Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

 Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının, uluslararası medya mecralarında çoğu zaman tek taraflı ve çarpıtılmış anlatılar üzerinden lanse edildiğini belirterek, dezenformasyonun, adadaki gerçeklerin planlı biçimde tahrif edilmesine ve temel insan haklarının açıkça ihlal edilmesine yol açtığını söyledi.

Ertuğruloğlu, bu nedenle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası medya ve enformasyon mekanizmalarında daha görünür şekilde yer almasının, bir hakkın teslim edilmesi meselesi olduğunu vurguladı.

Ertuğruloğlu, “Bu süreçte, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin kararlı ve ilkeli desteğini her zaman yanımızda hissettik. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan güçlü duruş, Kıbrıs Türk halkına yalnız olmadığını her daim hissettirmiştir. Türk Dünyası’nın sergilediği bu dayanışma, Kıbrıs Türk halkına güç ve moral vermektedir” ifadelerini kullandı.

Dezenformasyonun ancak ortak hareket edilerek bertaraf edilebileceğini ifade eden Ertuğruloğlu, “Hakikat, ancak birlikte savunulduğunda güç kazanır.” dedi.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Ankara’da Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığınca düzenlenen “Türk Devletleri Dezenformasyonla Mücadele Forumu”na katılarak konuşma yaptı.

-“Medya, egemenliğimizin savunulduğu stratejik bir zemindir”

Ertuğruloğlu, konuşmasının başında, foruma ev sahipliği yapan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına, teşekkürlerini sundu, Kıbrıs Türk halkının selamlarını ve iyi dileklerini iletti.

Ertuğruloğlu, “Kıbrıs Türk halkı için medya ve enformasyon, soyut birer kavram değil; kolektif hafızamızın, varoluş mücadelemizin ve meşru haklarımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Medya, aynı zamanda egemenliğimizin ve kimliğimizin doğrudan savunulduğu stratejik bir zemindir.” dedi.

– “Bayrak Radyosu halkın sesi oldu… Enformasyon Dairesi ve Türk Ajansı Kıbrıs da bu tarihi sorumluğu devam ettiriyor”

1960’lı ve 1970’li yıllarda Kıbrıs Türk halkına yönelik saldırıların yaşandığı, iletişim kanallarının susturulmaya çalışıldığı bir dönemde, Kıbrıs Türk tarihine yön veren bir adım atıldığını anlatan Ertuğruloğlu, Aralık 1963’te son derece sınırlı imkanlarla kurulan Bayrak Radyosu’nun, Kıbrıs Türk halkının onurunun, kararlılığının ve var olma iradesinin sesi olduğunu söyledi. Ertuğruloğlu, bugün Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nun, Kıbrıs Türk halkının direncinin ve egemenliğinin en güçlü sembollerinden biri olarak halen bu misyonunu sürdürdüğünü belirtti.

Ertuğruloğlu, Dışişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Enformasyon Dairesi ile Türk Ajansı Kıbrıs’ın da bu tarihi sorumluluğu günümüzde kararlılıkla devam ettirdiğini, Kıbrıs Türk halkının görüşlerinin doğru ve etkin biçimde uluslararası kamuoyuna aktarılması ve dezenformasyonla mücadele edilmesi bakımından hayati bir rol üstlendiğini vurguladı.

Ertuğruloğlu, “Tüm çabalar, yalnızca teknik faaliyetler değil; meşru ve özden gelen haklarımızın, egemenliğimizin ve kimliğimizin korunmasına yönelik süreklilik arz eden kapsamlı bir mücadelenin parçasıdır.” ifadelerini kullandı.

-“İki devletli tartışmaya açık değildir”

Ertuğruloğlu, konuşmasında Kıbrıs meselesine ilişkin, Kıbrıs Türk halkının, onlarca yıldır maruz bırakıldığı insanlık dışı izolasyona ve ambargolara rağmen, haklı davasına kararlılıkla sahip çıktığını ve ne iradesinden ne de meşru haklarından vazgeçtiğini söyledi.

Adada adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün ancak egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli modelle mümkün olabileceğini söyleyen  Ertuğruloğlu,  “Bu ilkeler, adanın ortak sahibi olan Kıbrıs Türk halkının tartışmaya açık olmayan, özden gelen haklarıdır.” dedi.

Ertuğruloğlu, uluslararası toplumun, adadaki mevcut gerçekliği ve iki egemen eşit devletin varlığını kabul etmesinin, yalnızca Kıbrıs’ta değil, bölgenin tamamında istikrar ve güvenliğin tesisi açısından da zorunlu olduğunu vurguladı.

