Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

(original_title)

Published

on

581 milyon 609 bin TL’lik Ekonomi ve Enerji Bakanlığı ile bakanlığa bağlı 273 milyon 776 bin TL’lik Serbest Liman ve Bölge Müdürlüğü ve 26 milyon 343 bin TL’lik Rekabet Kurulu bütçeleri oy çokluğuyla Meclis’ten geçti.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada ithalat rakamları, enerji fiyatları, turizm, yükseköğretim ve dijital denetim projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Amcaoğlu kendisine yapılan eleştirilere değinerek başladığı konuşmasında, hamaset tellallığı ve edebiyat yaparak ekonominin konuşulamayacağını belirtti. KKTC’nin ada ekonomisi olduğuna dikkat çeken Amcaoğlu, “Bu ülkede büyük bacalı sanayi var mı? Yok. Ekonomimizin omurgasını hizmetler, turizm ve yükseköğretim oluşturmaktadır” dedi. Malta örneğini veren Amcaoğlu, benzer ada ülkelerinde de sanayiden çok hizmet sektörünün ön planda olduğunu vurguladı.

Pandemi sonrası küresel ekonomik krizlere işaret eden Amcaoğlu, petrol ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların uluslararası gelişmelerden kaynaklandığını söyledi. ABD’deki siyasi açıklamaların dahi petrol fiyatlarını haftalık bazda ciddi şekilde etkilediğini belirten Amcaoğlu, “Buna rağmen KKTC’de hayat pahalılığını sınırlamak için büyük bir irade ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Akaryakıt fiyatlarına ilişkin örnekler veren Amcaoğlu, 60 kuruşluk bir artışın hayat pahalılığına yüzde 1 olarak yansıdığını, bunun da yıllık yaklaşık 500 milyon TL’lik bir maliyet anlamına geldiğini kaydetti.

Fiyatlandırma süreçlerinin çok dikkatli yürütüldüğünü söyleyen Amcaoğlu, “İthalat arttı, istihdam da arttı” dedi. Amcaoğlu, ithalat rakamlarının 2021’de 1,6 milyar dolar seviyesindeyken 2024 itibarıyla yüzde 110’luk bir artışla 4 milyar dolara yaklaştığını belirtti. Aynı dönemde istihdamın da arttığını söyleyen Amcaoğlu, pandemi döneminde 88 binlere kadar düşen çalışan sayısının bugün 165 binin üzerine çıktığını ifade etti.

Turizm ve yükseköğretimin yarattığı katma değere de değinen Amcaoğlu, turizmin yaklaşık 2,3 milyar dolar, yükseköğretimin ise 980 milyon dolarlık ekonomik katkı sağladığını söyledi. Amcaoğlu, hedefin, turizmde yatak kapasitesini 50 bine, yıllık turist sayısını 4 milyona çıkarmak olduğunu kaydetti.

Olgun Amcaoğlu, kayıt dışılıkla mücadele kapsamında birçok dijital sistemin devreye alındığını veya alınacağını açıkladı. Amcaoğlu, akaryakıt otomasyonu, elektronik etiket ve barkod sistemi, ürün güvenliği laboratuvarları, dijital ticaret istatistik sistemi ve merkezi POS entegrasyonu ile piyasadaki fiyat hareketlerinin anlık olarak izleneceğini belirtti.

Tüketicilerin, market fiyatlarını dijital platformlar üzerinden karşılaştırabileceğini söyleyen Amcaoğlu, bu sayede hem tüketici tercihinin güçleneceğini, hem de devletin denetim ve vergilendirme süreçlerini daha sağlıklı yürüteceğini ifade etti. Et ve temel gıda ürünlerindeki fiyat farklılıklarına da değinen Amcaoğlu, amaçlarının serbest piyasa koşullarını ortadan kaldırmak olmadığını, ancak aşırı ve gerekçesiz fiyat farklılıklarının önüne geçmek istediklerini söyledi.

