Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Naci Talat ölümünün 34’üncü yılında kabri başında anıldı

Published

on

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) eski Genel Sekreteri Naci Talat, ölümünün 34’üncü yıl dönümünde Lefkoşa Kabristanlığı’ndaki anıt mezarında düzenlenen törenle anıldı.

CTP’den yapılan açıklamaya göre, anma törenine İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, Genel Sekreter Erkut Şahali, milletvekilleri, MYK üyeleri, partililer ve Naci Talat’ın ailesi katıldı.

Törende, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman ve Naci Talat’ın kızı CTP Milletvekili Sıla Usar İncirli konuşma yaptı, konuşmaların ardından anıt mezara çiçekler bırakıldı.

-Erhürman: “Bize düşen görev onun değerlerine sahip çıkmaktır”

Erhürman, anma töreninde yaptığı konuşmada, Naci Talat’ın genç yaşta üstlendiği sorumluluklara ve ardında bıraktığı mücadele mirasına dikkat çekti.

“Naci abi 27 yaşında parti genel sekreteri oldu ve o büyük yükü o yaşında sırtlandı” diyen Erhürman, şöyle devam etti:

“O nesil bizden çok daha erken birçok sorumluluğu yüklenmek zorunda kalmış bir nesil. 27 yaşında başlayan süreç, bize göre ne kadar erken kaybetmişiz Naci abiyi diye yorumlayacağımız bir dönemde sona erdi”

“Mesele ne kadar uzun yaşadığımız değil, yaşadığımız süreye neler sığdırdığımız ve geleceğe neler bıraktığımızdır” diyen Erhürman, “Naci abinin öyle bir yaşamı oldu ki, o yaşamın içine sığdırılanlar bizlere nasıl mücadele etmemiz gerektiğine ilişkin çok ayrıntılı bir harita bıraktı. O kadar dolu dolu bir yaşam ve mücadeleydi. O harita bütün ayrıntılarıyla önümüzde” diye konuştu.

Erhürman, Naci Talat’ın insana yaklaşımıyla da iz bıraktığın söyleyerek, “Hep şu söylenir: ‘Naci abi insan ayırmadı.’ Evet, ilkeleri ve duruşu netti ama her bir insanla, kime oy verdiğine falan bakmaksızın son derece insani ve sevgi dolu ilişki kurmayı her zaman başardı ve bunu çok önemsedi. Onun siyasi görüşlerine ‘hain’ diyenler dahi bugün onu büyük bir saygı ve sevgiyle anıyor” dedi.

“Cızırdayan plaklar maalesef 2025’te de çalmaya devam ediyor” diyen Erhürman, şunları kaydetti:

“Naci abi o zamandan bu zamana bize mesaj gönderiyor. ‘Kulak asmayın bu cızırdayan plaklara, siz halkı sevgiyle kucaklayın, halkla birlikte yürüme kararlılığına devam edin, özgüveninizi koruyun, eninde sonunda biz bu başarıya ulaşacağız’ mesajlarıdır bunlar. Hepimize gerçekten ayrıntılı bir yol haritası bıraktı. Bize düşen görev de o haritanın gösterdiği yolu takip etmek, onun değerlerine sahip çıkmak ve onu yüreğimizde hep yaşatmaktır.”

-İncirli: “Aldığı her nefeste bize yol gösterdi”

Naci Talat’ın kızı Sıla Usar İncirli de babasını hiç azalmayan bir özlemle andıklarını söyledi.

Sıla Usar İncirli, “Sevgili babam, CTP’nin efsanevi Genel Sekreteri Naci Talat’ı aramızdan ayrılışının 34. yılında hiç azalmayan bir özlemle anmak için yine onun huzurunda toplandık. Aslında yolun yarısı olması gereken bir yaşta, 46 yaşında onu çok erken kaybettik” diye konuştu.

Kıbrıs’ta barış, adalet, eşitlik, demokrasi ve özgürlük mücadelesine yön veren bir lider olarak Naci Talat’ın bıraktığı mirasın büyükliğüne dikkat çeken İncirli, “O, biz ailesi için babaydı, evlattı, eşti, kardeşti, dayıydı, hiç görmediği torunları için dedeydi ama Naci Talat bunlardan çok daha fazlasıydı. Alışılmadık bir miras bıraktı her birimize, bu ülkede yaşayan herkese. Mirası o kadar büyük ki aslında her birimize bu mirastan bir parça bıraktı” diye konuştu.