– “Dezenformasyon adadaki gerçeklerin tahrif edilmesine ve insan haklarının ihlaline yol açıyor”

Kıbrıslı Türk halkının uluslararası spor, kültür, akademik ve ticari platformlara erişimde sistematik ve haksız kısıtlamalara maruz bırakıldığını belirten Ertuğruloğlu, şunları kaydetti:

“Kıbrıs Türk halkı, uluslararası medya mecralarında kendi sesi ve iradesiyle yer almak yerine, çoğu zaman kasıtlı, tek taraflı ve çarpıtılmış anlatılar üzerinden lanse edilmekte; kimi durumlarda ise bilinçli şekilde görünmez kılınmaktadır. Dezenformasyonun araçsallaştırılması, taraflı söylemlerin kurumsallaşması ve adil temsilden ısrarla kaçınılması, adadaki gerçeklerin planlı biçimde tahrif edilmesine ve temel insan haklarının açıkça ihlal edilmesine yol açmaktadır. Bu durum, siyasi bir ihtilafın ötesinde; uluslararası hukuk ve evrensel insan hakları ilkeleri açısından ciddi ve kabul edilemez bir ihlaldir.”

– Türkiye ve Türk Dünyası, Kıbrıs Türk halkına güç veriyor

Ertuğruloğlu, “Bu nedenle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası medya ve enformasyon mekanizmalarında daha görünür şekilde yer alması, bir hakkın teslim edilmesi meselesidir” diyerek, şunları ifade etti:

“Bu süreçte, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin kararlı ve ilkeli desteğini her zaman yanımızda hissettik. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan güçlü duruş, Kıbrıs Türk halkına yalnız olmadığını her daim hissettirmiştir. Aynı şekilde, kardeş Türk Devletlerinin sergilediği dayanışma da bizlere güç vermektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 2022 yılında Türk Devletleri Teşkilatı’na gözlemci üye olarak kabul edilmesi, bu dayanışmanın somut bir tezahürü ve bizim için tarihi bir adımdır.”

– “Hakikat, ancak birlikte savunulduğunda güç kazanır”

Ertuğruloğlu, “Türk Dünyası’nın sergilediği bu dayanışma, Kıbrıs Türk halkına güç ve moral vermektedir” diyerek, “Sesimizin sizler aracılığıyla duyulması, bakış açımızın medya platformlarınızda yer bulması, halkımızın kendini daha güvende ve güçlü hissetmesini sağlamaktadır. Birlikte hareket ederek hakikatin sesini yükseltebilir; Türk Dünyası’nın her köşesinin küresel düzeyde adil ve doğru biçimde temsil edilmesini sağlayabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Dezenformasyon, manipülasyon ve dijital propaganda gibi tehditlerin, ancak eşgüdüm içinde verilecek yanıtlarla bertaraf edilebileceğini ifade eden Ertuğruloğlu, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak, bu çabalara aktif katkı sunmaya, tecrübemizi paylaşmaya ve ortak projelerde yer almaya hazırız. Çünkü biz inanıyoruz ki; hakikat, ancak birlikte savunulduğunda güç kazanır.”  dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Meteoroloji Dairesi, havanın bu gece saatlerinden pazartesi gününe kadar yağmurlu olmasının beklendiğini duyurdu.

Meteoroloji Dairesi’nin 8-14 Ocak tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre, periyodun ilk günlerinde hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde 19-22 derece, diğer günlerde ise 15-18 derece dolaylarında seyredecek.

Belirtilen sürede bölge genellikle alçak basınç sistemi ve buna bağlı cephe sisteminin etkisi altında kalacak.

Hava bugün; parçalı ve çok bulutlu gece saatlerinde yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu, sabah saatleri ise yer yer sisli; cuma gününden pazartesi gününe kadar yer yer yağmurlu, sağanak veya gök gürültülü sağanak yağmurlu olacak. Salı’dan itibaren ise havanın parçalı ve az bulutlu olması bekleniyor.

Rüzgâr periyodun ilk günleri kuzeyli yönlerden, diğer günlerde ise güney ve batı yönlerden orta kuvvette, zaman zaman kuvvetli, cuma günü ise yer yer fırtına şeklinde esecek.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Salı günü meydana gelen ve iki vatandaşın yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırı olayına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Oğuz, yaşananların toplumda ciddi bir huzursuzluğa yol açtığını belirterek, yaralanan vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

“Maalesef geçtiğimiz gün istemediğimiz bir olay daha meydana geldi. İki vatandaşımızın yaralandığı bir saldırı yaşandı. Bu elbette yalnızca olayın yaşandığı yerle sınırlı kalmamış, tüm ülkede endişe ve huzursuzluk yaratmıştır” diyen Oğuz, devletin bu tür olaylara karşı sıfır toleransla hareket ettiğini vurguladı.

