Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Dünya

20 sandığa göre UBP yüzde 37.54 ile ilk sırada

Published

on

Milletvekilliği Erken Genel Seçimi’nin kesin olmayan sonuçları açıklanmaya devam ediyor.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 20 sandığa göre açıkladığı sonuçlar şöyle:

Toplam Sandık: 763

Açılan sandık sayısı: 20

Oy Kullanan Seçmen:1877

KKTC Geneli Geçerli Oy:60674

Oyların partilere göre dağılımı:

Ulusal Birlik Partisi (UBP) % 37.54 -22776 oy

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP):% 25.00 -15166 oy

Demokrat Parti (DP):% 12.43 -7541 oy

Toplumcu Kurtuluş Partisi-Yeni Güçler (TKP):%1.69-1027 oy

Bağımsızlık Yolu (BY):% 1.16 -701oy

Yeniden Doğuş Partisi (YDP):% 14.37-8721 oy

Halkın Partisi (HP):% 5.25- 3186 oy

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP):% 2.56- 1555 oy

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Güney Kıbrıs sarı alarm yayımladı

Published

on

By

Güney Kıbrıs Meteoroloji Dairesi’nin, özellikle dağlık bölgeleri, iç kesimleri ve güney bölgeleri etkileyecek fırtına nedeniyle bugün sarı alarm yayımladığı belirtildi.

“Sigmalive” internet sayfasına göre alarm bugün öğlenden itibaren saat 18:00’e kadarki süre için geçerli olacak.

Fırtına sırasında dolu yağışı ihtimalinden de söz edilirken yağmur yoğunluğunun da saatte 35 ile 55 mm arasında olması bekleniyor.

Devamını Oku

Dünya

Brent petrolün varili 73,03 dolardan işlem görüyor

Published

on

By

Brent petrolün varili, uluslararası piyasalarda 73,03 dolardan işlem görüyor.

Dün 73,66 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 73,28 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.48 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 0,3 azalarak 73,03 dolar oldu. Aynı saatte Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 69,70 dolardan alıcı buldu.

Petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump’ın diğer ülkelere uygulamaya planladığı tarifelerle ilgili mesajlar ve ülkelerden gelen misilleme açıklamalarının ardından cuma günü aşağı yönlü hareket ediyor.

Truth Social hesabından dün açıklama yapan Trump, Meksika ve Kanada’ya yönelik yaptırımların 4 Mart’ta planlandığı gibi yürürlüğe gireceğini bildirdi.

Trump, açıklamada, Çin’e de ek bir tarifenin geleceğini belirterek, “Aynı şekilde Çin’e de bu tarihte yüzde 10’luk ek bir tarife uygulanacak. Karşılıklı tarife için 2 Nisan tarihi geçerli olmaya devam edecek.” ifadelerini kullandı.

Uzmanlar, söz konusu tarifelerin uzun vadede küresel büyümeyi olumsuz etkileyerek enflasyonu yeniden alevlendirebilecek bir ticaret savaşına yol açabileceğini ve bunun da petrol fiyatlarını yükseltebileceğini, kısa vadede ise ekonomik büyümeyi yavaşlatarak enerji talebini zayıflatacağını ve fiyatları baskılayacağını belirtiyor.

ABD Merkez Bankasının (Fed) ilerleyen dönemde izleyeceği yol haritasına yönelik belirsizlikler de fiyatlar üzerinde etkili olmaya devam ediyor.

Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, dün yaptığı konuşmada, enflasyonun orta vadede kademeli olarak yüzde 2’ye düşeceğini beklemek için iyi nedenler olsa da bunun kesinlikten uzak olduğu belirterek, “Enflasyon görünümüne yönelik yukarı yönlü riskler var.” dedi.

Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid ise enflasyona yönelik risklerin yukarı yönlü göründüğünü, artan belirsizliğin büyüme üzerinde baskı yaratabileceğini ifade etti.

Uzmanlar, enflasyonda yukarı yönlü hareketin görülmesi halinde bankanın faiz indirimlerine ara verilebileceğini ifade ediyor. Faiz indirimlerinin ertelenmesinin petrol fiyatlarını baskılayacağı tahmin ediliyor.

