Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

KTEMB ölümcül elektrik kazaları konusunda açıklama yaptı: Yasalar etkin bir şekilde uygulanmalı ve denetimler güçlendirilmeli

Published

on

Kıbrıs Türk Elektrik Müteahhitleri Birliği (KTEMB) ölümcül elektrik kazalarının önüne geçmek için yasaların etkin bir şekilde uygulanması ve denetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Birlik tarafından yapılan açıklamada, art arda yaşanan ölümcül elektrik kazalarının endişe yarattığına değinilerek, alınması gereken önlemlere yer verildi.

Açıklamada, pandemi öncesinde yüzde 8-12 seviyesinde olan kaçak elektrik işlerinin, bugün yüzde 30-35 seviyesine ulaştığı kaydedildi.

– “Kaçak elektrik işleri oranın önemli ölçüde arttı”

Pandemi sonrası dönemde inşaat sektöründe yaşanan hızlı büyümenin, sektöre vasıfsız ve yeterli mesleki eğitimi olmayan kişilerin dahil olmasına yol açtığı belirtilen açıklamada, bu durumun, kaçak elektrik işleri oranını artırdığı kaydedildi.

Açıklamada, “Pandemi öncesinde yüzde 8-12 seviyesinde olan kaçak elektrik işleri, bugün yüzde 30-35 gibi ürkütücü bir seviyeye ulaşmış durumda. Bu artış, elektrik enerjisinin tehlikeleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan kişilerin bu işleri yapmasıyla doğrudan ilişkilidir. Sonuç olarak, elektrik kazaları ve bu kazalara bağlı can kayıpları kaçınılmaz hale geldi.” denildi.

KTEMB’nin, kaçak elektrik işleri yapan kişi ve kuruluşlarla mücadele ettiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“2006 yılında yasal yetkiyle donatıldıktan sonra, birlik, sektördeki disiplinin sağlanması için büyük çaba sarf etti. Ancak bu süreçte, KTEMB’ye karşı ciddi tehditler de yapıldı. Birlik başkanı ve yönetim kurulu üyeleri ölüm tehditleri aldı, iş yerleri kundaklandı ve birlik binasına tehdit mektupları bırakıldı. Ancak KTEMB, tüm bu saldırılara rağmen geri adım atmadı ve sektördeki disiplinin sağlanması için mücadelesini kararlılıkla sürdürdü. Bugün gelinen noktada, eğer bu mücadele verilmemiş olsaydı, elektrik enerjisinin tehlikeleri göz önüne alındığında, bugün yaşanan ölümcül kazaların sayısının en az üç katı olabileceği düşünülmektedir.”

-“Denetim eksikliği, sorunun kök sebebi”

‘Denetimlerin yetersiz kalması ve yasal düzenlemelerin tam olarak uygulanmamasının’, sorunun kök sebebi olarak öne çıktığı belirtilen açıklamada, elektrik müteahhitliği yetki belgesi olmayan kişilerin elektrik işleri yapmasına izin verilmemesi gerektiğinin yasalarla belirtilmiş olmasına rağmen, denetimlerin yetersiz kalmasının bu kişilerin sektörde faaliyet göstermeye devam etmesine olanak tanıdığı kaydedildi.

“Bu da kaçak elektrik işleriyle doğrudan ilişkili olarak kazaların artmasına neden olmaktadır.” denilen açıklamada, elektrik işlerinde sadece yetki belgesine sahip profesyonellerin çalıştırılması gerektiğinin altı çizildi.

Denetimlerin artırılması talep edilen açıklamada, özellikle temel iş sağlığı ve güvenliği eğitiminden geçmemiş kişilerin elektrik işlerinde çalıştırılmasının yasaklanması ve elektrik işlerinde çalışacak kişilerin mesleki yeterliliklerinin de sorgulanması gerektiği ifade edildi.

KTEMB’in açıklamasında, elektrik işlerinde dikkat edilmesi gereken hususlara da yer verildi.

Birlik üyesi olmayan kişilere elektrik işi yaptırılmaması, yapanlar ve yaptıranların yasal olarak suç işlediklerini bilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, kaçak elektrik işleri yapanlar için yasal işlemlerin derhal başlatılması ve en kısa sürede yargı önüne çıkarılması gerektiği vurgulandı.

Temel iş sağlığı ve güvenliği eğitiminden geçmemiş kişilerin elektrik işlerinde çalışmasının yasaklanması, elektrik tesisatlarının, cihazlarının veya çıplak iletkenlerin gerilim altında olduğunun kabul edilerek gerekli güvenlik önlemleri alınmadan hiçbir iş yapılmaması gerektiği belirtilen açıklamada, elektrik işlerinde çalışanların uygun koruyucu ekipmanlar kullanmalarının zorunlu olması, eldiven, baret ve yalıtkan özellikte iş kıyafetleri gibi koruyucu önlemler alınması gerektiği ifade edildi.

Açıklamada, elektrikli iş ekipmanlarının doğru şekilde kullanılması, yağmurda veya nemli ortamlarda çalışılmaması gerektiği kaydedildi.

Elektrik kazalarının önlenmesi konusunun yalnızca KTEMB’nin değil, tüm toplumun sorumluluğunda olduğu belirtilen açıklamada, yasaların etkin bir şekilde uygulanması ve denetimlerin güçlendirilmesiyle, ölümcül elektrik kazalarının önüne geçilmesi ve daha güvenli bir toplum oluşturulmasının mümkün olacağı belirtildi.

TAK/BRT

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Haspolat – Güngör ana yolunun batı kısmındaki ormanlık alanda yangın çıktığı, soğutma çalışmalarının sürdüğü açıklandı.

