Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

Polis, iki zanlının olayla bağlantısının tespit edilmemesi nedeniyle serbest bırakıldığını söyledi.

Lefkoşa’da bir oto galeriye düzenlenen ve iki kişinin yaralandığı silahlı saldırı soruşturması kapsamında A.K, F.Y, H.B.E, A.D, E.Y ve B.G, bugün yeniden Lefkoşa Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Mahkeme, zanlıların dört gün daha poliste tutuklu kalmasına emir verdi.

Polis, iki zanlının olayla bağlantısının tespit edilmemesi nedeniyle serbest bırakıldığını söyledi.

Zanlılar aleyhinde, “Adam Öldürmeye Teşebbüs”, “Ağır Yaralama”, “Yaralama”, “Kanunsuz Ateşli Silah Tasarrufu”, “Kanunsuz Patlayıcı Madde Tasarrufu”, “Meskun Mahalde Ateş Açma” ve “Kasti Hasar” suçlamaları bulunuyor.

POLİS OLGULARI AKTARDI

Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde Yargıç Şevket Gazi huzurunda görüşülen davada, iddia makamı adına Savcı Behrat Mavioğlu ve zanlı avukatları hazır bulundu.

Olayla ilgili olguları aktaran polis memuru Emrah Turgal, olayın 6 Ocak’ta saat 10.21’de Uluhan Oto Galeri önünde meydana geldiğini kaydetti.

Turgal, zanlılar H.B.E, A.D, E.Y ve halen aranan şahısların temin ettiği beyaz renkli plakasız motosiklet ile zanlı F.K ve halen aranmakta olan şahısların temin etmiş olduğu kask ve tabancaların zanlı A.K’nin tasarrufunda bulunduğunu dile getirdi.

Turgal, zanlı A.K’nin olay yerine gelerek altı el ateş ettiğini ve oto galeride bulunan Eyüp Bilgi ile Hidayet Duran’ı vurarak ağır yaraladığını, bazı araçların da hasar görmesine sebep olduğunu söyledi.

Yaralıların herhangi bir hayati tehlikesinin bulunmadığını belirten Turgal, zanlının aynı gün tespit edilerek tutuklandığını aktardı.

Olayda kullanılan motosikletin yanı sıra, kask, 2 tabanca, 2 şarjör ve 15 canlı merminin emare olarak alındığını kaydeden Turgal, meseleyle ilgili zanlı A.K ile F.Y’nin tutuklanarak mahkemeye çıkarıldığını belirtti.

Turgal, zanlı A.D’nin Beyarmudu’nda, zanlı H.B.E’nin Metehan Kara Giriş Kapısı’nda, zanlı E.Y’nin İskele’de ve diğer zanlılarında ikametgahlarında tespit edilip tutuklandığını dile getirdi.

Zanlılar A.K, F.Y, H.B.E, A.D ve E.Y’nin gönüllü ifade verdiğini aktaran Turgal, gönüllü ifadelerin teyit ve tekzibinin halen devam ettiğini belirtti.

Turgal, ayrıca diğer zanlıların ise polise verdiği sözlü beyanların araştırılmaya devam ettiğini kaydetti.

Oto galerideki kamera görüntülerinin dışında KKTC genelindeki güvenlik kameralarının da mercek altına alındığını dile getiren Turgal, kameraların incelenmeye devam edildiğini söyledi.

Turgal, zanlı H.B.E ve A.D’nin gönüllü ifadeleri doğrultusunda olayda kullanılan motosikleti bıraktıkları arazide inceleme yapıldığını ve motosiklete ait olduğu düşünülen bir parçanın arazide tespit edildiğini dile getirdi.

Meseleyle ilgili aranan şahısların olduğunu belirten Turgal, alınması gereken birçok ifadenin olduğunu belirterek zanlıların dört gün süreyle poliste tutuklu kalmasını talep etti.

Zanlı avukatları dört günlük tutukluluğa itiraz etmezken, tahkikat memuruna bazı sorular yönelterek iddialarda bulundu.

Lefkoşa Kaza Mahkemesi Yargıcı Şevket Gazi, zanlıların dört gün süreyle poliste tutuklu kalmasına emir verdi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

KTMMOB Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Beste Oymen, gıda güvenliği ile ilgili uyarılarda bulunarak yetkilileri halk sağlığı adına göreve çağırdı.

Gıda mühendisi istihdamının kamusal denetim mekanizmalarında ve özel sektörde ivedilikle artırılması gerektiğini belirten Oymen, denetimlerin etkin ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülmesi, halk sağlığını açıkça tehdit eden işletmelerin derhâl faaliyeti durdurulması gerektiğini kaydetti.

Oymen, yazılı açıklamasında, ülkede son dönemde yaşanan gıda güvenliği skandallarının “görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaştığını” belirtti.

“Ekmekten cam çıkması, dönerde sigara izmariti bulunması, şekerlemenin içinden vida çıkması, denetimsiz kaçak etler, tarihi geçmiş ve tarihiyle oynanmış ürünler, yaş pastaların arasında dolaşan farelerin görüntülenmesi ve bununla sınırlı olmayan çok sayıda gıda güvenliği ihlali” yaşandığını belirten Oymen, halk sağlığının ciddi bir risk altında olduğunu kaydetti.