Brent petrolde teknik olarak 74,71 doların direnç, 72 doların ise destek olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Devamını Oku

Dünya

Fidan:Trump’ın Gazze planı akıl tutulması

Published

on

By

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’yi devralma ve Filistinlileri zorla yerinden etme planını Türkiye’nin kabul etmeyeceğini ve bu planın ciddiye alınmaması gerektiğini belirterek, “Bunu savunan dünyada herhalde iki ülke çıkar. Bir Amerika, bir İsrail. Onun dışında dünyanın geri kalanı buna karşı.” dedi.

Fidan, Al Jazeera’nın sorularını yanıtladı.

Röportajın ilk bölümünde Fidan, Türk dış politikasının bir numaralı önceliğinin Orta Doğu, Kafkaslar, Balkanlar, Karadeniz, Akdeniz olmak üzere Ege de dahil çatışmaların yatışması, savaşların durması, istikrarsızlık ortamının ortadan kalkması olduğunu, bu gerçekleştiği zaman ekonomik kalkınma ve halka temel hizmetleri götürmenin daha kolay olduğunu söyledi.

“Yapıcı, başkasının güvenliğini tehdit etmeyen, herkesin toprak bütünlüğüne saygılı, ekonomik kalkınmayı hedef alan, herkesin milli iradesine saygı gösteren bir dış politika izliyoruz.” diyen Fidan, İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin, İsrail’in güvenliğini, iki devletli çözümde değil de İsrail’in bölgede yaygınlaşmasıyla, yayılmacılığıyla gördüğünü ifade etti.

Fidan, Müslüman ve Arap ülkeleri olarak İsrail yönetimine “Gel iki devletli çözümü kabul et. Hem Arap ülkeleriyle hem diğer Müslüman ülkelerle barışını yap” dediklerini belirterek şöyle devam etti:

“Sen de güvenliğini hisset, diğerleri de. Fakat Filistinlilere devlet vermeyi bırakın, Filistin topraklarını ilhak edip onun da ötesinde Lübnan’ı, Suriye’yi işgal etmeye yönelik planları olduğunu görüyoruz. Sonsuza kadar bunu yapamazsınız. Şimdi Amerika size yardım ediyor bu konuda, bu yanlış politika konusunda ama bu politika sürdürülebilir politika değil. Onun yerine, gelin Arap ülkeleri hazır, Türkiye hazır, iki devletli çözümle siz hem kendinizi rahat hissedin, güvende hissedin hem de bölge rahat olsun. Bu türden işgal hareketleri, bu tür geniş işgal politikaları, kontrol altına alma politikaları çok tehlikeli sonuçlar üretir.”

“Güvenlik tedbirleri ve Türkiye’nin İsrail’e vereceği garantilerden bahsedilmişti ve böylece Suriye’nin güneyinde bir savunma mekanizması olmayacaktı. Böyle bir konuyu İsrail ya da Suriye ile görüştünüz mü?” sorusuna karşılık Bakan Fidan, İsrail ile bu türden konuları görüşmediklerini, zaten Suriye’nin şu anda kendi milli birliğini, bütünlüğünü sağlama yolunda adım attığını ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanmasının fevkalade önemli olduğunu söyledi.

Fidan, Suriye’nin toprak bütünlüğünün ilhak edilmesinin, bir tarafta terör örgütü PKK, güneyde ise İsrail müdahalesinin kabul edilebilir bir müdahale olmadığını ve bunun bölgeye daha büyük bir istikrarsızlık getirdiğini aktardı.

– “Suriye halkı tarihte olduğu gibi başta PKK işgali olmak üzere, İsrail işgali olmak üzere, izin vereceklerini düşünmüyorum”

Suriye halkının çok cesur bir halk olduğunu, kendi özgürlükleri ve onurları için son 15 yılda büyük fedakarlıklar yaptıklarını dile getiren Fidan, milyonlarca insanın yerinden edildiğini, yüz binlerce insanın şehit olduğunu söyledi. Bakan Fidan, “Bunların kendi vatanına kim göz dikerse diksin, Suriye milletinin tarihte olduğu gibi bugün başta PKK işgali olmak üzere, İsrail işgali olmak üzere bu işgale izin vereceklerini düşünmüyorum.” ifadesini kullandı.

Fidan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Türkiye ziyareti ve Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin değerlendirmede bulundu.