Konuşmasının sonunda muhalefetin eleştirilerine de yanıt veren Amcaoğlu, “Masal anlatmıyoruz, rakamlarla ve projelerle konuşuyoruz. Ekonomiyi ayakta tutmak için planlı, dijital ve denetlenebilir bir yapı kurmak zorundayız” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, Damla Dabis’in Kanal T’de hazırlayıp sunduğu programa katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Meclis dışında geçen süreçte yaşanan yolsuzluk, rüşvet ve sahte diploma skandallarına dikkat çeken Ekinci, toplumda ciddi bir güvensizlik oluştuğunu söyledi.
Saha çalışmalarında TDP’ye yönelik güçlü bir beklenti ve özlem gözlemlediklerini belirten Ekinci, siyasetin yeniden güven ve liyakat temeli üzerine kurulması gerektiğini vurguladı.
“Temel sorun: yönetim ve vizyon”
Ülkedeki ekonomik ve yapısal sorunların temelinde yönetim zafiyeti olduğunu ifade eden Ekinci, mevcut anlayışın toplumsal refah yerine dar çıkar ilişkileri üzerinden şekillendiğini söyledi.
Ekinci, ülkenin en basit krizlere dahi hazırlıksız yakalandığını belirterek, bunun temelinde vizyon eksikliğinin yattığını ifade etti.
“İlk adım: nüfus sayımı ve yolsuzlukla mücadele”
Çözüm için atılması gereken adımları da sıralayan Ekinci, veri odaklı siyaset için nüfus sayımının zorunlu olduğunu belirtti.
Yolsuzlukla mücadele edilmeden hiçbir reformun başarıya ulaşamayacağını ifade eden Ekinci, “Bu topluma yaşatılanların hesabı sorulacak” dedi.
“Sorun emekçiler değil, yönetimdir”
Hayat pahalılığı tartışmalarına da değinen Ekinci, kamu ve özel sektör çalışanlarının karşı karşıya getirilmesini eleştirdi.
“Bu bir emekçi sorunu değil, yönetim sorunudur” diyen Ekinci, mevcut hükümetin meşruiyetini kaybettiğini savundu.
“Basın muhatap bulamadı”
Göreve gelişinin ilk haftasında yaşanan gelişmelere de değinen Ekinci, sürecin yalnızca ifade özgürlüğü ekseninde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Süreçte en büyük sorunlardan birinin kurumsal muhatap eksikliği olduğunu vurgulayan Ekinci, basın emekçilerinin kiminle iletişime geçeceğini bilmediğini söyledi.
Devletin üst kademelerinde dahi koordinasyon eksikliği yaşandığını ifade etti.
“Bu bir demokrasi suikastıdır”
Yaşananları daha geniş bir çerçevede değerlendiren Ekinci, sürecin organize bir müdahale olduğunu savundu.
“Bunu yapanlar bu ülkenin dinamiklerini çok iyi biliyor. Bu bir demokrasi suikastıdır” diyen Ekinci, olayın bilinçli şekilde kurgulandığını ifade etti.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Antalya Diplomasi Forumu’nu değerlendirdi.
Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette” ifadelerini kullandı.
Erhürman’ın paylaşımı şu şekilde:
“Antalya Diplomasi Forumu sonrasında yurttaşlarımızdan tebrikler, öneriler, eleştiriler geldi. Forum kapsamında yapılan görüşmeler ile ilgili daha ayrıntılı bir değerlendirme yapacağım elbette. Şimdilik, yalnızca bir girizgah…
Cumhurbaşkanı olarak yurttaşlarımızın, herhangi bir baskı ve endişe hissetmeksizin Cumhurbaşkanlığı makamına yalnızca tebriklerini değil, eleştirilerini de özgürce iletmeleri benim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı.
Üslup? Her yurttaş kendi üslubunu dilediği gibi belirler. Üslubun değerlendirilmesi benim işim değil. O, hedef kirlenin yapacağı bir iş. Benim görevim, üslup ne olursa olsun içeriği değerlendirmeye, beklentiyi, onun toplumsal tabanını, sosyolojik ve sosyo-kültürel arka planını anlamaya çalışmak.
Seçimden önce ne söylediysek, aynı çizgide devam ediyoruz. Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette.
Yine seçimden önce hep söylediğim gibi, sabır, soğukkanlılık, ciddiyet ve kararlılık… Bu ilkelerin bizi altı ay kadar önce başladığımız noktadan çok daha ileri bir noktaya taşıdığını görüyor ve biliyorum.
Daha da hızlanarak devam ediyoruz. Hep birlikte…”


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Hür-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu yaptığı açıklamada, hükümetin, emekçilerin sırtına yük bindirecek düzenlemeyi hayata geçirmeye çalıştığını ancak gelen tepkiler üzerine adımı atamayacağını anladığını savunarak, “Yanlışın düzeltilmesi, o yanlışı yapanların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz” dedi.

Serdaroğlu, o süreçte yaşananları işaret ederek, “Emekçiyi güvenlik güçleriyle karşı karşıya getiren anlayışı unutmadık.” dedi.

Hükümetin görevinin hayat pahalılığını doğuran politikaları ortadan kaldırmak olduğunu belirterek, emekçinin cebine girecek “üç kuruşu kısmaya çalışmak değil, o cebin her gün daha fazla boşalmasına neden olan düzeni değiştirmek” olduğunu söyledi.

Serdaroğlu, yasa tasarısının asgari ücret artışını sınırlamak niyetiyle yapıldığını ve kapalı kapılar ardında, birkaç sermaye temsilcisiyle karar alındığını savunarak, “Alınan kararları kabul etmiyoruz. Bu ülkenin gerçek sahipleri olan çalışanlar alınacak her ekonomik ve sosyal kararın doğrudan tarafıdır. Biz olmadan alınan hiçbir karar meşru değildir.” dedi.

Hükümete, emekçiyi yok sayan politikalardan vazgeçilmesi ve ekonomik kararların şeffaf ve katılımcı bir şekilde alınması çağrısında bulunan Serdaroğlu, hayat pahalılığını kalıcı biçimde düşürecek adımların atılmasının önemine vurgu yaptı.

Serdaroğlu, seçime gidilerek, sandığın halkın önüne konulması ve ülkenin geleceğine halkın karar vermesi çağrısında bulundu.


Devamını Oku

Trending

Reklam