Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Cumhurbaşkanı Tatar: “Bizi acımasızca toplu mezarlara koyacaklardı”

Published

on

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye tarafından 51 yıl önce yapılan Kıbrıs Barış Harekatı’nın Ada’ya barış, huzur ve güven getirdiğini vurgulayarak, “(Rumlar) Bizi acımasızca toplu mezarlara koyacaklardı.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 51’inci yılı ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı vesilesiyle AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Tatar, o dönemde Yunanistan’da idarede olan cuntanın, Kıbrıs’ı kendilerine bağlayarak “Büyük Yunanistan” kurma, Doğu Akdeniz’i Yunan gölü yapma hayalleriyle Rumları kışkırttığına işaret ederek, “Kıbrıs’ta asıl işgalci olan Yunanistan’dır. 15 Temmuz 1974’te Yunanistan’ın komutan ve askerleri o dönemin Devlet Başkanı III. Makarios’a darbe düzenledi. Düşünebiliyor musunuz? Bir sonraki adım Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması ve Ada’daki Türklerin tamamen imha edilmesiydi.” diye konuştu.

Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekatı’nı yapmasını 1963’ten 1974’e kadar 11 sene beklediklerini dile getiren Tatar, harekat öncesinde Kıbrıs Türk halkının oldukça zorlu süreç geçirdiğini söyledi.

Tatar, Kıbrıs’ta Rumların Türklere yönelik saldırıları ve katliamlarının Birleşmiş Milletler (BM) ile İngilizler tarafından sadece seyredildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Bizi acımasızca toplu mezarlara koyacaklardı. Zaten Kıbrıs Türkleri 1963’te soykırımdan geçti, 1974’te de soykırım olacaktı. Bu kadar açık ve net söylüyorum. Bazıları abarttığımı düşünebilir fakat gerçek bu ki, Türkiye’nin gelmediği bir ihtimalde tümümüzü birkaç gecede toplu mezarlara koyacaklardı. O zaman böyle iletişim de yoktu. Anında olan şeylerin fotoğrafları dünyaya bugün olduğu gibi yayılmıyordu. O gün katledilsek bizler öldükten 3 gün sonra duyardı dünya. 1963’te çok insanımızı kaybettik dünya duymadan. BM sonradan geldi, İngilizler de iyi bir garantör değildi. Kıbrıs Türklerinin acımasızca katledilişini İngilizler üslerinden sessizce seyrettiler.”

Tatar, 19 Temmuz 1974’te kendileri için belirsizliğin, 20 Temmuz 1974’te Mehmetçiğin Kıbrıs’a çıkarma yaparak mücahitlerle buluşmasıyla yerini sevince bıraktığını anlatarak, 51 yıl önce yapılan Kıbrıs Barış Harekatı’nın Ada’ya barış, huzur ve güven getirdiğini söyledi.

Kıbrıs Barış Harekatı’nın Kıbrıs Türkü’nün yeniden doğuşu olduğunu dile getiren Tatar, bugün KKTC’nin Mavi Vatan’da geleceğe emin ve istikrarlı adımlarla yürüdüğünü kaydetti.

– “İngilizlerin nüfus siyaseti, Kıbrıs’ı Rumlaştırmaya çalıştı”

Tatar, 1878 yılından itibaren İngilizlerin Ada’ya Yunanistan’dan ve başka ülkelerden Rumların gelişini teşvik ettiğine dikkati çekerek, “İngilizlerin nüfus siyaseti, Kıbrıs’ı Rumlaştırmaya çalıştı. Kıbrıs’tan Türkler göçerken Karadeniz’den Pontuslular bile buraya getirildi. Kıbrıs’ı Yunanlılar, Girit ve Rodos’tan sonra 13. ada olarak görüyorlardı. Bu nedenle nüfus stratejisi izleyerek Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak istiyorlardı.” şeklinde konuştu.

Kıbrıs Türklerinin, Barış Harekatı ile Mehmetçik Ada’ya gelene kadar kadını ve erkeğiyle direniş ruhu içinde mücadele ettiğini vurgulayan Tatar, Kıbrıs Türkünün direnişiyle “Büyük Yunanistan” idealinin gerçekleşmesini engellediğinin altını çizdi.

– “Ana vatanımız her daim yanımızda”

Kıbrıs Türklerinin bugün artık geleceğe hem güven hem de huzur içinde bakabildiğini dile getiren Tatar, ana vatan Türkiye’nin her daim yanlarında olduğunu söyledi.

