Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili İzlem Gürçağ Altuğra, Haber Kıbrıs muhabiri Batuhan Borakan’ın sorularını yanıtladı.

Yeni yıl beklentilerinden erken seçim tartışmalarına, parti içi disiplin iddialarından UBP’nin geleceğine kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulunan Altuğra, 2026 yılı içinde genel seçim yapılmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Yeni yıla dair temennilerini dile getirerek sözlerine başlayan Altuğra, 2026’nın “umutların, hedeflerin ve hayallerin hakikatle buluştuğu bir yıl olması” dileğinde bulundu.

“2026’da Genel Seçim kaçınılmaz”

2026 yılına ilişkin seçim takvimini değerlendiren Altuğra, Aralık 2026’da yerel seçimlerin yapılacağını hatırlatarak, hemen ardından genel seçim yapılmasının hem maddi hem de manevi açıdan mümkün olmadığını söyledi. Bu nedenle genel seçimlerin 2026 yılı içinde yapılacağını ifade eden Altuğra, “Tarihi bireysel olarak belirlemek mümkün değil, bu bir hükümet kararıdır ancak 2026 yılında milletvekilliği seçimi olacaktır” dedi.

“Olağanüstü kurultay ısrarımı sürdürüyorum”

UBP içinde olağanüstü kurultay çağrısını yineleyen Altuğra, bu çağrının temel nedeninin partiyi “fabrika ayarlarına döndürmek” olduğunu belirtti. Kurultayda aday olup olmayacağına ilişkin soruya ise, “O günün koşullarında elbette değerlendirilir, bu kapıyı hiçbir zaman kapatmam” yanıtını verdi.

“UBP yüz kızartıcı iddialarla anılamaz”

UBP’nin son dönemde çeşitli iddialarla gündeme gelmesini sert sözlerle eleştiren Altuğra, “Ulusal Birlik Partisi bugün yüz kızartıcı iddialarla anılan bir parti değildir ve olamaz. Buna asla müsaade etmeyiz” ifadelerini kullandı. Olağanüstü kurultayla temiz ve güçlü bir kadro oluşturulması gerektiğini savunan Altuğra, aksi halde partinin kan kaybetmeye devam edeceğini söyledi.

“Partime, tabanıma ve ülkeme sahip çıktığım için disipline verileceksem buyursunlar”

Hakkında parti içi disiplin süreci başlatılacağı yönündeki iddialara da değinen Altuğra, yanlışları dile getirdiği için cezalandırılacaksa bundan çekinmeyeceğini ifade etti.

“Partime, tabanıma ve ülkeme sahip çıktığım için disipline verileceksem buyursunlar” diyen Altuğra, esas disipline verilmesi gerekenlerin partinin bu iddialarla anılmasına göz yumanlar olduğunu savundu.

“Halk mutsuz, gençler umutsuz”

Ülkedeki ekonomik, sağlık, eğitim ve altyapı sorunlarına dikkat çeken Altuğra, halkın refah düzeyinin ciddi şekilde düştüğünü belirtti. Gençlerin gelecek umudunu kaybettiği için ülkeyi terk ettiğini söyleyen Altuğra, “Her şey güllük gülistanlıkmış gibi davranmak büyük bir yönetim zafiyetidir” dedi.

“Bu neyin istiktarı? Umutsuzluğun mu, mutsuzluğun mu?”

Hükümetin sıkça dile getirdiği “istikrar” söylemini de eleştiren Altuğra, “Umutsuzluğun mu, mutsuzluğun mu istikrarı? Biz huzurun, umudun ve çağdaş bir geleceğin istikrarını istiyoruz” ifadelerini kullandı

“UBP bir dava ve inançtır”

UBP’nin sıradan bir siyasi yapı olmadığını vurgulayan Altuğra, partinin bir dava ve inanç hareketi olduğunu belirtti. “Ulusal Birlik Partisi’ni kişisel menfaatler üzerine kurulu bir yapıya dönüştüremezsiniz” diyen Altuğra, eski UBP’lilerin bugün parti kimliğini söylemeye çekindiğini üzülerek ifade etti.

Röportajın sonunda kendisini ifade etme fırsatı bulmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Altuğra, 2026 yılında “insanlığın, adaletin ve umudun egemen olduğu bir dönemin” yaşanması temennisinde bulundu.
KAYNAK: Haber Kıbrıs

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı KP Tv’de sendikaların eylem ateşini yaktık sözleri değerlendirdi.

Arıklı, “ Sendikalar sendikacılık yapmıyor. Siyasetle uğraşıyor.  Keşke bir parti kursalar siyasete girip boyunların ölçüsünü alsalar” dedi.

