Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Dünya

İngiltere Başbakanı Starmer, bu hafta sonu Ukrayna konulu zirveye ev sahipliği yapacak

Published

on

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, 27 Şubat’ta ABD’ye yapacağı resmi ziyaretin ardından müttefiklerle Ukrayna konusunu görüşmek üzere bu hafta sonu bir zirveye ev sahipliği yapacağını duyurdu.

Starmer, Başbakanlık Ofisinde düzenlediği basın toplantısında, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Rusya-Ukrayna savaşını bitirme girişimleri ve İngiltere’nin savunma harcamasını artırma kararına ilişkin açıklamalarda bulundu.

İngiliz Başbakan, konuşmasında Berlin Duvarı’nın yıkılışı anımsatarak, “Eğer o zaman bana Rus tanklarının yeniden Avrupa şehirlerine girdiğini göreceğimizi söyleseydiniz, size inanmazdım ancak her şeyin değiştiği bir dünyadayız.” ifadesini kullandı.

Starmer, bugün parlamentoda yaptığı açıklamada, ülkesinin savunma harcamalarını 2027’ye kadar yüzde 2,5’e çıkarma kararı aldığına değinerek, son birkaç haftanın bu kararını hızlandırdığını söyledi.

Başbakan olduğundan bu yana İngiltere dahil Avrupa ülkelerinin kendi kolektif savunma ve güvenliği için daha fazlasını yapması gerektiğini savunduğunu söyleyen Starmer, “Evet, Başkan Trump’ın daha fazlasını yapmamız gerektiğini düşündüğü doğru ve ben de ona katılıyorum. Benim bu konudaki düşüncelerimle örtüşüyor.” dedi.

Starmer, bunun kabiliyet, koordinasyon ve harcamaların yanı sıra Ukrayna’daki savaştan ders çıkarılması için de geçerli olduğunu dile getirdi.

Başbakan Starmer, “Artık ulusal güvenlik yaklaşımımızı değiştirmemiz gerektiğine inanıyorum, böylece değişken dünyamızın zorluklarıyla başa çıkmaya hazır olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi’ne (NHS) yönelik siber saldırılardan Salisbury kimyasal saldırısına kadar Rusya’nın İngiltere’nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini belirten Starmer, bu tehditleri göz ardı edemeyeceklerini vurguladı.

Starmer, “Ukrayna (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’den gerektiği gibi korunmadığı sürece Avrupa daha istikrarsız hale gelecek ve bu da bize daha fazla zarar verecektir. Ayrıca, tarihimizdeki en büyük ders, Putin gibi tiranların yalnızca güce karşılık verdiğidir.” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, Starmer, 27 Şubat’ta ABD’ye gerçekleştireceği ziyaretin ardından bu hafta sonu İngiltere’de Fransa’da düzenlenen Ukrayna konulu toplantıya benzer bir zirveye ev sahipliği yapacağını doğruladı.

Starmer, “Bu öğleden sonra (ABD’den) Fransa’ya dönen Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile konuştum ve karşı karşıya olduğumuz durum ışığında, müttefikler olarak birlikte nasıl ilerleyeceğimizi tartışmaya devam etmemiz için hafta sonu bir dizi ülkeye ev sahipliği yapacağım.” dedi.

– İngiltere, savunma harcamalarını 2027’ye kadar yüzde 2,5’e çıkaracak

İngiltere Başbakanı Starmer, ABD’ye yapacağı resmi ziyaret öncesinde İngiltere Parlamentosunda yaptığı açıklamada, ülkesinin savunma harcamalarını 2027’ye kadar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 2,5’ine çıkaracağını duyurmuştu.

Starmer, savunma harcamalarındaki artışı finanse etmek için de dış yardım bütçesinin yüzde 0,5’ten yüzde 0,3’e düşürüleceğini açıklamıştı.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Fidan:Trump’ın Gazze planı akıl tutulması

Published

on

By

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’yi devralma ve Filistinlileri zorla yerinden etme planını Türkiye’nin kabul etmeyeceğini ve bu planın ciddiye alınmaması gerektiğini belirterek, “Bunu savunan dünyada herhalde iki ülke çıkar. Bir Amerika, bir İsrail. Onun dışında dünyanın geri kalanı buna karşı.” dedi.

