin haklarını gasp ettiğini de iddia etti.

Eylem, “pedagojik formasyonu olmayan kişilerin camilerde çocuklara dini eğitim verdiği” iddiasında da bulunarak yetkililere bu faaliyetlerin denetlenmesi yönünde çağrıda bulundu.

Disiplin Tüzüğü’nde yapılan değişikliğin muhafazakârlaştırma çalışmalarının ve eğitim aracılığıyla yürütülen toplumsal dönüşüm dayatmasının bir parçası olduğunu ileri süren Eylem, bilimsel ve laik eğitim için mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı. Eylem eğitimde niteliğin önemine de işaret etti.

Selma Eylem’in konuşmasının ardından, Sendika Eğitim Sekreteri Adnan Zekai ile Mali Sekreter Ahmet Karaoğulları, basın açıklamasını okudu.

– Zekai: “Okullar açılacak durumda değil, öğretmen eksiklikleri giderilmedi”

KTOEÖS Eğitim Sekreteri Adnan Zekai, okulların açılacak durumda olmadığını savunarak, öğretmen kadrolarının eksik olduğunu, Bakanlığın tüzüğe aykırı şekilde tek taraflı nakil işlemleri yaptığını, yayımlanan yer değiştirme listelerinin ise hatalı olduğunu iddia etti.

Eksiklerin Türkiye’den getirilecek ya da sözleşmeli öğretmenlerle mi tamamlanacağını soran Zekai, ” Yoksa 2024-2025 öğretim yılında olduğu gibi dört ay boyunca 55 öğretmen eksiği ve haftada bin 100 saat boş geçen dersle mi eğitim sürdürülecek?” dedi.

Zekai, okulların depreme karşı hala güvenli olmadığını, riskli binalarla ilgili adım atılmadığını, öğrenci ve öğretmenlerin bu yıl da konteynerlerde eğitim görmeye mahkum olacağını savundu.

Sınıfların belirlenmiş standartlara göre kalabalık olduğunu söyleyen Zekai, okulların fiziki durumu ve altyapısının mevcut süreli eğitime bile yetmediğini, tam gün eğitim yapılan okullarda ise öğle yemeğinin sağlıklı şekilde verilemediğini iddia etti. Zekai, “Öğrencilerimizin yüzde 10’u öğle aralarında aç kalmaya devam edecek” diye konuştu.

 “Eğitim Bakanlığı’nın ders dağılım çizelgelerini sendika ve paydaşlarla istişare etmeden, bilimsel ve şeffaflıktan uzak şekilde, günübirlik kararlarla değiştirmeye çalıştığını” iddia eden Zekai, genel liselerde Almanca, Fransızca ve Yunanca ders saatlerinin azaltıldığını ve tarihte ilk kez Arapça öğretmen münhali açıldığını savundu.

KTOEÖS Mali Sekreteri Ahmet Karaoğulları de öğretmen sorunlarına yönelik kayıtsızlığın devam ettiğini, öğretmen yetiştirilmesinden vazgeçilerek, siyasi amaçlı ve şaibeli geçici alımlar atıldığını öne sürdü.

“Aynı işi yapan öğretmenlerin farklı maaş ve özlük haklarına sahip olmasının adaleti zedelediği” görüşünü ifade eden Karaoğulları, lojman, yol ücreti ve yeterli maaş alamayan öğretmenlerin motivasyonunun azaldığını ifade etti.

2023’te hazırlanan yasa tasarısında yalnızca genel bütçeden maaş alan kamu çalışanlarının baremlerinin dikkate alındığını savunan bunun eşitsizlik yarattığını söyleyen Karaoğulları, tüm kamu çalışanlarının hizmet yılı, barem ve kıdemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

2008 sonrası tüm çalışanların tek sosyal güvenlik yasasına tabi olduğunu hatırlatan Karaoğulları, İhtiyat Sandığı fon yönetiminin tüm kesimleri temsil edecek şekilde yeniden düzenlenmesi ve öğretmenlerin de bu yapıya dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

Yatırımların büyük ölçüde en düşük ücret üzerinden yapıldığını, buna rağmen emeklilerin fondan eşit şekilde yararlandığını belirten Karaoğulları, barem artışı sağlanması ve enflasyon dikkate alınarak emeklilik maaşı ile ikramiyelerin yeniden düzenlenmesini talep etti.

Son beş yılda öğretmenliğe başlama yaşının ortalama 35’e yükseldiğini söyleyen Karaoğulları, “Göç Yasası” mağduru öğretmenlerin barem ilerlemesinin hızlandırılması, yükseköğrenim gören öğretmenlere barem karşılıklarının şartsız verilmesi ve mesleki gelişimin teşvik edilmesini istedi.

Hazırlık ödeneğiyle ilgili kazanılan 75 davaya rağmen benzer durumda olan öğretmenler için çözüm üretilmediğini de öne süren Karaoğulları,  öğretmenleri cezalandırma anlayışıyla hareket edildiğini savundu.

KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel ise, Eğitim Bakanlığı’nın “parasız ve kamusal eğitimin ortadan kaldırılması için bir araca dönüştüğünü” iddia ederek, eğitim sistemini ve seçmeci-eleme odaklı sınavları eleştirdi.

