Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

UBP Milletvekili Taçoy, liderlerin yarın yapacağı görüşmeye ilişkin görüşlerini paylaştı

Published

on

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Hasan Taçoy, Kıbrıs’ta iki liderin yarın gerçekleştirecekleri görüşmeye ilişkin görüşlerini paylaştı.

Yazılı açıklama yapan Taçoy, “yeni geçiş kapısı açılması” gündemiyle yapılacak görüşmenin, bu çerçeve dışına çıkmaması gerektiğini kaydetti. Taçoy, süreci müzakere masasına çevirecek yaklaşımların “boş heves” olduğunu dile getirdi.

Yeni bir müzakere sürecine başlanması için gerekli koşuların ne olduğunun Türk tarafınca çok net bir şekilde ortaya konulduğunu anımsatan Taçoy, iki devlete ve egemen eşitliğe dayanan bir modelin artık kaçınılmaz olduğunu, yaşanan son bölgesel gelişmelerin de bu gerçeği belgelediğini vurguladı.

Hasan Taçoy, Rum Lider Hristodulidis’in samimi olmadığını ifade ederek, talep ettiği transit geçişlerin bir yerde dolaylı toprak talebi olduğunu kaydetti.

Taçoy’un açıklaması şöyle:

“Kıbrıs’ta taraflar bir kez daha bir araya geliyor. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis arasında gerçekleşecek olan yarınki görüşme aslında son derece dikkatle seyredilmesi gereken bir süreçtir.

Görünen o ki, Rum tarafı görüşmeyi hayalini kurdukları ortama geçebilmek adına bir fırsat penceresi olarak görmektedir. Bunu yapmış oldukları önerilerden oldukça net bir şekilde anlıyoruz.

İki taraf arasında Kıbrıs Türk tarafının inisiyatifi ile başlamış olan ve 20 yılı aşkın bir süredir sorunsuz devam etmekte olan serbest geçişlerin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu’nun kararıyla hayata geçmiş olduğunu kimse unutmamalıdır.

Dönemin Başbakanı Sayın Derviş Eroğlu’nun ortaya koyduğu iradenin ne kadar doğru olduğu geçen yıllar boyunca tüm kesimler tarafından görülmüştür.

O günlerde de uzlaşmaz bir tutum içerisine giren ve geçişlerin başlamasına karşı çıkan Rum Yönetimi yıllar içerisinde serbest geçişleri hep istismar etmiştir. Şimdi yine benzer bir davranış biçimi geliştirmeye çalıştıklarını net bir biçimde görmekteyiz.

Birleşmiş Milletler’in konuya gösterdiği yakın ilgiyi saptırarak konuyu başka bir yöne çekmek niyeti aslında çok yabancı olmadığımız bir tutumdur. Geçmişte de benzer davranışlara şahit olduk ve halen oluyoruz.

Rum Yönetimi Başkanı samimiyetten yoksundur. Niyeti geçişlerin kolaylaştırılmasına yönelik adımlar atmak değil, Kıbrıs Türk tarafını bir kez daha sonuçsuz müzakerelere sürükleyerek masaya hapsetmektir.

Kıbrıs Türk tarafı yeniden müzakerelerin başlamasına ilişkin koşulları çok net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu koşullar Anavatan Türkiye Cumhuriyeti tarafından da güçlü bir şekilde desteklenmektedir.

Umarım akl-ı selim galip gelir ve Kıbrıs’ta her iki tarafın kendi devletinde, kendi egemenliğinde ve kendi bağımsız ekonomisinde huzur içerisinde yaşamasını sağlayacak bu koşullar komşularımız tarafından da kabul görür.

Ama bugünkü zihniyetleri ne yazık ki bu noktadan uzaktır. İnsani bir konu olan geçişlerin daha da kolaylaştırılması için yapılan teklife ‘transit geçiş’ talebi ile karşılık verilmesi bunun sonucudur.

Her iki halkın da kullanabileceği geçiş kapısı yerine, sadece bir tarafın kendi iç ulaşımını kolaylaştıracak bir uygulama talep edilmesi anlaşılmaz olduğu kadar da düşündürücüdür.

Bu yaklaşım bir yandan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sınır güvenliğini sulandırma çabası, diğer yandan da dolaylı bir şekilde toprak talebidir. Samimiyetten yoksundur.

Umarım Sayın Hristodulidis ve onun temsil ettiği Rum zihniyeti bir an evvel insani çizgilere gelir ve nesiller boyu süren Kıbrıs meselesi de böylelikle sonlanır.