Fidan, Al Jazeera’nın sorularını yanıtladı.

Röportajın ilk bölümünde Fidan, Türk dış politikasının bir numaralı önceliğinin Orta Doğu, Kafkaslar, Balkanlar, Karadeniz, Akdeniz olmak üzere Ege de dahil çatışmaların yatışması, savaşların durması, istikrarsızlık ortamının ortadan kalkması olduğunu, bu gerçekleştiği zaman ekonomik kalkınma ve halka temel hizmetleri götürmenin daha kolay olduğunu söyledi.

“Yapıcı, başkasının güvenliğini tehdit etmeyen, herkesin toprak bütünlüğüne saygılı, ekonomik kalkınmayı hedef alan, herkesin milli iradesine saygı gösteren bir dış politika izliyoruz.” diyen Fidan, İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin, İsrail’in güvenliğini, iki devletli çözümde değil de İsrail’in bölgede yaygınlaşmasıyla, yayılmacılığıyla gördüğünü ifade etti.

Fidan, Müslüman ve Arap ülkeleri olarak İsrail yönetimine “Gel iki devletli çözümü kabul et. Hem Arap ülkeleriyle hem diğer Müslüman ülkelerle barışını yap” dediklerini belirterek şöyle devam etti:

“Sen de güvenliğini hisset, diğerleri de. Fakat Filistinlilere devlet vermeyi bırakın, Filistin topraklarını ilhak edip onun da ötesinde Lübnan’ı, Suriye’yi işgal etmeye yönelik planları olduğunu görüyoruz. Sonsuza kadar bunu yapamazsınız. Şimdi Amerika size yardım ediyor bu konuda, bu yanlış politika konusunda ama bu politika sürdürülebilir politika değil. Onun yerine, gelin Arap ülkeleri hazır, Türkiye hazır, iki devletli çözümle siz hem kendinizi rahat hissedin, güvende hissedin hem de bölge rahat olsun. Bu türden işgal hareketleri, bu tür geniş işgal politikaları, kontrol altına alma politikaları çok tehlikeli sonuçlar üretir.”

“Güvenlik tedbirleri ve Türkiye’nin İsrail’e vereceği garantilerden bahsedilmişti ve böylece Suriye’nin güneyinde bir savunma mekanizması olmayacaktı. Böyle bir konuyu İsrail ya da Suriye ile görüştünüz mü?” sorusuna karşılık Bakan Fidan, İsrail ile bu türden konuları görüşmediklerini, zaten Suriye’nin şu anda kendi milli birliğini, bütünlüğünü sağlama yolunda adım attığını ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanmasının fevkalade önemli olduğunu söyledi.

Fidan, Suriye’nin toprak bütünlüğünün ilhak edilmesinin, bir tarafta terör örgütü PKK, güneyde ise İsrail müdahalesinin kabul edilebilir bir müdahale olmadığını ve bunun bölgeye daha büyük bir istikrarsızlık getirdiğini aktardı.

– “Suriye halkı tarihte olduğu gibi başta PKK işgali olmak üzere, İsrail işgali olmak üzere, izin vereceklerini düşünmüyorum”

Suriye halkının çok cesur bir halk olduğunu, kendi özgürlükleri ve onurları için son 15 yılda büyük fedakarlıklar yaptıklarını dile getiren Fidan, milyonlarca insanın yerinden edildiğini, yüz binlerce insanın şehit olduğunu söyledi. Bakan Fidan, “Bunların kendi vatanına kim göz dikerse diksin, Suriye milletinin tarihte olduğu gibi bugün başta PKK işgali olmak üzere, İsrail işgali olmak üzere bu işgale izin vereceklerini düşünmüyorum.” ifadesini kullandı.

Fidan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Türkiye ziyareti ve Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin değerlendirmede bulundu.

Suriye ile Rusya’nın bir mazisi olduğuna işaret eden Fidan, “Esas itibarıyla bu maziye dayanarak geliştirilmiş önceden ilişkiler var, sosyal ilişkiler, ekonomik ilişkiler, Esad döneminde gelişen güvenlik ilişkileri. Şimdi yeni dönemde başta oradaki Rus askeri üsleri olmak üzere diğer ekonomik konular vesaire. Bunlarla nereye gidilir, ne olabilir, ne yapılmalı, bunlar üzerinde görüşmeler oldu.” dedi.

