Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

İMO: Güvenli bir iş yerinde çalışmak her çalışanın hakkı

Published

on

İnşaat Mühendisleri Odası, iş hayatındaki güvenliğin sağlanmasının Çalışma Dairesi’nin görevi olduğunu anımsattı…

Oda’dan yapılan yazılı açıklamada, güvenli bir iş yerinde çalışmanın her çalışanın hakkı olduğu anımsatılarak, bu durumun Anayasa’yla da güvence altında olduğu vurgulandı.

“Güvenli çalışma ortamı sağlamak işverenin, bunun yapıldığının denetlenmesi ise Çalışma Dairesi’nin görevidir” denilen açıklamada, ancak ülkede yaşanan iş kazaları ve işçi ölümlerindeki artışın ne işverenin ne de devletin görevini yerine getirdiğini gösterdiği ifade edildi.

İş kazalarının yönetim zafiyeti olduğu savunulan açıklamada, düzenli eğitim ve iş yerlerinde bilinçlendirme kampanyaları yürütülmesi gerektiğine vurgu yapıldı

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (TIP-İŞ) Başkanı Özlem Gürkut, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’nde başhekimlik kadrosunun uzun süredir boş olduğunu belirterek, bu kadronun ivedilikle doldurulması ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin bilimsel planlama ilkeleri doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiğini belirtti.

TIP-İŞ Başkanı Özlem Gürkut, yaptığı yazılı açıklamada, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’nin ülkenin sağlık sisteminin en kritik birimlerinden biri olduğunu ve kuruluş yasasında görev ve sorumlulukların açık şekilde tanımlandığını kaydetti.

Gürkut, dairenin görevinin “Gelecek kuşakların sağlıklı yetişmelerini sağlamak için gerekli tüm koruyucu ve temel sağlık hizmetleri ile ilk basamak tedavi edici hizmetleri içeren planları hazırlamak, yürütmek ve denetlemek.” olduğunu belirtti.

Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’nin teşkilat yapısında yer alan Başhekimlik kadrosunun uzun süredir boş bırakıldığını söyleyen Gürkut, bunu “ciddi bir kurumsal eksiklik” olarak değerlendirdi.

Bugün Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi bünyesinde hizmet veren yaklaşık 70 hekimin çok büyük bölümünün sözleşmeli statüde veya mecburi hizmet yükümlüsü olarak çalıştırıldığını belirten Gürkut, bu güvencesiz istihdam modelinin hekimlerin mesleki bağımsızlığını zedelediğini ve hak arama süreçlerinde sürekli bir baskı ve tehdit mekanizması olarak kullanıldığını savundu.

“Sağlık sistemi geçici görevlendirmelerle değil, planlama ile yönetilir”

Gürkut, “Öte yandan Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’ne bağlı sağlık merkezlerinde kadrolu olarak uzun yıllardır görev yapan hekimler, sağlık merkezlerinin idari ve tıbbi sorumluluğunu taşımaları gerekirken siyasi kararlarla kadrolu oldukları merkezlerden alınarak farklı yerlere geçici görevlendirmelerle gönderilmektedir. Bu uygulamalar birinci basamak sağlık hizmetlerinin kurumsal yapısını zayıflatmakta, hizmet sürekliliğini bozmakta ve sağlık hizmetlerinin planlı yürütülmesini engellemektedir.” dedi.

Temel sağlık hizmetlerinin temel amacının koruyucu hekimlik olduğunu vurgulayan Gürkut, “Buna rağmen son dönemde, normalde daire teşkilat kadrolarında yer almayan dahiliye uzmanları geçici statülerle sağlık ocaklarında görevlendirilmekte; aynı hekimler hastanelerdeki uzman eksikliği gerekçesiyle nöbet tutmak üzere hastanelere gönderilmektedir. Bu durum sağlık hizmetlerinin planlı ve rasyonel şekilde yürütülmediğini açıkça göstermektedir. Sağlık sistemi geçici görevlendirmelerle değil, planlama ile yönetilir.” ifadelerini kullandı.

Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi gibi toplum sağlığının geleceğini doğrudan ilgilendiren bir kurumda başhekimlik makamının boş bırakılmasının sağlık hizmetlerinin bilimsel ve tıbbi temellerden uzaklaştırılması anlamına geldiğini kaydeden Gürkut, başhekimlik kadrosunun derhal doldurulmasını ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin bilimsel planlama ilkeleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmasını istedi.

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Baf Direnişi’nin 62’nci i yıl dönümü töreninde konuşan Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Türkü’nün var oluş mücadelesinin bitmediğine dikkat çekerek, bu yolda her zaman Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği olduğunu kaydetti.

20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Türkü’nün özgürlüğe kavuştuğunu anımsatan Üstel, “O gün Kıbrıs’a barış geldi. Sadece Kıbrıs Türkü’ne değil, Rumlar için de barış geldi.” Diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şehit olan insanlarımız, hayatta kalan gazilerimiz… Neler çekildi bugünlere gelene kadar. Bugün gözümüzün önünde İsrail’in Gazze’ye yaptıkları var. Dünya, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler seyrediyor. Güvenlik Konseyi nerede? Buna tek “dur” diyen Türkiye Cumhuriyeti’dir. Mübarek Ramazan ayında bile insanların başına bombalar yağdırıyorlar. Güçlü Türkiye Cumhuriyeti, Mehmetçik ve Mücahidin mücadelesi olmasa Gazze’den farkımız olmayacaktı.”

Bugün yeni bir savaşın 9’uncu gününü yaşandığına dikkat çeken Üstel, dünyanın bunu da seyrettiğine dikkat çekti. Bu süreçte Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin sürekli silahlandığına vurgu yapan Üstel, “Adaya barışı Türkiye Cumhuriyeti getirdi. Bizim Kırmızı çizgimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğüdür. Rum Yönetimi Kıbrıs’ı barut fıçısına döndürdü. Türkiye Kıbrıs Türkü’nü korumak için F16 uçakları konuşlandı. Denizde firkateynler de geldi. Hava ve deniz savunma sistemlerimiz hazırdır. Rahat olun” dedi.

Güney Kıbrıs’ın bizim kadar rahat olmadığını anlatan Üstel, “Kıbrıs Türkü’nün güvenliğini sağlayan garantör Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs Türkü’nün rahat ve huzur içinde yaşaması için deniz ve hava sahamız Türkiye ile bütünleşmiştir, gerekli önlemler alınmıştır, halkımız rahat olsun” ifadelerini kullandı.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı, bölgede yaşanan son gelişmelerle ilgili KKTC’ye 6 F-16 savaş uçağının konuşlandırıldığını duyurdu.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bölgemizde yaşanan son gelişmeler kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin artırılmasına yönelik yapılan kademeli planlamalar çerçevesinde; 6 adet F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemleri bugünden itibaren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne konuşlandırılmıştır. ​Gelişmelere göre yapılacak değerlendirmeler neticesinde ihtiyaç duyulması hâlinde ilave tedbirler alınmaya devam edilecektir.”

Devamını Oku

Trending

Reklam