Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Canaltay: Lekoşa kuzey çevre yolu 20 Temmuz’da açılacak

Published

on

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Resmiye Canaltay, karayollarında en önemli sorunun kamulaştırma olduğunu vurgulayarak, önceliklerinin Lefkoşa Kuzey Çevre yolu ve Çayırova-İskele yolu olduğunu söyledi. Canaltay, Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu’nun 20 Temmuz’da bitirilerek, açılacağını kaydetti.

Yeni havaalanının ülkenin kanayan yarası olduğuna vurgu yapan Bakan Canaltay, 2013’ten bu yana inşaatın devam ettiğini, yaşanan süreçte bir takım eksikliklerin olabileceğini ancak inşaatın şimdiye kadar bitmesi gerektiğini dile getirdi.

Canaltay, temennisinin 2022 başına yeni havaalanının bitmesi olduğunu kaydetti.

Ercan Havaalanı’nın isminin değiştirilmesinin ise çok doğru olduğu kanaatinde olmadığını ifade eden Canaltay, “Ama buna yine hükümetimiz karar verecek” dedi.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Canaltay, Türk Ajansı Kıbrıs’ın (TAK) sorularını yanıtladı.

Canaltay, yol projeleri konusunda eski projelerin tamamlanması için uğraştıklarını, göreve geldiğinden bu yana odak noktalarının karayolları olduğunu söyledi.
Karayollarında kamulaştırma sorunları olduğuna ve bu sorunun tıkanmaya neden olduğuna dikkat çeken Bakan Canaltay, Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu’nu 20 Temmuz’a yetiştirmek için engelleri aşmaya çalıştıklarını ve bu kapsamda Haspolat’ta çemberin yapımına başlandığını dile getirdi.
Canaltay, Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu’nun 20 Temmuz’da açılacağını kaydetti.
Yapımı devam eden Çayırova-İskele Yolu’nun da son bir ayda çok hızlı bir şekilde ilerlediğini kaydeden Canaltay, kamulaştırmayı başarabildikleri takdirde yolun daha da uzatılacağını bildirdi.

“DAĞ YOLU’NDA KAMULAŞTIRMA SORUNUNU ÇÖZMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Önceliklerinin bu iki yol yapımı olduğunu dile getiren Bakan Canaltay, diğer taraftan Dağ Yolu projesinin de kendileri için çok önemli olduğunu ve Dağ Yolu’nda da kamulaştırma sorunlarını çözmeye çalıştıklarını belirtti.

Bakan Canaltay, Güzelyurt-Lefke yolunun ise bölgenin daha iyiye gidebilmesi için çok gerekli olduğunu vurgulayarak, “Maalesef 5 senedir atıl vaziyette” dedi. Canaltay, Balalan yolununda da beklemeden dolayı, mekanik yolun eskimeye başladığını, emeklerin boşa gitmesi ile karşı karşıya kalındığını söyledi.

“Burada milli bir ziyan var, ülke olarak kaybedişimiz var” diyen Canaltay, ekibinin kamulaştırma konusunda İçişleri Bakanlığı ve Tapu Dairesi ile çok sıkı ilişkiler kurduğunu anlattı. Tapu Dairesi ile bir çalışma yaptıklarını aktaran Canaltay, kamulaştırma ihbarlarını çok erken zamanda gönderdiklerini ve hem Güzelyurt-Lefke yolunda, hem diğer yollarla ilgili çözüme ulaştıklarını bildirdi.
Lefkoşa Çevre Yolu’nun 20 Temmuz’da bitirileceğini belirten Bakan Canaltay, “Çünkü bitirilmesi gereken farklı yollarımız vardı. Kamulaştırma sorunlarından dolayı öncelikleri değiştirmek durumunda kaldık. Lefke yolu artık bizim gündemimizde ikinci fasılda olacak. Bu projeler bittikten sonra Lefke yoluna döneceğiz” şeklinde konuştu.

Devletin en önemli çözmesi gereken sorunun kamulaştırma problemi olduğuna dikkat çeken Canaltay, bir yol projesi çizilirken, kamulaştırmanın dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi.