Suriye ile Rusya’nın bir mazisi olduğuna işaret eden Fidan, “Esas itibarıyla bu maziye dayanarak geliştirilmiş önceden ilişkiler var, sosyal ilişkiler, ekonomik ilişkiler, Esad döneminde gelişen güvenlik ilişkileri. Şimdi yeni dönemde başta oradaki Rus askeri üsleri olmak üzere diğer ekonomik konular vesaire. Bunlarla nereye gidilir, ne olabilir, ne yapılmalı, bunlar üzerinde görüşmeler oldu.” dedi.

Bakan Fidan, Rusya ile Amerika arasındaki müzakereler ve Ukrayna’daki savaşla ilgili, Türkiye’nin ara buluculuk rolüne ilişkin soruyu yanıtladı.

Ukrayna savaşında bir sona gelindiğine ilişkin emareler olduğunu, burada tarafların hangi şartlar altında, nasıl ateşkese gideceklerine dair tartışmaların olduğunu belirten Fidan, Amerika ve Rusya’nın bu tartışmalar için temsilci atayacaklarını ve her iki tarafta da siyasi iradenin oluştuğunu söyledi.

Fidan, Amerikalıların verileri toplayıp daha sonra bir yol haritası üzerinde çalışacaklarını, bunları taraflara teklif edeceklerini belirterek şöyle konuştu:

“Bu haritaya muhakkak tarafların, hem Rus tarafı olsun hem Ukrayna tarafının olsun, Avrupalıların olsun herkesin bir değişiklik talebi, teklifi olacak. Önümüzdeki birkaç ayın ben bu açıdan çok hızlı ve yoğun geçeceğini düşünüyorum, Ukrayna savaşını durdurma adına. Yaza kadar bir şeyleri görmemiz lazım.”

Avrupa’nın esas itibarıyla Amerika ile beraber yola çıkarak Ukrayna’da bir askeri plan geliştirdiğini ifade eden Fidan, şu an ise Amerika’nın olmadığı bir denklemde Avrupa’nın seferber ettiği, hem siyasi hem askeri bütün yöntem ve kapasitenin birdenbire boşta kaldığını, Amerika denklemden çıkınca Rusya ile baş başa kalan bir Avrupa görüldüğünü, bunun da Avrupa güvenliğinin temellerinin sarsılması demek olduğunu, çünkü Amerikalılarla oluşturdukları bir güvenlik ittifakı bulunduğunu dile getirdi.

Fidan, Avrupa’ya Amerika’nın sağladığı güvenlik şemsiyesinin altında kurulan Avrupa Birliği, Avrupa demokrasileri, Avrupa ekonomisi olduğunu, bütün bunların olmadığı bir dünyada Avrupalıların muazzam bir güvenlik krizi içine girdiklerini ve bunu da şu anda tartıştıklarını gördüklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Ukrayna meselesindeki Amerikan pozisyonu, Sayın Trump’ın ilk başta ortaya koyduğu pozisyon, ‘Ruslarla ilişkileri normalleştirmeliyiz, savaşı durdurmalıyız, milyonlarca insanın ölümü artık son bulmalı’ pozisyonu bu noktada çok farklı bir mesaj gönderiyor Avrupa’ya. Şimdi, Avrupalıların, bu Almanya’daki çıkan seçimden sonra da gördük, kazanan lider Sayın Merz de söyledi. Artık yaza kadar belki Avrupa Birliği veya Avrupa ülkeleri, başka bir güvenlik yapısı içinde kendilerini bulmak isteyebilirler, NATO’nun dışında.”

Fidan, Türkiye’nin AB üyeliğine ilişkin soruya şöyle karşılık verdi:

“Avrupa Birliği’ne ilişkin, Türkiye’nin, dün Cumhurbaşkanı’mız kabine sonrasında da ifade etti, bizim hala resmi olarak görüşümüz AB üyeliğidir. Bu konudaki perspektifimiz siyasi irade tarafından değiştirilmedi. Ama Avrupalıların biliyorsunuz kimlik politikalarından dolayı Türkiye’yi içine almama gibi bir konusu var. Şimdi yeni dönemde, yeni şartlar altında bunu tekrar gözden geçirirler mi? Umarım geçirirler.”