Arıklı şöyle devam etti: “Geçmişte sendikacılık da sivrilmiş isimlerin meclise girdikten sonra nasıl kıvrandıklarını biliyoruz. Dışarıda popülizm yapmak kolay ama işin içine girince neyi nasıl yapacağınızı bir türlü bilemezsiniz. Neyi nasıl yapacağımızı söyleyin bir formül üretin. Geçmişte bunların ağa babaları çıktı bulacaksın kardeşim vereceksin kardeşim diyordu, nereden bulacağız bizim IMF’miz mi var. Türkiye’den gelen paranın dışında herşeye karşıdırlar. Biz işimize bakıyoruz. Onlar da sendikacılık yapsın”

Erken seçimle ilgili soru üzerine de Arıklı “ Bize göre nisan sonu mayıs başı erken seçim için en iyi zaman ama nihayetinde Başbakan Ünal Üstel karar verecek” dedi.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Toprak Ürünleri Kurumu (TÜK) Yönetim Kurulu Başkanı Yenal Garabli, sosyal medya hesabı üzerinden istifa ettiğini açıkladı.

Garabli, kendisine yöneltilen eleştirilere tepki göstererek, “Ben ne tarım bakanının ne de başbakanın maskarası değilim” ifadelerini kullandı. Garabli açıklamasında, UBP MYK, parti meclisi ve TÜK yönetimine yönelik eleştirilerde bulunarak, görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyenlerin kendi başarısızlıklarını başkalarına yüklemeye çalıştığını savundu. Yaptığı işin itibarsızlaştırılamayacağını vurgulayan Garabli, kimsenin kendisini hedef göstererek sorumluluktan kaçamayacağını ifade etti. “Üzerinize düşen görevi yapın, ondan sonra hesap sorun” diyen Garabli, Ulusal Birlik Partisi’nin kimsenin malı olmadığını belirterek makam ve mevki beklentisi içinde olmadığını dile getirdi.

Garabli, hak ederek ve seçilerek geldiği tüm görevlerden bu saatten sonra istifa ettiğini, ayrıca atamayla bulunduğu Toprak Ürünleri Kurumu’ndaki görevinden de ayrıldığını kamuoyuna duyurdu.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda Devlet, İşveren ve İşçi tarafları 2026 yılının ilk asgari ücretine ilişkin görüşmeler kapsamında ikinci kez bir araya geldi. Bu masanın, tarafların diyalogda olduğu tek resmi platform olduğu belirtildi.

Kuzey Kıbrıs İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun, yaptığı yazılı açıklamada ülkenin ve bölgenin zor günlerden geçtiğine dikkat çekti. Bölgedeki gelişmeler ve TL’deki enflasyonun, hem çalışanların ücretlerini ve geçimini hem de işverenlerin gelişimlerini, yatırımlarını ve yaşamlarını sürdürebilmelerini zorladığını belirten Arhun, bu durumun adeta tehdit boyutuna ulaştığını ifade etti.

Açıklamada, hiçbir kesimin bu olumsuz ortamdan tek başına çıkma şansının olmadığına işaret edilerek, birlikte düşünmenin ve olabildiğince müşterek hareket etmenin zorunlu olduğu vurgulandı. Bunun sağlanmasının kolay olmadığı kaydedildi.

Sadece ücretlere odaklanmanın yeterli olmadığı belirtilen açıklamada, ücretlerle birlikte diğer tüm ekonomik tedbirlerin de ele alınması gerektiği ifade edildi. Özellikle piyasa fiyatlarının nasıl daha aşağıya çekilebileceğine odaklanılması gerektiği kaydedildi.

Ülkenin ekonomik şartları, ücretlerin ve milli gelirin Avrupa Birliği’ndeki yeri ile yabancı işçilerin çalışma hayatındaki payının daha önce kamuoyu ve ilgili makamlarla paylaşıldığı hatırlatıldı.

Kamu hizmetlerinin daha kaliteli, daha verimli ve daha erişilebilir olmasının piyasayı büyük ölçüde etkilediği belirtilerek, ülke insanlarının yaşamsal kamu hizmetlerinden daha kaliteli ve daha ucuza faydalanmasının sağlanması gerektiği ifade edildi.

Üretimin desteklenmesi ve özel sektör istihdamının artırılması için yoğun çaba gösterilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, dış talebin artırılarak kaynak girişinin sağlanmasına odaklanılması gerektiği vurgulandı. Eğitim ve turizm gibi hizmet ihracının, hem dış gelir hem de istihdam açısından ülke için çok önemli olduğu kaydedildi.

Açıklamada, işveren tarafının bu bilinç ve anlayışla masaya oturduğu ve ülke geneline en faydalı olacak sorumlulukla temsil edildiği belirtildi. Arhun, açıklamasının sonunda “Unutulmamalıdır ki Asgari Ücret, adı üstünde en düşük ücrettir. Yoksa bir geçim ücreti değildir” ifadelerine yer verdi.

 

Devamını Oku

Trending

Reklam