Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Tatar:Diplomatik olarak sesimizi duyurma çabasındayız. Bu uğurda çok mücadele verdik

Published

on

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Diplomatik olarak sesimizi duyurma çabasındayız. Bu uğurda çok mücadele verdik. Doğru yoldan şaşmadan yürümek, atalarımızdan aldığımız emaneti en iyi şekilde korumak görevimizdir.”dedi.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tatar, Londra ziyaretleri kapsamında, İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi tarafından kuzey Londra’da düzenlenen 8. Kıbrıs Türk Kültür Festivali’ne katıldı.

Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre festivalde konuşan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İngiltere’deki vatandaşlara, KKTC halkının sevgi saygı ve selamlarını iletti. Cumhurbaşkanı Tatar, festivalin düzenlenmesinde emeği geçen herkesi tebrik ederek, işbirliği, birlikteliğin önemine vurgu yaptı.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, gelecek nesillere; Kıbrıs Türk kültürünü, dilini, örf ve adetleri aktarmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan, gönül, kültür ve milli değer bağlarını koparmayan herkese teşekkürlerini yineledi.

İngiltere’de yaşayan Kıbrıs Türkleri için festivalin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, festivallerin sosyal buluşma ve farklılıkları bir araya getirme bakımından önemli olduğunu söyledi.
“Sizin birlikteliğiniz, dayanışmanız siyasi ve ekonomik anlamda da fevkalade önemlidir” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, gelecek kuşakların köklerini, kimlik ve kültürlerini öğrenmeleri için festivallerin önemli bir araç olduğunu kaydetti.

Avusturalyadaki vatandaşlarla da bir araya geldiğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkünün yüreğinin birlikte attığını ve milli irade ile yoluna kararlılıkla devam ettiğini vurguladı.
Kıbrıs Türk halkının, ayrı bir halk olarak kendi geleceğini tayin etme hakkı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, mücadeleci ruhunu, kültürünü, değerlerini gelecek nesillere aktarmak adına her türlü organizasyonda bir araya gelen Kıbrıs Türkünü, bu yolda gösterdiği kararlılıktan dolayı bir kez daha tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “KKTC’nin tüm zorluklara rağmen geldiği aşamada, devlet olarak bu yolu kararlılıkla ve halkla bir bütün olarak yürümenin önemini bugün sizlerle burada paylaşmanın memnuniyetini yaşıyorum” dedi.

Sıfır asker, sıfır garanti anlayışında, federasyon temelindeki çözüm önerilerinin yıllardır sonuç vermediğini ve artık tükenmiş bir model olduğunu vurgu yapan Cumhurbaşkanı Tatar, çatışma kültürünün artarak devam ettiği dünyada Kıbrıs Türkünün kendi devletine sahip çıkması ve geleceğe taşımasının önemi ifade etti. Egemenlik ve iki devletli bir anlaşmanın altının boş olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk Halkının özden gelen hakkı olduğunu, uzun yıllar var oluş mücadelesi ortaya konulduğunu da vurguladı.

Avrupa Bakanı, Parlamenterlerle ve Birleşik Kralık Eski Başbakanı Boris Johnson ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türkünün haklı mücadelesini sürekli olarak anlattığını vurguladı.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yabancı ülkelerle yaptığı askeri anlaşmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Üstel, yazılı açıklamasında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in değerlendirmelerine tepki göstererek, Rum tarafının adadaki siyasi ve hukuki gerçekleri görmezden gelmeye devam ettiğini belirtti.

Rum lider Hristodulidis’in “Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanıyım, anlaşmalar yapmaya devam edeceğiz” yönündeki ifadelerini eleştiren Üstel, bu yaklaşımın Kıbrıs Türk halkının kurucu ortaklık haklarını ve siyasi eşitliğini yok saydığını vurguladı.

Üstel’in açıklaması şöyle:

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in, Güney Kıbrıs’ın Fransa başta olmak üzere yabancı devletlerle yaptığı tek taraflı askeri anlaşmalara yönelik haklı eleştirilerimize verdiği yanıt, Rum tarafının adadaki siyasi ve hukuki gerçekleri kabullenmekten ne denli uzak olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

 

Hristodulidis’in, “Ben Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanıyım. Artık herkesin bunu anlamasının vakti geldi. Avrupa Birliği üyesi bir devletiz, Birleşmiş Milletler üyesi bir devletiz ve anlaşmalar imzalamaya devam edeceğiz” şeklindeki açıklaması; Kıbrıs Türk halkının kurucu ortaklık haklarını ve siyasi eşitliğini yok sayan zihniyetin devam ettiğinin açık bir ifadesidir.