“Daha vahimi ise, farelerin gıdaların arasında dolaştığı açıkça belgelenmiş olmasına rağmen, söz konusu işletmenin hâlen faaliyetine devam ediyor olmasıdır” ifadelerini kullanan Oymen, şu ifadeleri kullandı:

“Buradan açıkça soruyoruz: Daha ağır sonuçlar yaşanmadan önlem alınacak mı? Gıda güvenliği şansa bırakılamaz. Bu yaşananlar münferit olaylar değil, kamusal denetim sorumluluğunun gereği gibi yerine getirilmemesinin ve bilimsel yaklaşımdan uzak uygulamaların sonucudur. Gıda kaynaklı zehirlenmelerin, salgınların ve geri dönüşü olmayan sağlık sonuçlarının yaşanma riski her geçen gün artmaktadır. Gıda güvenliği bilgi, denetim ve teknik uzmanlık gerektiren bir alandır. Bu nedenle etkin, sürekli ve caydırıcı bir denetim sistemi ancak gıda mühendislerinin yetki ve sorumlulukla görev aldığı bir yapıyla mümkündür. Yaşanan tablo, gıda güvenliğinin bilimsel temelde ele alınmadığını ve gıda mühendisi istihdamının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, halk sağlığının korunması ve benzer ihlallerin önlenebilmesi için gıda mühendisi istihdamı kamusal denetim mekanizmalarında ve özel sektörde ivedilikle artırılmalıdır.

Denetimler etkin ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülmeli; halk sağlığını açıkça tehdit eden işletmelerin derhâl faaliyeti durdurulmalıdır. Kamuoyundan gizlenen her olay, riskin büyümesine neden olmaktadır bu nedenle şeffaflık derhâl sağlanmalıdır.

Gıda Mühendisleri Odası olarak bir kez daha vurguluyoruz: Gıda güvenliği lüks değil, temel bir halk sağlığı meselesidir. Bugün gerekli adımlar atılmadığı takdirde, öngörülebilir ve önlenebilir gıda güvenliği risklerinin kontrol altına alınması giderek zorlaşacak ve halk sağlığının korunmasına yönelik kamu sorumluluğu zedelenecektir.”


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, son günlerde sahte diploma iddiaları ve asgari ücret tartışmaları üzerinden yürütülen kamuoyu gündemine ilişkin görüşlerini paylaştı.

Uzun’un açıklaması şöyle:
Günaydın… SIKTI ARTIK… Bir jujunun diploması, bir asgari ücret, Cak Cak bağıran bir sendika Başkanı ve ülkede bütün sorun buymuş gibi, Ülke sorumluluğu taşımayan, sürekli bunu manşet yapan ucuz sosyal bir iki medyacı… Sahte diplomayı Juju icat etmiş patentini de Malum Üniversiteye o satmış gibi sanki… Bu diploma konusu artık hukukta ve adaleti bu yayınlarla kimse baskı altına almaya da çalışmasın… Bu diplomaların hediye olarak dağıtıldığı da herkes unutmuş gibi… Hedef Juju değildir, Bu bir top sektirmedir ve sektire sektire hedefe ulaşmaya çalışmaktır… Her konuda olduğu gibi jujunun üstünden Başbakana vurmak onu yıpratmaktır… Başbakanın Basın açıklaması yapacağı otelin kapısına gelip fena fena bağırıp boş tencere gösteren Başkanlar gibi… Orda da hedef zaten asgari ücret değildi, dertleri geçim de değildir, seçimdir… Amma Bu Başkanların bütün yediği içtiği ve harcadıkları sendikanın bütçesinden olmasına rağmen, aylık maaşlarının asgari ücretin 7 katını bulmasını konuşanımız da yok… Üstelik hiç işlemeden, işe gitmeden… Hele hele asgari ücret açıklaması esnasında bütün basının önünde bir erkeğin başka bir erkek tarafından öpülmesine ne demeli… İnsan ilgi çekmek için birilerini öpmek ya da öpülmek isterse özel bir sayfa açar orda öper ya da öpülür, izlemek isteyen de izler… Bu resmi bir açıklama esnasında yapılamaz, bu temsil ettiğin üyelere de asgari ücretle ilgili haber almaya çalışan halka karşı da bir ayıp… Ve bütün bunları her gün, günde iki üç kez manşetten veren, haber yaptığını sanan sözüm ona ayda 20 TL’lik kontörle çalışan, ucuz medyacılara ne demeli… Bu ne federasyon kavgasıdır, ne özgürlük kavgasıdır… Bu Girne’deki bir arazinin Kan davasıyla, ayda 20 TL’lik yayıları yapanların, bu 20 Türk lirasını hak etme kavgasıdır… Bu süreç zannedersem hak edildiğini de gösterdi…


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakan Ünal Üstel, Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunan altı kamu görevlisinin yargılandığı davanın dördüncü duruşması öncesi Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önünde açıklama yaptı.

Başbakan Üstel, “Bizler KKTC olarak gerek hükümet gerekse muhalefet partileri ve tüm halkımız Türkiye Cumhuriyeti’nin adaletine güveniyoruz. Güvenmeye de devam edeceğiz” dedi.

Üstel, sürecin başından itibaren Adıyaman’da olunduğunu anımsatarak, “Süreç tamamlanana kadar Adıyaman’da olacağız, çocuklarımızın hakkını sonuna kadar arayacağız” ifadelerini kullandı.

“Hep birlikteyiz ve hep birlikte adaletin tecelli etmesini bekleyeceğiz” diye konuşan Başbakan Üstel, “Ben burada bir başbakan olarak değil, bir baba olarak buradayım. Buradaki anne ve babalar ile yürekleri kan ağlayan insanımızla birlikteyim” dedi.

Başbakan Üstel, “Şampiyon meleklerimizi unutmadık, unutmayacağız onlara bir sözümüz vardır” dedi, yargıçların vereceği kararı dört gözle beklediklerini kaydetti.

 


Devamını Oku

Trending

Reklam