322 km’lik köy yolları projesinin Türkiye’de ihalesinin çıktığını, Türkiye’de ihalelerin yapıldığını aktaran Canaltay, “Fakat bizim burada köy yollarının projesini çıkarmamız gerekirdi. Bu konuda yavaş ilerlendi. MİK Başkanı’mız Covid-19’a yakalandı. Yaklaşık 1 ay gecikme yaşadık. Bu gecikme olmasaydı, en geç Haziran ortalarında yolların bazılarına başlayabilirdik” dedi.

“DİPKARPAZ-APOSTOLOS ANDREAS MANASTIRI YOLU İÇİN PROJELENDİRMELER YAPILDI”

Buna rağmen Ziyamet yolunun bir kısmı için çalışmaların başladığını, proje istemeyen ve sadece düzeltme olan yollar için de yavaş yavaş adım atıldığını aktaran Canaltay, birçok yolun ise proje istediğini kaydetti. KKTC’de turizm için en önemli olan yolun Dipkarpaz-Apostolos Andreas yolu olduğunun altını çizen Canaltay, bunun için projelendirmeler yapıldığını, Çevre Dairesi’nden gerekli izinlerin alındığını söyledi.

“YENİ HAVAALANI ÜLKENİN KANAYAN YARASI”

Yeni havaalanının ülkenin kanayan yarası olduğuna vurgu yapan Bakan Canaltay, 2013’ten bu yana inşaatın devam ettiğini, yaşanan süreçte bir takım eksikliklerin olabileceğini ancak inşaatın şimdiye kadar bitmesi gerektiğini dile getirdi. Pandeminin birçok işletmeyi zarara uğrattığını ve bundan dolayı yaşanan zorlukları kabul ettiğini belirten Canaltay, şu anda çalışmaların hızlandığını dile getirdi. Canaltay, temennisinin 2022 başında yeni havaalanının bitmesi olduğunu kaydetti.

“ERCAN’IN İSMİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNİN ÇOK DOĞRU OLDUĞU KANAATİNDE DEĞİLİM”

Ercan Havaalanı’nın isminin değiştirilmesiyle ilgili soru üzerine Bakan Canaltay, ülkenin şehit kanlarıyla yoğrulduğunu, varoluş mücadelesi boyunca şehitler verildiğini anlatarak “Ben bir şehit isminin, beynelmilel olarak anılan, dünyada yer etmiş bir ismin değiştirilerek, başka bir isim olmasının çok doğru olduğu kanaatinde değilim ama buna yine hükümetimiz karar verecek” şeklinde konuştu.

Dr. Fazıl Küçük’ün Kıbrıs Türk halkının lideri olduğunu vurgulayan Bakan Canaltay, onun isminin doktor olması nedeniyle de yeni yapılacak hastaneye verilmesinin daha doğru olduğu inancını belirtti.

“TELEKOMÜNİKASYON VE LİMANLAR ÇOK YATIRIM İSTİYOR”

Telekomünikasyon Dairesi ve Limanlar Dairesi’nin özelleştirilmesi veya kamu özel ortaklığının yıllardır tartışıldığı hatırlatılan Bakan Canaltay, kamu-özel ortaklığının hükümet programında yer aldığını ancak çok kısa sürede bu çalışmaları neticelendirmelerinin çok zor olduğunu belirterek, telekomünikasyon için fiber altyapı ve 4.5 G projelerinin olduğunu, bunlar için çalışma yapılmasını öne aldıklarını kaydetti. Kamu-özel ortaklığıyla ilgili çalışmanın ilerleyen zamanlarda olabileceğini ifade eden Canaltay, “Bu konuda kesin bir tarih vermem zor” dedi.
Telekomünikasyon Dairesi ve limanların çok yatırım istediğini vurgulayan Canaltay, kruz gemilerinin KKTC’ye gelmesinin konuşulduğunu ancak bu gemilerin gelmesi için limanlara çok büyük yatırım yapılması gerektiğini söyledi.

