Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Published

on

Başbakan Ünal Üstel açıklama yaptı…

Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle;

“Öncelikle şu görüşümü paylaşmak istiyorum.

Atalarımızın bu topraklara ayak bastığı 1571’den bu yana, özellikle de 1878’de adanın İngiliz idaresine geçmesinden sonra, Kıbrıs’ta Türklerin varlığı istenmemiş, hazmedilememiştir.

Bugün de durum farklı değildir. Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünün devamını istemeyenler, Kıbrıslı Türklerin adada eşit haklara sahip olarak var olmasını da istememektedir.

Diğer yandan Rum – Yunan tarafı ve yandaşları, Anavatan Türkiye ile Kıbrıs Türk halkı arasındaki güçlenen bağları kendi stratejik hedeflerine yönelik bir tehdit olarak görmektedir.

Biz ise onların bu hedeflerine karşılık, Anavatanımız Türkiye’nin güçlü ve kararlı liderliği ile her zaman sağlam bir dayanışma ve verimli bir iş birliği içerisinde olduk ve olacağız.

En son koalisyon ortaklarımızın genel başkanlarıyla gerçekleştirdiğimiz Ankara ziyaretimiz işte tam olarak bu anlayışın bir yansıması olmuştur.

Ankara’ya mutlu gittik, verimli görüşmelerimiz sayesinde de mutlu döndük.

Ankara’da Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile son derece verimli, samimi ve geleceğe dönük güçlü projeleri ele aldığımız bir çalışma toplantısı gerçekleştirdik.

Görüşmemizde, Türkiye ile KKTC arasındaki kardeşlik bağlarını ve ortak irademizi bir kez daha teyit ettik.

Yürütülmekte olan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamındaki projelerin ilerleyişini, gelinen aşamaları ve hızlandırılması gereken başlıkları değerlendirdik.

Bu çerçevede, özellikle enerji alanında yıllardır ülkemizin önünde duran sorunların kalıcı biçimde çözülmesi için kapsamlı bir yol haritası üzerinde de karşılıklı mutabakat sağladık.

Elektrikle ilgili kronik sorunları ortadan kaldıracak bu yol haritasının tüm detaylarını Ocak ayında ortaya koyarak süreci başlatma konusunda mutabık kaldık. Bu adım, enerji güvenliğimiz ve ekonomik istikrarımız için tarihi bir eşik olacaktır.

Ocak 2026, enerji sorunlarımızın çözümünde tarihi bir dönüm noktası olacak, yol haritamızı çizip, rotamızı belirleyerek hızla ilerleyeceğiz.

Bunlara ek olarak, KKTC’nin kurumsal kapasitesini güçlendirecek yeni adımları, kamu yönetimimizin etkinliğini artıracak yapısal iyileştirmeleri ve gelecek döneme yönelik stratejik hedefleri de karşılıklı anlayış ve uyum içerisinde ele aldık.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler, sıradan bir işbirliği değil; ortak tarih, ortak kader, ortak duruş ve karşılıklı güven üzerine kurulu özel ilişkilerdir.

Şunu açıkça vurgulamak istiyorum: Anavatan Türkiye’nin bize desteği dün tamdı, bugün tamdır, yarın da güçlenerek devam edecektir.

Görüşmemizin önemli başlıklarından biri de, iki ülke arasındaki ekonomik ve mali işbirliğinin temel çerçevesini oluşturan 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması olmuştur.

Hazırlıkları sürdürülen protokolün Şubat ayı içerisinde imzalanmasını öngörüyoruz.

Yeni protokol, devam eden projelere finansman sağlamanın yanında:

* İnşaat sektörü başta olmak üzere üreten ve katma değer yaratan sektörlerimize güçlü kredi, hibe ve teşvik programlarını,

* Kadınlara, gençlere, sanayicilere, iş dünyamıza ve turizm sektörlerine yönelik ciddi destek paketlerini,

* Tarımcılarımıza, çiftçilerimize ve hayvancılarımıza özel teşvikleri ve altyapı yatırımlarını ve

* Üretim kapasitemizi artıracak yeni programları da içerecektir.

