Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Yüksek Mahkeme Başkanı Özerdağ, yeni Adli Yıl öncesinde değerlendirmelerde bulundu

Published

on

Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, BRT’de yayınlanan ‘Manşet+’ programına katılarak yeni Adli Yıl açılışı öncesinde değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Adli Yıl’da mahkemelerin üzerinde büyük bir yük olduğunu kaydeden Özerdağ, davaların hızlı sonuçlanması konusunda çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Mahkemelerin tarihi bir binada faaliyet göstermesinin yarattığı sıkıntılardan bahseden Özerdağ, “Mahkeme binalarının yetersiz kaldığının, teknolojik altyapının kullanılmasında da sorunlar yaşandığı bilinen bir gerçekliktir.Bunların giderilmesi, yargıçlarımıza ve personelimize daha iyi bir çalışma ortamı yaratmak amaçlarımız arasındadır” diye konuştu.

Kadro teşkilat yapısının yapılandırılmasının önemine de işaret eden Özerdağ, bütçede Mahkemelere ayrılan kısmın yeterli olmadığı görüşünü de paylaştı.

Ülkedeki nüfusun ve adli olayların artışı ile yargıç sayısının yetersiz kalabildiğini belirten Özerdağ, yargıç ve personel alımı ve bunların yetiştirilmesi için belli bir süreye ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Özellikle Ağır Ceza Mahkemesi’nin baktığı davalarda artış yaşandığını kaydeden Özerdağ, “20 yıl önce tek bir Ağır Ceza Mahkemesi vardı ve geziciydi. Son 10 yılı aşkın bir süredir bunu 3 ağır ceza mahkemesine çıkarttık ama bu bile yetersiz oluyor” dedi.

Bir soru üzerine uyuşturucu suçlarında ciddi bir artış yaşandığına vurgu yapan Özerdağ, sahte diploma ve sahte reçete konularının da mahkemenin gündemini yoğunlaştırdığını belirtti.
Uyuşturucu sorununun üzerine gidilmesinin önemine işaret eden Özerdağ, gençlerin büyük bir tehlike altında olduğunu vurguladı.

Özerdağ “Ülkemizin üniversite ülkesi olduğu göz önüne alındığında, gençlerin uyuşturucuya ulaşmasının önünün tıkanması, eğitim verilmesi, uyuşturucunun zararlarının anlatılması konusunda devlet politikasının ciddi bir şekilde yaratılması gerekir. Sadece mahkemelere gelen suçluların cezalandırılması yönüyle bu iş çözümlenemez bu işte eğitim en önemli noktadır” dedi.

Trafik kazalarını önlemede de sadece cezanın yeterli olmadığını vurgulayan Yüksek Mahkeme Başkanı, bu konuda da eğitimin önemine vurgu yaptı. Ölümlü trafik kazalarının arttığına dikkat çeken Özerdağ, caydırıcı olması için bu konuda ağır cezalar vermeye dikkat ettiklerini söyledi.

Özerdağ, Güney Kıbrıs’ta görüşülen mülkiyet ile ilgili davalara ilişkin soruyu da yanıtladı, bu konunun Kıbrıs sorununun bir parçası olduğunu söyledi.

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının yönlendirilmesi ile ülkemizde Taşınmaz Mal Komisyonu kuruldu. Komisyon bu sorunların barışçıl ve dostane çözümü için taraflara bir mekanizma oluşturmuştur” diyen Özerdağ, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Ülkede yaşanan mülkiyet sorunu açısından Taşınmaz Mal Komisyonu’nun önemine dikkat çekilmeli ve Komisyon’un önü açılmalıdır. Taşınmaz Mal Komisyonuna yapılan başvurular da engellenmemeli, başvurucuların tazminatı erken zamanda ödenip dosyalar kapatılmalıdır. Dolayısı ile bu yönde yapılacak çözümün Kıbrıs sorununun çözümüne de büyük katkısı olacağını bu adada yaşayan herkes tarafından kabul edilmesi gerekir.”

