Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

20 Temmuz dolayısıyla Boğaz Şehitliği’nde tören düzenlendi

Published

on

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla Boğaz Şehitliği’nde tören düzenlendi.

Bugün saat 18.00’de başlayan törene, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, 2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sebahattin Kılınç, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç, Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi Başkanı Tufan Erhürman, bazı bakanlar, bazı milletvekilleri ile siyasi parti, kurum, kuruluş temsilcileri ve askeri erkan katıldı.

Şehitliğe çelenkler sunulmasıyla başlayan törende, saygı duruşu, saygı atışının ardından İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi.

Tören, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Şehitlik Özel Defteri’ni imzalamasının ardından son buldu.

Tatar: “Fedakarlıkların en büyüğünü yapıp canlarınızı verdiniz”

Cumhurbaşkanı Tatar, Özel Deftere şunları kaydetti:

“Aziz Şehitlerimiz;

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 50’nci yılında bir kez daha sizleri rahmetle ve saygı ile anıyoruz.

Kıbrıs Türk Halkının özgürlüğü ve bağımsızlığı için fedakarlıkların en büyüğünü yapıp canlarınızı vererek genç yaşta gözünüz kırpmadan şehitlik mertebesine eriştiniz. Sizler, Kıbrıs Türk halkı bu topraklarda başı dik, özgür insanlar olarak yaşayabilsin diye büyük fedakarlık yaptınız. Sizlerin bu fedakarlığı yeni kuşaklarımıza bağımsızlık, huzur ve refah içinde bir geleceğe ulaşabilmeleri için gerekli zemini oluşturmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti’nin de büyük desteğiyle bu zemin üzerinde yükselerek haklarımızın ve geleceğimizin güvence altına alınacağı, bağımsızlık, eşitlik, özgürlük ve güvenlik içerisinde, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statümüz korunarak acil bir çözüme ulaşmak için uğraşlarımızı ve ülkemizi tanıtmak için uluslararası temasları sürdüreceğiz.

Bu amaçla sizleri bir kez daha saygıyla anıyoruz.

Ruhunuz şad olsun.”

– Güler: “Eşsiz kahramanlıklarınız, Türk tarihinin en müstesna köşesinde yerini almıştır”

Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de Özel Defter’e şunları yazdı:

“Asil milletimizin kahraman evlatları Aziz Şehitlerimiz;

Sizler, türlü haksızlık ve zulümlere maruz kalan Kıbrıslı soydaşlarımızın haklarını müdafaa etmek için kahramanca mücadele ettiniz ve bu uğurda canlarınızı feda ederek şehitlik makamına ulaştınız.

Bugün Kıbrıs Türk’ü adada güvenli ve huzurlu bir şekilde yaşıyorsa bunda en büyük pay siz aziz şehitlerimize aittir.

Büyük fedakarlıklarınızla bizlere emanet ettiğiniz bu toprakları ve Kıbrıslı kardeşlerimizin haklarını korumak bizlerin de en önemli vazifelerinden biridir. Ortaya koyduğumuz eşsiz kahramanlıklarınız, Türk tarihinin en müstesna köşesinde yerini almıştır. Türkiye Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gelecek nesilleri, sizleri her zaman rahmet ve minnetle yad edecek ve kıymetli hatıranız gönüllerimiz de daima yaşayacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle; vatan, bayrak ve istiklali uğruna büyük bir mücadele verip bu kutsal topraklarda Kıbrıs Türkü’nün varlığını ebedi kılan ve bizlere bu gurur gününü yaşatan aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi, mücahit ve mücahidelerimizi saygı ve şükranla anıyoruz.

Ruhlarınız şad olsun.”

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunduğu gerekçesiyle yargılanan altı kamu görevlisinin yargılandığı davada karar çıktı. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dördüncü duruşması tamamlandı.

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkılmasına ilişkin davada, kusuru bulunduğu iddia edilen altı kamu görevlisinin yargılandığı dördüncü duruşma tamamlandı. Mahkeme, yargılanan sanıklardan üçünün beraatine, üçünün ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Davada; İsias Otel’e yapı ruhsatı verildiği dönemde Adıyaman Belediyesi Yapı Kontrol Birimi’nde görev yapan ve Yapı Ruhsatında Proje Kontrollerinden Sorumlu dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, Ruhsat Büro Şefi Bilal Balcı, Plan Proje/İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış ve daimi işçi Abdurrahman Karaaslan, 1993 ruhsatında İmar Müdürü Yusuf Gül ile daimi işçi Ruhsat Büro Teknisyeni Fazlı Karakuş yargılandı.

Kararın ardından Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Karakaya sert tepki gösterdi. Karakaya, Adıyaman’da bir dakika bile durmak istemediğini ifade ederken, adliye önünde aileler karara feryat ederek tepki gösterdi.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

KTMMOB Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Beste Oymen, gıda güvenliği ile ilgili uyarılarda bulunarak yetkilileri halk sağlığı adına göreve çağırdı.

Gıda mühendisi istihdamının kamusal denetim mekanizmalarında ve özel sektörde ivedilikle artırılması gerektiğini belirten Oymen, denetimlerin etkin ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülmesi, halk sağlığını açıkça tehdit eden işletmelerin derhâl faaliyeti durdurulması gerektiğini kaydetti.