Yaklaşık son bir yıl içerisinde, yurt dışı kaynaklı özellikle Türkiye Cumhuriyeti bağlantılı bazı organize suç örgütlerinin ülkedeki  iş insanlarını, iş çevrelerini ve son aylarda özellikle oto galerileri hedef alan tehdit ve şantaj girişimlerinde bulunduğuna dikkat çeken Oğuz, söz konusu tehditlerle ilgili gerek basına yansıyan gerekse bireysel başvurular doğrultusunda polis teşkilatı tarafından yoğun ve titiz çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ÜST DÜZEY GÜVENLİK İŞ BİRLİĞİ

İçişleri Bakanı Oğuz, bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti ile güvenlik alanında çok yakın ve etkin bir iş birliği yürütüldüğünü vurgulayarak, Sayın Başbakan ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı arasında doğrudan görüşmeler gerçekleştirildiğini, ardından İçişleri Bakanlığı olarak Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı’na resmi bir ziyaret yapıldığını aktardı.

Bu ziyaret kapsamında Polis Genel Müdürlüğü ve ilgili yetkililerle birlikte gerekli koordinasyonun sağlandığını belirten Oğuz, “Çünkü karşı karşıya olduğumuz tehditler yalnızca bireysel suçlar değil, ülke huzurunu ve güvenliğini hedef alan ciddi girişimlerdir. Bu tehditlerin önlenmesi, bertaraf edilmesi ve kökten ortadan kaldırılması için neler yapılabileceğini tüm boyutlarıyla ele aldık” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında yürürlükte olan güvenlik anlaşması çerçevesinde anlık bilgi paylaşımı yapıldığını hatırlatan Oğuz, son yaşanan olaylarda da iki ülkenin emniyet birimleri arasında çok hızlı bir şekilde bilgi alışverişi sağlandığını ifade etti.

“AYDINLATILMAYAN TEK BİR DOSYA YOK”

Polis Teşkilatı ve Polis Genel Müdürlüğü’nün çalışmalarına özel bir parantez açan Oğuz, güvenlik güçlerinin son derece üstün bir çaba ortaya koyduğunu söyledi. “Bugüne kadar yaşanan tehdit, kurşunlama ve benzeri tüm olayların tamamı aydınlatılmıştır. Bu tür suçlarla ilgili aydınlatılmamış tek bir dosyamız yoktur” diyen Oğuz, daha önce iş insanlarını hedef alan 8 ayrı organize olayın çözüldüğünü ve bu olaylar kapsamında 14 zanlının tutuklandığını açıkladı.

Oto galerileri hedef alan saldırılarla ilgili ise şu ana kadar 4 olayda toplam 15 zanlının yakalandığını, hukuki süreçlerin devam ettiğini kaydetti. Türkiye Cumhuriyeti ile kurulan iletişim ağı ve güvenlik listeleri doğrultusunda da belirli şahısların ülkeye girişinin engellendiğini belirten Oğuz, teknolojik unsurların da artırıldığını söyledi.

Yüz tanıma kameralarıyla ilgili Türkiye Cumhuriyeti Emniyet Genel Müdürlüğü’nün son bir ay içinde iki kez Kuzey Kıbrıs’a gelerek çalışmalarını sürdürdüğünü, her konuda mutabakat sağlandığını ve kurulum sürecinin en kısa sürede başlatılacağını açıkladı.

“GİRNE LİMANI’NA X-RAY CİHAZI GELİYOR”

Silah girişlerinin önemli bir kısmının tırlar aracılığıyla yapıldığının tespit edildiğini belirten Oğuz, özellikle Girne Limanı’nda ciddi bir boşluğun giderildiğini söyledi. Maliye Bakanlığı ve Gümrük Dairesi tarafından yürütülen çalışmalarla Girne Limanı’na X-ray cihazı kurulacağını belirten Oğuz, cihazın önümüzdeki bir iki hafta içinde devreye alınacağını kaydetti.

Gazimağusa Limanı’nda halihazırda kullanılan X-ray sisteminin benzerinin Girne Limanı’nda da uygulanmasıyla, araç ve tır kontrollerinin çok daha etkin yapılacağını ifade eden Oğuz, limanlara termal kameraların da en kısa sürede yerleştirileceğini belirtti.

