Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

(original_title)

Published

on

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, ülkede bazı hayvanlarda şap hastalığına rastlandığını ve bu hastalığın yayılmamasına yönelik gerekli tüm tedbirlerin alındığını, 500 bin doz aşının da bu gece ülkeye geleceğini ve pandemi sürecindeki gibi aşılama sürecinin yarın başlayacağını söyledi.

Çavuş, şap hastalığının insana bir zararı olmadığını ancak hayvana zararı olduğu gibi üreticiye de ekonomik zararı olduğuna işaret ederek, virüsün taşınabilir ve çok kolay yayıldığını, bu yüzden çok hızlı bir şekilde gereken adımları attıklarını kaydetti.

Hastalığın tespit edildiği bölgede hayvan hareketliliğinin durdurulduğunu, gereken önlemlerin alındığını, dezenfekte çalışmalarının yapıldığını belirten Çavuş, tarım alanında çalışan tüm araçların ilaçlanmasının mecburi olduğunu, uymayanların cezalandırılacağı konusunda uyardı.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, hayvanlarda olası şap hastalığı ile ilgili basın toplantısı düzenlendi.

Bakanlık toplantı salonunda yer alan basın toplantısına, Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adil Onalt, Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Beste Öğmen, Süt Üreticileri Birliği Başkanı Candan Avunduk, Kasaplar Birliği, Veteriner Hekimler Birliği, Veteriner Dairesi, diğer paydaşlar ile bakanlık yetkilileri de hazır bulundu.

“Panik yaratmadan hızlı önlemlerle bu süreci atlatmak için mücadele ediyoruz”

Ülkede panik yaratmadan hızlı önlemlerle bu süreci atlatmak için mücadele ettiklerini vurgulayarak, tüketicilerin rahat olmasını isteyen Çavuş, panikle atılacak adımların ilk etapta et bolluğuna ancak daha sonra et krizine sebep olacağı uyarısında bulundu.

Çavuş, ülkede bu hastalığın pazar gününden itibaren itibaren tespit edildiğini  ancak dünyada hayvan hastalıklarında hızlı bir artış olduğuna işaret etti.

Hızlı yayılan hastalığın sebepleri içinde insan ve hayvan hareketlerinin yer aldığını ifade eden Çavuş, çünkü bu virüsün hareketlilikle, hayvan, insan, araç, rüzgar aracılığıyla çok hızlı yayılabileceğini söyledi.

Şap hastalığının şu anda Asya, Afrika’da  hızlı bir şekilde yayıldığını, 30 yıl sonra bu yıl Avrupa ülkelerinde görüldüğünü işaret eden Çavuş, hastalıklı bir hayvanın kesime gitmesinin zaten imkanı olmadığını vurguladı.

Çavuş, hastalığın görüldüğü yerde giriş çıkışlarda ağır vasıtalara yönelik önlemler aldıklarını, ilaçlama yapıldığını, ayrıca paydaşlarla birlikte çalışarak gereken önlemlerin alındığını belirtti.

Şap hastalığının çok hızlı yayıldığını, bir aracın içinde, insan üzerinde çok rahat taşınan bir virüs olduğunu, toz bulutu, rüzgarlarla taşındığını, 200 km hareket edebildiğini, hızlı yayıldığını belirten Çavuş, hastalıktan kaçmak yerine önlem aldıklarını mücadele ettiklerini söyledi.

Hastalığın insan sağlığına zararı olmadığını, hayvan sağlığına zararlı olduğunu ifade eden Çavuş, hastalık süreci hakkında bilgi verdi, testlerin yapıldığını ve sonuç çıkana kadar müdahale edildiğini anlattı.

Çavuş, gerekli önlemlerin AB standartlarında, bölge karantina altına alınarak yapıldığını, tüm ülkenin de gözlem altına alındığını işaret etti.

Boğaziçi bölgesindeki hareketlerin tamamen durdurulduğunu ifade eden Çavuş, sivil savunmaya da desteği için teşekkür etti.

