Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Dışişleri: “ABD ile Rum Yönetimi arasındaki askeri iş birliği KKTC’ye karşı tehdit unsuru olarak kullanılmak isteniyor, gerekli adımları atmaktan imtina etmeyeceğiz”

Published

on

Dışişleri Bakanlığı, ABD ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında askeri alanda yapılan iş birliğinin KKTC’ye karşı tehdit unsuru olarak kullanılmak istendiğini belirterek, KKTC devletinin Anavatan Türkiye ile birlikte gereken adımları atmaktan imtina etmeyeceğini belirtti.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ABD gibi bir ülkeden açık şekilde askeri destek almasının, Kıbrıs meselesindeki hakimiyetçi zihniyetini devam ettirdiğini kaydeden Dışişleri Bakanlığı, “Tüm çağrı ve telkinlerimiz hiçe sayılarak ABD Donanmasına ait savaş gemilerinin adaya gönderilmeye devam edilmesi gerginliği artırmaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir” açıklamasında bulundu.

-” İki yıldır birçok kez ‘liman ziyareti’ kisvesi altında Güney’deki deniz limanlarına uğruyorlar”

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Doğu Akdeniz’de görev yapan 6’ncı Filo’ya bağlı USS Arleigh Burke isimli güdümlü füze destroyeri USS Roosevelt’in (DDG 80) geçen cumartesi günü Limasol Limanı’na vardığı kaydedilerek, şu değerlendirmeye yer verildi:

“ ‘Doğu Akdeniz’de seyir özgürlüğünü sağlamak’ ve ‘bölgedeki kriz yönetimini desteklemek’ gibi gerekçelerle gerçekleştirildiği öne sürülen bahse konu ziyaret Amerika Birleşik Devletleri’nin son dönemde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile artırdığı ‘stratejik ortaklığın’ bir parçası olup, askeri konularda ABD’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne verdiği desteğin bir göstergesidir.

ABD Donanmasına ait USS Roosevelt’in yanı sıra yine ABD Donanmasına ait USS San Juan isimli denizaltının son iki yıldır birçok kez ‘liman ziyareti’ kisvesi altında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin deniz limanlarına uğradığı hatırlanacaktır. Bu yöndeki tüm çağrı ve telkinlerimiz hiçe sayılmak suretiyle ABD Donanmasına ait savaş gemilerinin adaya gönderilmeye devam edilmesi gerginliği artırmaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir.

ABD Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne uyguladığı silah satış yasağını 2022 yılında tamamen kaldırmış, akabinde ise ABD Dışişleri Bakanlığı 18 Ağustos 2023 tarihli açıklamasıyla silah ambargosunun kaldırılmasına ilişkin kararını 1 Ekim 2023 tarihinden itibaren bir yıl süreyle uzatıldığı duyurulmuştu.

ABD’den aldığı destekle birlikte saldırgan tavırlarını artırarak devam ettiren Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ABD gibi bir ülkeden açık bir şekilde askeri destek alması, Kıbrıs meselesindeki hakimiyetçi zihniyetini devam ettirmesine neden olmaktadır.

ABD ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında askeri alanda yapılan bu işbirliğinin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından ülkemize karşı bir tehdit unsuru olarak kullanılmak istendiği açıktır.

Bu durum karşısında, KKTC Devleti olarak, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini sağlamak amacıyla Anavatan Türkiye ile birlikte gereken her türlü adımı atmaktan imtina etmeyeceğimizi ifade etmek isteriz.”

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (TIP-İŞ) Başkanı Özlem Gürkut, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’nde başhekimlik kadrosunun uzun süredir boş olduğunu belirterek, bu kadronun ivedilikle doldurulması ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin bilimsel planlama ilkeleri doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiğini belirtti.

TIP-İŞ Başkanı Özlem Gürkut, yaptığı yazılı açıklamada, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’nin ülkenin sağlık sisteminin en kritik birimlerinden biri olduğunu ve kuruluş yasasında görev ve sorumlulukların açık şekilde tanımlandığını kaydetti.

Gürkut, dairenin görevinin “Gelecek kuşakların sağlıklı yetişmelerini sağlamak için gerekli tüm koruyucu ve temel sağlık hizmetleri ile ilk basamak tedavi edici hizmetleri içeren planları hazırlamak, yürütmek ve denetlemek.” olduğunu belirtti.

Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’nin teşkilat yapısında yer alan Başhekimlik kadrosunun uzun süredir boş bırakıldığını söyleyen Gürkut, bunu “ciddi bir kurumsal eksiklik” olarak değerlendirdi.

