Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

(original_title)

Published

on

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Meclis’te bütçe görüşmeleri sırasında Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun kendisine yönelik ifadeleri üzerine kısa bir açıklama yaptı.

Göreve geldiği günden bu yana bakanlardan gelen eleştirilere kamuoyu önünde yanıt vermediğini hatırlatan Erhürman, bu kez açıklama yapmayı zorunlu gördüğünü belirtti.

“Bu ülke Cumhurbaşkanı’nın babasının çiftliği değildir” sözlerinin Meclis kürsüsünden dile getirilmesinin amacını aştığını vurgulayan Erhürman, bu ülkenin hiç kimsenin kişisel alanı olmadığını herkesin bildiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erhürman, kendisine davet gitmediği yönündeki iddialara da değinerek, Ertuğruloğlu’nu davet etmek için aradığını ancak geri dönüş almadığını söyledi.

Bunun bir sorun olmadığını belirten Erhürman, ilk fırsatta yeniden davet edeceğini ve medeni bir ortamda görüş alışverişi yapılacağından emin olduğunu kaydetti.

Eleştirilere açık olduğunu da vurgulayan Cumhurbaşkanı, hükümetteki tüm bakanlar ve partilerle istişare içinde olmaya, sorunları kamuoyu önünde polemikle değil diyalog yoluyla çözmeye devam edeceğini ifade etti.

Erhürman’ın açıklamasının tamamı şöyle:

“Göreve geldiğim günden beri sayın bakanların bana veya Cumhurbaşkanlığı’na yönelik açıklamalarına/eleştirilerine kamuya açık biçimde yanıt vermedim. Bundan sonra da zorunlu olmadıkça böyle bir şey yapmayı tercih etmeyeceğim. Ancak bugün Meclis’te bütçe görüşmeleri sırasında Sn. Tahsin Ertuğruloğlu’nun söyledikleri kısa da olsa bir açıklamayı zorunlu kılıyor.

1. “Bu ülke Cumhurbaşkanı’nın babasının çiftliği değildir” demiş Sn. Ertuğruloğlu. Bu ülke tabii ki ne Cumhurbaşkanı’nın ne başka herhangi birisinin babasının çiftliğidir ve bunu hepimizin bilmesinde yarar var! Ama bu cümlenin Meclis kürsüsünden söylenmiş olmasının amacını fazlasıyla aştığının altını çizmek zorundayım.

2. Sn. Ertuğruloğlu ayrıca, “Cumhurbaşkanı’nın kendisine yönelik bir daveti olmadığını” söylemiş. Sn. Ertuğruloğlu ile farklı görüşlerde olmamıza karşın bugüne kadar ilişkilerimiz hep iyi, karşılıklı saygı çerçevesinde, en azından medeni oldu. Şu kadarını söylemekle yetineceğim: Sn. Ertuğruloğlu telefon kayıtlarına bakarsa kendisini davet etmek için aramış olduğumu ama kendisinin geri dönüş yapmadığını görecektir. Ama bu hiç sorun değil. İlk fırsatta Sn. Ertuğruloğlu’nu davet edeceğim ve her zamanki gibi medeni bir ortamda görüş alışverişinde bulunacağımızdan eminim.

3. Sn. Ertuğruloğlu beni eleştirmeye devam edeceğini söylemiş. Her türlü eleştiriye açık olduğumu ve eleştirilerden her zaman yararlanmaya çalıştığımı herkes bilir. Dolayısıyla bundan hiç rahatsız olmam. Bitirirken bir kez daha söyleyeyim ki hükumetteki tüm bakanlarla ve tüm partilerle istişare içinde olmaya ve varsa sorunlarımızı mümkün olduğunca kamuoyuna karşılıklı açıklamalarla değil, doğrudan ve diyalog yoluyla çözmek için çalışmaya devam edeceğim.