– “(Trump’ın Gazze planı) Bunu savunan dünyada herhalde iki ülke çıkar. Bir Amerika, bir İsrail”

Gazze’de ateşkesin sona ermesi ve İsrail’in saldırılarına devam etmesi ihtimaline ilişkin değerlendirmesi sorulan Fidan, bunun iyi olmayacağını belirterek, “Burada tabii ki özellikle başta Mısır, Ürdün, Körfez ülkeleri olmak üzere bir tavır geliştirmeleri gerekiyor. Yani İsrail’e karşı bir tavır geliştirmeleri gerekiyor. Bu tavırlar tolere edilebilir değil.” dedi.

Fidan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’yi devralma ve Filistinlileri zorla yerinden etme planını Türkiye’nin kabul etmeyeceğini ve bu planın ciddiye alınmaması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin bu konudaki tavrının net olduğunun altını çizen Fidan, “Bunu savunan dünyada herhalde iki ülke çıkar. Bir Amerika, bir İsrail. Onun dışında dünyanın geri kalanı buna karşı.” diye konuştu.

Bu planı “akıl tutulması” olarak nitelendiren Fidan, Arap ülkelerinin, Gazze’nin yeniden inşası, yönetimi, idaresi ve güvenlik konularıyla ilgili bir plan üzerinde çalıştığını ifade etti.

– “Hamas bir fikir, Hamas bir ideoloji”

Bakan Fidan, gelecekte Hamas’ın Gazze’deki rolüne ilişkin soruyu, Hamas’ın Filistin Devleti’nin altında bulunan diğer siyasi partiler gibi meşru bir parti olduğuna dikkati çekerek yanıtladı.

Bakan Fidan, şunları ifade etti:

“Bir direniş hareketi. İşgal olduğu için de silahlı mücadele içinde kendini bulmak zorunda kalan bir hareket. Şimdi Gazze’nin geleceğinde Filistin Yönetimi gelir, birileri gelir orada bir yönetimde bulunabilirler. Ama birçok gözlemcinin ve devlet adamının da ifade ettiği gibi Hamas sadece kişilerden oluşan bir organizasyon değil. Hamas bir fikir, Hamas bir ideoloji.”

Fidan, Hamas’ın İsrail işgalinin doğurduğu bir ideoloji olduğunu belirterek, işgal, aşağılanma, zulüm devam ettiği sürece Hamas’ı odak noktası olarak göstermenin, problemin kendisini saklamak olduğunu söyledi.

Problemin Filistin topraklarının işgal altında tutulması olduğuna işaret eden Fidan, “Filistinlilerin eğer devleti olur, 1967 sınırları içinde yaşadıkları bir alan olur da ‘Biz buna rağmen İsrail’e saldıralım’ derlerse, işte o zaman Filistinliler en büyük suçu işliyor demektir. Ama kendileri işgal altındayken, her türlü temel haklarından mahrum bırakılmışken bu insanlar ne yapacaklar? Dolayısıyla bugün Hamas gider, yarın Hamas’tan daha dirençli, daha savaşkan başka bir yapı gelir.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Ölmek dışında çaresi kalmayan millet ne yapsın?”

Fidan, “Bölge ülkeleri, Türkiye de dahil geleceğiz, biz de bu konuda yardımcı olacağız. Eğer bir ülkeye, siz bir millete devletini veriyorsunuz, topraklarını veriyorsunuz, egemenliğini veriyorsunuz, ona rağmen etrafa saldırganlık yapıyorsa, o zaman da biz hep beraber bir araya gelir o saldırganlığı bastırırız. Ama şimdi işgal altında olan, yıllardır aşağılanmış bir millet. Ölmek dışında başka bir çaresi kalmayan millet ne yapsın?” dedi.

Sudan’daki gelişmelere ilişkin de Fidan, bu ülkedeki iç savaşın İslam dünyasında görmek istemedikleri bir manzara olduğunu söyledi.

Fidan, ülkede milyonlarca insanın yerinden edildiğini ve Türkiye olarak buraya insani yardım göndermeye çalıştıklarını belirterek, İslam dünyasının bu meseleye çok yakından bakması gerektiğini kaydetti.

Bakan Fidan, Türkiye’nin dış politikasının yapıcı rolünün çok önemli olduğunun altını çizerek, “Cumhurbaşkanı’mız (Recep Tayyip Erdoğan) olduğu sürece, bizler olduğumuz sürece gerçekten bu politikanın hem bölgemize hem dünyaya hayırlar getirdiğine hep inanmışımdır.” ifadesini kullandı.

Röportajın ikinci bölümünün bugün yayınlanması bekleniyor.

Devamını Oku

Trending

Reklam