Yani 2026 protokolü, inşaat sektörüne, turizm sektörüne, yeni iş kuracak gençlerimize, kadılarımıza ve özellikle üreten tüm sektörlere önemli kredi, hibe ve teşvikler sağlayacak şekilde hazırlanıyor.

Özetle 2026 iktisadi ve mali iş birliği protokolü üreten tüm sektörlere güçlü bir mali destek programı ile geliyor.

Ayrıca 2026 yılı içerisinde halkımızın günlük yaşamına doğrudan dokunacak iki büyük ve önemli projeyi hayata geçirmek üzere gerekli hazırlıklara başlamış bulunuyoruz.

Bu iki proje, yeni yılla birlikte kamuoyuyla paylaşılacak ve ülkemizin kalkınma vizyonunun önemli yapı taşları olacaktır.

Hiçbir müjdemiz, projemiz lafta, kağıt üzerinde kalmayacak, hayat bulacaktır.

Özellikle 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşmamız, hem kaynak büyüklüğü hem de ekonomimizin büyümesini hızlandıracak, üretimi artıracak ve istihdamı güçlendirecek açılımlarıyla kapsamlı bir yol haritası olacaktır.

Gündemimizde; projeleri tamamlamak, üretenlerimize kapasitelerini artıracak tüm desteği en kısa sürede sağlamak ve geleceği daha güçlü kılacak yeni ve büyük projeleri hayata geçirmek var.

Bu nedenle, 2026 yılı projelerin ve desteklerin yılı olacak.

Laf değil, icraat hükümetiyiz.

Altını çizmek isterim ki; son yılların en çok proje üreten ve en çok proje tamamlayan hükümeti olarak, bir icraat hükümeti kararlılığıyla yolumuza devam ediyoruz.

Önceliğimiz, sözünü verdiğimiz tüm projeleri tek tek hayata geçirmek ve bu ülkeyi daha güçlü bir geleceğe taşımaktır.

Bu vesileyle bizlere vermiş oldukları destek ve misafirperverliklerinden dolayı Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’a halkım, hükümetimiz ve şahsım adına en içten teşekkürlerimi

sunuyorum.”

 

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Orta Doğu’daki savaşın etkilerine karşı ekonomik ve güvenlik tedbirlerinin önemine dikkat çekti.

“Sakin olunması, sabırlı olunması ama tabii aynı zamanda da hep beraber birlik içerisinde bu süreci takip etmemiz ve alınacak olan tedbirler olsun, tasarruflar olsun bu konuda hep birlikte hareket etmemiz gerekir. Aynı gemi içerisindeyiz. Evet görüşlerimiz bazı noktalarda farklı olabilir ama öyle durumlar vardır ki birlik içerisinde yolumuza devam etmemiz gerekir” diyen Hasipoğlu, milletvekillerine çağrıda bulundu.

ÖNCE TASARRUF KALEMLERİ, SONRA EKONOMİK TEDBİRLER

Hasipoğlu, Başbakan Ünal Üstel’in açıkladığı tasarruf kalemlerinin birinci tedbirler olduğunu vurguladı. İlerleyen süreçte ekonomik tedbirlerin ikinci paketi ile gündeme geleceğini belirten Bakan, “Bakanlar Kurulu bu olağanüstü durumlardan dolayı çok sık zaten toplanmaya başladı” ifadelerini kullandı.

BRENT PETROL 60 DOLARDAN 105 DOLARA ÇIKTI, SÜT İHRACINDA KRİZ VAR

Ekonomik göstergelere dikkat çeken Hasipoğlu, “Daha önce konuşmacılar da ifade etti. Brent petrolün dolar bazında altmış dolardan yüz beş dolara çıktı. Bir süt krizi var, bildiğiniz üzere o sütün ihracında bir kriz var” dedi.

Bakan, ekonomik tedbirlerin yanı sıra güvenlik tedbirlerinin önemine vurgu yaparak, “Bu tür durumlarda ekonomik tedbirler alınacağı gibi aynı zamanda güvenlik tedbirleri de tabii ki çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

YENİ DÜNYA DÜZENİ, CANAVARLAR ZAMANI

Orta Doğu’daki çatışmalar ve küresel riskler hakkında değerlendirmelerde bulunan Hasipoğlu, “Artık yeni bir dünya düzenine doğru bir gidişat var. Liderler bir anda koltuklarından oluyor, rejimler değişiyor, insanlar katlediliyor, BM seyirci kalıyor! Eski dünya düzeni ölüyor, yenisi doğmak için mücadele veriyor. Bu geçiş sürecinde de tabi canavarlar ortaya çıkıyor. Bunun en hazin örneği 168 İranlı kız çocuğunun 28 Şubat sabahı İsrail’den atılan füzeyle katledilmesidir” dedi.

“GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİNİN FIRSATÇILIĞINI İZLİYORUZ”

Hasipoğlu, Rum yönetiminin bölgedeki hareketliliğini eleştirerek, “Güney Kıbrıs Rum yönetimi aman beni koruyun, ülkem elden gidiyor, bir anda Fransa’yı, İtalya’yı, Amerika’yı, İsrail’i ülkesine çağırıyor” ifadelerini kullandı.

Bakan, “Adayı daha da hedef haline getiriyor ve silahlanıyor. Kime karşı silahlanıyor? Tabii ki bize ve ana vatan Türkiye’ye karşı silahlanıyor” dedi.

“ALTI F-16 UÇAĞI KIBRIS TÜRK HALKININ GÜVENLİĞİ İÇİN GELDİ”

Türkiye’nin adadaki güvenlik önlemlerine dikkat çeken Hasipoğlu, “Bugün Türkiye’den kalkacak uçakların buraya geliş süresi beş dakika. Nitekim altı tane F-16 uçağı bugün adamıza geldi. KKTC halkının güvenliği için geldi” dedi.

TÜRK ORDUSU ADADAKİ BARIŞIN TEMİNATI

Adadaki Türk askerinin işgalci olmadığını vurgulayan Bakan, “Yunan Savunma Bakanı’nın ifade ettiği gibi adadaki Türk askerinin işgalci değil, bilakis adadaki Türk askeri 1974 Mutlu Barış Harekatı’ndan itibaren bu adaya barışı ve huzuru getirdi. F-16 uçaklarının adaya gelmesi de barış ve huzur içindir” dedi.

ABD, İSRAİL VE RUM YÖNETİMİYLE BÖLGESEL İŞBİRLİKLERİ

Bakan, bölgedeki uluslararası işbirliklerine dikkat çekerek, “İsrail diyor ki Kıbrıs adası İsrail’in bir güvenlik meselesidir. Bu cümle bile Rum yönetiminin hangi amaca hizmet ettiğinin en bariz göstergesidir” ifadelerini kullandı.

BİRLİK VE BERABERLİK ÇAĞRISI

Konuşmasını birlik ve beraberlik mesajıyla tamamlayan Hasipoğlu, “Bu günleri birlik ve beraberliğimizi bozmadan geçirip, savaşı en az zararla atlatmak için hep birlikte mücadele etmeliyiz. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte bu süreci en güvenli şekilde atlatacağımızdan şüphem yoktur” dedi.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Meteoroloji Dairesi, bugün ve Çarşamba günü sabah saatlerinde yer yer don olayı beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin, 10–16 Mart tarihlerini kapsayan haftalık hava tahmin raporuna göre, iç kesimlerde ve sahillerde en yüksek hava sıcaklığı18-21 derece dolaylarında seyredecek.

Bölge, periyodun ilk yarısında yüksek basınç sistemi, ikinci yarısında ise alçak basınç sistemiyle soğuk ve nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Buna göre hava; genellikle az bulutlu, Perşembe gününden itibaren parçalı ve çok bulutlu olacak.

Rüzgâr, genellikle kuzey ve doğu yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli; Perşembe günü ise yer yer fırtınamsı rüzgâr şeklinde esecek.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, trafik kameraları, biriken cezalar ve radar sistemiyle ilgili tartışmalara açıklık getirdi.

Arıklı konuşmasında, teknik sorunlar nedeniyle biriken cezaların vatandaş üzerinde yarattığı mağduriyeti kabul ederken, puan cezalarının silinmesi ve para cezalarıyla ilgili yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını söyledi.  Arıklı, ayrıca kameraların sorunsuz bir şekilde çalıştığını ve ciddi bir şekilde ceza yazdığını söyledi.

