Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Tatar: “İki devletli bir anlaşma gerçekçi ve sürdürülebilir bir anlaşma zeminidir”

Published

on

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar iki devletli bir anlaşmanın Kıbrıs adasında gerçekçi ve sürdürülebilir bir anlaşma zemini olduğunu ve bu siyaseti yurt dışında yaşayan Kıbrıs Türklerinin de desteklediğini söyledi.

Federasyon zemindeki müzakerelerin artık kapandığını ve tüketildiğini belirten Tatar, “Kıbrıs’ta iki halk, iki devlet ve iki demokrasi vardır ve sürdürülebilir bir anlaşmanın bu zeminde olması için son dört buçuk yıldır anavatan Türkiye bu siyasete tam destek veriyor.” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar ve eşi Sibel Tatar, İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi tarafından düzenlenen resepsiyona katıldı.

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre Wood Green bölgesinde Grand Palace’ta düzenlenen resepsiyona Başbakan Ünal Üstel, Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçi Osman Koray Ertaş, KKTC ve İngiltere’den ekonomik örgüt temsilcileri ile sivil toplum kuruluş temsilcileri de katıldı.

Resepsiyonda konuşan Tatar, uzun yıllar İngiltere’de yaşadığını belirterek, İngiltere’de yolu kesişen kişileri yad etti, hayatta olmayanlara Allah’tan rahmet diledi.

Kıbrıs Türk Halkının haklı davası ve mücadelesi için o yıllarda nasıl çalışıldığına tanık olduğunu kaydeden Tatar, ” 25 – 26 yaşlarındaydım ve Londra sokaklarında çok mücadele verdiğimi hatırlıyorum çünkü İngiltere garantör ülkelerden biri olduğu için mücadele buradan başlıyordu. Kıbrıs Türk Halkına yapılan haksızlıkların o zamanın Thatcher Hükümetine ve onun milletvekillerine duyurmak için canla başla çalışıyorduk. Çok önemli lobi çalışmaları yürütülüyordu. Sesimizi duyurabildik. Margaret Thatcher’a ve Kraliyet ailesine kadar sesimizi duyurduk.” diye konuştu.

-“Batı dünyası haksızlığı hala sürdürüyor”

Kıbrıs Türk Halkının var oluş mücadelesi verdiğini kaydeden Tatar, batı dünyasının geçmişte yaptığı haksızlığı hala sürdürdüğünü ifade ederek şunları söyledi:

“Bunu bilelim ki böylesi acımasız bir dünyada yaşıyoruz. Hiç unutulmamalıdır ki, Nisan 2004 yılında BM Kapsamlı Çözüm Planı olan Annan Planı, eş zamanlı olarak iki tarafta referandumuna sunulmuş, Kıbrıs Rum Halkı bu plana hayır demiş, Kıbrıs Türkü evet demişti. O zamanlar barış rüzgarları eserken içimizdeki bazıları bu iş bitmiştir, iki halk kardeştir dediler, ne olursa olsun bir anlaşma olsun da uluslararası hukuk içerisinde Kıbrıs halklarını buluşturacaklardı. Türkiye’nin garantörlüğü sona erdirilebilir, asker çekilebilirdi, biz artık kardeş olacağız gibi söylemler yaymışlardı. Ama biz güvenemeyiz dedik, çünkü dünyada nasıl bir rüzgarla karşı karşıya kalınabileceğini tahmin edemeyiz dedik. Nitekim daha sonra Bosna’da olanlar, Libya’da olanlar, daha sonra da Irak’ta olanlar, Suriye’de olanlar, Ukranya’da olanlar, Gazze’de olanları hatırlatırken şimdi de İsrail – İran arasındaki çatışmalarında kullanılan füzeleri Gazimağusa’dan tedirginlik içerisinde izlemekteyiz.”

-“Varız ve var olmaya, bu topraklarda özgür yaşamak için mücadele etmeye devam edeceğiz”
Egemenlik temelinde sürdürülen yeni siyasete işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, ” Bu siyaset, 2020 yılından sonra Anavatan Türkiye Cumhuriyetinin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tam destek verdiği egemenlik temelinde ve iki devletli bir anlaşmadır ” dedi.