Bakan Fidan, Rusya ile Amerika arasındaki müzakereler ve Ukrayna’daki savaşla ilgili, Türkiye’nin ara buluculuk rolüne ilişkin soruyu yanıtladı.

Ukrayna savaşında bir sona gelindiğine ilişkin emareler olduğunu, burada tarafların hangi şartlar altında, nasıl ateşkese gideceklerine dair tartışmaların olduğunu belirten Fidan, Amerika ve Rusya’nın bu tartışmalar için temsilci atayacaklarını ve her iki tarafta da siyasi iradenin oluştuğunu söyledi.

Fidan, Amerikalıların verileri toplayıp daha sonra bir yol haritası üzerinde çalışacaklarını, bunları taraflara teklif edeceklerini belirterek şöyle konuştu:

“Bu haritaya muhakkak tarafların, hem Rus tarafı olsun hem Ukrayna tarafının olsun, Avrupalıların olsun herkesin bir değişiklik talebi, teklifi olacak. Önümüzdeki birkaç ayın ben bu açıdan çok hızlı ve yoğun geçeceğini düşünüyorum, Ukrayna savaşını durdurma adına. Yaza kadar bir şeyleri görmemiz lazım.”

Avrupa’nın esas itibarıyla Amerika ile beraber yola çıkarak Ukrayna’da bir askeri plan geliştirdiğini ifade eden Fidan, şu an ise Amerika’nın olmadığı bir denklemde Avrupa’nın seferber ettiği, hem siyasi hem askeri bütün yöntem ve kapasitenin birdenbire boşta kaldığını, Amerika denklemden çıkınca Rusya ile baş başa kalan bir Avrupa görüldüğünü, bunun da Avrupa güvenliğinin temellerinin sarsılması demek olduğunu, çünkü Amerikalılarla oluşturdukları bir güvenlik ittifakı bulunduğunu dile getirdi.

Fidan, Avrupa’ya Amerika’nın sağladığı güvenlik şemsiyesinin altında kurulan Avrupa Birliği, Avrupa demokrasileri, Avrupa ekonomisi olduğunu, bütün bunların olmadığı bir dünyada Avrupalıların muazzam bir güvenlik krizi içine girdiklerini ve bunu da şu anda tartıştıklarını gördüklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Ukrayna meselesindeki Amerikan pozisyonu, Sayın Trump’ın ilk başta ortaya koyduğu pozisyon, ‘Ruslarla ilişkileri normalleştirmeliyiz, savaşı durdurmalıyız, milyonlarca insanın ölümü artık son bulmalı’ pozisyonu bu noktada çok farklı bir mesaj gönderiyor Avrupa’ya. Şimdi, Avrupalıların, bu Almanya’daki çıkan seçimden sonra da gördük, kazanan lider Sayın Merz de söyledi. Artık yaza kadar belki Avrupa Birliği veya Avrupa ülkeleri, başka bir güvenlik yapısı içinde kendilerini bulmak isteyebilirler, NATO’nun dışında.”

Fidan, Türkiye’nin AB üyeliğine ilişkin soruya şöyle karşılık verdi:

“Avrupa Birliği’ne ilişkin, Türkiye’nin, dün Cumhurbaşkanı’mız kabine sonrasında da ifade etti, bizim hala resmi olarak görüşümüz AB üyeliğidir. Bu konudaki perspektifimiz siyasi irade tarafından değiştirilmedi. Ama Avrupalıların biliyorsunuz kimlik politikalarından dolayı Türkiye’yi içine almama gibi bir konusu var. Şimdi yeni dönemde, yeni şartlar altında bunu tekrar gözden geçirirler mi? Umarım geçirirler.”

– “(Trump’ın Gazze planı) Bunu savunan dünyada herhalde iki ülke çıkar. Bir Amerika, bir İsrail”

Gazze’de ateşkesin sona ermesi ve İsrail’in saldırılarına devam etmesi ihtimaline ilişkin değerlendirmesi sorulan Fidan, bunun iyi olmayacağını belirterek, “Burada tabii ki özellikle başta Mısır, Ürdün, Körfez ülkeleri olmak üzere bir tavır geliştirmeleri gerekiyor. Yani İsrail’e karşı bir tavır geliştirmeleri gerekiyor. Bu tavırlar tolere edilebilir değil.” dedi.