Birinci aşamada  hastalığın görüldüğü Boğaziçi, ikinci dalgada  Sınırüstü ve Akova köylerinde ayrı bir önlem alındığını ifade eden Çavuş, buradaki sütlerin de farklı değerlendirileceğini kaydetti.

Bulaş riskini azaltacak ilaçlamalar yapılacağını belirten Çavuş, süt, yem, tarımsal tüm araçların ilaçlama noktalarında ilaçlama yapmak zorunda olduğunu, buna uymayanlara cezaların en ağır şekilde uygulanacağını kaydetti.

500 bin doz aşı bu gece gelecek… Aşılama dıştan içe olacak

Sonuçların geldiğini ve bazı hayvanlarda pozitif sonuçların görüldüğünü işaret eden Çavuş, bu konuda hızlı hareket etmek gerektiğini, 500 bin doz aşının bu gece geleceğini ve büyük baş öncelikli olarak veteriner dairesinin aşılamaya başlayacağını söyledi.

Aşılama yönteminin dıştan içe yani hastalık olmayan bölgeden hastalık olan bölgeye doğru olacağına değinen Çavuş, küçük başta da gizli taşıyıcı olabileceğini belirtti.

En hızlı şekilde küçükbaşın da aşılanacağını ve pandemi sürecindeki gibi hızlı bir şekilde bunun yapılacağını belirten Çavuş, aşılar ve sonrasında da denetimler ve testlerin süreceğini söyledi.

“Dört dörtlük sahadayız” diyen Çavuş, tedirginlik ve panik olduğunu ama bakanlık olarak tüm paylaşımlarla birlikte çalıştıklarını kaydetti.

“Bölgeden hayvan hareketleri durduruldu”

Hastalıktan kaynaklı olmasa da kesinlikle hayvan kesilmeyeceğini, Veteriner kontrolünde iki kat daha titiz davranıldığını, bölgeden hayvan hareketlerinin durdurulduğunu anlatan Çavuş, tüketicilerin tedirginlik yaşamamasını, gönül rahatlığıyla et tüketebileceğini belirtti.

Süt ve süt ürünleri için de aynı şekilde gerekli önlemlerin alındığını belirten Çavuş, insan sağlığına yönelik tehlike olmadığını, tehlikenin hayvanlar ve ülke için olduğunu, bu paniği yaratmaya gerek olmadığını kaydetti.

“Hastalık bizleri değil hayvanları korkutan bir hastalıktır, tedbirler hızlı bir şekilde alındı, amaç yayılımı durdurmak üretici kaybını korumaktır” diyen Çavuş, “Bu hastalığı saklamadık şeffaf bir şekilde paylaştık. Mücadele birlikte ortaya konursa başarılı olabiliriz” ifadelerini kullandı.

Tüm paydaşlara teşekkür eden Çavuş, hızlı ve yerinde bir mücadele ortaya koyduklarını söyledi, Hastalıklarla mücadelede her zaman kadrolarıyla, tecrübeyle halkın üreticinin yanında olduklarını kaydetti.

Çavuş, tüm paydaşlara, destek için katkı koyan herkese teşekkür ederek, aşıya hızlı bir şekilde ulaşmalarında yardımcı olan Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine teşekkür etti.

Veteriner Dairesi

Veteriner Dairesi’nden Veteriner Hekim Mehmet Demirpençe de, Şap hastalığı konusunda teknik bilgiler verdi, alınan tüm önlemlerin bulaşı engellemek için olduğunu ve tedbirlerin hızlı bir şekilde alındığını söyledi.

Gıda Mühendisleri Odası

Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Beste Öğmen de, güvenli gıdanın önemine işaret ederek, hastalık bölgesindeki hayvanların mezbahaya gitmeyeceğini, ancak etlerin  tam pişmesinin önemli olduğunu, gıda güvenliği zincirinin de önem taşıdığını söyledi.

Süt Üreticileri Birliği

Süt Üreticileri Birliği Başkanı Candan Avunduk da, tedbirlerin çok hızlı bir şekilde alındığını ifade ederek, bakanlığa teşekkür etti.