Disiplin Tüzüğü’nün değiştirilmesi gerektiğini belirten Gökçebel, yapılacak düzenlemelerin akran zorbalığı ve dijital suçlarla ilgili olması gerektiğini söyledi.

Gökçebel, “20 Temmuz Fen Lisesi ve Bülent Ecevit Anadolu Lisesi neden her bölgede açılmıyor? Kolejlerde neden geliştirme yapılmıyor? Sınıflardaki öğrenci sayıları neden 35-40’a çıktı? Meslek liselerinin amacı nedir? Neden hâlâ atölye şefi ataması yapılmıyor? Atölyeler neden geliştirilmiyor? Çocuklar mesleği neden öğrenemiyor? Bunları tartışmıyoruz” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Son günlerde bazı basın kuruluşları ve basın mensuplarının sosyal medya hesaplarına yönelik gerçekleştirilen saldırılara ilişkin Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu (BTHK) girişim başlattı.

BRT’ye konuşan BTHK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tayfun Aydınlı, bu saldırıların teknik anlamda bir siber saldırı olmadığını belirterek, işlemlerin platformların kendi işleyişi içinde gerçekleştiğini vurguladı.

Kurum olarak platformlara müdahale etmenin mümkün olmadığını kaydeden Aydınlı, bu konuda Kurum Başkanı Kadri Bürüncük’ün Türkiye’de temaslarda bulunduğunu söyledi.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın kendisine oy kaybettirdiği gerekçesi ile Yenidüzen aleyhine 2022 yılında açtığı dava sonuçlandı. Mahkeme Tatar’ı haksız buldu.
Davalı tarafın Avukatı Aslı Murat mahkemenin sonuçlanmasından sonra yaptığı açıklamada ülkedeki basın ve ifade özgürlüğü adına önemli bir karar alındığını belirtti.
Aslı Murat, mahkemenin, özellikle bir gazetecinin kamuoyunu ilgilendiren, tartışma yaratan, demokratik değerler çerçevesinde yazdıklarının bir hakaret teşkil etmediğine vurgu yaptığını belirtti.
Mahkemenin aynı zamanda, davacının iddialarını kanıtlayamadığına atıfta bulunduğunu söyleyen Aslı Murat, bundan dolayı davacının haksız bulunduğunu vurguladı.
Avukat Aslı Murat, mahkemenin uluslararası hukukta yer alan değerlere de işaret ettiğini ve “Mahkeme bu ülkede veya herhangi bir ülkede siyasetçilerin, kamuya mal olmuş kişilerin özel hayatlarını ilgilendirmeyen konularda basının ifade özgürlüğünün geniş perspektifte yorumlanması gerektiğine vurgu yaptı. Mahkeme basın mensuplarının kamuoyunun bekçi köpeği olduğuna vurgu yapan mahkeme, bu konu Avrupa İnsan Hakları Mahkemelerinde çok net bir şekilde vurgu yapılan bir değerdir. Çünkü mahkeme basın susarsa ve kamuyu ilgilendiren konularda tartışma yaratılmazsa insanların bilgi edinme haklarının ortadan kalkacağına işaret etti” diye konuştu.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri Serhat Akpınar, Güney Kıbrıs’ta yaşanan bayrak yakma olaylarına tepki göstererek, bunun Kıbrıs Türk halkının onuruna, kimliğine ve varlığına yönelik açık bir saygısızlık olduğunu vurguladı.

Yazılı açıklama yapan Akpınar, son dönemde Güney Kıbrıs’taki söylem ve tutumların tehlikeli bir noktaya ulaştığını ifade etti.

Özellikle siyasi liderlik ve dini otoritelerin kullandığı dilin gerilimi artırdığını belirten Akpınar, bu yaklaşımın geçmişte yaşanan acıları yeniden hatırlattığını ve toplumlar arasındaki güveni zedelediğini kaydetti.

Büyük acılara neden olan anlayışın yeniden meşrulaştırılmaya çalışılmasının kabul edilemez olduğunu ve bu zihniyetin barış ile çözüm arayışlarına zarar verdiğini ifade eden Akpınar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni hedef alan açıklamaların da son derece sorumsuz ve tehlikeli olduğunu söyledi.

Güney Kıbrıs’taki mevcut yaklaşımın yeni bir “kayıp nesil” riski doğurduğunu ve nefret söyleminin özellikle gençler üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğini vurgulayan Akpınar, bu sürecin derinleşmesinde mevcut liderlik ve kilise söylemlerinin önemli rol oynadığını belirtti .

Akpınar, “Kıbrıs’ın geleceği için ihtiyaç duyulan, gerilim değil dostluk ve birlikte yaşam kültürüdür. Genç nesillerin düşmanlıkla değil ortak değerler etrafında yetiştirilmesi gerekiyor.” diyerek, Kıbrıs Türk halkının bu adada eşit ve onurlu bir şekilde varlığını sürdüreceğini kaydetti.

Türkiye ile dayanışma içerisinde Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceklerini ifade eden Akpınar, tüm tarafları sağduyuya davet etti.

 


Devamını Oku

Trending

Reklam