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye, bugün saat 10.45’te Haspolat-Güngör ana yolunun batı kısmındaki ormanlık alanda henüz tespit edilemeyen sebepten dolayı çıkan yangına itfaiye, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı ve Orman Dairesi ekipleri müdahale etti. Yangın söndürme çalışmalarına sivil bir şahsa ait kepçeyle ve askeri personelle destek verildi.

Yangında yaklaşık 20 dönümlük alandaki maki bitki örtüsü, kuru otlar, çöp ve molozlar tamamen, yaklaşık 10 çam ağacı kısmen yandı.

Polisin olayla ilgili soruşturması sürüyor.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın (KTSO), KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki fiyat farklılarını ortaya koymak amacıyla hazırladığı “Kuzey Kıbrıs – Güney Kıbrıs Fiyat Araştırması Raporu | Mayıs 2026” kamuoyuyla paylaşıldı. Bağımsız danışmanlık kuruluşu Prologue Consulting Ltd tarafından hazırlanan araştırmada, 74 temel tüketim ürününden oluşan sepet üzerinden karşılaştırma yapıldı.

Araştırma sonuçlarına göre, ürün sepetindeki ürünlerin yüzde 79,5’i Kuzey Kıbrıs’ta Güney Kıbrıs’a kıyasla daha ucuz bulunurken, ürünlerin yüzde 20,5’inde ise Güney’in daha ucuz olduğu tespit edildi.

Raporda, özellikle yerli üretimin bulunduğu ürün gruplarında fiyat avantajının çok daha belirgin olduğu vurgulandı. Buna göre, Kuzey’de yerli üretimi bulunan ürünlerin yüzde 90’ı Güney’e göre daha uygun fiyatla tüketiciye sunulurken, yerli üretimi olmayan ürünlerde bu oran yüzde 57’de kaldı.

Araştırmanın yapıldığı dönemde Euro/TL kurunun 51,60 TL seviyesine ulaştığına dikkat çekilen raporda, yerli üretimin yüksek döviz baskısına rağmen fiyatları dengeleyen stratejik bir unsur olduğu ifade edildi. Raporda ayrıca, “Yerli üretim kapasitesinin korunması ve geliştirilmesi, ithalata bağımlılığın fiyatlar üzerindeki baskısını azaltarak hayat pahalılığı karşısında ekonomide dengeleyici bir çıpa görevi üstlenmektedir” değerlendirmesine yer verildi.

KTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kamacıoğlu, raporun önsözünde yaptığı değerlendirmede, yerli üretimin ekonomik bir güvence olduğuna işaret ederek, “Yerli üretimi yapılan ürün grubunda ucuzluk oranının yüzde 90’a yükselmesi; hellimden süte, yumurtadan temizlik ürünlerine kadar sanayicimizin halkımızın alım gücünü korumak adına ne denli stratejik bir sorumluluk üstlendiğini teyit etmektedir” ifadelerini kullandı.

Raporda ayrıca, kamuoyunda zaman zaman dile getirilen “Fiyat İstikrar Fonu (FİF) pahalılık yaratıyor” yönündeki görüşlerin verilerle örtüşmediği savunuldu. Araştırmada, FİF uygulanan yerli ürünlerin yüzde 90’ının Kuzey’de daha ucuz olduğunun görüldüğü belirtilerek, fiyatları belirleyen temel unsurun fonlar değil; yerli üretim kapasitesi, rekabet ve ölçek ekonomisi olduğu kaydedildi.

Çalışmada, süt ve süt ürünleri grubunun yerli üretimin fiyat istikrarındaki etkisini en net gösteren alanlardan biri olduğu vurgulandı. Uzun ömürlü süt, yoğurt, beyaz peynir, taze kaşar ve hellimin tamamının hem yerli üretimli hem de Kuzey’de daha ucuz olduğu ifade edildi. Temizlik ürünlerinde de benzer bir tablo ortaya çıktığı; çamaşır deterjanı, çamaşır suyu, bulaşık deterjanı, şampuan, kâğıt havlu ve tuvalet kağıdı gibi ürünlerin büyük bölümünde Kuzey’in daha avantajlı olduğu belirtildi.

Raporda, Kuzey’de yerli üretimin bulunmadığı sektörlerde ise ithalata bağımlılığın fiyatları artırdığına dikkat çekildi. Navlun, sigorta ve liman giderleri gibi döviz bazlı maliyetlerin ithal ürünlerde ciddi baskı yarattığı kaydedildi.

KTSO, raporun sonuç bölümünde yerli üretimin desteklenmesinin artık bir tercih değil ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Açıklamada, üretimin güçlendirilmesinin hem tüketici refahını hem de istihdamı artıracağı belirtilerek, yerli üretimin devlet politikası haline getirilmesi çağrısında bulunuldu.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, BRT’de katıldığı “Gündem 12” programında yaptığı açıklamada, yaptıkları anketlerin tümünün tek başına iktidarı öngördüğünü söyledi. “26 mı, 29 mu, 30 mu? Bunu süreç, politikalar ve kadrolar belirleyecek” diyen Kişi, 25 sınırını uzun süredir geçtiklerini ifade etti.

Meclis’e kaç siyasi partinin gireceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Kişi, şu ifadeleri kullandı:

“Birinci ve ikinci belli. Oyu daha düşük partilerin her biri baraj sınırının üstünde altında oynamakta. Biraz politikalara belirlenecek. 3-4. 5 siyasi partinin çıkacağını düşünmüyorum. Küçük partilerin tablosu daha sonra netleşir.”

 


Devamını Oku

Trending

Reklam