Avunduk, ürünlerden  insana hastalığın geçmediğini, süt ve süt ürünlerinin işlenmesinin ardından herhangi bir virüs olsa bile temizlendiğini anlattı, sadece şap hastalığı için değil tüm virüslere karşı alınan önlemlerle gıdaların tüketiciye temiz bir şekilde ulaştırıldığını vurguladı.

Hayvancılar Birliği

Hayvancılar Birliği Başkanı Adil Onalt da, alınan önlemlerle ilgili bakanlığa teşekkür etti, hayvancıların duyarlı olduğunu ve her zaman bir hastalık varmış gibi yaşamak zorunda olduklarını söyledi.

Bu hastalığın kendilerini yeneceğine inanmadığını, seferberlik içinde, birbirlerine inanarak şap hastalığından kurtulacaklarına inanç belirten Onalt, erken saatte tedbirlerin alındığını, özellikle bu hastalığın yayılmamasına dikkat etmeleri gerektiğini dile getirdi.

Muhtemelen Güney’de de açıklama olacağını söyleyen Onalt, Kıbrıs’ın tümüyle risk altında olduğunu, bu yüzden el ele vermeleri durumunda bu sürecin atlatılacağına inandığını vurguladı.

Onalt, üretimden çok halkın sağlığı ve gıda güvenliğinin önem taşıdığını, ekonominin halkın sağlığından önemli olmadığını, bu yüzden gerekirse mandıraları kapatacaklarını ama bu süreci birlikte aşacaklarını söyledi.

Kasaplar Birliği,Veteriner Hekimler Birliği

Kasaplar Birliği Başkanı Raşit Şenkaya ile Veteriner Hekimler Birliği Başkanı Burak Toksoy da, hastalığın insana geçmemesinin önemli olduğunu ama hastalığın çıktığı bölgeden hayvan hareketinin olmamasının bulaşın yayılmasını engelleyeceğine inanç belirtti ve bu bölgelerden sağlıklı hayvanların bile kesilmeyeceğini, hayvan sağlığı için gereken önlemlerin alındığını ve insan sağlığı için korkulacak bir durum olmadığını vurguladı.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, Damla Dabis’in Kanal T’de hazırlayıp sunduğu programa katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Meclis dışında geçen süreçte yaşanan yolsuzluk, rüşvet ve sahte diploma skandallarına dikkat çeken Ekinci, toplumda ciddi bir güvensizlik oluştuğunu söyledi.
Saha çalışmalarında TDP’ye yönelik güçlü bir beklenti ve özlem gözlemlediklerini belirten Ekinci, siyasetin yeniden güven ve liyakat temeli üzerine kurulması gerektiğini vurguladı.
“Temel sorun: yönetim ve vizyon”
Ülkedeki ekonomik ve yapısal sorunların temelinde yönetim zafiyeti olduğunu ifade eden Ekinci, mevcut anlayışın toplumsal refah yerine dar çıkar ilişkileri üzerinden şekillendiğini söyledi.
Ekinci, ülkenin en basit krizlere dahi hazırlıksız yakalandığını belirterek, bunun temelinde vizyon eksikliğinin yattığını ifade etti.
“İlk adım: nüfus sayımı ve yolsuzlukla mücadele”
Çözüm için atılması gereken adımları da sıralayan Ekinci, veri odaklı siyaset için nüfus sayımının zorunlu olduğunu belirtti.
Yolsuzlukla mücadele edilmeden hiçbir reformun başarıya ulaşamayacağını ifade eden Ekinci, “Bu topluma yaşatılanların hesabı sorulacak” dedi.
“Sorun emekçiler değil, yönetimdir”
Hayat pahalılığı tartışmalarına da değinen Ekinci, kamu ve özel sektör çalışanlarının karşı karşıya getirilmesini eleştirdi.
“Bu bir emekçi sorunu değil, yönetim sorunudur” diyen Ekinci, mevcut hükümetin meşruiyetini kaybettiğini savundu.
“Basın muhatap bulamadı”
Göreve gelişinin ilk haftasında yaşanan gelişmelere de değinen Ekinci, sürecin yalnızca ifade özgürlüğü ekseninde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Süreçte en büyük sorunlardan birinin kurumsal muhatap eksikliği olduğunu vurgulayan Ekinci, basın emekçilerinin kiminle iletişime geçeceğini bilmediğini söyledi.
Devletin üst kademelerinde dahi koordinasyon eksikliği yaşandığını ifade etti.
“Bu bir demokrasi suikastıdır”
Yaşananları daha geniş bir çerçevede değerlendiren Ekinci, sürecin organize bir müdahale olduğunu savundu.
“Bunu yapanlar bu ülkenin dinamiklerini çok iyi biliyor. Bu bir demokrasi suikastıdır” diyen Ekinci, olayın bilinçli şekilde kurgulandığını ifade etti.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Antalya Diplomasi Forumu’nu değerlendirdi.
Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette” ifadelerini kullandı.
Erhürman’ın paylaşımı şu şekilde:
“Antalya Diplomasi Forumu sonrasında yurttaşlarımızdan tebrikler, öneriler, eleştiriler geldi. Forum kapsamında yapılan görüşmeler ile ilgili daha ayrıntılı bir değerlendirme yapacağım elbette. Şimdilik, yalnızca bir girizgah…
Cumhurbaşkanı olarak yurttaşlarımızın, herhangi bir baskı ve endişe hissetmeksizin Cumhurbaşkanlığı makamına yalnızca tebriklerini değil, eleştirilerini de özgürce iletmeleri benim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı.
Üslup? Her yurttaş kendi üslubunu dilediği gibi belirler. Üslubun değerlendirilmesi benim işim değil. O, hedef kirlenin yapacağı bir iş. Benim görevim, üslup ne olursa olsun içeriği değerlendirmeye, beklentiyi, onun toplumsal tabanını, sosyolojik ve sosyo-kültürel arka planını anlamaya çalışmak.
Seçimden önce ne söylediysek, aynı çizgide devam ediyoruz. Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette.
Yine seçimden önce hep söylediğim gibi, sabır, soğukkanlılık, ciddiyet ve kararlılık… Bu ilkelerin bizi altı ay kadar önce başladığımız noktadan çok daha ileri bir noktaya taşıdığını görüyor ve biliyorum.
Daha da hızlanarak devam ediyoruz. Hep birlikte…”