Güney’de Kıbrıs Türkleri’nin bıraktığı taşınmaz mallarda da büyük sorunlar yaşandığını belirten Özerdağ, “Kıbrıs sorununu çözmek istiyorsak mülkiyet konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını takip ederek anlayış ile çözmenin faydalı olacağını inanıyorum” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda CTP Gazimağusa Milletvekili Şifa Çolakoğlu, “Turizm Sezonu Açılırken Müze ve Ören Yerlerinin Durumu” başlıklı güncel konuşma yaptı.

Çolakoğlu, konuşmasında turizm sektörünün yaşadığı zorlukların yanı sıra ülkeye turist çekme ve turizm gelirlerini artırma yollarının da ele alınması gerektiğini belirtti. Çolakoğlu, bu dönemde sektörün geliştirilmesine yönelik daha kapsamlı politikalar üretilmesinin önemine dikkat çekti.

Eski Eserler Dairesi’nin mevcut durumuna da değinen Çolakoğlu, kurumun yıllar öncesine dayanan bir yapı ile hizmet vermeye çalıştığını kaydederek, yapısal eksikliklerin giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Çolakoğlu, müze ve ören yerlerinin mevcut durumuna dikkat çekerek, birçok tarihi alanın kapalı olması nedeniyle vatandaşların özellikle hafta sonları bu alanları ziyaret edemediğini söyledi. Çolakoğlu, söz konusu yerlerin çevre temizliği konusunda da ciddi şikâyetler aldıklarını ifade etti.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, CTP Gazimağusa Milletvekili Şifa Çolakoğlu’nun “Turizm Sezonu Açılırken Müze ve Ören Yerlerinin Durumu” konulu güncel konuşmasına yanıt verdi.

Müzeler için ciddi sayıda istihdama ihtiyaç duyulduğunu belirterek, mevcut yapının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ataoğlu, müzelerin özelleştirilmesi ve çağdaş müzecilik anlayışının hayata geçirilmesine yönelik bir formül üzerinde çalışıldığını söyledi.

Görev süreleri boyunca yeni müzelerin açıldığını ve bazı mevcut müzelerde restorasyon çalışmalarının tamamlandığını aktaran Ataoğlu, İskele Arkeoloji Müzesi’nin kendi dönemlerinde hizmete açıldığını hatırlattı.

Girne’de kamu-özel iş birliğiyle hayata geçirilen Güzel Sanatlar Müzesi’nin (Girne) önemli bir proje olduğunu belirten Ataoğlu, ayrıca Güzelyurt Tren İstasyonu’nun da yeniden düzenlenerek turizme kazandırıldığını söyledi. Ataoğlu, tren istasyonunun karşısındaki alanla ilgili de çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Ören yerlerindeki çevre kirliliği eleştirilerine de yanıt veren Ataoğlu, bu alanlar için Maliye Bakanlığı tarafından yeterli bütçe ayrılamadığını, bu nedenle belediyelerle iş birliği içinde sorunları çözmeye çalıştıklarını kaydetti.

2016–2019 yılları arasında yürütülen hibe programlarına da değinen Ataoğlu, yıkılma tehlikesi bulunan bazı alanların turizme kazandırıldığını belirtti. Son dönemde açılanlar dahil toplam 23 müze için ilk etap çalışmalarının tamamlandığını ifade eden Ataoğlu, özelleştirme komitesinin toplandığını, şartnamelerin hazırlandığını ve sürecin Merkezi İhale Komisyonu aşamasına gelmek üzere olduğunu açıkladı.