“EKONOMİK OLARAK BÜYÜK BİR DARBOĞAZDAYIZ”

Ülkedeki limanların kapasitesinin kruz gemilerini kaldırmadığını dile getiren Bakan Canaltay, pandemi süresince sağlığa çok para harcandığını, bunun büyük maddi külfetler getirdiğini ve getirmeye de devam ettiğini kaydetti. Ülke olarak ekonomik olarak büyük bir darboğazda olunduğuna dikkat çeken Canaltay, Türkiye’nin her konuda yardımına karşın, “Öncelikle bizlerin ne istediğini bilmesi lazım, limanı bu şekliyle mi devam ettireceğiz, yoksa limanın daha ileriye gitmesi için kamu-özel ortaklığında bir şey mi yapacağız” diye konuştu.

Limanlar Dairesi ve yolcu salonu konusunda bazı çalışmaları olduğundan da bahseden Canaltay, öncelikle insan odaklı çalışmaların yapılması gerektiğini söyleyerek, “Küçük temizlikleri yapmak lazım” dedi.

Vatandaşların araç devri dışında, araç kayıt konusundaki ödeme işlemlerini internet üzerinden yapabildiğini dile getiren Canaltay, randevu sistemi için ise bir yazılım yapmaya çalıştıklarını kaydetti.

“DİJİTAL ADA”

İsteklerinin adanın dijitalleşmesi, “Dijital Ada” konseptine gelinmesi olduğunu kaydeden Canaltay, ancak bu altyapıyla bunu yapamayacaklarını belirtti. Bu nedenle çok hızlı hareket edilerek, dijitalleşmenin yakalanması gerektiğini dile getiren Canaltay, “Pandemiyle birlikte hayatlarımız ‘online’a döndü. Peki bunun için gerekli olan nedir? İyi ve güçlü bir altyapınız olması gerekir. Fakat biz bu altyapıyı yakalayamadık” dedi.

İnternet sağlayıcıları ile görüştüğünü, bant genişliği, daha hızlı internet verilebilmesi için bazı çalışmalar yapmaları gerektiğini anlatan Canaltay, 4.5 G için ise görüşmelerin başladığını ancak fiber altyapı olmadan 4.5 G olup, olamayacağını tartıştıklarını belirtti.

Lefkoşa veya Girne’de herhangi bir bölgede fiber optik altyapısının yapılıp, denenmesi gerektiğini aktaran Canaltay, yapısal olarak nerelerde hata ve eksiklikler olduğunu görmenin önemli olduğunu kaydetti. Canaltay, ilerleyen günlerde bu konuda kesin kararlarını vereceklerini bildirdi.

“ŞEHİRLERARASI YOLLARDAN KARAYOLLARI DAİRESİ SORUMLU”

Yollardaki ışıklandırma konusunda kamuoyunda yer alan yetki karmaşası sorusuna karşılık Bakan Canaltay, şehirlerarası yollardan Karayolları Dairesi’nin sorumlu olduğunu ifade ederek, “Göreve geldiğimde, ışık konusunda dedim ‘Nasıl yanmaz gidip arızasına bakalım, lambasını sökelim, değiştirelim’ ama bu memlekette işler öyle gitmiyor’ denildi” şeklinde konuştu.

Devletin en büyük sıkıntısının kalifiye eleman eksikliği olduğunu ifade eden Bakan Canaltay, Karayolları Dairesi’nde yeterli elektrik mühendisi olmadığını ifade ederek, devletin daha fazla nasıl motive olabileceği konusunun çözülmediği takdirde, ülkenin daha ileri götürülemeyeceğini belirtti.

“Devletin kurumlarının daha motive olması ve çözüm odaklı çalışması lazım” diye konuşan Canaltay, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun bazı konularda kendilerine yardımcı olduğunu anlattı.
“Karar vermemiz lazım, biz bu ülkede kalkınacak mıyız yoksa günümüzü mü geçireceğiz?” sorusunu soran Canaltay, ekip arkadaşlarının kalkınma konusunu kafasına taktığını söyledi.

“TRAFİKTE SAYGIYI YİTİRDİK”

Trafik güvenliği ve pandemiye rağmen ölümlü kaza sayısında düşüş olmamasını değerlendiren Bakan Canaltay, insanların araba kullanmasında ve kurallara uyma konusunda sorunları olduğunu dile getirdi. Canaltay, “Trafikte saygıyı yitirdik. Bugün bir yerde oturun ve 10 dakikada kaç tane trafik ihlalinin olduğunu gözlemleyin. Kimsenin kimseyi saymadığı bir ülkede trafik kazaları artar. Trafik konusunda eğitimin tekrardan verilmesi lazım” şeklinde konuştu.