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Hür-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu yaptığı açıklamada, hükümetin, emekçilerin sırtına yük bindirecek düzenlemeyi hayata geçirmeye çalıştığını ancak gelen tepkiler üzerine adımı atamayacağını anladığını savunarak, “Yanlışın düzeltilmesi, o yanlışı yapanların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz” dedi.

Serdaroğlu, o süreçte yaşananları işaret ederek, “Emekçiyi güvenlik güçleriyle karşı karşıya getiren anlayışı unutmadık.” dedi.

Hükümetin görevinin hayat pahalılığını doğuran politikaları ortadan kaldırmak olduğunu belirterek, emekçinin cebine girecek “üç kuruşu kısmaya çalışmak değil, o cebin her gün daha fazla boşalmasına neden olan düzeni değiştirmek” olduğunu söyledi.

Serdaroğlu, yasa tasarısının asgari ücret artışını sınırlamak niyetiyle yapıldığını ve kapalı kapılar ardında, birkaç sermaye temsilcisiyle karar alındığını savunarak, “Alınan kararları kabul etmiyoruz. Bu ülkenin gerçek sahipleri olan çalışanlar alınacak her ekonomik ve sosyal kararın doğrudan tarafıdır. Biz olmadan alınan hiçbir karar meşru değildir.” dedi.

Hükümete, emekçiyi yok sayan politikalardan vazgeçilmesi ve ekonomik kararların şeffaf ve katılımcı bir şekilde alınması çağrısında bulunan Serdaroğlu, hayat pahalılığını kalıcı biçimde düşürecek adımların atılmasının önemine vurgu yaptı.

Serdaroğlu, seçime gidilerek, sandığın halkın önüne konulması ve ülkenin geleceğine halkın karar vermesi çağrısında bulundu.


Devamını Oku

Trending

Reklam