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, Damla Dabis’in Kanal T’de hazırlayıp sunduğu programa katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Meclis dışında geçen süreçte yaşanan yolsuzluk, rüşvet ve sahte diploma skandallarına dikkat çeken Ekinci, toplumda ciddi bir güvensizlik oluştuğunu söyledi.
Saha çalışmalarında TDP’ye yönelik güçlü bir beklenti ve özlem gözlemlediklerini belirten Ekinci, siyasetin yeniden güven ve liyakat temeli üzerine kurulması gerektiğini vurguladı.
“Temel sorun: yönetim ve vizyon”
Ülkedeki ekonomik ve yapısal sorunların temelinde yönetim zafiyeti olduğunu ifade eden Ekinci, mevcut anlayışın toplumsal refah yerine dar çıkar ilişkileri üzerinden şekillendiğini söyledi.
Ekinci, ülkenin en basit krizlere dahi hazırlıksız yakalandığını belirterek, bunun temelinde vizyon eksikliğinin yattığını ifade etti.
“İlk adım: nüfus sayımı ve yolsuzlukla mücadele”
Çözüm için atılması gereken adımları da sıralayan Ekinci, veri odaklı siyaset için nüfus sayımının zorunlu olduğunu belirtti.
Yolsuzlukla mücadele edilmeden hiçbir reformun başarıya ulaşamayacağını ifade eden Ekinci, “Bu topluma yaşatılanların hesabı sorulacak” dedi.
“Sorun emekçiler değil, yönetimdir”
Hayat pahalılığı tartışmalarına da değinen Ekinci, kamu ve özel sektör çalışanlarının karşı karşıya getirilmesini eleştirdi.
“Bu bir emekçi sorunu değil, yönetim sorunudur” diyen Ekinci, mevcut hükümetin meşruiyetini kaybettiğini savundu.
“Basın muhatap bulamadı”
Göreve gelişinin ilk haftasında yaşanan gelişmelere de değinen Ekinci, sürecin yalnızca ifade özgürlüğü ekseninde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Süreçte en büyük sorunlardan birinin kurumsal muhatap eksikliği olduğunu vurgulayan Ekinci, basın emekçilerinin kiminle iletişime geçeceğini bilmediğini söyledi.
Devletin üst kademelerinde dahi koordinasyon eksikliği yaşandığını ifade etti.
“Bu bir demokrasi suikastıdır”
Yaşananları daha geniş bir çerçevede değerlendiren Ekinci, sürecin organize bir müdahale olduğunu savundu.
“Bunu yapanlar bu ülkenin dinamiklerini çok iyi biliyor. Bu bir demokrasi suikastıdır” diyen Ekinci, olayın bilinçli şekilde kurgulandığını ifade etti.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Antalya Diplomasi Forumu’nu değerlendirdi.
Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette” ifadelerini kullandı.
Erhürman’ın paylaşımı şu şekilde:
“Antalya Diplomasi Forumu sonrasında yurttaşlarımızdan tebrikler, öneriler, eleştiriler geldi. Forum kapsamında yapılan görüşmeler ile ilgili daha ayrıntılı bir değerlendirme yapacağım elbette. Şimdilik, yalnızca bir girizgah…
Cumhurbaşkanı olarak yurttaşlarımızın, herhangi bir baskı ve endişe hissetmeksizin Cumhurbaşkanlığı makamına yalnızca tebriklerini değil, eleştirilerini de özgürce iletmeleri benim için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı.
Üslup? Her yurttaş kendi üslubunu dilediği gibi belirler. Üslubun değerlendirilmesi benim işim değil. O, hedef kirlenin yapacağı bir iş. Benim görevim, üslup ne olursa olsun içeriği değerlendirmeye, beklentiyi, onun toplumsal tabanını, sosyolojik ve sosyo-kültürel arka planını anlamaya çalışmak.
Seçimden önce ne söylediysek, aynı çizgide devam ediyoruz. Çözüm irademiz de, aşamalı yaklaşımımız da, metodolojimiz de herkes tarafından anlaşılıyor. Kabul noktasında kimsenin adına konuşmaya yetkili değilim elbette.
Yine seçimden önce hep söylediğim gibi, sabır, soğukkanlılık, ciddiyet ve kararlılık… Bu ilkelerin bizi altı ay kadar önce başladığımız noktadan çok daha ileri bir noktaya taşıdığını görüyor ve biliyorum.
Daha da hızlanarak devam ediyoruz. Hep birlikte…”


Devamını Oku

Trending

Reklam