Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Tatar: “Karamsarlığa yer yok, Anavatan yanımızda”

Published

on

Başbakan Ersan Saner, bazı bakan, milletvekili ve bürokratlarla birlikte Tatlusu’ya giderek vatandaşlarla bir araya geldi.

Tatlısu Belediyesi Düğün Salonunda yer alan toplantıya  “Atık Yönetimi Projesi” etkinliği nedeniyle Tatlısu’da bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da katılarak halka hitap etti.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, dünyayı etkileyen böylesi bir pandemi döneminde hükümet etmek ve icraat yapmanın kolay olmadığını ifade ederek hükümetin olağanüstü bir çaba ile projeleri sürdürdüğünü söyledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatının yıldönümünde adaya geleceğini anımsatan Cumhurbaşkanı Tatar, ziyarette önemli mesajların verileceğini belirtti.

Kıbrıs meselesi bağlamında karamsar olunması için hiçbir neden olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Tatar, “Dünyanın en güzel yerinde, Anavatan Türkiye’nin desteği ile barış ve huzur içinde yaşıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, federasyon görüşmelerinin çöktüğünü bundan sonra iki egemen devlet temelinde bir çözüm aranacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Avrupa Birliği’nin Annan Planı döneminde evet diyen Kıbrıslı Türklere verdiği sözleri de tutmadığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Tatar,  Cenevre görüşmelerinden sonra iki egemen eşit devlet kriterleri ile Kıbrıs Türkünün yeni bir vizyon geliştirdiğini, bu vizyonun diplomatik çevrelerde ellerini güçlendirdiğini vurguladı.

Tatar, “Bu tavrımız Kıbrıs’ta iki ayrı devlet ve halkın olduğu, Rumlar kadar bizim de egemen olduğumuzdur. Davamızı en etkin bir şekilde savunuyoruz. Boş durmuyoruz, kendi kendini yönetebilecek demokrasi içerisinde ciddi adımlar atacak durumdayız. Anavatan Türkiye  hep Kıbrıs Türkünün yanındadır” dedi.

Cumhurbaşkanı makamının tarafsız olduğunu ancak kedisinin 30 yıldır verdiği mücadele ve ideolojik duruş ile tarafının belli olduğunu kaydeden Tatar, iki egemen, iki eşit devlet çatısı ile görüşmeleri sürdürmek ve bunun Dünyanın gündemine taşımanın görevi olduğunu belirtti.

Türkiye ile % 100 mutabakat ile çalışmanın kendilerinin ellerini güçlendirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Ülkeye hizmet bakımında bu güçlü uyum ve destek son derece önemlidir” dedi.

Başbakan Ersan Saner de KKTC’yi yaşatmaya olan inançlarından dolayı azınlık hükümeti kurduklarını ve pandemi gibi zor bir dönemden geçerek şu ana kadar ekonomiyi de daha iyi noktaya taşıdıklarını anlattı.

Başbakan Saner, hükümeti kurduktan sonra yürüttükleri projeler hakkında da bilgi vererek turizm ve eğitim alanında yaptıkları işlerden bahsetti.

Öğrencilerin ülkeye gelmelerini sağlamak amacıyla karantina koşullarını düzenlediklerini ifade eden Saner,bu zor dönemde mezuniyet aşamasında olan 13 bin 500 öğrenciyi ülkeye getirdiklerini ve bunun da ekonomik anlamda bir canlılık yarattığını kaydetti.

Başbakan Saner, şu anda eğitimde 2022 yılını planladıklarını ifade ederek, Anavatan Türkiye’ye ziyarette bulunarak aşı oranını artırıp, çift aşılı öğrencilerin tümünü adaya getirerek yüz yüze eğitimin gerçekleşmesi için çalıştıklarını belirtti.

Turizmdeki açılımları da anlatan Başbakan Saner akıllı bileklik uygulaması ile ciddi bir mali kayıbın önüne geçtiklerini söyledi.

Salgın sürecini Dünya’ya göre daha iyi bir şekilde idare ettiklerini ve yönettiklerini ifade eden Başbakan Saner, dün eş zamanlı olarak Güney ile olan kara kapıların da açıldığını dile getirdi.

Başbakan Saner, ülkedeki turist sayısını arttırmak için var güçleriyle çalıştıklarını vurgulayarak, icraatten geri durmadıklarını ve projelerin birer birer hayata geçtiğini söyledi.

İskele Bafra arasındaki yolun yeni güzergahının devam ettiğini, Lefkoşa Kuzey Çevre yolu ve değirmenlik çevre yolunun da devreye girmesi için çalıştıklarını anlatan Başbakan Saner Lefkoşa’ya 500 yataklı Devlet  hastanesin temelinin de kasım ayında atmayı hedeflediklerini belirtti.

Başbakan Saner, göreve geleli daha 5 ay olmasına rağmen bu 5 aya çok proje sığdırdıklarını, Kıbrıs meselesinde de çok önemli noktaya geldiklerinin altını çizdi.

Başbakan Saner, “iki eşit egemen devlet statüsü bundan sonraki görüşmeler de devam edecek. Bu çatıda olmayan görüşmelere katılmayacağız” dedi.

Başbakan Saner, 53 yıldır masada federasyon konuşulduğunu ancak bir noktaya varılmadığını da vurguladı.

UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu da konuşmasında muhalefetin eleştirilere atıfta bulundu ve erken seçimden asla kaçmadıklarını ifade etti.

Şimdi sandığa gitmenin doğru zaman olmadığını kaydeden Hasipoğlu, pandemi dönemini iyi yönetemeyen ve tünelin ucunda ışık göremeyen bazı muhalefet liderlerinin yaptıkları eleştirilerin yersiz ve haksız olduğunu söyledi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Haspolat – Güngör ana yolunun batı kısmındaki ormanlık alanda yangın çıktığı, soğutma çalışmalarının sürdüğü açıklandı.

