Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

KTOEÖS: Öğretmenlerin aşılanması takviminde kaos var

Published

on

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), öğretmenlerin aşılanmasına ilişkin geçen hafta başlatılan sürecin; hükümet tarafından “öngörüsüz, plansız bir şekilde yürütüldüğünü” ve “büyük bir kaos ortamının yaratıldığını” savundu.

Sağlık Bakanlığı’nın ‘Öğretmen Aşı Takvimine’ göre yarın öğretmenlerin aşılanması tamamlanacağı yönündeki açıklamasını hatırlatan Sendika, “henüz aşılanmayan ve aşı bekleyen yüzlerce öğretmenin olduğunu belirtti ve öğretmenlerin aşılanmasında yaşanan yoğunluğun göz önünde bulundurularak aşı takvimin bir an evvel revize edilmesi gerektiğini kaydetti.

KTOEÖS Başkanı Ozan Elmalı, sendika yönetim kurulu adına yaptığı yazılı açıklamada, “Gün geçmiyor ki bu kadar da öngörüsüzlük, plansızlık, beceriksizlik olmaz dediğimiz bir gelişme yaşanmasın. Geçtiğimiz hafta içinde ‘Öğretmenler Aşılanıyor’ açıklaması yapılmış, ancak bu açıklama yapıldıktan sonraki süreç öngörüsüz, plansız bir şekilde yürütülmeye çalışılmış, ne yazık ki büyük bir kaos ortamı yaratılmıştır” ifadelerini kullandı.

Öğretmenlerin aşılanma sürecinde yaşanan sıkıntıları yedi başlık altında toplayan Sendika Başkanı şunları kaydetti:

“Kaç öğretmenin aşı olup olmadığının tespiti yapılmadığından, açıklanan gün ve saatlerde yaşanabilecek yoğunluk da öngörülememiş, öğretmenlerimiz saatlerce bekletildikten sonra aşı olamadan evlerine dönmek zorunda kalmıştır.

Bu yoğunluğun artmasının bir nedeni de Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı ‘Öğretmenlerin aşı planına’ göre belirtilen gün ve saatlerde verilen sıra numaralarının öğretmen olsun olmasın gelen herkese dağıtılmasıdır.

Ülkede farklı markalarda aşı varken ‘Siz bu aşıyı olabilirsiniz, bu aşıyı olamazsınız’ denmesi, zorlama ve ayrım yapılmasının maksadı nedir?

Verilen aşı numaraları bitmeden hastanedeki aşılar bitmiş, öğretmenlerimiz elinde aşı numarası ile saatlerce bekletildikten sonra ‘Pazartesi tekrar gelin’ denilerek aşılanamadan evine gönderilmiştir.

Aşı yaptıran öğretmenlere sms atıp aşı randevusu verilmektedir. Sağlık Bakanlığı, aşılanan vatandaşların kaydını yapmıyor mu?

Kreş ve etüt merkezlerinde çalışan öğretmenleri aşılamaya dahil etmemek aynı sektör içerisinde çalışan insanlar arasında ayrımcılık yapmak değil midir?

Aşı yaptırabilen öğretmenlerin aşı kartlarının bazılarında barkot, bazılarında mühür olmadığı görülmüştür.”

“Titizlikle planlanıp sürdürülmesi gereken sürecin bu şekilde devam etmesinin zaten var olan tedirginliğin daha artmasına neden olduğunu” savunan KTOEÖS Başkanı Elmalı, “Tüm bunlar yaşandıktan sonra Sağlık Bakanlığımız yaptığı çağrı ile ‘Sağlık merkezlerine gelmeden mutlaka kayıt yapın’ diye duyurmuştur” şeklinde konuştu.

Elmalı, Sağlık Bakanlığı’nın “Öğretmen Aşı Takvimine” göre yarın öğretmenlerin aşılanmasının tamamlanacağı yönündeki açıklamasına işaret ederek, “Ancak henüz aşılanmayan ve aşı bekleyen yüzlerce öğretmenin var olduğu, ayrıca yaşanan yoğunluğun göz önünde bulundurulup takvimin bir an evvel revize edilmesi gerektiği ortadadır. Aşılama sürecinin takipçisi olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna duyururuz” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yabancı ülkelerle yaptığı askeri anlaşmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Üstel, yazılı açıklamasında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in değerlendirmelerine tepki göstererek, Rum tarafının adadaki siyasi ve hukuki gerçekleri görmezden gelmeye devam ettiğini belirtti.

Rum lider Hristodulidis’in “Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanıyım, anlaşmalar yapmaya devam edeceğiz” yönündeki ifadelerini eleştiren Üstel, bu yaklaşımın Kıbrıs Türk halkının kurucu ortaklık haklarını ve siyasi eşitliğini yok saydığını vurguladı.