Artık bütün dünyaya Kıbrıs Adası’nda iki ayrı halk, iki ayrı devlet ve iki ayrı demokrasinin mevcut olduğunu her platformda haykırdıklarını vurgulayan Tatar, “Rum liderliği ne derse desin, biz kendi egemenliğimizden, kendi hakkımızdan, kendi hukuğumuzdan ve ayrı bir halk olmanın zenginliğinden , yani kendi kimliğimiz, dilimiz, dinimiz, kültürümüz, tarihimiz, müziğimiz, edebiyatımızla Kıbrıs Türk Halkı olarak varız ve var olmaya bu topraklarda özgür yaşamak için mücadele etmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

Egemenlik ve iki devletli bir anlaşmanın altının boş olmadığını, Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakkı olduğunu , şehitler verildiğini, uzun yıllar var oluş mücadelesi ortaya konulduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, “Egemenlik hakkı, özden gelen hakkımız, uluslararası anlaşmalarının da içerisindedir. Yeni siyasetten geri dönüşü olmaması gerekiyor. Bu haklarımızı almamız için büyük bedeller ödenmiştir. Bunun içerisinde 85 milyonluk Anavatan Türkiye, Avrupa’da yaşayan 10 milyon Türk vatandaşı , yani 100 milyona yakın bu siyasete destek veren Türk vatandaşı vardır, bu çok önemlidir” dedi.

-KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatındaki gözlemci üyeliği”

KKTC’nin TDT gözlemci üyeliğinden bahseden Cumhurbaşkanı Tatar, şunları ifade etti:

“Bu teşkilatta çeşitli seviyelerde toplantı ve zirveler gerçekleştiriliyor, Devlet Başkanı, Bakanlar, ekonomik ve sivil toplum düzeyinde toplantılara KKTC olarak biz de bayrağımızla katılıyoruz.”

Kıbrıs Türk halkının bir cemaatten devlet sahibi bir halk konumuna ulaştığını dile getiren Tatar, “Uluslararası organizasyonlarda devletimizle temsil ediliyoruz.” diyerek Gambia temaslarıyla ilgili bilgiler verdi.
“Biz yüreğimizi milli davamız için ortaya koyduk. Halkımızın refahı ve geleceği için mücadeleyi canla başla sürdürüyoruz.” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, gelecek hafta, Azerbaycan’da, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in davetiyle ekonomik zirve toplantısına katılacağını söyledi.

Tatar, şöyle konuştu: “Tabii, Güney Kıbrıs’taki zihniyet değişmedi, bizim görünürlüğümüzü her fırsatta engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ve biz böylesi bir zihniyette olan Rum liderliği ile, her türlü iyi niyetimizi göstermemize rağmen maalesef bir yere gelemedik. Annan Planında da böyle olmuştu, Temmuz 2017 yılında Crans-Montana’da da böyle olmuştu.”

-“KKTC gelişmiştir ve gelişmeye devam edecektir”

KKTC’de, gençliği başı dik ve onurlu bir şekilde geleceğe hazırlamak için canla başla çalıştıklarını vurgulayan Tatar, “Ülkemizde turizmle, üniversitelerimizle, Türkiye’den getirilen su, sanayi bölgelerimiz, inşaat ve emlaktaki gelişmelerle ve şimdi KKTC’de bu yıl içerisinde ilk kez düzenlenen ve 225,000 kişinin katıldığı Mayıs ayında gerçekleşen uzay ve havacılık alanındaki KKTC TEKNOFEST ile gelişmeye devam ediyoruz” dedi.

Tatar, bu hafta Avrupa Bakanı Doughty ve Birleşik Kralık Eski Başbakanı Boris Johnson ile görüşme gerçekleştirdiğini de anımsattı. Cumhurbaşkanı Tatar, Londra’da lobiciliğin önemine de işaret ederek, İngiltere’deki temaslarını aktardı, Kıbrıs Türk halkının görüşlerini ve beklentilerini en proaktif şekilde ortaya koymaya devam ettiklerini söyledi.

İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Başkanı Kenan Nafi’ye ve Konsey’in Yönetim Kuruluna, Kıbrıs Türk Kültür Festivali’ni organize ettikleri için teşekkür eden Tatar, “Festivaller, Kıbrıs Türk halkının kültür, gelenekler, el sanatları, folklor ve müziğinin yanı sıra bir dayanışma göstergesi olması bizim için çok büyük önem taşımaktadır. Gençlerimizle gurur duyuyoruz” diyerek konuşmasını tamamladı.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) İlkan Varol, Temmuz-Aralık 2025 dönemini kapsayan ikinci altı aylık 40. Dönem Raporunu, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a sundu. Varol, bu sürede soruşturması tamamlanarak, yayımlanan rapor sayısının 10 olduğunu kaydetti.

Ombudsman’dan verilen bilgiye göre, kabulde konuşan İlkan Varol, Yüksek Yönetim Denetçisi’nin, idarenin eylem ve işlemlerinden mağdur olduğunu düşünen kişilerin idare aleyhine şikayetlerini yapabilecekleri Anayasal bir kurum olduğunu ifade ederek, yetkisini Anayasa’dan aldığını ve bağımsız, tarafsız bir şekilde görev ifa ettiğini belirtti.