Tatar, Türkiye’nin Kıbrıslı Türkler için hiçbir zaman fedakarlıktan vazgeçmediğini ifade ederek, Anadolu’dan denizin altından borularla Ada’ya getirilen su, Ercan Havalimanı ve gelecekte Türkiye’den kabloyla getirilecek elektrik hizmetinin kendileri için önemli olduğunu anlattı.

Kıbrıs’a her zaman destek veren Türk milletine teşekkür eden Tatar, 20 Temmuz 1974’te şehit olanlara Allah’tan rahmet, gazilere sağlıklı ömür diledi.

Tatar, 51’inci yıl dönümü kutlanan Kıbrıs Barış Harekatı’nın kararını alan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan ve emeği geçen diğer devlet adamlarına da rahmet diledi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

UBP Milletvekili Hasan Taçoy, ekonomi, seçim süreci ve Meclis gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Hasan Taçoy, Kanal T’de Seher Güraslan’ın konuğu oldu.

Ekonomik belirsizliklere dikkat çeken Taçoy, gelirlerde düşüş beklendiği durumlarda giderlerin de buna göre planlanması gerektiğini vurgulayarak, “Eğer gelirlerinizin düşeceğini öngörüyorsanız, harcamalarınızı da buna göre ayarlamalısınız” dedi. Bu konuda daha önce uyarılarda bulunduklarını ancak yeterince dikkate alınmadığını ifade eden Taçoy, mevcut şartların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Ekonomik tedbirlerin geniş katılımlı istişarelerle belirlenmesi gerektiğini dile getiren Taçoy, sendikalar, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hareket edilmesinin önemine işaret etti. Bu kapsamda çalışmalar yürüttüklerini ve yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacaklarını belirtti.

Meclis gündemine de değinen Taçoy, çeşitli yasa tasarılarının görüşüleceğini ifade ederek, özellikle depremle ilgili toplanan fonların kullanımına dair düzenlemenin tartışmalara neden olabileceğini söyledi. Bunun dışında ceza yasası ve güvenlik mahkemelerine ilişkin düzenlemelerin ise oy birliğiyle geçmesinin beklendiğini kaydetti.

Meclis çalışmalarında nisap sorunu yaşanmayacağını belirten Taçoy, gecikmenin grup toplantıları ve bir cenaze programı nedeniyle olduğunu, oturumun kısa süre içinde başlayacağını ifade etti.

Seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Taçoy, sahada fiilen seçim çalışmalarının başladığını ancak resmi bir tarih açıklanmadığını söyledi. Yerel seçimlerin ardından genel seçimlerin de gündeme geleceğini belirten Taçoy, ekonomik koşullar ve bölgesel gelişmelerin seçim takvimini etkileyebileceğini dile getirdi.

Eş zamanlı seçim ihtimalinin de tartışıldığını ifade eden Taçoy, bu durumda sandık sayısının artırılarak sürecin yönetilebileceğini, teknik olarak bunun mümkün olduğunu söyledi.

Seçim kararının nasıl alınacağına da açıklık getiren Taçoy, yasal sürece göre seçim yasaklarının başlamasından 60 gün önce karar alınması gerektiğini hatırlattı. Bu nedenle seçim tarihine ilişkin çalışmaların sürdüğünü ancak henüz netleşmiş bir karar bulunmadığını ifade etti.

Taçoy, tüm bu başlıklarda çalışmaların devam ettiğini ve nihai kararların yapılacak istişareler sonucunda şekilleneceğini sözlerine ekledi.
KAYNAK: KANAL T

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, Nupelda Karabuğday’ın Ada TV’de hazırlayıp sunduğu programa konuk olarak hem parti vizyonuna hem de ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Görevdeki ilk ayını geride bıraktığını belirten Ekinci, sahada yoğun bir çalışma yürüttüklerini ifade ederek, “Toplumun TDP’ye bakışındaki değişimi sahada net şekilde görüyoruz. Bu da bize umut veriyor” dedi.

Seçim tartışmalarına da değinen Ekinci, “Ortada bir erken seçim yok, bu aslında geç kalınmış bir seçimdir. Mevcut hükümet meşruiyetini çoktan yitirdi. Seçim ne zaman olursa olsun TDP hem kadrolarıyla hem politikalarıyla hazırdır” ifadelerini kullandı.

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinde sorunun kaynak eksikliği olmadığını vurgulayan Ekinci, “Bu ülkenin temel sorunu kaynağı nasıl kullandığıdır. Devlet denetleyici rolünü kaybetti, kaynaklar topluma değil dar çıkar gruplarına dağıtılıyor” dedi.