Oymen, yazılı açıklamasında, ülkede son dönemde yaşanan gıda güvenliği skandallarının “görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaştığını” belirtti.

“Ekmekten cam çıkması, dönerde sigara izmariti bulunması, şekerlemenin içinden vida çıkması, denetimsiz kaçak etler, tarihi geçmiş ve tarihiyle oynanmış ürünler, yaş pastaların arasında dolaşan farelerin görüntülenmesi ve bununla sınırlı olmayan çok sayıda gıda güvenliği ihlali” yaşandığını belirten Oymen, halk sağlığının ciddi bir risk altında olduğunu kaydetti.

“Daha vahimi ise, farelerin gıdaların arasında dolaştığı açıkça belgelenmiş olmasına rağmen, söz konusu işletmenin hâlen faaliyetine devam ediyor olmasıdır” ifadelerini kullanan Oymen, şu ifadeleri kullandı:

“Buradan açıkça soruyoruz: Daha ağır sonuçlar yaşanmadan önlem alınacak mı? Gıda güvenliği şansa bırakılamaz. Bu yaşananlar münferit olaylar değil, kamusal denetim sorumluluğunun gereği gibi yerine getirilmemesinin ve bilimsel yaklaşımdan uzak uygulamaların sonucudur. Gıda kaynaklı zehirlenmelerin, salgınların ve geri dönüşü olmayan sağlık sonuçlarının yaşanma riski her geçen gün artmaktadır. Gıda güvenliği bilgi, denetim ve teknik uzmanlık gerektiren bir alandır. Bu nedenle etkin, sürekli ve caydırıcı bir denetim sistemi ancak gıda mühendislerinin yetki ve sorumlulukla görev aldığı bir yapıyla mümkündür. Yaşanan tablo, gıda güvenliğinin bilimsel temelde ele alınmadığını ve gıda mühendisi istihdamının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, halk sağlığının korunması ve benzer ihlallerin önlenebilmesi için gıda mühendisi istihdamı kamusal denetim mekanizmalarında ve özel sektörde ivedilikle artırılmalıdır.

Denetimler etkin ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülmeli; halk sağlığını açıkça tehdit eden işletmelerin derhâl faaliyeti durdurulmalıdır. Kamuoyundan gizlenen her olay, riskin büyümesine neden olmaktadır bu nedenle şeffaflık derhâl sağlanmalıdır.

Gıda Mühendisleri Odası olarak bir kez daha vurguluyoruz: Gıda güvenliği lüks değil, temel bir halk sağlığı meselesidir. Bugün gerekli adımlar atılmadığı takdirde, öngörülebilir ve önlenebilir gıda güvenliği risklerinin kontrol altına alınması giderek zorlaşacak ve halk sağlığının korunmasına yönelik kamu sorumluluğu zedelenecektir.”


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, son günlerde sahte diploma iddiaları ve asgari ücret tartışmaları üzerinden yürütülen kamuoyu gündemine ilişkin görüşlerini paylaştı.

Uzun’un açıklaması şöyle:
Günaydın… SIKTI ARTIK… Bir jujunun diploması, bir asgari ücret, Cak Cak bağıran bir sendika Başkanı ve ülkede bütün sorun buymuş gibi, Ülke sorumluluğu taşımayan, sürekli bunu manşet yapan ucuz sosyal bir iki medyacı… Sahte diplomayı Juju icat etmiş patentini de Malum Üniversiteye o satmış gibi sanki… Bu diploma konusu artık hukukta ve adaleti bu yayınlarla kimse baskı altına almaya da çalışmasın… Bu diplomaların hediye olarak dağıtıldığı da herkes unutmuş gibi… Hedef Juju değildir, Bu bir top sektirmedir ve sektire sektire hedefe ulaşmaya çalışmaktır… Her konuda olduğu gibi jujunun üstünden Başbakana vurmak onu yıpratmaktır… Başbakanın Basın açıklaması yapacağı otelin kapısına gelip fena fena bağırıp boş tencere gösteren Başkanlar gibi… Orda da hedef zaten asgari ücret değildi, dertleri geçim de değildir, seçimdir… Amma Bu Başkanların bütün yediği içtiği ve harcadıkları sendikanın bütçesinden olmasına rağmen, aylık maaşlarının asgari ücretin 7 katını bulmasını konuşanımız da yok… Üstelik hiç işlemeden, işe gitmeden… Hele hele asgari ücret açıklaması esnasında bütün basının önünde bir erkeğin başka bir erkek tarafından öpülmesine ne demeli… İnsan ilgi çekmek için birilerini öpmek ya da öpülmek isterse özel bir sayfa açar orda öper ya da öpülür, izlemek isteyen de izler… Bu resmi bir açıklama esnasında yapılamaz, bu temsil ettiğin üyelere de asgari ücretle ilgili haber almaya çalışan halka karşı da bir ayıp… Ve bütün bunları her gün, günde iki üç kez manşetten veren, haber yaptığını sanan sözüm ona ayda 20 TL’lik kontörle çalışan, ucuz medyacılara ne demeli… Bu ne federasyon kavgasıdır, ne özgürlük kavgasıdır… Bu Girne’deki bir arazinin Kan davasıyla, ayda 20 TL’lik yayıları yapanların, bu 20 Türk lirasını hak etme kavgasıdır… Bu süreç zannedersem hak edildiğini de gösterdi…


Devamını Oku

Trending

Reklam