Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Kıbrıslı Türkler İngiltere’den KKTC’ye doğrudan uçuşların başlatılmasını talep ediyor

Published

on

İngiltere’den KKTC’ye direkt uçuşların yapılması için “KKTC’ye direkt uçuşlara izin verin” başlıklı imza kampanyası başlatan Kıbrıs Türkü Kadir Kanizi, kampanyayı düzenleme nedenlerini ve süreci AA muhabirine anlattı.

Başkent Londra’da yatırım ve gayrimenkul işletmeciliği yapan Kanizi, hem KKTC’ye hem de Türkiye’ye çok sık gittiğini fakat İngiltere’den KKTC’ye doğrudan uçuşların olmaması sebebiyle, daha önce bu yönde düzenlenen kampanyaların bir yenisini daha başlatarak taleplerini İngiliz hükümetine duyurmak istediklerini belirtti.

Kanizi, “En son geçen sene başlatılan kampanyada 12 binden fazla imza toplandı fakat bizim amacımız 100 bin kişiye ulaşmak çünkü bu sayıya ulaştığımız takdirde bu mevzu İngiltere meclisinde tartışılacak. Yaklaşık 5-6 hafta önce başlattığımız bu son imza kampanyası 6 ay sürecek.” dedi.

Kadir Kanizi, halihazırda İngiliz hükümetinde Kıbrıslı Türklere yakın siyasilerin bulunduğuna ve Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılan İngiltere’nin Kıbrıs meselesinde daha güçlü ara bulucu rolü oynayabileceğine işaret ederek, doğrudan uçuşların başlatılması yönünde ümitli olduğunu dile getirdi.

Söz konusu kampanyayı sosyal medyadan da paylaşarak daha fazla kişiye ulaşması için çaba sarf ettiklerini dile getiren Kanizi, şu ifadeleri kullandı:

“2 hafta içerisinde 10 bin imzayı bulduk. Şu anda 12 bin 200’ü geçti. Amacımız, daha fazla kişiye ulaşmak. Günün sonunda bunun şahsi bir mesele olmadığını düşünüyorum. Bu Türklerin meselesidir, vatan meselesidir. Vatanını seven elini taşın altına koyar ve bu meselenin çözülmesi için yardımcı olur.”
“Kovid-19 sürecinde aktarmalı uçuşlar hastalığın bulaşma riskini de artırıyor”

Kanizi, kampanyanın daha fazla kişiye ulaşması ve gündeme getirilmesi için çalışmalarını da sürdüreceklerini belirterek, “İngiltere’deki Rum kesimi çok güçlü lobi faaliyetleri yürütüyor. İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türkler olarak bizler de birlik içerisinde daha aktif olmalı ve taleplerimizi iletmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde aktarmalı uçuşların hastalığın bulaşma riskini de artırdığına dikkati çeken Kanizi, “Özellikle bu süreçte aktarma yapılmasına hiç gerek yok. Risk faktörünü artırmış oluyorsunuz. İnsanların bir uçaktan inip tekrar başka bir uçağa binmesine böyle bir dönemde gerek yok.” diye konuştu.
“Eğer birisi kazanacaksa Türkiye kazansın, KKTC kazansın”

İngiltere’den KKTC’ye doğrudan uçuşların olmaması sebebiyle Rum kesimi üzerinden bu ülkeye gitmeyi tercih edenlerin de olduğuna dikkati çeken Kanizi, şöyle devam etti:

“Ben daima Türkiye üzerinden KKTC’ye gidiyorum. Hiçbir zaman Rum kesimi üzerinden ülkeme gitmedim. Daha maliyetli olsa da Türk tarafından gitmeyi tercih ediyorum çünkü günün sonunda birincisi, KKTC diye bir ülke var, kendi havalimanımız var. Kendi ülkemin havaalanını kullanmayı isterim. İkincisi, eğer birisi kazanacaksa Türkiye kazansın, ülkem kazansın. Türkiye üzerinden gitmeyi tercih ettiğimizde bilet fiyatları bazen daha pahalı olabiliyor ama ben buna razıyım.”

Kıbrıslı Türklerin, birlik ve beraberlik içerisinde hareket ettiği takdirde taleplerinin karşılanması için başarıya ulaşacağına inandığını vurgulayan Kanizi, söz konusu kampanyaya katılmak isteyenlerin “https://petition.parliament.uk/petitions/584228” adresi üzerinden destek verebileceğini belirtti.

İngiltere’nin KKTC’yi bağımsız bir devlet olarak tanımaması nedeniyle bu ülkeden KKTC’ye doğrudan uçuş yapılmıyor. İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türkler, Türkiye ya da Rum kesimi üzerinden KKTC’ye uçabiliyor.

İngiliz Parlamentosu, daha önce düzenlenen kampanyalar ve söz konusu son kampanyanın 10 bin imzayı geçmesi sebebiyle yazılı açıklama yaparak KKTC’ye doğrudan uçuş düzenleme gibi bir planlarının olmadığını duyurmuştu.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı KP Tv’de sendikaların eylem ateşini yaktık sözleri değerlendirdi.

