Bilimsel raporların net olduğunu belirten Karakaya, “Grand İsias Otel, yıkılması gereken, iskân verilmemesi gereken ve bariz biçimde can güvenliği riski taşıyan bir yapıydı. Bu gerçekler bilinmesine rağmen gerekli işlemler yapılmamış, kamu yetkisi halkın yaşam hakkını korumak yerine etkisiz ve göstermelik yaptırımlarla sınırlandırılmıştır” açıklamasını yaptı.
“Deprem gerçeği inkâr edilemez”
Karakaya, “Deprem gerçeği inkâr edilemez. Ancak bir binanın saniyeler içinde çökerken içindekilere hiçbir yaşam şansı tanımaması, doğanın değil; insan eliyle alınan ya da alınmayan kararların sonucudur. Yaşananlar kaçınılmaz değil, öngörülebilir ve önlenebilir niteliktedir” dedi.
Karakaya, “Bu nedenle kamu görevlilerinin sorumluluğu yalnızca “denetim yapılmaması” ile açıklanamaz. Asıl sorumluluk; açık tehlikeyi bilerek görmezden gelmek, mevzuata aykırı yapıyı bilerek sistem içinde tutmak ve doğacak sonucu öngörmesine rağmen bu sonucun gerçekleşmesini kabullenmektir. Ceza hukuku açısından bu durum, “sonucu istememek” ile açıklanamaz. Burada söz konusu olan, sonucu öngörüp kabul etmektir. Bu nedenle dosyanın hukuki vasfı bilinçli taksir değil, olası kasttır” diye konuştu.
“Adalet, gerçeği doğru tanımlamakla mümkündür”
Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Karakaya, açıklamasının devamında ise şunları kaydetti:
“Öte yandan, bu sürecin ayrılmaz parçası olan ve hâlen yargı önüne çıkarılmamış encümen kararları da bu dosyanın dışında tutulamaz. Sorumluluğu bulunan hiçbir kişi yargı önüne çıkmadan, adaletin eksiksiz şekilde tecelli ettiğinden söz edilemez.
Şampiyon Meleklerimizin ve rehberlerimizin aileleri olarak açıkça ifade ediyoruz: Bu dava yalnızca kaybettiklerimizin ardından verilen bir mücadele değildir. Bu dava, yapı güvenliğinin gerçekten ciddiye alınması, kamu gücünün taşıdığı sorumluluğun hatırlatılması ve benzer acıların tekrar yaşanmaması için yürütülmektedir.
Adalet, gerçeği doğru tanımlamakla mümkündür. Suçun hukuki adı gerçeğe uygun konulmadığı sürece, verilen kararlar toplum vicdanında karşılık bulmaz. Şampiyon Meleklerimize ve rehberlerimize verilmiş bir sözümüz vardır.
Bu söz; hukuki nitelendirme gerçeğe uygun yapılana, olası kast kabul edilene ve tüm sorumlular hak ettikleri cezayı alana kadar sürecek bir mücadele sözüdür. Vicdanın, bilimin ve hukukun aynı noktada buluştuğu bir karar beklentisiyle, adalet talebimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Şampiyon Meleklerimiz ve rehberlerimiz adına; adalet için buradayız, son nefesimize kadar da burada olacağız.”