Her gencin altında araba olduğuna işaret eden Canaltay, “Bu gencin el doygunluğu nedir? Trafik tecrübesi nedir? Korkunç sesler duyuyoruz arabalardan çıkan bunlara kim ceza yazıyor?” sorularını sordu.

Trafik polislerinin yeterli olmadığını da belirten Canaltay, polis teşkilatı ile en çok kazaların nerede olduğu ve trafik yol güvenliği konularının ele alındığını kaydederek, “Bunların hepsini yapsanız bile trafikte insanlar birbirine saygı duymadıktan sonra bunu aşamazsınız” vurgusu yaptı.

“TURUNÇLU KAVŞAĞINDA HIZ TESPİT KAMERASININ YERİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ”

En çok kaza olan yerlerden Turunçlu kavşağında hız tespit kamerasının yerini değiştireceklerini ifade eden Canaltay, Lefkoşa’da fuar kavşağına ise trafik ışığı koymayı planladıklarını söyledi.

Trafik güvenliği için 7E sistemi olarak bilinen trafik çözüm unsurlarını içeren güvenli trafik sistemi oluşturulması için gerekli çalışmaları tamamlamaya çalıştıklarını anlatan Canaltay, bunların; denetim, mühendislik, eğitim, acil hizmetler, açığa çıkarma, değerlendirme ve teşvik olduğunu belirtti.

Ülkede işaretlerde ve yol çizgilerinde çok büyük problemler yaşandığını aktaran Canaltay, bu konuda geçen sene ihaleye çıkıldığını ancak bazı sebeplerden dolayı bitmediğini söyledi. Boya alımı ve tabela üzerine baskı için Karayolları Dairesi’nin bütçeden para alamaması nedeniyle çalışma yapılamadığını dile getiren Canaltay, bütçeden para geldiği zaman hem yol çizgileri hem tabelaların tamamlanması konusunda çalışmalar yapılacağını bildirdi.

“10 DAKİKADA BİR EHLİYET SINAVININ OLDUĞU BİR ÜLKEDEYİZ”

Ehliyetlerin verilmesinde ciddi sorunlar olduğuna işaret eden Bakan Canaltay, müfettiş azlığı, öğrenci çokluğu olduğunu ifade ederek, “10 dakikada bir ehliyet sınavının olduğu bir ülkedeyiz”
vurgusu yaptı.

Ülkede denetimin zayıf olduğunun altını çizen Canaltay, muayene istasyonlarının daha etkin bir şekilde muayene yapabilmesi için teknik çalışmalar başlatıldığını bunun da trafiği daha güvenli hale getireceğini kaydetti.

Araç muayene istasyonlarının modernleştirilmesi, trafik güvenliği açısından tehlike oluşturan araçların yollara çıkmasının engellenmesi için geçmişte bir proje yapıldığını ifade eden Canaltay, “Hangi yapıda hizmet vereceği ile ilgili çalışmayı sürdürebiliyoruz. Yani kamu-özel ortaklığı mı yoksa sadece özelleştirme mi, yoksa kamu mu? Kimi görüşler kamuda kalması taraftarıdır. Belli değil” diye konuştu.

ANKARA’YA ZİYARET…
Önümüzdeki günlerde Ankara ziyaretinin olacağını kaydeden Canaltay, gündeminde karayolları, trafik güvenliği ve dijitalleşme olacağını bildirdi.

“KADIN İSTERSE YAPAR, YETER Kİ İSTESİN”
Bir kadın bakan olarak kadınların yönetim kadrolarında yer almasını istediğini dile getiren Canaltay, “Heralde kadın ulaştırma bakanı dünyada çok fazla karşılaşılan bir şey değildir” dedi.