Bu ülke hepimizin ve hepimiz bu ülkede var oluş mücadelesi veren büyüklerimize ve bu ülkeyi miras bırakacağımız çocuklarımıza borcumuzu ödemek için ciddiyetle, hep birlikte, çok çalışmakla yükümlüyüz.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, Damla Dabis’in Kanal T’de hazırlayıp sunduğu programa katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Meclis dışında geçen süreçte yaşanan yolsuzluk, rüşvet ve sahte diploma skandallarına dikkat çeken Ekinci, toplumda ciddi bir güvensizlik oluştuğunu söyledi.
Saha çalışmalarında TDP’ye yönelik güçlü bir beklenti ve özlem gözlemlediklerini belirten Ekinci, siyasetin yeniden güven ve liyakat temeli üzerine kurulması gerektiğini vurguladı.
“Temel sorun: yönetim ve vizyon”
Ülkedeki ekonomik ve yapısal sorunların temelinde yönetim zafiyeti olduğunu ifade eden Ekinci, mevcut anlayışın toplumsal refah yerine dar çıkar ilişkileri üzerinden şekillendiğini söyledi.
Ekinci, ülkenin en basit krizlere dahi hazırlıksız yakalandığını belirterek, bunun temelinde vizyon eksikliğinin yattığını ifade etti.
“İlk adım: nüfus sayımı ve yolsuzlukla mücadele”
Çözüm için atılması gereken adımları da sıralayan Ekinci, veri odaklı siyaset için nüfus sayımının zorunlu olduğunu belirtti.
Yolsuzlukla mücadele edilmeden hiçbir reformun başarıya ulaşamayacağını ifade eden Ekinci, “Bu topluma yaşatılanların hesabı sorulacak” dedi.
“Sorun emekçiler değil, yönetimdir”
Hayat pahalılığı tartışmalarına da değinen Ekinci, kamu ve özel sektör çalışanlarının karşı karşıya getirilmesini eleştirdi.
“Bu bir emekçi sorunu değil, yönetim sorunudur” diyen Ekinci, mevcut hükümetin meşruiyetini kaybettiğini savundu.
“Basın muhatap bulamadı”
Göreve gelişinin ilk haftasında yaşanan gelişmelere de değinen Ekinci, sürecin yalnızca ifade özgürlüğü ekseninde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Süreçte en büyük sorunlardan birinin kurumsal muhatap eksikliği olduğunu vurgulayan Ekinci, basın emekçilerinin kiminle iletişime geçeceğini bilmediğini söyledi.
Devletin üst kademelerinde dahi koordinasyon eksikliği yaşandığını ifade etti.
“Bu bir demokrasi suikastıdır”
Yaşananları daha geniş bir çerçevede değerlendiren Ekinci, sürecin organize bir müdahale olduğunu savundu.
“Bunu yapanlar bu ülkenin dinamiklerini çok iyi biliyor. Bu bir demokrasi suikastıdır” diyen Ekinci, olayın bilinçli şekilde kurgulandığını ifade etti.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Antalya Diplomasi Forumu’nu değerlendirdi.
Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette” ifadelerini kullandı.
Erhürman’ın paylaşımı şu şekilde:
“Antalya Diplomasi Forumu sonrasında yurttaşlarımızdan tebrikler, öneriler, eleştiriler geldi. Forum kapsamında yapılan görüşmeler ile ilgili daha ayrıntılı bir değerlendirme yapacağım elbette. Şimdilik, yalnızca bir girizgah…
Cumhurbaşkanı olarak yurttaşlarımızın, herhangi bir baskı ve endişe hissetmeksizin Cumhurbaşkanlığı makamına yalnızca tebriklerini değil, eleştirilerini de özgürce iletmeleri benim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı.
Üslup? Her yurttaş kendi üslubunu dilediği gibi belirler. Üslubun değerlendirilmesi benim işim değil. O, hedef kirlenin yapacağı bir iş. Benim görevim, üslup ne olursa olsun içeriği değerlendirmeye, beklentiyi, onun toplumsal tabanını, sosyolojik ve sosyo-kültürel arka planını anlamaya çalışmak.
Seçimden önce ne söylediysek, aynı çizgide devam ediyoruz. Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette.
Yine seçimden önce hep söylediğim gibi, sabır, soğukkanlılık, ciddiyet ve kararlılık… Bu ilkelerin bizi altı ay kadar önce başladığımız noktadan çok daha ileri bir noktaya taşıdığını görüyor ve biliyorum.
Daha da hızlanarak devam ediyoruz. Hep birlikte…”


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Hür-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu yaptığı açıklamada, hükümetin, emekçilerin sırtına yük bindirecek düzenlemeyi hayata geçirmeye çalıştığını ancak gelen tepkiler üzerine adımı atamayacağını anladığını savunarak, “Yanlışın düzeltilmesi, o yanlışı yapanların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz” dedi.

Serdaroğlu, o süreçte yaşananları işaret ederek, “Emekçiyi güvenlik güçleriyle karşı karşıya getiren anlayışı unutmadık.” dedi.

Hükümetin görevinin hayat pahalılığını doğuran politikaları ortadan kaldırmak olduğunu belirterek, emekçinin cebine girecek “üç kuruşu kısmaya çalışmak değil, o cebin her gün daha fazla boşalmasına neden olan düzeni değiştirmek” olduğunu söyledi.

Serdaroğlu, yasa tasarısının asgari ücret artışını sınırlamak niyetiyle yapıldığını ve kapalı kapılar ardında, birkaç sermaye temsilcisiyle karar alındığını savunarak, “Alınan kararları kabul etmiyoruz. Bu ülkenin gerçek sahipleri olan çalışanlar alınacak her ekonomik ve sosyal kararın doğrudan tarafıdır. Biz olmadan alınan hiçbir karar meşru değildir.” dedi.

Hükümete, emekçiyi yok sayan politikalardan vazgeçilmesi ve ekonomik kararların şeffaf ve katılımcı bir şekilde alınması çağrısında bulunan Serdaroğlu, hayat pahalılığını kalıcı biçimde düşürecek adımların atılmasının önemine vurgu yaptı.

Serdaroğlu, seçime gidilerek, sandığın halkın önüne konulması ve ülkenin geleceğine halkın karar vermesi çağrısında bulundu.


Devamını Oku

Trending

Reklam