Sıla Usar İncirli, Naci Talat’ın toplumla kurduğu ilişkiyi şu sözlerle anlattı:

“Kimimize bir köy kahvesinde ya da bir yemek masasında, kimimize uzun süren toplantılarda, Meclis konuşmalarında, Yenidüzen’deki yazılarında, unutulmaz miting konuşmalarında… Yaşamının her anında, her alanında, aldığı her nefeste bize yol gösteren, bizi bilge kılan, güçlendiren, umut ve cesaret veren her birimize özel bir parça miras bıraktı.”

Babasını çocukluğundan beri tanıyan bir dostunun sözlerine değinen İncirli, “Bir köy kahvesinde bulunan kalabalığın her birinin ayrı ayrı anılarının, hikayelerinin anlatıldığı ve hiç bitmeyen dahası da olan konuşmaları duyunca, ‘Nasıl olur da bu kadar çok insanda bu kadar çok hikaye birikebildi? Her gittiğim yerde farklı bir insandan farklı bir hikaye duyuyorum.’ diye sordu. Haklıydı. Bu sorunun her birimizde farklı bir yanıtı olabilir. İşte o yanıtların tümünün birleşmesi, Naci Talat’ın bize bıraktığı mirasın bütünüdür…” ifadelerini kullandı.

“CTP’nin mücadele ruhu Naci Talat’ın ‘Kimdir be bunlar’ diye haykıran korkusuz yüreğinden doğdu. Bizler ‘Biz birbirimizi sokakta bulmadık’ diyen Naci Talat gibi omuz omuza mücadele etmeye ve bu ülkenin geleceği için çalışmaya devam edeceğiz” diyen İncirli, babasının sözlerini hatırlattı.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Güney Kıbrıs-İsrail-Yunanistan arasında elektrik kablo döşenmesi projesinde “Great Sea Interconnector” (GSI), kullanılacak kabloların teknik denemesinin başarılı olduğu bildirildi.

Alithia ve diğer gazeteler, GSI projesinde kullanılacak elektrik kablolarının üreticisi konumundaki Fransız “Nexans” şirketinden yapılan açıklamada, projede kullanılacak kablonun deniz altı döşenme testinden başarıyla geçtiğinin duyurulduğunu yazdı.

Habere göre şirketten yapılan açıklamada, Güney Kıbrıs ile Yunanistan arasında deniz altı kablo döşenmesi projesi çerçevesinde üretilen kabloların ilk denemesinin İtalya’nın Sicilya adası açıklarında başarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi.

Açıklamada, söz konusu proje için üretilen kablonun 3 bin metre derinlikte işlevsel olduğunun kanıtlanmasının GSI projesinin sürdürülebilirliği konusundaki endişeleri ortadan kaldırdığı belirtilirken, (HDVC) 525 kV’lik kablonun şirketin “Nexans Aurora” gemisiyle döşendiği vurgulandı.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Türkiye ile KKTC arasında imzalanan fiber optik altyapı işbirliği protokolünü Anayasa Mahkemesi’ne göndermesi siyasi tartışma yarattı. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, katıldığı bir televizyon programında kararın hukuki ve siyasi sonuçlarını değerlendirdi.

Arıklı, Cumhurbaşkanının kararına saygı duyduğunu belirtirken, atılan adımın hem hukuki hem de siyasi açıdan önemli bir tercih anlamına geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanının bu kararla yeni bir siyasi rota çizdiğini savunan Arıklı, özellikle Türkiye ile ilişkiler bakımından bunun sonuçları olabileceğini ifade etti.

“Anayasanın 90. maddesi çok açık”

Arıklı, uluslararası anlaşmaların Anayasa’daki düzenlemesine dikkat çekerek Anayasanın 90. maddesinin çok açık olduğunu söyledi. Maddenin usulüne göre yürürlüğe konulan uluslararası anlaşmaların yasa hükmünde olduğunu belirttiğini ifade eden Arıklı, bu anlaşmalar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamayacağını savundu.

Cumhurbaşkanı Erhürman’ın bu kararla 2016 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın izlediği yolu tercih ettiğini öne süren Arıklı, o dönemde Gençlik ve Spor Koordinasyon Ofisi ile ilgili yaşanan tartışmaları hatırlattı.

Arıklı ayrıca o kararın ardından Türkiye’nin kurmak istediği koordinasyon ofisinin kurulamadığını, buna karşın Avrupa Birliği’nin koordinasyon ofisinin faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getirdi.