 

Öncelikle bilinmelidir ki; 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkı ile Kıbrıs Rum halkının eşit ortaklığı temelinde tesis edilmiştir. Bu ortaklık; Garanti Anlaşması, İttifak Anlaşması ve anayasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır. Ancak Rum tarafı, 1963 yılında Kıbrıs Türk halkını devlet kurumlarından silah zoruyla dışlayarak bu ortaklık düzenini, gasp ve işgal ederek, fiilen ortadan kaldırmış; ardından da tek meşru otoriteymiş gibi davranmaya başlamıştır.

 

Dolayısıyla Hristodulidis’in temsil ettiğini iddia ettiği yapı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortaklık niteliğini yitirmiş bir yapıdır.

 

Yani Hristodulidis’in “istediğim ülkeyle istediğim anlaşmayı yaparım” anlayışıyla hareket etmesi, hukuki dayanaklardan da yoksundur.

 

Son dönemde özellikle Fransa ile yapılan savunma anlaşmaları, yabancı askeri varlığın artırılmasına yönelik girişimler ve İsrail başta olmak üzere farklı aktörlerle geliştirilen askeri iş birlikleri; Güney Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz’de bir askeri üs ve silahlanma merkezine dönüştürme riskini beraberinde getirmektedir.

 

Bu yaklaşım yalnızca Güney Kıbrıs’ın değil, Ada’nın genelinin ve tüm bölgenin güvenliğini tehdit etmektedir.

 

Orta Doğu’daki çatışmaların derinleştiği bir dönemde, Güney Kıbrıs’ın bu yönde adımlar atarak kendisini ve adayı büyük güç rekabetinin parçası haline getirmesi son derece sorumsuz bir yaklaşımdır.

 

Bu politikalar, yalnızca Kıbrıs Rum halkını değil, Türk halkını da ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya bırakmaktadır.

 

İşte tam da bu nedenle adada iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğunu vurguluyoruz. Zira Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu yok sayan bir anlayışın, tüm adayı temsil ettiğini iddia etmesi kabul edilemezdir.

 

Rum liderliğine çağrımız açıktır:

Adayı yabancı askeri güçlerin çıkar alanına dönüştürmekten vazgeçin. Adayı çatışmaların merkezine taşımayın.

 

Kıbrıs Türk halkı, Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü altında, 50 yılı aşkın süredir barış ve huzur içerisinde yaşamaktadır.

 

Bu gerçek ortadadır.

 

Ve bu gerçeği değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.”

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde (KSTÜ) başlatılan “sahte diploma” soruşturması kapsamında tutuksuz yargılanan sanık Fatma Ünal, bugün yeniden Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Ünal’ın davası itham için, 10 Haziran Çarşamba gününe ertelendi.

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi heyeti huzurunda görüşülen duruşmada, iddia makamı Başsavcılık adına Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz ve sanık avukatı Doğa Zeki hazır bulundu.

Sanık avukatı Doğa Zeki, mahkemede söz alarak, davayla ilgili alınması gereken ve mahkemeye sunulan emareler, dava ithamnamesi ve tanık ifadelerine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Zeki, ayrıca müvekkiliyle ilgili yeni bir dava ikame edilmesinin beklendiğini öğrendiğini belirtti.

Savcı da, istenilen evrakların kendilerine verileceğini ifade etti.

Sanık Fatma Ünal’ın Güzelyurt Kaza Mahkemesi’ndeki ilk tahkikat duruşmasında, 41 emare sunulmuş ve toplam beş tanık dinlenmişti.

Sanık, “Sahte Resmi Belge Düzenleme”, “Sahte Resmi Belgeyi Tedavüle Sürme”, “Sahte Resmi Belge Düzenlenmesini Tahrik Etme” ve “Yetkisiz Belge Düzenleme” suçlaması olmak üzere toplam 16 ayrı davadan itham edilmişti.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, partisinin Maraş buluşmasında yaptığı açıklamadan bir paylaşım yaptı.

Bakan Erhan Arıklı, “Biz sahaya çıktık. Isınma hareketleri yapıyor, Ekim ayındaki maç için rakiplerimizi bekliyoruz. Sahte anketlerle, algı operasyonları ile maç kazanılmaz. Maç sahada kazanılır. Maçın sonucunu belirleyecek olan da halktır…” ifadelerini kullandı.

Arıklı, “Sahada herkes yaptıklarının ve yapamadıklarının hesabını verecek. Geçmişte hükumeti bırakıp kaçanlar, bu sefer halka reçetelerini de sunmak zorundalar” dedi.


Devamını Oku

Trending

Reklam