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye, bugün saat 10.45’te Haspolat-Güngör ana yolunun batı kısmındaki ormanlık alanda henüz tespit edilemeyen sebepten dolayı çıkan yangına itfaiye, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı ve Orman Dairesi ekipleri müdahale etti. Yangın söndürme çalışmalarına sivil bir şahsa ait kepçeyle ve askeri personelle destek verildi.

Yangında yaklaşık 20 dönümlük alandaki maki bitki örtüsü, kuru otlar, çöp ve molozlar tamamen, yaklaşık 10 çam ağacı kısmen yandı.

Polisin olayla ilgili soruşturması sürüyor.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın (KTSO), KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki fiyat farklılarını ortaya koymak amacıyla hazırladığı “Kuzey Kıbrıs – Güney Kıbrıs Fiyat Araştırması Raporu | Mayıs 2026” kamuoyuyla paylaşıldı. Bağımsız danışmanlık kuruluşu Prologue Consulting Ltd tarafından hazırlanan araştırmada, 74 temel tüketim ürününden oluşan sepet üzerinden karşılaştırma yapıldı.

Araştırma sonuçlarına göre, ürün sepetindeki ürünlerin yüzde 79,5’i Kuzey Kıbrıs’ta Güney Kıbrıs’a kıyasla daha ucuz bulunurken, ürünlerin yüzde 20,5’inde ise Güney’in daha ucuz olduğu tespit edildi.

Raporda, özellikle yerli üretimin bulunduğu ürün gruplarında fiyat avantajının çok daha belirgin olduğu vurgulandı. Buna göre, Kuzey’de yerli üretimi bulunan ürünlerin yüzde 90’ı Güney’e göre daha uygun fiyatla tüketiciye sunulurken, yerli üretimi olmayan ürünlerde bu oran yüzde 57’de kaldı.

Araştırmanın yapıldığı dönemde Euro/TL kurunun 51,60 TL seviyesine ulaştığına dikkat çekilen raporda, yerli üretimin yüksek döviz baskısına rağmen fiyatları dengeleyen stratejik bir unsur olduğu ifade edildi. Raporda ayrıca, “Yerli üretim kapasitesinin korunması ve geliştirilmesi, ithalata bağımlılığın fiyatlar üzerindeki baskısını azaltarak hayat pahalılığı karşısında ekonomide dengeleyici bir çıpa görevi üstlenmektedir” değerlendirmesine yer verildi.

KTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kamacıoğlu, raporun önsözünde yaptığı değerlendirmede, yerli üretimin ekonomik bir güvence olduğuna işaret ederek, “Yerli üretimi yapılan ürün grubunda ucuzluk oranının yüzde 90’a yükselmesi; hellimden süte, yumurtadan temizlik ürünlerine kadar sanayicimizin halkımızın alım gücünü korumak adına ne denli stratejik bir sorumluluk üstlendiğini teyit etmektedir” ifadelerini kullandı.

Raporda ayrıca, kamuoyunda zaman zaman dile getirilen “Fiyat İstikrar Fonu (FİF) pahalılık yaratıyor” yönündeki görüşlerin verilerle örtüşmediği savunuldu. Araştırmada, FİF uygulanan yerli ürünlerin yüzde 90’ının Kuzey’de daha ucuz olduğunun görüldüğü belirtilerek, fiyatları belirleyen temel unsurun fonlar değil; yerli üretim kapasitesi, rekabet ve ölçek ekonomisi olduğu kaydedildi.

Çalışmada, süt ve süt ürünleri grubunun yerli üretimin fiyat istikrarındaki etkisini en net gösteren alanlardan biri olduğu vurgulandı. Uzun ömürlü süt, yoğurt, beyaz peynir, taze kaşar ve hellimin tamamının hem yerli üretimli hem de Kuzey’de daha ucuz olduğu ifade edildi. Temizlik ürünlerinde de benzer bir tablo ortaya çıktığı; çamaşır deterjanı, çamaşır suyu, bulaşık deterjanı, şampuan, kâğıt havlu ve tuvalet kağıdı gibi ürünlerin büyük bölümünde Kuzey’in daha avantajlı olduğu belirtildi.

Raporda, Kuzey’de yerli üretimin bulunmadığı sektörlerde ise ithalata bağımlılığın fiyatları artırdığına dikkat çekildi. Navlun, sigorta ve liman giderleri gibi döviz bazlı maliyetlerin ithal ürünlerde ciddi baskı yarattığı kaydedildi.

KTSO, raporun sonuç bölümünde yerli üretimin desteklenmesinin artık bir tercih değil ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Açıklamada, üretimin güçlendirilmesinin hem tüketici refahını hem de istihdamı artıracağı belirtilerek, yerli üretimin devlet politikası haline getirilmesi çağrısında bulunuldu.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, BRT’de katıldığı “Gündem 12” programında yaptığı açıklamada, yaptıkları anketlerin tümünün tek başına iktidarı öngördüğünü söyledi. “26 mı, 29 mu, 30 mu? Bunu süreç, politikalar ve kadrolar belirleyecek” diyen Kişi, 25 sınırını uzun süredir geçtiklerini ifade etti.

Meclis’e kaç siyasi partinin gireceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Kişi, şu ifadeleri kullandı:

“Birinci ve ikinci belli. Oyu daha düşük partilerin her biri baraj sınırının üstünde altında oynamakta. Biraz politikalara belirlenecek. 3-4. 5 siyasi partinin çıkacağını düşünmüyorum. Küçük partilerin tablosu daha sonra netleşir.”

 


Devamını Oku

Trending

Reklam