Fidan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’yi devralma ve Filistinlileri zorla yerinden etme planını Türkiye’nin kabul etmeyeceğini ve bu planın ciddiye alınmaması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin bu konudaki tavrının net olduğunun altını çizen Fidan, “Bunu savunan dünyada herhalde iki ülke çıkar. Bir Amerika, bir İsrail. Onun dışında dünyanın geri kalanı buna karşı.” diye konuştu.

Bu planı “akıl tutulması” olarak nitelendiren Fidan, Arap ülkelerinin, Gazze’nin yeniden inşası, yönetimi, idaresi ve güvenlik konularıyla ilgili bir plan üzerinde çalıştığını ifade etti.

– “Hamas bir fikir, Hamas bir ideoloji”

Bakan Fidan, gelecekte Hamas’ın Gazze’deki rolüne ilişkin soruyu, Hamas’ın Filistin Devleti’nin altında bulunan diğer siyasi partiler gibi meşru bir parti olduğuna dikkati çekerek yanıtladı.

Bakan Fidan, şunları ifade etti:

“Bir direniş hareketi. İşgal olduğu için de silahlı mücadele içinde kendini bulmak zorunda kalan bir hareket. Şimdi Gazze’nin geleceğinde Filistin Yönetimi gelir, birileri gelir orada bir yönetimde bulunabilirler. Ama birçok gözlemcinin ve devlet adamının da ifade ettiği gibi Hamas sadece kişilerden oluşan bir organizasyon değil. Hamas bir fikir, Hamas bir ideoloji.”

Fidan, Hamas’ın İsrail işgalinin doğurduğu bir ideoloji olduğunu belirterek, işgal, aşağılanma, zulüm devam ettiği sürece Hamas’ı odak noktası olarak göstermenin, problemin kendisini saklamak olduğunu söyledi.

Problemin Filistin topraklarının işgal altında tutulması olduğuna işaret eden Fidan, “Filistinlilerin eğer devleti olur, 1967 sınırları içinde yaşadıkları bir alan olur da ‘Biz buna rağmen İsrail’e saldıralım’ derlerse, işte o zaman Filistinliler en büyük suçu işliyor demektir. Ama kendileri işgal altındayken, her türlü temel haklarından mahrum bırakılmışken bu insanlar ne yapacaklar? Dolayısıyla bugün Hamas gider, yarın Hamas’tan daha dirençli, daha savaşkan başka bir yapı gelir.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Ölmek dışında çaresi kalmayan millet ne yapsın?”

Fidan, “Bölge ülkeleri, Türkiye de dahil geleceğiz, biz de bu konuda yardımcı olacağız. Eğer bir ülkeye, siz bir millete devletini veriyorsunuz, topraklarını veriyorsunuz, egemenliğini veriyorsunuz, ona rağmen etrafa saldırganlık yapıyorsa, o zaman da biz hep beraber bir araya gelir o saldırganlığı bastırırız. Ama şimdi işgal altında olan, yıllardır aşağılanmış bir millet. Ölmek dışında başka bir çaresi kalmayan millet ne yapsın?” dedi.

Sudan’daki gelişmelere ilişkin de Fidan, bu ülkedeki iç savaşın İslam dünyasında görmek istemedikleri bir manzara olduğunu söyledi.

Fidan, ülkede milyonlarca insanın yerinden edildiğini ve Türkiye olarak buraya insani yardım göndermeye çalıştıklarını belirterek, İslam dünyasının bu meseleye çok yakından bakması gerektiğini kaydetti.

Bakan Fidan, Türkiye’nin dış politikasının yapıcı rolünün çok önemli olduğunun altını çizerek, “Cumhurbaşkanı’mız (Recep Tayyip Erdoğan) olduğu sürece, bizler olduğumuz sürece gerçekten bu politikanın hem bölgemize hem dünyaya hayırlar getirdiğine hep inanmışımdır.” ifadesini kullandı.