Arıklı, “ Sendikalar sendikacılık yapmıyor. Siyasetle uğraşıyor.  Keşke bir parti kursalar siyasete girip boyunların ölçüsünü alsalar” dedi.

Arıklı şöyle devam etti: “Geçmişte sendikacılık da sivrilmiş isimlerin meclise girdikten sonra nasıl kıvrandıklarını biliyoruz. Dışarıda popülizm yapmak kolay ama işin içine girince neyi nasıl yapacağınızı bir türlü bilemezsiniz. Neyi nasıl yapacağımızı söyleyin bir formül üretin. Geçmişte bunların ağa babaları çıktı bulacaksın kardeşim vereceksin kardeşim diyordu, nereden bulacağız bizim IMF’miz mi var. Türkiye’den gelen paranın dışında herşeye karşıdırlar. Biz işimize bakıyoruz. Onlar da sendikacılık yapsın”

Erken seçimle ilgili soru üzerine de Arıklı “ Bize göre nisan sonu mayıs başı erken seçim için en iyi zaman ama nihayetinde Başbakan Ünal Üstel karar verecek” dedi.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Toprak Ürünleri Kurumu (TÜK) Yönetim Kurulu Başkanı Yenal Garabli, sosyal medya hesabı üzerinden istifa ettiğini açıkladı.

Garabli, kendisine yöneltilen eleştirilere tepki göstererek, “Ben ne tarım bakanının ne de başbakanın maskarası değilim” ifadelerini kullandı. Garabli açıklamasında, UBP MYK, parti meclisi ve TÜK yönetimine yönelik eleştirilerde bulunarak, görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyenlerin kendi başarısızlıklarını başkalarına yüklemeye çalıştığını savundu. Yaptığı işin itibarsızlaştırılamayacağını vurgulayan Garabli, kimsenin kendisini hedef göstererek sorumluluktan kaçamayacağını ifade etti. “Üzerinize düşen görevi yapın, ondan sonra hesap sorun” diyen Garabli, Ulusal Birlik Partisi’nin kimsenin malı olmadığını belirterek makam ve mevki beklentisi içinde olmadığını dile getirdi.

Garabli, hak ederek ve seçilerek geldiği tüm görevlerden bu saatten sonra istifa ettiğini, ayrıca atamayla bulunduğu Toprak Ürünleri Kurumu’ndaki görevinden de ayrıldığını kamuoyuna duyurdu.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda Devlet, İşveren ve İşçi tarafları 2026 yılının ilk asgari ücretine ilişkin görüşmeler kapsamında ikinci kez bir araya geldi. Bu masanın, tarafların diyalogda olduğu tek resmi platform olduğu belirtildi.

Kuzey Kıbrıs İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun, yaptığı yazılı açıklamada ülkenin ve bölgenin zor günlerden geçtiğine dikkat çekti. Bölgedeki gelişmeler ve TL’deki enflasyonun, hem çalışanların ücretlerini ve geçimini hem de işverenlerin gelişimlerini, yatırımlarını ve yaşamlarını sürdürebilmelerini zorladığını belirten Arhun, bu durumun adeta tehdit boyutuna ulaştığını ifade etti.

Açıklamada, hiçbir kesimin bu olumsuz ortamdan tek başına çıkma şansının olmadığına işaret edilerek, birlikte düşünmenin ve olabildiğince müşterek hareket etmenin zorunlu olduğu vurgulandı. Bunun sağlanmasının kolay olmadığı kaydedildi.

Sadece ücretlere odaklanmanın yeterli olmadığı belirtilen açıklamada, ücretlerle birlikte diğer tüm ekonomik tedbirlerin de ele alınması gerektiği ifade edildi. Özellikle piyasa fiyatlarının nasıl daha aşağıya çekilebileceğine odaklanılması gerektiği kaydedildi.

Ülkenin ekonomik şartları, ücretlerin ve milli gelirin Avrupa Birliği’ndeki yeri ile yabancı işçilerin çalışma hayatındaki payının daha önce kamuoyu ve ilgili makamlarla paylaşıldığı hatırlatıldı.

Kamu hizmetlerinin daha kaliteli, daha verimli ve daha erişilebilir olmasının piyasayı büyük ölçüde etkilediği belirtilerek, ülke insanlarının yaşamsal kamu hizmetlerinden daha kaliteli ve daha ucuza faydalanmasının sağlanması gerektiği ifade edildi.

Üretimin desteklenmesi ve özel sektör istihdamının artırılması için yoğun çaba gösterilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, dış talebin artırılarak kaynak girişinin sağlanmasına odaklanılması gerektiği vurgulandı. Eğitim ve turizm gibi hizmet ihracının, hem dış gelir hem de istihdam açısından ülke için çok önemli olduğu kaydedildi.

Açıklamada, işveren tarafının bu bilinç ve anlayışla masaya oturduğu ve ülke geneline en faydalı olacak sorumlulukla temsil edildiği belirtildi. Arhun, açıklamasının sonunda “Unutulmamalıdır ki Asgari Ücret, adı üstünde en düşük ücrettir. Yoksa bir geçim ücreti değildir” ifadelerine yer verdi.

 

Devamını Oku

Trending

Reklam