İki liderin yarınki buluşması asla bir müzakere masası yolu değildir, olmamalıdır. Kıbrıs’ta müzakere masasının yeniden kurulmasının koşulları BM yetkilileri dahil herkes tarafından çok iyi bilinmektedir.

Dileğim, Ada’daki somut gerçekler çerçevesinde ortaya konulmuş olan bu koşulların kabul görmesi ve her iki halkın da geleceğe bu yolla ulaşmasıdır.”

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Koop-Sen yarın Koop-Süt ile Zirai Levazım ve Binboğa Yem Kooperatifi’nde süresiz genel greve gidiyor

Published

on

By

Kooperatif Görevlileri Sendikası (Koop-Sen) yarın, Koop-Süt, Zirai Levazım Kooperatifi ve Binboğa Yem Kooperatifi’nde süresiz genel greve gidiyor.

Koop-Sen’den verilen bilgiye göre, çalışanların maaşlarının ödenmediği gerekçesiyle yapılacak süresiz genel greve ek olarak yarın 09.30’da Kooperatif Merkez Bankası Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapılacak.

Devamını Oku

Kıbrıs

Cumhurbaşkanı Tatar, Londra Rauf Raif Denktaş Türk Okulu Müdürünü ve beraberindeki heyeti kabul etti

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Londra Rauf Raif Denktaş Türk Okulu Müdürü Meryem Biricik ve beraberindeki heyeti kabul ederek, görüştü.

Kabulde yaptığı konuşmada duyduğu memnuniyeti ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, öğretmenlerin, Londra’daki çocukların Türkçe öğrenmesi için yaptığı özverili çalışmaları ve ailelerin ülkelerine bağlılıklarının takdir edildiğini ifade etti.

Dünyanın birçok yerinde ve özellikle Londra’da Kıbrıs Türkleri’nin yaşadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, buradaki insanların çocuklarını kendi okullarına götürmesinin ve Kıbrıs Türk Dernekleri’nin faaliyetlerine katılmalarını sağlamasının, kültür ve geleneklerin bir sonraki nesillere aktarıldığı için kendisi mutlu ettiğini dile getirdi.

Londra Rauf Raif Denktaş Türk Okulu Müdürü Meryem Biricik de konuşmasında, okulun faaliyetleri hakkında bilgi vererek, verilen destekten dolayı teşekkürlerini sundu.

Devamını Oku

Kıbrıs

Özersay, seçim yasakları konusundaki uygulamaları eleştirdi

Published

on

By

Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, geçici öğretmen alımının önü açılması için, kritere bağlı, sınavla, münhalle yapılacak sınavların bilinçli bir biçimde seçim yasaklarına sokulduğunu savundu.

HP’den yapılan açıklamaya göre Özersay, seçim yasakları konusundaki uygulamaları eleştirdi.

Özersay, Meclis’teki muhalefet ile hükümetin, seçim yasaklarının 60 günden 45 güne indirilmemesi konusunda uzlaştığını belirterek, “Bu iyi bir gelişme çünkü hükümet 60 gün boyunca atama ve benzeri işlemleri yapamayacak” dedi. Özersay, ancak bu durumda okullara alınması gereken yeni öğretmenlerin seçim yasaklarına takılacağını söyledi.

“Belki İlkokullardaki öğretmen atamaları yetişecek ama ortaokul ve liselere alınacak yeni öğretmenler seçim yasaklarına takılacağı için atamaları Kasım ayına kalacak. Tabi hükümet de seçim süreci devam ederken geçici öğretmen alma şansına sahip olacak ve bunu da siyasi bir yatırım olarak kullanacak.” diyen Özersay, eğitim, sağlık ve bazı elzem konularda sınavları önceden ilan edilmiş olan KHK sınavlarının yapılması ve atamalarının da bekletilmemesi konusunda Seçim ve Halk Oylaması Yasası’nda gerekli değişikliğin yapılabileceğini kaydetti.

“Kırsal kesim arsası dağıtımı gibi seçim yatırımı işlemlerini seçim yasaklarına dahil ediyoruz da ne oluyor?” diye soran Özersay, bu arazilerin seçim yasakları yürürlüğe girmeden dağıtıldığı veya “hak sahipliği belgesi” verilerek umut tacirliği ile seçime yatırım yapıldığını ileri sürdü.

Özersay, “Özetle kırsal kesim arsası ya da hak sahipliği belgesi dağıtımı seçim yasağı tarihi gelmeden ‘halledilirken’, kritere bağlı, sınavla, münhalle yapılacak sınavlar biraz da bilinçli bir biçimde seçim yasaklarına sokuluyor ki geçici öğretmen alımının önü açılsın ve bir başka şekilde seçim yatırımı yapılabilsin. ” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Trending

Reklam