Röportajın ikinci bölümünün bugün yayınlanması bekleniyor.

Devamını Oku

Dünya

Trump, ülkede istihdam oluşturacak yabancılara 5 milyon dolara “altın kart” satılacağını açıkladı

Published

on

By

ABD Başkanı Donald Trump, ülkede istihdam yaratacak yabancı yatırımcılara oturma izni ve vatandaşlığa giden yolu açacak “altın kart”ı 5 milyon dolar karşılığında satacaklarını bildirdi.

Trump, Oval Ofis’te imzaladığı başkanlık kararnamelerinin ardından açıklamalarda bulundu.

“Altın kart” satacaklarını belirten Trump, “Bu karta yaklaşık 5 milyon dolarlık bir fiyat koyacağız ve bu size ‘yeşil kart’ ayrıcalıkları sağlayacak ayrıca vatandaşlığa da bir geçiş olacak.” diye konuştu.

Zenginlerin bu kartı satın alarak ABD’ye geleceğini belirten Trump, bu kişilerin çok para harcayacaklarını, çok vergi ödeyeceklerini ve çok sayıda istihdam sağlayacaklarını anlattı.

Trump, bunun son derece başarılı olacağını düşündüklerine işaret ederek, programı gelecek iki hafta içinde ortaya koyacaklarını dile getirdi.

Bu kartlardan 1 milyon veya daha fazlasını satabileceklerini ifade eden Trump, “Örneğin 1 milyon kart 5 trilyon dolar eder. 10 milyon kart satarsak toplam 50 trilyon dolar eder. 35 trilyon dolar borcumuz var, bu iyi olurdu, göreceğiz.” dedi.

Trump, tüm ülkelerden kişilerin bu altın kart için uygun olup olmayacağına yönelik soru üzerine, bunun duruma göre değişeceğini, bu kartın satılacağı kişilerin dikkatlice inceleneceğini aktardı.

Bir Rus oligarkın altın kart almaya uygun olup olmayacağı sorusuna da Trump, “Evet, muhtemelen. Bazı Rus oligarkları tanıyorum, onlar çok iyi insanlar.” yanıtını verdi.

– “EB-5 yatırımcı vizesi” programı sonlandırılıyor

Ticaret Bakanı Howard Lutnick de EB-5 yatırımcı vizesini “saçmalık” olarak nitelendirdi ve bunun düşük fiyata yeşil kart almanın bir yolu olduğunu savundu.

EB-5 programını sona erdireceklerini söyleyen Lutnick, Trump’ın bu program yerine “altın kart” programını getirmek istediğini anlattı.

Lutnick, altın kart satılacak kişilere yönelik, “Elbette incelemeden geçmeleri gerekecek ancak dünya standartlarında harika küresel vatandaşlar olduklarından emin olmak için Amerika’ya gelebilirler.” diye konuştu.

Lutnick, “51. eyalet” olarak nitelendirdiği Kanada dahil olmak üzere pek çok başka ülkenin bu programı uyguladığını kaydetti.

Yeşil kart (green card), sahiplerine ABD’de süresiz yaşama ve çalışma hakkı veriyor.

ABD’de yatırımcı göçmenler için tasarlanmış bir vize programı olan EB-5 de ülkede belirli bir miktarda yatırım yaparak ve istihdam yaratarak yeşil kart alınmasına olanak sağlıyor.

Devamını Oku

Dünya

Endonezya’da 6,1 büyüklüğünde deprem

Published

on

By

Endonezya’nın Sulawesi adasının kuzeyinde 6,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), adanın kuzeyinde 10 kilometre derinlikte yerel saatle 06.55’te deprem meydana geldiğini duyurdu.

Endonezya Meteoroloji, İklim ve Jeofizik Ajansı (BMKG) depreme yönelik dev dalga uyarısı yapmadı.

Ülke basınında deprem sonrası ilk belirlemelere göre ölü ya da yaralı bilgisi paylaşılmadı. Bölgede artçı sarsıntıların sürdüğü aktarıldı.

130 aktif yanardağa sahip Endonezya, Pasifik Ateş Çemberi’nde yer alıyor ve dünyanın sismik açıdan en aktif ülkeleri arasında gösteriliyor.

Devamını Oku

Trending

Reklam