Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

KTÖS’e göre “Okulların sadece yüzde 50’si eğitime hazır”

Published

on

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), okulların yeni öğretim yılı öncesi eksikliklerini tespit etmek, kapasitelerini belirlemek ve ihtiyaç analizini yapmak üzere hazırladığı “Okulların İhtiyaç Analizi Raporu” sonuçlarını paylaştı.

Sendika, “çocukların diz dize oturduğu sosyal mesafesiz ve kalabalık sınıflar, yüzde 100 kapasite ile çalışacak okul taşımacılığı ve okula giriş çıkışlarda ailelerle ilgili testlerin belirsizliğinin salgına davetiye çıkaracağı” konusunda kamuoyunu uyardı ve rapor sonuçlarının kamusal eğitime verilen önemin yeniden gözden geçirilmesinin elzem olduğunu gösterdiğini belirtti.

“OKULLARIN YARISINDA TADİLAT VE İNŞAAT DEVAM EDİYOR”

Sendika raporunda, okulların sadece yarısının bugün itibarıyla eğitime hazır olduğu, yaklaşık 50 okulda tadilat ve inşaat işlerinin halen devam ettiği kaydedildi.

“OKULLARIN BİR KISMI EKSİK KADRO İLE EĞİTİME BAŞLAYACAK”

Bugün itibarıyla okullarda “11 müdür, 8 müdür muavini, 80 ilkokul öğretmeni, 24 okulöncesi öğretmeni, 14 özel eğitim öğretmeni, 15 sekreter ve 37 hademe eksiği” olduğu belirtilen raporda, okullarda personel eksikliğine dikkat çekildi ve fiziki eksiklikler şöyle sıralandı:

“Okulların yüzde 71’inde kapalı spor salonu bulunmamaktadır. Okulların yüzde 33’ünde branş sınıfları yoktur. Okulların yüzde 18’inde öğrenci tuvaleti, yüzde 11’inde öğretmen tuvaleti, yüzde 12’sinde sınıf, yüzde 13’ünde açık oyun alanı, yüzde 12’sinde kantin, yüzde 31’inde depo/ambar eksikliği vardır.”

“OKUL GÜVENLİĞİ SORUNU DEVAM EDİYOR”

Okul güvenliği tam olan okul sayısının sadece yüzde 14 olduğu, geriye kalan okulların güvenlik kamerası ve gece bekçisi gibi ihtiyaçları bulunduğu kaydedilen raporda, teknolojik eksikliklere de değinilerek, “Okulların yüzde 70’inde akıllı tahta/projeksiyon aleti, yüzde 44’ünde bilgisayar/laptop, yüzde 42’sinde internet, yüzde 38’inde müzik sistemi, yüzde 33’ünde klima, yüzde 28’inde fotokopi makinesi eksikliği vardır. Spor malzemeleri, müzik çalgı ve aletleri, resim ve el işi malzemeleri sadece 16 okulumuzda eksiksiz bulunmaktadır. Geriye kalan okullarımızın bu malzemeleri eksiktir” denildi.

“SINIF BOYUTLARI SOSYAL MESAFEYE UYGUN DEĞİLDİR”

Raporda, okulların yüzde 42’sinde sınıf boyutları ve öğrenci sayılarının yeni dönemde sosyal mesafeye göre yeniden düzenlenmeye uygun olmadığı, yeniden düzenleme yapılması halinde okulların yüzde 79’unda tekli masa, yüzde 32’sinde ek sınıf, yüzde 23’ünde ise sandalye ihtiyacı ortaya çıkacağı kaydedildi.

“TOPLU TAŞIMACILIK BULAŞ RİSKİNİ ARTIRIYOR”

Okulların çoğunda sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uygun açılması için elzem olan maske ve eldiven, el jeli, dezenfektan/jel kutuları, genel temizlik malzemeleri ve sıcaklık okuyucu eksikliğine de işaret edilen raporda, toplu taşımacılığa ilişkin şu tespitler paylaşıldı:

“65 tane okulumuzda öğrencilerin yüzde 31’inden fazlası toplu taşımacılık kullanmaktadır. İlköğretimde 6 bin 200 öğrenciye denk gelen bu rakam bulaş riskinin yoğunluğunu işaret etmektedir. Kar-İş’in yakın zamanda 30 bin öğrenciyi 800 araçla taşıdıklarını ifade ettiği beyanatı, otobüs başına 37,5 öğrencinin taşınacağı anlamına gelmektedir. Bu şekilde taşımacılık yapılan okullarda otobüslerin sosyal mesafe kurallarına uygun olarak öğrencileri taşıyıp taşımadıklarını sorumlu bakanlık tarafından sık sık kontrol edilmelidir.”

“OKULLARIN BÜTÇEYE İHTİYACI VAR”