“Kadın isterse yapar, yeter ki istesin” vurgusu yapan Canaltay, şunları belirtti:
“Kadın olmak istediği yere kadın olduğu için gelmeyecek. Ben buraya geldiysem bir yerde bir başarım vardır. Herkesin bir başarı hikayesi vardır. Her kadının da bir başarı hikayesi vardır, her erkeğin de bir başarı hikayesi vardır. Ama kadın olduğum için burada olmamam lazım. Kadınların daha çok başarabilmesi için daha çok çalışması lazım. Siyasette iseniz, siyasetin ne olduğunu, halkı bilmeniz lazım. İnsanları, Kıbrıs Türkü’nü, KKTC halkını tanımanız lazım. Ama kadınım diye de bir yerde olmanın bir manası yok.”

Amacının ülkeye hizmet olduğunu vurgulayan Canaltay, insanların hayatlarına dokunarak, iyileştirmekten mutlu olacağını ifade etti. KKTC halkının çok birşey istemediğini ancak ne istediğini bildiğini vurgulayan Canaltay, şöyle devam etti:
“Sadece yaşam kalitemizin artmasını istiyoruz. Siz ne kadar büyük proje yaparsanız yapın önemli olan insanların yaşamına dokunabilmenizdir. Eline telefonunu veya bilgisayarını aldığında internetinin kesik olmaması bile bu süreçte gördüm ki insanları en çok mutlu eden şeylerdir.”

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Güney Kıbrıs-İsrail-Yunanistan arasında elektrik kablo döşenmesi projesinde “Great Sea Interconnector” (GSI), kullanılacak kabloların teknik denemesinin başarılı olduğu bildirildi.

Alithia ve diğer gazeteler, GSI projesinde kullanılacak elektrik kablolarının üreticisi konumundaki Fransız “Nexans” şirketinden yapılan açıklamada, projede kullanılacak kablonun deniz altı döşenme testinden başarıyla geçtiğinin duyurulduğunu yazdı.

Habere göre şirketten yapılan açıklamada, Güney Kıbrıs ile Yunanistan arasında deniz altı kablo döşenmesi projesi çerçevesinde üretilen kabloların ilk denemesinin İtalya’nın Sicilya adası açıklarında başarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi.

Açıklamada, söz konusu proje için üretilen kablonun 3 bin metre derinlikte işlevsel olduğunun kanıtlanmasının GSI projesinin sürdürülebilirliği konusundaki endişeleri ortadan kaldırdığı belirtilirken, (HDVC) 525 kV’lik kablonun şirketin “Nexans Aurora” gemisiyle döşendiği vurgulandı.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Türkiye ile KKTC arasında imzalanan fiber optik altyapı işbirliği protokolünü Anayasa Mahkemesi’ne göndermesi siyasi tartışma yarattı. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, katıldığı bir televizyon programında kararın hukuki ve siyasi sonuçlarını değerlendirdi.

Arıklı, Cumhurbaşkanının kararına saygı duyduğunu belirtirken, atılan adımın hem hukuki hem de siyasi açıdan önemli bir tercih anlamına geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanının bu kararla yeni bir siyasi rota çizdiğini savunan Arıklı, özellikle Türkiye ile ilişkiler bakımından bunun sonuçları olabileceğini ifade etti.

“Anayasanın 90. maddesi çok açık”

Arıklı, uluslararası anlaşmaların Anayasa’daki düzenlemesine dikkat çekerek Anayasanın 90. maddesinin çok açık olduğunu söyledi. Maddenin usulüne göre yürürlüğe konulan uluslararası anlaşmaların yasa hükmünde olduğunu belirttiğini ifade eden Arıklı, bu anlaşmalar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamayacağını savundu.

Cumhurbaşkanı Erhürman’ın bu kararla 2016 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın izlediği yolu tercih ettiğini öne süren Arıklı, o dönemde Gençlik ve Spor Koordinasyon Ofisi ile ilgili yaşanan tartışmaları hatırlattı.

Arıklı ayrıca o kararın ardından Türkiye’nin kurmak istediği koordinasyon ofisinin kurulamadığını, buna karşın Avrupa Birliği’nin koordinasyon ofisinin faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getirdi.