“Türkiye’yi rencide edecek şekilde bir adım attı”

Arıklı, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın protokolü Anayasa Mahkemesi’ne göndermesini siyasi açıdan da değerlendirdi. Erhürman’ın seçim sonrasında Türkiye ile daha uyumlu bir ilişki yürütmesinin beklendiğini ifade eden Arıklı, buna karşın bu kararla farklı bir tercih yapıldığını söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan ve resmi gazetede yayımlanan bir protokolün söz konusu olduğunu hatırlatan Arıklı, kısa süre önce Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısının KKTC’ye gelerek protokolde eksiklik veya sorun varsa ek protokollerle düzeltilebileceğini ifade ettiğini belirtti.

Buna rağmen protokolün Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesinin Ankara’da rahatsızlık yaratabileceğini dile getiren Arıklı, bunun Türkiye’yi rencide eden bir adım olduğunu savundu.

Arıklı ayrıca geçmişte benzer bir sürecin Mustafa Akıncı döneminde yaşandığını söyledi. Akıncı’nın seçilmesinin ardından Türkiye ile üç önemli konuda gerilim yaşandığını belirten Arıklı, “anavatan-yavru vatan” tartışması ile koordinasyon ofisi meselesinin ilişkileri ciddi şekilde etkilediğini öne sürdü.

Arıklı, o dönemden sonra Türkiye ile ilişkilerin uzun süre düzelmediğini ifade ederek Cumhurbaşkanı Erhürman’ın da benzer bir yolu tercih ettiğini söyledi. Kararın Cumhurbaşkanına ait olduğunu vurgulayan Arıklı, “Karar kendisinin, takdir kendisinin” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

KKTC Merkez Bankası, vatandaşların, yabancı para banknotuna erişimine ilişkin herhangi bir sınırlama bulunmadığını duyurdu.

Merkez Bankası, bazı basın organlarında yer alan “bankalara ve döviz bürolarına yabancı para banknot (efektif) akışının durdurulduğu” yönündeki haberler üzerine açıklama yaptı.

Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, bankanın piyasaya likidite sağlama sorumluluğu çerçevesindeki muhatabının döviz büroları değil bankalar olduğu belirtilerek, bankalara ödenen ve bankalardan tahsil edilen efektif tutarlarına ilişkin veriler paylaşıldı.

Buna göre, 1 Ocak-9 Mart döneminde bankalara 32 milyon 998 bin 490 euro, 28 milyon 817 bin 308 dolar ve 43 milyon 693 bin 765 sterlin ödendiği ve bankalardan 10 milyon 386 bin 770 euro, 4 milyon 11 bin 737 dolar ve 21 milyon 459 bin 475 sterlin tahsil edildiği kaydedildi.

Açıklamada, ekonomik faaliyetler kapsamında bankalar aracılığıyla piyasaya sunulan efektiflerin yine bankacılık sistemi üzerinden büyük oranda Merkez Bankası’na geri dönmesi gerektiği, ancak son dönemde piyasaya sağlanan efektiflerin önemli bir kısmının sistem dışına çıktığı belirtildi.

– “Ülkeden çıkışlarda yolcular yanlarında en fazla 10 bin euro veya muadili nakit bulundurabilir”

Para ve Kambiyo Yasası kapsamında, ülkeden çıkışlarda yolcuların yanlarında en fazla 10 bin euro veya muadili dövizi nakit olarak bulundurabildiği, bu tutarın üzerindeki miktarların KKTC’de faaliyette bulunan bankalar aracılığıyla ülke dışına çıkarılmasının suç olduğu hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu çerçevede, ekonomide kayıt dışılığın önlenmesi ve ülke kaynaklarının yurt dışına yasal olmadığı değerlendirilen yollarla çıkarılmasının engellenmesi amacıyla, 2025 yılının ortasından itibaren, casino ve kripto varlık ile ilişkili olduğu düşünülen efektif talepleri sınırlı ölçüde karşılanmaktadır. Bu işlemlerin bankalar aracılığıyla hesaben gerçekleştirilmesi ve kayıt dışılığın önüne geçilmesi hedeflenmektedir.”

Açıklamada, vatandaşların günlük işlemleriyle ilgili herhangi bir sınırlama bulunmadığı, ancak işlemlerin hesaben yapılmasının hem nakit taşıma risklerini hem de bankaların operasyonel yükünü azaltacağı vurgulandı.

 

Devamını Oku

Trending

Reklam