Üstel’in açıklaması şöyle:

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in, Güney Kıbrıs’ın Fransa başta olmak üzere yabancı devletlerle yaptığı tek taraflı askeri anlaşmalara yönelik haklı eleştirilerimize verdiği yanıt, Rum tarafının adadaki siyasi ve hukuki gerçekleri kabullenmekten ne denli uzak olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

 

Hristodulidis’in, “Ben Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanıyım. Artık herkesin bunu anlamasının vakti geldi. Avrupa Birliği üyesi bir devletiz, Birleşmiş Milletler üyesi bir devletiz ve anlaşmalar imzalamaya devam edeceğiz” şeklindeki açıklaması; Kıbrıs Türk halkının kurucu ortaklık haklarını ve siyasi eşitliğini yok sayan zihniyetin devam ettiğinin açık bir ifadesidir.

 

Öncelikle bilinmelidir ki; 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkı ile Kıbrıs Rum halkının eşit ortaklığı temelinde tesis edilmiştir. Bu ortaklık; Garanti Anlaşması, İttifak Anlaşması ve anayasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır. Ancak Rum tarafı, 1963 yılında Kıbrıs Türk halkını devlet kurumlarından silah zoruyla dışlayarak bu ortaklık düzenini, gasp ve işgal ederek, fiilen ortadan kaldırmış; ardından da tek meşru otoriteymiş gibi davranmaya başlamıştır.

 

Dolayısıyla Hristodulidis’in temsil ettiğini iddia ettiği yapı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortaklık niteliğini yitirmiş bir yapıdır.

 

Yani Hristodulidis’in “istediğim ülkeyle istediğim anlaşmayı yaparım” anlayışıyla hareket etmesi, hukuki dayanaklardan da yoksundur.

 

Son dönemde özellikle Fransa ile yapılan savunma anlaşmaları, yabancı askeri varlığın artırılmasına yönelik girişimler ve İsrail başta olmak üzere farklı aktörlerle geliştirilen askeri iş birlikleri; Güney Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz’de bir askeri üs ve silahlanma merkezine dönüştürme riskini beraberinde getirmektedir.

 

Bu yaklaşım yalnızca Güney Kıbrıs’ın değil, Ada’nın genelinin ve tüm bölgenin güvenliğini tehdit etmektedir.

 

Orta Doğu’daki çatışmaların derinleştiği bir dönemde, Güney Kıbrıs’ın bu yönde adımlar atarak kendisini ve adayı büyük güç rekabetinin parçası haline getirmesi son derece sorumsuz bir yaklaşımdır.

 

Bu politikalar, yalnızca Kıbrıs Rum halkını değil, Türk halkını da ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya bırakmaktadır.

 

İşte tam da bu nedenle adada iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğunu vurguluyoruz. Zira Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu yok sayan bir anlayışın, tüm adayı temsil ettiğini iddia etmesi kabul edilemezdir.

 

Rum liderliğine çağrımız açıktır:

Adayı yabancı askeri güçlerin çıkar alanına dönüştürmekten vazgeçin. Adayı çatışmaların merkezine taşımayın.

 

Kıbrıs Türk halkı, Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü altında, 50 yılı aşkın süredir barış ve huzur içerisinde yaşamaktadır.

 

Bu gerçek ortadadır.

 

Ve bu gerçeği değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.”

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde (KSTÜ) başlatılan “sahte diploma” soruşturması kapsamında tutuksuz yargılanan sanık Fatma Ünal, bugün yeniden Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Ünal’ın davası itham için, 10 Haziran Çarşamba gününe ertelendi.

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi heyeti huzurunda görüşülen duruşmada, iddia makamı Başsavcılık adına Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz ve sanık avukatı Doğa Zeki hazır bulundu.

Sanık avukatı Doğa Zeki, mahkemede söz alarak, davayla ilgili alınması gereken ve mahkemeye sunulan emareler, dava ithamnamesi ve tanık ifadelerine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Zeki, ayrıca müvekkiliyle ilgili yeni bir dava ikame edilmesinin beklendiğini öğrendiğini belirtti.

Savcı da, istenilen evrakların kendilerine verileceğini ifade etti.

Sanık Fatma Ünal’ın Güzelyurt Kaza Mahkemesi’ndeki ilk tahkikat duruşmasında, 41 emare sunulmuş ve toplam beş tanık dinlenmişti.

Sanık, “Sahte Resmi Belge Düzenleme”, “Sahte Resmi Belgeyi Tedavüle Sürme”, “Sahte Resmi Belge Düzenlenmesini Tahrik Etme” ve “Yetkisiz Belge Düzenleme” suçlaması olmak üzere toplam 16 ayrı davadan itham edilmişti.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, partisinin Maraş buluşmasında yaptığı açıklamadan bir paylaşım yaptı.

Bakan Erhan Arıklı, “Biz sahaya çıktık. Isınma hareketleri yapıyor, Ekim ayındaki maç için rakiplerimizi bekliyoruz. Sahte anketlerle, algı operasyonları ile maç kazanılmaz. Maç sahada kazanılır. Maçın sonucunu belirleyecek olan da halktır…” ifadelerini kullandı.

Arıklı, “Sahada herkes yaptıklarının ve yapamadıklarının hesabını verecek. Geçmişte hükumeti bırakıp kaçanlar, bu sefer halka reçetelerini de sunmak zorundalar” dedi.


Devamını Oku

Trending

Reklam