“SORUŞTURMASI TAMAMLANARAK, YAYINLANAN RAPOR SAYISI 10, BAŞVURU SAYISI 17”

Raporun içeriği ile ilgili bilgi veren Varol, Temmuz-Aralık 2025 döneminde soruşturması tamamlanarak, yayımlanan rapor sayısının 10, yapılan şikayet/başvuru sayısının 17, başlatılan soruşturma süresinde idarenin hatalı işlemini başvuru sahibi lehine düzeltmesi nedeniyle geri çekilen şikayet sayısının 4 olduğunu kaydetti.

Ombudsman Yasası tahtında şikayet konuları yetki dışında olup, şikayetleri yasa tahtında kabul edilmeyen vatandaşlara hukuki bilgi verilerek ve/veya idare ile temas sağlanarak, yardımcı olunan vatandaş sayısının ise 26 olduğunu belirten Varol, Ombudsman Yasası’nın 13’üncü maddesi tahtında ilgili makama 2 şikayetin iletilmesi gibi çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen), sosyal medya üzerinden yayın yapan haber sitelerindeki bazı haberlerin kaldırılmaya çalışıldığına işaret ederek, bu şikayetlere karşı gerekli itirazların yapılıp, sürecin takibinin bırakılmaması çağrısında bulundu.

Sendika Yönetim Kurulu imzasıyla yapılan açıklamada, “Son günlerde sosyal medya üzerinden yayın yapan haber sitelerinde, basın emekçilerinin büyük özverisiyle halka ulaşan bazı haberlerin ilgili platformların kullanım amaçları sözleşmesindeki haklar fırsata dönüştürülüp, büyük bir organizasyonla, şikayetler veya ‘telif’ hakları gerekçesiyle kaldırılmaya çalışıldığını gözlemlemekteyiz” denildi.

Bu şikayetlere karşı gerekli itirazların yapılıp, sürecin takibinin bırakılmaması çağrısı yapılan açıklamada, kaldırılan içeriklere karşı ilgili platformların “itiraz/inceleme talebi” mekanizmalarının mutlaka kullanılması, içeriklerin gazetecilik faaliyeti kapsamında ve kamu yararı taşıdığı açık biçimde belirtilmesi gerektiği kaydedildi.

“Silinen haberlerin konusuna bakıldığında, kimlerin bu haberlerden rahatsız oldukları ve kimlerin bu haberlerin silinmesi için harekete geçtikleri açıktır” denilen açıklamada, “halkın da bunu gördüğü ve bildiği” belirtildi.

Aynı kesimin, basını ve halkı susturmak için Ceza Değişiklik ve Bilişim Suçları Değişiklik Yasa Tasarılarını önce komiteden sonra da Meclisten geçirmek istediği ileri sürülen açıklamada, halkın haber alma, basının haber yapma özgürlüğünün kısıtlanmak, toplumsal ifade ve düşünce özgürlüklerinin de hapis cezaları ile sonlandırılmak hedefinde olunduğu iddia edildi.

Yolsuzluk, rüşvet ve sahte diploma haberlerinin hedef alınmasının bu niyeti ortaya koyduğu savunulan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Yolunu bulup bu haberleri sildirdiniz diye gerçeklerin de silineceğini sanmayınız. Gerçeklerin ortaya çıkma gibi bize göre iyi, sizlere göre ise kötü bir huyu vardır. Tarih unutmaz, yazar ve gün geldiğinde hesap sorar.”

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhuriyet Meclisi Danışma Kurulu, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler başkanlığında toplandı.

Meclisten elde edilen bilgiye göre, toplantı saat 10.45’te başlayarak, kısa sürede tamamlandı.

Ulusal Birlik Partisi Grup Başkan Vekili Sunat Atun, Danışma Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun bu hafta toplanmayacağını belirtti. Atun, sürece ilişkin yeni yol haritasının ise önümüzdeki hafta netleşeceğini söyledi.

Atun, toplantıda Başbakan Ünal Üstel’in ifade ettiği iradeyi tekrar ettiklerini belirterek, “O iradeyi ortaya koydu, biz de UBP olarak grup toplantımızı yapıp grubun da iradesini netleştireceğiz” dedi.

Meclis çevresinde asker bulunmasına ilişkin soruya da değinen Atun, bu konuda bilgi sahibi olmadığını ifade ederek, “Bunu bilmiyorum, bu noktada bilgim yok” yanıtını verdi.

Saat 10.00’da Meclis Başkanı’nın çağrısıyla Danışma Kurulu toplantısına katıldıklarını ifade eden Atun, toplantıda Başbakan Ünal Üstel’in hafta sonu ortaya koyduğu iradenin yeniden dile getirildiğini kaydetti.

Ulusal Birlik Partisi olarak öncelikle kendi grup toplantılarını gerçekleştireceklerini belirten Atun, ardından hükümetin de bu doğrultuda değerlendirmelerde bulunacağını ifade etti.

 


Devamını Oku

Trending

Reklam