“Türkiye’yi rencide edecek şekilde bir adım attı”

Arıklı, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın protokolü Anayasa Mahkemesi’ne göndermesini siyasi açıdan da değerlendirdi. Erhürman’ın seçim sonrasında Türkiye ile daha uyumlu bir ilişki yürütmesinin beklendiğini ifade eden Arıklı, buna karşın bu kararla farklı bir tercih yapıldığını söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan ve resmi gazetede yayımlanan bir protokolün söz konusu olduğunu hatırlatan Arıklı, kısa süre önce Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısının KKTC’ye gelerek protokolde eksiklik veya sorun varsa ek protokollerle düzeltilebileceğini ifade ettiğini belirtti.

Buna rağmen protokolün Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesinin Ankara’da rahatsızlık yaratabileceğini dile getiren Arıklı, bunun Türkiye’yi rencide eden bir adım olduğunu savundu.

Arıklı ayrıca geçmişte benzer bir sürecin Mustafa Akıncı döneminde yaşandığını söyledi. Akıncı’nın seçilmesinin ardından Türkiye ile üç önemli konuda gerilim yaşandığını belirten Arıklı, “anavatan-yavru vatan” tartışması ile koordinasyon ofisi meselesinin ilişkileri ciddi şekilde etkilediğini öne sürdü.

Arıklı, o dönemden sonra Türkiye ile ilişkilerin uzun süre düzelmediğini ifade ederek Cumhurbaşkanı Erhürman’ın da benzer bir yolu tercih ettiğini söyledi. Kararın Cumhurbaşkanına ait olduğunu vurgulayan Arıklı, “Karar kendisinin, takdir kendisinin” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

KKTC Merkez Bankası, vatandaşların, yabancı para banknotuna erişimine ilişkin herhangi bir sınırlama bulunmadığını duyurdu.

Merkez Bankası, bazı basın organlarında yer alan “bankalara ve döviz bürolarına yabancı para banknot (efektif) akışının durdurulduğu” yönündeki haberler üzerine açıklama yaptı.

Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, bankanın piyasaya likidite sağlama sorumluluğu çerçevesindeki muhatabının döviz büroları değil bankalar olduğu belirtilerek, bankalara ödenen ve bankalardan tahsil edilen efektif tutarlarına ilişkin veriler paylaşıldı.

Buna göre, 1 Ocak-9 Mart döneminde bankalara 32 milyon 998 bin 490 euro, 28 milyon 817 bin 308 dolar ve 43 milyon 693 bin 765 sterlin ödendiği ve bankalardan 10 milyon 386 bin 770 euro, 4 milyon 11 bin 737 dolar ve 21 milyon 459 bin 475 sterlin tahsil edildiği kaydedildi.

Açıklamada, ekonomik faaliyetler kapsamında bankalar aracılığıyla piyasaya sunulan efektiflerin yine bankacılık sistemi üzerinden büyük oranda Merkez Bankası’na geri dönmesi gerektiği, ancak son dönemde piyasaya sağlanan efektiflerin önemli bir kısmının sistem dışına çıktığı belirtildi.

– “Ülkeden çıkışlarda yolcular yanlarında en fazla 10 bin euro veya muadili nakit bulundurabilir”

Para ve Kambiyo Yasası kapsamında, ülkeden çıkışlarda yolcuların yanlarında en fazla 10 bin euro veya muadili dövizi nakit olarak bulundurabildiği, bu tutarın üzerindeki miktarların KKTC’de faaliyette bulunan bankalar aracılığıyla ülke dışına çıkarılmasının suç olduğu hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu çerçevede, ekonomide kayıt dışılığın önlenmesi ve ülke kaynaklarının yurt dışına yasal olmadığı değerlendirilen yollarla çıkarılmasının engellenmesi amacıyla, 2025 yılının ortasından itibaren, casino ve kripto varlık ile ilişkili olduğu düşünülen efektif talepleri sınırlı ölçüde karşılanmaktadır. Bu işlemlerin bankalar aracılığıyla hesaben gerçekleştirilmesi ve kayıt dışılığın önüne geçilmesi hedeflenmektedir.”

Açıklamada, vatandaşların günlük işlemleriyle ilgili herhangi bir sınırlama bulunmadığı, ancak işlemlerin hesaben yapılmasının hem nakit taşıma risklerini hem de bankaların operasyonel yükünü azaltacağı vurgulandı.

 

Devamını Oku

Trending

Reklam