“Polisin elinde yaklaşık 100 bin civarında ceza var”

Arıklı, trafik cezalarının dağıtımı konusunda geçmişte yapılan ihale uygulamasının ciddi sorunlar yarattığını anlattı. Normalde cezaların polis tarafından dağıtılması gerektiğini ancak bir dönem bunun özel sektöre ihale edildiğini belirten Arıklı, sürecin beklenildiği gibi işlemediğini ifade etti.

İhalenin ardından yaşanan bütçe ve uygulama sorunları nedeniyle cezaların biriktiğini söyleyen Arıklı, şu anda polis teşkilatının elinde yaklaşık 100 bin civarında trafik cezası bulunduğunu dile getirdi.

Kameraların sayısının artması ve daha önce çalışmayan bazı sistemlerin devreye girmesiyle birlikte yeni cezaların da eklenmeye devam ettiğini kaydeden Arıklı, bu durumun polisi de ciddi şekilde zorladığını söyledi.

“Bir anda adamın eline 8-10 tane ceza veriyorsunuz, ehliyetini kaptırıyor”

Bakan Arıklı, biriken cezaların vatandaş açısından ciddi bir mağduriyet yarattığını vurguladı. Özellikle puan sistemi nedeniyle aynı anda çok sayıda ceza tebligatı alan sürücülerin bir anda ehliyetlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Vatandaşların cezaları zamanında bilmesi halinde daha dikkatli araç kullanabileceğini söyleyen Arıklı, gecikmenin devlet kaynaklı olduğunu ve bunun bedelinin vatandaşa yüklenmemesi gerektiğini ifade etti.

Bu nedenle hükümet içinde konunun tartışıldığını belirten Arıklı, puan cezalarının belirli bir dönem için silinmesi seçeneğinin gündeme geldiğini açıkladı. Mali açıdan bunun bir sorun oluşturmadığını ancak para cezaları konusunda farklı bir formül bulunması gerektiğini söyledi.

“Para cezalarını güvenlik kuvvetlerinin ihtiyaçları için kullanabiliriz”

Arıklı, çözüm arayışı kapsamında Maliye Bakanı ile görüşme yaptıklarını ve geçmişte uygulanan bir modelin yeniden değerlendirildiğini aktardı.

Bu modele göre trafik cezalarının yeniden polis tarafından dağıtılması ve elde edilen gelirlerin güvenlik kuvvetleri ile polis teşkilatının ihtiyaçları için kullanılmasının gündeme geldiğini belirtti.

Bir buçuk iki yıl önce benzer bir öneriyi Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na ilettiklerini de hatırlatan Arıklı, polis sayısının yetersizliği gibi sorunların da bu tartışmanın parçası olduğunu ifade etti.

Bakan Arıklı, teknik sorunlar nedeniyle yaşanan gecikmeler için de özür diledi.

“Bu kameralar basit kameralar değil”

Mecliste radar ve kamera sistemlerinin çalışıp çalışmadığına ilişkin eleştiriler de gündeme geldi. Arıklı, trafik radarlarının kurulduğu andan itibaren çalıştığını ancak bazı kameraların teknik ömürlerini tamamladığını söyledi.

Kamera sistemlerinin bakım ve yedek parça maliyetlerinin ciddi sorun yarattığını belirten Arıklı, örnek olarak 35 bin avroya alınan bir kameranın tamiri için 25 bin avroluk fatura çıkarıldığını anlattı.

Bu nedenle Türkiye ile yapılan görüşmeler sonucunda mevcut sistemlerin yerli yazılımlarla çalışan yeni kameralarla değiştirilmesine karar verildiğini ifade eden Arıklı, güvenlik risklerine de dikkat çekti.

Yabancı firmaların kontrolündeki sistemlerin güvenlik açısından sakıncalı olabileceğini söyleyen Arıklı, yeni kurulan yerli sistemlerin şu anda aktif şekilde çalıştığını belirtti.

Bakan Arıklı, buna rağmen polis teşkilatının elinde biriken cezaların eritilmesi gerektiğini ve mevcut haliyle birçok sürücünün bir anda ehliyetini kaybetme riski bulunduğunu sözlerine ekledi.

Devamını Oku

Trending

Reklam