“Okullarımızın yüzde 50’sinin yıllık 10 bin ile 50 bin TL arasında bir bütçe ihtiyacı vardır. Okulların yüzde 23’ünün yıllık 50 bin ile 100 bin TL arası, yüzde 11’inin yıllık 100 bin ile 200 bin TL arası, yüzde 12’sinin ise yıllık 200 bin TL’den fazla bir bütçe ihtiyacı vardır” ifadelerine de yer verilen raporda, eksikliklerin giderilmesi adına okullara bütçe oluşturulması çağrısı yapılıp, eğitime ayrılan bütçenin “salgın koşulları da düşünülerek“ artırılması gerektiği belirtildi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, Damla Dabis’in Kanal T’de hazırlayıp sunduğu programa katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Meclis dışında geçen süreçte yaşanan yolsuzluk, rüşvet ve sahte diploma skandallarına dikkat çeken Ekinci, toplumda ciddi bir güvensizlik oluştuğunu söyledi.
Saha çalışmalarında TDP’ye yönelik güçlü bir beklenti ve özlem gözlemlediklerini belirten Ekinci, siyasetin yeniden güven ve liyakat temeli üzerine kurulması gerektiğini vurguladı.
“Temel sorun: yönetim ve vizyon”
Ülkedeki ekonomik ve yapısal sorunların temelinde yönetim zafiyeti olduğunu ifade eden Ekinci, mevcut anlayışın toplumsal refah yerine dar çıkar ilişkileri üzerinden şekillendiğini söyledi.
Ekinci, ülkenin en basit krizlere dahi hazırlıksız yakalandığını belirterek, bunun temelinde vizyon eksikliğinin yattığını ifade etti.
“İlk adım: nüfus sayımı ve yolsuzlukla mücadele”
Çözüm için atılması gereken adımları da sıralayan Ekinci, veri odaklı siyaset için nüfus sayımının zorunlu olduğunu belirtti.
Yolsuzlukla mücadele edilmeden hiçbir reformun başarıya ulaşamayacağını ifade eden Ekinci, “Bu topluma yaşatılanların hesabı sorulacak” dedi.
“Sorun emekçiler değil, yönetimdir”
Hayat pahalılığı tartışmalarına da değinen Ekinci, kamu ve özel sektör çalışanlarının karşı karşıya getirilmesini eleştirdi.
“Bu bir emekçi sorunu değil, yönetim sorunudur” diyen Ekinci, mevcut hükümetin meşruiyetini kaybettiğini savundu.
“Basın muhatap bulamadı”
Göreve gelişinin ilk haftasında yaşanan gelişmelere de değinen Ekinci, sürecin yalnızca ifade özgürlüğü ekseninde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Süreçte en büyük sorunlardan birinin kurumsal muhatap eksikliği olduğunu vurgulayan Ekinci, basın emekçilerinin kiminle iletişime geçeceğini bilmediğini söyledi.
Devletin üst kademelerinde dahi koordinasyon eksikliği yaşandığını ifade etti.
“Bu bir demokrasi suikastıdır”
Yaşananları daha geniş bir çerçevede değerlendiren Ekinci, sürecin organize bir müdahale olduğunu savundu.
“Bunu yapanlar bu ülkenin dinamiklerini çok iyi biliyor. Bu bir demokrasi suikastıdır” diyen Ekinci, olayın bilinçli şekilde kurgulandığını ifade etti.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Antalya Diplomasi Forumu’nu değerlendirdi.
Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette” ifadelerini kullandı.
Erhürman’ın paylaşımı şu şekilde:
“Antalya Diplomasi Forumu sonrasında yurttaşlarımızdan tebrikler, öneriler, eleştiriler geldi. Forum kapsamında yapılan görüşmeler ile ilgili daha ayrıntılı bir değerlendirme yapacağım elbette. Şimdilik, yalnızca bir girizgah…
Cumhurbaşkanı olarak yurttaşlarımızın, herhangi bir baskı ve endişe hissetmeksizin Cumhurbaşkanlığı makamına yalnızca tebriklerini değil, eleştirilerini de özgürce iletmeleri benim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı.
Üslup? Her yurttaş kendi üslubunu dilediği gibi belirler. Üslubun değerlendirilmesi benim işim değil. O, hedef kirlenin yapacağı bir iş. Benim görevim, üslup ne olursa olsun içeriği değerlendirmeye, beklentiyi, onun toplumsal tabanını, sosyolojik ve sosyo-kültürel arka planını anlamaya çalışmak.
Seçimden önce ne söylediysek, aynı çizgide devam ediyoruz. Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette.
Yine seçimden önce hep söylediğim gibi, sabır, soğukkanlılık, ciddiyet ve kararlılık… Bu ilkelerin bizi altı ay kadar önce başladığımız noktadan çok daha ileri bir noktaya taşıdığını görüyor ve biliyorum.
Daha da hızlanarak devam ediyoruz. Hep birlikte…”


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Hür-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu yaptığı açıklamada, hükümetin, emekçilerin sırtına yük bindirecek düzenlemeyi hayata geçirmeye çalıştığını ancak gelen tepkiler üzerine adımı atamayacağını anladığını savunarak, “Yanlışın düzeltilmesi, o yanlışı yapanların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz” dedi.

Serdaroğlu, o süreçte yaşananları işaret ederek, “Emekçiyi güvenlik güçleriyle karşı karşıya getiren anlayışı unutmadık.” dedi.

Hükümetin görevinin hayat pahalılığını doğuran politikaları ortadan kaldırmak olduğunu belirterek, emekçinin cebine girecek “üç kuruşu kısmaya çalışmak değil, o cebin her gün daha fazla boşalmasına neden olan düzeni değiştirmek” olduğunu söyledi.

Serdaroğlu, yasa tasarısının asgari ücret artışını sınırlamak niyetiyle yapıldığını ve kapalı kapılar ardında, birkaç sermaye temsilcisiyle karar alındığını savunarak, “Alınan kararları kabul etmiyoruz. Bu ülkenin gerçek sahipleri olan çalışanlar alınacak her ekonomik ve sosyal kararın doğrudan tarafıdır. Biz olmadan alınan hiçbir karar meşru değildir.” dedi.

Hükümete, emekçiyi yok sayan politikalardan vazgeçilmesi ve ekonomik kararların şeffaf ve katılımcı bir şekilde alınması çağrısında bulunan Serdaroğlu, hayat pahalılığını kalıcı biçimde düşürecek adımların atılmasının önemine vurgu yaptı.

Serdaroğlu, seçime gidilerek, sandığın halkın önüne konulması ve ülkenin geleceğine halkın karar vermesi çağrısında bulundu.


Devamını Oku

Trending

Reklam