Bugün Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi bünyesinde hizmet veren yaklaşık 70 hekimin çok büyük bölümünün sözleşmeli statüde veya mecburi hizmet yükümlüsü olarak çalıştırıldığını belirten Gürkut, bu güvencesiz istihdam modelinin hekimlerin mesleki bağımsızlığını zedelediğini ve hak arama süreçlerinde sürekli bir baskı ve tehdit mekanizması olarak kullanıldığını savundu.

“Sağlık sistemi geçici görevlendirmelerle değil, planlama ile yönetilir”

Gürkut, “Öte yandan Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’ne bağlı sağlık merkezlerinde kadrolu olarak uzun yıllardır görev yapan hekimler, sağlık merkezlerinin idari ve tıbbi sorumluluğunu taşımaları gerekirken siyasi kararlarla kadrolu oldukları merkezlerden alınarak farklı yerlere geçici görevlendirmelerle gönderilmektedir. Bu uygulamalar birinci basamak sağlık hizmetlerinin kurumsal yapısını zayıflatmakta, hizmet sürekliliğini bozmakta ve sağlık hizmetlerinin planlı yürütülmesini engellemektedir.” dedi.

Temel sağlık hizmetlerinin temel amacının koruyucu hekimlik olduğunu vurgulayan Gürkut, “Buna rağmen son dönemde, normalde daire teşkilat kadrolarında yer almayan dahiliye uzmanları geçici statülerle sağlık ocaklarında görevlendirilmekte; aynı hekimler hastanelerdeki uzman eksikliği gerekçesiyle nöbet tutmak üzere hastanelere gönderilmektedir. Bu durum sağlık hizmetlerinin planlı ve rasyonel şekilde yürütülmediğini açıkça göstermektedir. Sağlık sistemi geçici görevlendirmelerle değil, planlama ile yönetilir.” ifadelerini kullandı.

Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi gibi toplum sağlığının geleceğini doğrudan ilgilendiren bir kurumda başhekimlik makamının boş bırakılmasının sağlık hizmetlerinin bilimsel ve tıbbi temellerden uzaklaştırılması anlamına geldiğini kaydeden Gürkut, başhekimlik kadrosunun derhal doldurulmasını ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin bilimsel planlama ilkeleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmasını istedi.

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Baf Direnişi’nin 62’nci i yıl dönümü töreninde konuşan Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Türkü’nün var oluş mücadelesinin bitmediğine dikkat çekerek, bu yolda her zaman Türkiye Cumhuriyeti’nin desteği olduğunu kaydetti.

20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Türkü’nün özgürlüğe kavuştuğunu anımsatan Üstel, “O gün Kıbrıs’a barış geldi. Sadece Kıbrıs Türkü’ne değil, Rumlar için de barış geldi.” Diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şehit olan insanlarımız, hayatta kalan gazilerimiz… Neler çekildi bugünlere gelene kadar. Bugün gözümüzün önünde İsrail’in Gazze’ye yaptıkları var. Dünya, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler seyrediyor. Güvenlik Konseyi nerede? Buna tek “dur” diyen Türkiye Cumhuriyeti’dir. Mübarek Ramazan ayında bile insanların başına bombalar yağdırıyorlar. Güçlü Türkiye Cumhuriyeti, Mehmetçik ve Mücahidin mücadelesi olmasa Gazze’den farkımız olmayacaktı.”

Bugün yeni bir savaşın 9’uncu gününü yaşandığına dikkat çeken Üstel, dünyanın bunu da seyrettiğine dikkat çekti. Bu süreçte Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin sürekli silahlandığına vurgu yapan Üstel, “Adaya barışı Türkiye Cumhuriyeti getirdi. Bizim Kırmızı çizgimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğüdür. Rum Yönetimi Kıbrıs’ı barut fıçısına döndürdü. Türkiye Kıbrıs Türkü’nü korumak için F16 uçakları konuşlandı. Denizde firkateynler de geldi. Hava ve deniz savunma sistemlerimiz hazırdır. Rahat olun” dedi.

Güney Kıbrıs’ın bizim kadar rahat olmadığını anlatan Üstel, “Kıbrıs Türkü’nün güvenliğini sağlayan garantör Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs Türkü’nün rahat ve huzur içinde yaşaması için deniz ve hava sahamız Türkiye ile bütünleşmiştir, gerekli önlemler alınmıştır, halkımız rahat olsun” ifadelerini kullandı.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı, bölgede yaşanan son gelişmelerle ilgili KKTC’ye 6 F-16 savaş uçağının konuşlandırıldığını duyurdu.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bölgemizde yaşanan son gelişmeler kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin artırılmasına yönelik yapılan kademeli planlamalar çerçevesinde; 6 adet F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemleri bugünden itibaren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne konuşlandırılmıştır. ​Gelişmelere göre yapılacak değerlendirmeler neticesinde ihtiyaç duyulması hâlinde ilave tedbirler alınmaya devam edilecektir.”

Devamını Oku

Trending

Reklam