“17 YAŞINDAKİ BİR GENCİN KULLANILMASI KABUL EDİLEMEZ”

Son olayda 17 yaşındaki bir gencin kullanılmış olmasının toplumda derin bir üzüntü yarattığını dile getiren Oğuz, bunun sadece güvenlik değil aynı zamanda ciddi bir sosyal ve toplumsal sorun olduğunu söyledi.

“Kalem tutması gereken bir yaşta bir gencin eline silah verilmesi kabul edilemez. Bu durum hem toplum vicdanını yaralamış hem de ülke algısına zarar vermiştir. Bu tür yapılar gençleri bir araç olarak kullanmaktadır ve biz bununla mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

“CEZALAR ARTIRILACAK, CAYDIRICILIK GÜÇLENDİRİLECEK”

Hukuksal anlamda polisin elinin yasalarla güçlenmesine yönelik adımların da gündemde olduğunu vurgulayan Oğuz, Başbakan Ünal Üstel’in koordinasyonunda yapılan İç Güvenlik İstişare Toplantısı’nda bu konunun ayrıntılı şekilde ele alındığını söyledi.

“Kamuoyunda bazı tepkiler olsa dahi, cezaların artırılması konusunda hükümetimiz tereddüt etmeyecektir” diyen Oğuz, son kurşunlama olaylarında faillerin 8,5 yıl ve 10 yıl hapis cezasına çarptırıldığını, suçun niteliğine göre cezaların daha da artabildiğini ifade etti.

“BURADA BİR DEVLET VARDIR”

Açıklamasının sonunda net bir mesaj veren Oğuz, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, ‘gelirim, suç işlerim ve cezasız kalırım’ denilecek bir ülke değildir. Burada bir devlet vardır, bir yönetim vardır ve güçlü bir irade vardır” dedi.

SINIR KAPILARI VE MUHACERETTE DENETİM

Ülke güvenliği açısından riskli görülen kişilerin “inad yolcu” kapsamına alınarak ülkeye girişlerinin engellendiğini belirten Oğuz, 18–30 yaş risk değerlendirmesi çerçevesinde 676 kişiden 78’inin ülkeye alınmadığını açıkladı. 2025 yılı genelinde ise transit vizesi bulunsa dahi toplam 5 bin 230 kişinin ülkeye girişine izin verilmediğini belirtti.

Amaçlarının keyfi bir uygulama olmadığını vurgulayan Oğuz, muhaceret polisinin istihbarat destekli değerlendirmeleri doğrultusunda güvenlik riski taşıyan kişilerin ülkeye girişinin önlendiğini ve bu uygulamaların caydırıcılık açısından önemli olduğunu ifade etti.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakan Ünal Üstel, dördüncü yılına giren hükümetin önce siyasi istikrarı sağlayıp, halkın ihtiyaçları doğrultusunda projeleri hayata geçirdiğini belirterek, 2012’den yarım kalan projeleri dahi tamamladıklarını söyledi.

İktidara geldiklerinde verdikleri sözleri bir bir yerine getirdiklerini ifade eden Üstel, “Dördüncü seneye giriyoruz. Alt yapı ve üst yapı dahil yarım proje kalmadı. Popülizm yapılıyor. Biz konuşmuyoruz, iş yapıyoruz.” dedi.

Hizmet aşkıyla görevde olduklarını söyleyen Üstel, “Birikmiş problemleri masaya yatırıp önceliğine göre çözüyoruz.” şeklinde devam etti.

Hiçbir zaman oy uğruna popülizm yapmadıklarını, gerçekleri söylediklerini ifade eden Üstel, erken seçimin zamanı olmadığını söyledi. Üstel, “Erken seçim olacaksa bu açılışları kim yapacak? Bizim daha  yapacak çok işimiz var. Halkımıza verdiğimiz sözlerimiz var. Halkımıza daha çok hizmet için zamanımız var. Bunu en iyi şekilde değerlendireceğiz.” dedi.

2025’i sağlıkta atılım yılı ilan ettiklerini ve bunu ispatladıklarını söyleyen Üstel, eşi emsali olmayan Ruh Sağlığı Merkezi’ni de halkla buluşturduklarını belirtti.

Başbakan Üstel, sağlıkta sorunların olduğunu ancak hükümete geldiklerinde diz boyu olan sorunların çok küçüldüğünü, sorunları daha da küçülteceklerini söyledi.


Devamını Oku

Trending

Reklam