TDP’nin önceliğinin vergi adaleti ve güçlü denetim mekanizması olduğunu belirten Ekinci, doğru teşvik politikalarıyla üretimin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Mevcut ekonomik tablonun yanlış yönetim anlayışının sonucu olduğunu ifade eden Ekinci, toplumun geniş kesimlerinin ciddi geçim sıkıntısı yaşadığını kaydetti.

Hayat pahalılığı ve enflasyon konularına da değinen Ekinci, “Zamlar maaşlara yansımadan alım gücü düşüyor. Bu da enflasyonu tetikliyor. Devletin güçlü bir denetimle piyasaya müdahale etmesi şarttır” diye konuştu.

Sağlık alanında genel sağlık sigortası modelinin gerekliliğine dikkat çeken Ekinci, dijitalleşmenin ise hem ekonomik hem yönetsel açıdan kritik olduğunu vurguladı. “İnternet artık su ve elektrik gibi temel bir haktır. Dijitalleşme şeffaflığın ve adaletin temelidir” dedi.

Teknoloji ve yazılım alanında ülkenin ciddi bir potansiyele sahip olduğunu belirten Ekinci, “21 yaşındaki bir genç sistemi hackledi diye cezalandırılıyor. Oysa doğru yönetim onu sisteme kazandırırdı. Biz dijital dönüşüm ve teknoloji bakanlığı kurulmasını savunuyoruz” ifadelerini kullandı.

TDP’nin uzun vadeli hedeflerine de değinen Ekinci, “2030 vizyonumuz var. TDP’yi bu ülkenin birinci partisi yapmak istiyoruz” dedi.

Kıbrıs sorununa ilişkin olarak federasyonun hâlâ en doğru model olduğunu belirten Ekinci, çözüm için karşılıklı iradenin şart olduğunu ifade etti. “Çözüm olsa da olmasa da biz kendi içimizi düzeltmek zorundayız” diye konuştu.

Ekinci, sözlerini “Bu ülke insanı daha iyisini hak ediyor. TDP güçlü şekilde meclise dönecek ve hükümette yer alacaktır” diyerek tamamladı.

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Meclis genel kuruluna sunulan muhaceret affını içeren yasanın içeriğini açıkladı. “Muhaceret Affı kaçak yaşamı kayıt altına almak içindir. Asgari ücretin yüksek olması nedeniyle bunu ödeyip yasal hale gelmenin çok mümkün olmadığını gördük.

Kaçak yaşamla ülkede olan çok sayıda yabancı öğrenci olduğunu gördük” diyen Bakan Oğuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir önceki afta 2021 tarihini koymuştuk, ondan öncekileri kapsamamıştık. Bu kze bir tarih sınırı koymadan KKTC sınırları içerisinde kaçak kalan herkesin bir asgari ücret 45 günde ödeyerek yasal olmasını amaçlıyoruz.
Daha önce bir işveren kaydı koymuştuk, bu kez bunu da koymadık. Burada amacımız tamamen kayıt altına almaktır. Bir önceki aftan 6 bin 500 kişi faydalanmıştı.
Sadece muhacerete yönelik bir aftır bu. Aile fertlerinin de muhaceretten dolayı yurt dışından kalan kişilerin de müracaat etme şansı tanıyoruz. Adli suça karışmış kişiler için geçerli değildir bu. Aile bütünlüğünü sağlamak adına sadece muhaceret suçunu kapsıyor.”

Eski İçişleri Bakanı, bağımsız milletvekili Ayşegül Baybars’ın turist olarak girip kayıt dışı yaşama devam eden kişilere af getiriliyor olmasını eleştirdi. Bakan Oğuz,i bu konuda şu yorumda bulundu:

“Turist olarak buraya gelip kayıt dışı bir şekilde yaşayan insanlar var. Bunların da kayıtlı yaşama geçmesi için bir fırsat yaratıyoruz. Çıkıp tekrar ülkeye 2 aylık bir süre için gelebilecek.”

Turist olarak ülkeye gelip kayıt dışına düşen kişilere “Ülkeye gelirken kuralları bilmiyor ulabilirsiniz. Sizi şimdi yasal hale getiriyoruz, bundan faydalanın diyoruz” diyerek bir fırsat verdiklerini anlatan Oğuz, herkese bir fırsat sunmak istediklerini ifade etti.

 


Devamını Oku

Trending

Reklam